Ana içeriğe atla

Güney Kore'ye Gİtme ve Yerleşme Yöntemlerİ


Uzun bir aradan sonra yeniden karşınızdayım... Özlediniz mi beni? :) Yazmış olduğum "Bigbang'e hediye gönderme" yazısı tam olarak bir geri dönüş değildi. Asıl dönüşü bu yazıyla yapıyorum. Aslında böyle bir yazı yerine taslaklarımda yer alan "askerlik" yazısını bitirip yayınlayacaktım ama askerliği şu sıralar aklıma getirmek istemiyorum. O yazı için biraz daha bekleyeceğiz. Peki neden böyle bir yazı yazmak istedim? Tek cümleyle "ben de bilmiyorum" Akşam akşam eğlenmek istedim, bu konu üzerinden de eğlenceli bir şeyler karalayayım dedim. 

Bu yazıdaki örnek ülkemiz Güney Kore ama siz bunu Japonya, Çin, Tayvan veya başka bir ülke için de ele alabilirsiniz. Zaten belli başlı aynı konular oluyor. Gözümüzün nuru, Türk gençlerinin hayali, ünlü dolu sokaklarıyla Seul, meşhur sahili, sevimli aksanıyla Busan, muhteşem manzarası, lezzetli deniz ürüyleriyle Jeju Adası ve diğerleri... Güney Kore kesinlikle iştahımızın açılmasına sebep oluyor değil mi? Neredeyse 10.000 kilometre uzakta olan bu "kardeş ülke"ye her gün gitmek mümkün değil, ayda bir gitmek de mümkün değil, hatta senede bir kere bile gitmek de mümkün değil. Çünkü ülkemiz insanının durumu ortada, bu blogu okuyanlar arasında kaymak tabakada olan var mı? Sanmıyorum.

O yüzden ben çeşitli önerilerle geldim karşınıza. Belirtiyorum; asla profesyonel değildir. Detaylı bilgileri pek sevgili dostumuz google'a sormayı unutmayın. Daha çok geyiğine şeyler... Kore'ye nasıl mı kapak atacağız? İşte geliyor.



1. Bir kere umarım yaşınız gençtir. Kore'ye ilgi duyanların neredeyse %90'ı genç. Bu konuda bir eksiğimiz yok. Çoğu da öğrenci? Bunu da check yapıyorum. Güzelim eğitim hayatınıza bir taşla iki kuş vurarak Kore'yi de eklemek istemez misiniz? Bence isterseniz. Bu yüzden seçiminizi çok çok iyi yapmalısınız. Kore'de üniversite okuma imkanlarına bakın. Yüksek lisans olaylarını takip edin. Okulunuzun anlaşması varsa takip edin, bilgi sahibi olun. Kore'de okuma konusuyla ilgili burslar filan da oluyor, bunları da takip etmeyi unutmayın. Cebinizden minimum para çıkarak gitme ve kalma fikri önemli. Çünkü adı üstünde öğrenci, ne kadar parası olabilir ki? Kore'de okuma konusunda şanslıysanız mülakata filan çağırıyorlar. Bunun için İngilizce önemli. Artık hala İngilizce'nin öneminin farkında değilseniz bence fasulye filan ayıklayın. Uzun süredir dünya bu dille dönüyor, hellööööö!!!

İngilizce'nin yanında mülakatta sizi öne çıkartacak en önemli unsur Korece. Evde her gün yarım saat çalışarak en azından günlük hayattaki basit sorulara cevap erecek kadar Korece bilginiz olsun. Aksan konusunda da çalışın biraz. Bu sayede karşınızdakileri etkileyip diğerlerinden öne geçebilirsiniz. Zaten zibilyon tane klip, dizi, film izliyorsunuz. Oralardan da kapıyorsunuz ister istemez. Eğitim konusunda kapağı Kore'ye attığınız zaman Korece hazırlık eğitimi veriliyor bir yıl. Bu sayede dil olayını da tamamen halledip "yürü ya kulum" olayına girebilirsiniz. Artık Kore'desiniz, okuyorsunuz ve yapacağınız çevre ile tamamen kalabilirsiniz.



2. İlk yöntem çok mu zor? Çok daha kolayı var. İstanbul'dakiler hemen Sultanahmet'e gidiyor, vapur, otobüs ve tramvay sayesinde gidiş çok kolay. İstanbul dışındakiler de İstanbul'a geliyor. Türkiye'de kişi başına 30 tane Koreli'nin düştüğü yegane yer Sultanahmet. Burada bildiğiniz ava çıkıyorsunuz. Hemen tipinize uygun bir Koreli arayışındasınız. Buldunuz mu? Sohbeti ilerletin, ilk önce yüzüğü olup olmadığına bakın. Sonra ağzından laf alın. "Sevgilisi var mı?", "Türkiye'yi, Türk kızlarını nasıl bulmuş?", "Gay mi değil mi?" :D Bunu da hallettikten sonra gezdirin İstanbul'u, konuşun, eğlenin. Eğer sizde de hoşlanma varsa, ne ala. Eğer yoksa ve amacınız Seul'se yine ne ala. Kafalayın ve evlenin lan, bu kadar basit. En azından 3 yıl evli kalın, bu sırada dil olayını filan yine halledersiniz. Ondan sonra Kore'de ruh eşinizi bulursunuz. Bunun için de İngilizce gerektiğini biliyorsunuz tabi. Ya da Korece. Sonuçta beden dili bir yere kadar. Evlilik en basit mantık aslında, yürümüyorsa boşanırsınız. Sonra da ver elini Inkigayo, Musin Bank, SM, YG, SidusHQ, JYP binası filan :D

3. Eğer Sultanahmet zor geliyorsa Kore etkinliklerine gidip oradaki Koreliler arasında da şansınızı deneyebilirsiniz. Düğünde bol bol takı taktırın, ilerisi için lazım olur aha. Hem Koreli eşinizi Müslüman yaparsanız büyük sevabı da var bak, demedi demeyin :D

4. Üniversitede Kore Dili ve Edebiyatı okuyun. Erciyes veya Ankara Üniversitesi'ni seçmelisiniz. Başka üniversitelere açıldı mı bilmiyorum, bu konuya biraz uzağım. Hakkıyla okuyup dil işini yine çözdükten sonra iş aramalara girebilirsainiz. Türkiye'de Kore şirketleri, tercümanlık işi gibi çeşitli işlere başvurabilirsinhiz. Uluslararası şirketlerden birine girerseniz ileride Kore'de çalışma şansınız olur. Ya da direkt Türkiye'yi boşverip Korece iş ilanları sitesinden de araştırma yapabilirsiniz. Bu ihtimal biraz düşük ama. Bunun için bayağı hırslı olmalısınız. Eğer cidden bu yola başkoyduıysanız Kore Dili ve Edebiyatı'nı yazın. Çünkü mezun olduktan sonra istediğiniz şeyin bu olduğu konusunda yanılgıya düşerseniz bir 4 senenizi daha üniversite için harcamak çok ama çok zor. Hayat 21 yaşından sonra çok hızlı akıyor. 



5. Para biriktirip Kore'ye uçarak dil kursuna yazılabilirsiniz. Bunun için üniversiteyi bitirmeniz sağlıklı olur. Korede de işe yarar bir mesleğe saahip olmalısınız. İngilizce, Japonca, Fransızca, İspanyolca, Çince, Rusça öğretebilirsiniz. Bu dillerle ilgili bir bölüm okuduysanız şanslı. Mühendis olursanız yine şansınız var. Modayla ilgil ibir bölüm okuduğunuz zaman da etkisini azıcık da olsa görebilirsiniz. Başka aklıma bölüm gelmedi valla aha. Kafa yorun biraz bu konuya :D Sizin geldiyse yazın lütfen. Yalnız bu maddeyle ilgili şöyle bir gerçek var. Bunu gerçekleştirmek için birikmiş paranız olmalı. Çünkü uçak biletleri, dil kursunun ücreti, kalma masrafı filan derken şöyle 1 yıla yakın bir süre cebinizden bayağı para çıkacak. Bildiğim kadarıyla part - time çalışma hakkına sahip oluyorsunuz ama oradan kazandığınız para etkili olmaz çözüme. Bir yerde barista filan olursanız gelen müşterilere dikkat edin. sonra da 2. maddeyi uygulayın!!! :D



Kısa yazıcam dedim yine uzun oldu yahu, kendime bir yerden sonra dur demem lazım. Kısacası canlar durum böyle, Kadıköy değil ki Seul şuradan vapura atlayıp gidebilesin. Yukarıdaki ana maddelerin dışında çeşitli yarışmalara katılabilir ve kendini kanıtladıktan sonra ödülü alıp paşa paşa gidebilirsiniz. Baba Seul'de süper yerler var tam tatillik deyip babanızı kandırabilirsiniz (Bu çok zor, hatta ütopik. İstanbul'dan Yalova'ya tatile gidemeyen insanlar var, ne Seul'ü) Hayaller kurabilir, bir işte sabah akşam stabil olarak çalışıp yıllık izninizde gezmeye gidebilirsiniz (Bu ben oluyorum, bizim iki arkadaş artık bir işe girip çalışsa gideceğiz Seul ve Tokyo'ya ama işte onları bekliyorum maalesef aha. Bekleye bekleye paralar da suyunu çekiyor, askerlik filan derken. Tamam bu konuya girmiyorum, ne de olsa yeniden işe başlıyorum :D)

Bundan sonra daha fazla yazı yazmaya çalışacağım. Arayı kapatmak lazım. Daha çok Kore, daha çok Japonya, daha çok hayaller, daha çok gerçekler, daha çok dizi, daha çok anime, daha çok maceralar ve daha çok tanıtımlar için Metropol Günlüğü...

Blogumu da böyle yeniden hatırlartmış oldum.

Not: Bir önceki yazıdaki hediyelerimiz şu anda YG binasının içerisinde. Sonunda o kalenin içine girebildi, hem de gece 4'te. Bigbang üyelerinin üstlerine başlarına iyi bakalım. Bizim hediyelerden birini görebiliriz! :)


>Lee..

Yorumlar

  1. Hosgeldin tekrardan ^^
    Ne açıklayıcı bir yazı olmus böyle ama ben açıkcası koreye sadece is hayatımda gezmeye giderim ömrümü oralarda geçirebileceğimi sanmıyorum pek :))

    YanıtlaSil
  2. Ah çingum ya, yok bunların hiçbirisi bana hitap etmiyor öğrenciliği yeni bitirmiş biri olarak yeniden mi üniversiteye başlasam acaba? :D 2. maddeyi ben burda Kapadokya'da da yaparım ama buraya hep huysuz ihtiyarlar geliyor, gençlerinin yanında da mutlaka sevgilisi var yalnız göndermiyorlar buralara :( ooyy ne yapsam? :D Bu arada tekrar hoşgeldin çingum, kalemine sağlık ;) Belki birgün gerçekleşir hayaller yinede ümidi kesmemek lazım değil mi? ;) :D FIGHTING!! :D

    YanıtlaSil
  3. hoşgeldin :) ben gezmeye gitmeyi palnlıyorum umarım olur, Koreli arkadaşlarımın olması da bir avantaj benim için herkesin hayali gerçek olsun diyelim

    YanıtlaSil
  4. 2.maddedeki öneri oldukça sağlam olmuş :D 5.maddenin de sonları 2.madde kdr etkileyici :D

    YanıtlaSil
  5. Harmony Halmeoni4 Eylül 2014 11:47

    Yazı süperdi! Hoşgeldin Lee abi, çok özlemişim bu blogu okumayı. :D

    YanıtlaSil
  6. Keyifle okudum guzel bir yaziydi:) takipte olucagim hos bir blog emeginize saglik.

    YanıtlaSil
  7. Hoşbulduk :)


    Ben tek başıma geçiremem ama yanımda 1 - 2 arkadaş olursa ömrümün sonuna kadar kalırdım sanırım. Aslında Japonya'yı daha çok istiyorum ama Japonya'da yaşamak zor. Oturma iznini, çalışma iznini bile çok zor veriyorlar :D

    YanıtlaSil
  8. Çingu onun için İstanbul'a bekliyoruz seni. Aslında böyle tur mu düzenlsem ne? Sultanahmet'te yakışıklı oppa avı diye, kişi başı 50 lira alırım. Hem gezi, hem de sevgili bulup kore'ye kapak atma turu hahaha :D

    YanıtlaSil
  9. Hoşbulduk :)


    Orada arkadaşlarının olması çok iyi, hem yerel rehber hem de birkaç gün konaklama parasının cepte kalması. Her türlü kazan - kazan durumu :)

    YanıtlaSil
  10. 2. madde en sağlam, en garantici madde. O maddeyi gerçekleştirenlerin sırtı yere gelmez, hem burada, hem Kore'de :D

    YanıtlaSil
  11. Oh, saolasın. Mutlu oldum valla :) Teşekkürler, hoşbulduk. Bundan sonra umarım daha sık yazacağım blogumda :)

    YanıtlaSil
  12. Teşekkürler ederim, ne mutlu bana! :) Yeni yazılarda görüşmek üzere o zaman :) Eski yazılara da bakabilirsin, bayağı birikmiş yazı var hehe^^

    YanıtlaSil
  13. ahaha :D Tamamdır çingu, İstanbul'a gidince yapılacaklar listeme bu oppa avı'nı da ekliyorum öyleyse ;) :D

    YanıtlaSil
  14. Süper, anlaştık o zaman. Eminim senin av bayağı bereketli olacaktır çingu haha :D

    YanıtlaSil
  15. Hemde nasıl çingu!! Tüm "oppa"lar benim olacak!! nihahahaaa!! (Bak kötü kadın gülüşü efekti bile var :D :D :D)

    YanıtlaSil
  16. Şimdi Özür diliyorum can eski bi okuyucun olarak yazını anca okuyabildim -_- Bu arada hoşgeldin :)))nesse yine çok eğlendim. Hatta yeter kaybol yaaa bile dedim gülümsemek çenem ağrımıştı çünkü^^ seni ve yazılarını çok özlemişim eski bloggerlarimdan kaç kişi kaldı ki!!! 1. Şık en güzeli ama geçti benden uni bitti 2. Şık en ideali ama en zoru değil mi tabi 5 kadar zor mu bilemiycem :)) 4ü es geçtim. Ekonometri mezunlarina iş varmidir diye düşünüyorum şimdi bizim ülkede ne olduğunu anlamadiklari bi bölüme orada itibar ederler mi bilemedim şimdi. .. nesse bol bol yaz bol bol okuyalım^^

    YanıtlaSil
  17. uzun zaman sonra aklıma geldi,kdarama maceramın başlamasına vesile olan yere,buraya bakmak:) işteyken bu yazıyı baya gülrek okudum karsı masadan ne oluyor diye bakanlar cabası :) valla ikinci garanti,herkesin hemfikir oldugu gibi...ben besinci numara moda sektöründen oldugum için şansımı ordan deneme fikri uzun zamandır aklımda çalısarak para topluyoruz işte:) son olarak bigbang hediye olayı ne oldu sonucu çok merak ediyorum,taa ilk yolladıgınızdan beri twitterdan arada bir baktım ama :/ neyse baya yazdım bende :) daha cok yaz lütfen :)

    YanıtlaSil
  18. 2. teogtan daha daha yüksek not getirirsem babam koreye götürücek :DDDDD

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Acemİlİğİnİ Manİsa'da Yapacak Askerler İçİn Önemlİ Bİlgİler

Herkese yeniden merhaba. Biliyorum eskisi gibi sık yazmıyorum, ama geç de olsa bu konu hakkında bir şeyler yazacağım için mutluyum. Bugünkü konumuz askerlik. Ben 354 KD olarak askerliğimin acemiliğini Manisa'da, ustalığını ise Kıbrıs'ta yaptım. Daha önceden bilgiler toplamıştım ama sağlam ve toplu bir kaynak bulmakta zorlanmıştım maalesef. Ben de sonra buralara gidecek arkadaşlar aynı durumu yaşamasın diye kaynak niteliğinde bu yazıyı yazıyorum. Kasım celbinde gidecek olan arkadaşlara da şans ve sabır diliyorum. Umarım bir an önce biter. Kısa dönem, uzun dönem... Hiç fark etmez. Manisa Batı Kışla'ya ve Kıbrıs'a, özellikle Magosa'ya askerliğin düştüyse bu yazı tam sana göre. Okumadan geçme sakın... Ayrıca Lefkoşa ve Girne hakkında da bilgiler vereceğim ucundan... Bu yazıda Manisa'dan bahsedeceğim, diğer yazıda ise Kıbrıs. Usta birliği olduğu için Kıbrıs daha uzun sürecek.


Acemi Birliği Manisa Batı Kışla 
Başlıyoruz. Arkadaşlar ben askerliğimi öğrendikten sonra int…

Kore ve Japon dizilerini yayınlayan Türk kanalı

Başlık aslında güzel bir isteği sunuyor bize. Bu yazıda biraz daha detaya ineceğim, kendi düşüncelerimi sunacağım size. Şu sıralar Twitter’da devam etmekte olan bir etkinlik var. #TURKEYwantsKBSTURK tag’i Trending Topic’e sokulmaya çalışılıyor. Bu kadar zahmete girmeye gerek olmadığını düşünüyorum ben. Çok çok yakınımızda bulunan bir şeyi değiştirme imkanına sahip olabiliriz belki de. Nasıl mı? Bu yazı işte bunu anlatıyor.Planet kanalları var bilir misiniz?
Planet Sinema
Planet Çocuk
Planet Pembe gibi.
Türk kanalları bunlar, tematik kanallar. İşte bu kanallardan Planet Pembe'de sürekli Latin dizileri yayınlanıyor. 5 6 sene öncesine kadar çok popüler olan Latin dizileri. Onların yerini Asya dizileri aldı, ama bizim ülkede bunu duyuramadık maalesef.
Ben olsam Planet Pembe kanalının Latin dizilerini bırakıp Kore ve Japon dizileri yayınlamasını sağlardım. Adı da Planet Asya olurdu mesela.
Bu kanalların reyting derdi yok, ama reklam …