Ana içeriğe atla

Hayallerinizdeki mesleğe kavuşmak istiyorsanız...


Türkiye'de doğan insanlar için geleceği düşünmek önemli bir sorun. Her ne kadar dünyanın en iyi 20 ekonomisinden biri olsak da, bu ekonomi çarkını istediği mesleği yaparak döndüren kişi sayısı inanılmaz derecede az. Milyonlarca insan sabahları oflayıp puflayarak yataktan kalkıyor ve lanet ederek sevmediği işini yapmaya gidiyor. Sistemin çarkı feci derecede kötü şekilde dönüyor, dönmeye de devam edecek. Neden mi? Çünkü bu dünyada para konuşuyor.

Biraz geriye gidelim ve liseden itibaren yola başlayalım. Liseye giden bir genç için meslek seçimi çok ama çok önemli. Hayallerinde mesleği olan kişiler sınava daha motive olmuş bir şekilde şevkle çalışabiliyor. Bir amacı var, o amacın önündeki yegane engel ise bu sınav. Eğer aklınızda bir meslek yoksa hemen elinize meslek tanıtım kitaplarını alın ve hatmedin. Ben kendi meslek tanıtım kitabımı hala saklıyorum, ona sahip olduğumu ilk günü de unutmam. Hemen eve gelmiş ve istediğim meslek olan "Gazetecilik" bölümüyle ilgili yazılanları okumuştum. Sonra da kitabın tamamını dikkatle okudum tabi. Hayallerinizde mesleği bulun, tekrar ediyorum. Bu durum inanılmaz derecede önemli.

Hayallerinizi mesleğinizi bulduğunuzu düşünüyorsanız, ilk aşamayı geçmişsiniz demektir. Her insanın zevki, hayalleri, gelecek düşüncesi faklıdır. 2 yakın arkadaştan biri avukat olmak isterken diğeri beden eğitimi öğretmeni olmak isteyebilir. Ya da daha değişik mesleklere gönül verenler çıkabilir. Ama Türkiye farklı mesleklere kapalı bir ülke. Devlet güvencesi olan işlerin revaçta olmasının nedeni de tabi ki iş garantisi. Ben gazeteci olmaya karar verdiğimde ailem beni bundan vazgeçirmeye çalıştı. Ama benim 7. sınıftan beri bu mesleği istediğimi bildikleri için fazla üstelemediler. Benim iyiliğimi istediklerini biliyordum, çünkü sonucunda işsiz kalma durumu vardı. Öğretmen olup devletten her ay maaşımı zamanında ve eksiksiz alıp iyi kötü bir hayat sürmem onlar için önemliydi. Birçok aile de benim ailem gibi düşünüyor. Bu durumun hayalleriniz önünde engel olmasına izin vermeyin.

İstediğiniz mesleğe gönül vermişseniz ailenize bıkmadan, usanmadan anlatın. Neden o mesleği yapmak istediğiniz hakkında konuşun. Siz konuşurken parlayan gözlerinizi görürlerse yumuşarlar. Unutmayın, onlar düşman değil. Sadece çocuklarının iyi bir geleceğe sahip olmasını isteyen endişeli ebeveynler.

Sınava iyi çalışıp üniversiteyi kazandığınız zaman her şeyin bittiğini düşünmeyin. Asıl yeni başlıyor. Belli mesleklerde üniversite seçimi çok önemlidir. Öğretmen, doktor ya da avukat olmak istiyorsanız Türkiye'deki her üniversiteye gidebilirsiniz. Ama mühendis, gazeteci, halkla ilişkiler uzmanı olmak, iktisat ve işletme gibi bölümler okumak istiyorsanız daha sıkı çalışmalısınız. Özel sektördeki insanlar iyi üniversitelerden mezun kişilere bakarlar. Ayrıca okul bitmeden staj da yapacağınız için büyük şehirler avantaj sağlıyor. Ben şimdiki işimi üniversitede okurken yaptığım staja borçluyum mesela. 



Üniversite, bölüm konusunu burada kesmek istiyorum. Çünkü bunları çevrenizden de bol bol duyduğunuza eminim. Benim asıl bahsetmek istediğim konu daha kişisel, daha hayal dolu... En erken 21 yaşında mezun olacaksınız ve önünüzde çalışacağınız 40 yıl bulunuyor. 40 yıl diyorum, bakın okuması bile ne kadar uzun bir zaman dilimi olduğunu hemen hatırlatıyor bize. İnsanların kişisel hayallerinin önündeki en büyük engel zaman ve iş konusu. Okuldan mezun olduğunuzda bunu anlayacaksınız. Mezun olanlar da benim gibi anlamışlardır sanırım.

Bu hayatta 40 sene boyunca ne yapmak istiyorsunuz? Bu soruyu kendinize sormanızda fayda var. Ben son bir yıldır kendime soruyorum ve bazı cevaplara ulaştım. İşte bu ulaştığım cevaplar bol bol zaman istiyor. Lanet olsun ki şu hayatta zaman satın alamıyoruz, sadece 24 saatimiz var. Ve yine lanet olsun ki uyku diye bir şey var, hem de çok tatlı. Zamanımı uyku dışında emen en büyük şey "tam zamanlı" işim. Doğal olarak buna bir çözüm bulmalı. Ama ne? İşte tıkanılan nokta tam olarak burası. Hayallerimizi meslek haline dönüştürebilir miyiz? Eğer dönüştürebiliyorsak şu dünyada bizden mutlusu olmaz. Hayalimizi gerçekleştirmeye gideceğimiz her gün / her hafta / her zaman. Bundan güzel daha ne olabilir?

O yüzden size de sormak istiyorum, hatta burada konuşalım istiyorum. Hayaliniz nedir? Ne yapmak istiyorsunuz? Kore'ye gidip orada okumak ve herhangi meslekte çalışmak isteyenler vardır. Hatta Kore'ye gidip her şeyi göze olarak orada şarkıcı olma isteyenler de vardır. (Lütfen hiçbir hayale gülmeyelim. Çünkü insanların çok başka arzuları, istekleri olabilir. Destekleyici olmak lazım. İmkansıze yakın olsa bile. Bimeliyiz ki imkansız diye bir şey yoktur) Kitap yazmak isteyenler olabilir (Bunlardan biri de benim, yeri geldi açıklayayım hehe) Dünyayı gezerek çektikleri fotoğrafları çeşitli yerlere satmak isteyenler olabilir. Profesör olmak isteyenler olabilir. Restoran, kafe açmak isteyenler olabilir. Aşçı olmak, değişik yemek yapmak isteyenler olabilir. Ressam olmak isteyenler olabilir. Modellik yapmak isteyenler olabilir. Stilist olmak isteyenler olabilir. Aklınıza ne gelirse.... Siz ne olmak istiyorsanız, hayaliniz ne bunu yazın. Burada hep beraber yazılan hayalleri nasıl mesleğe dönüştürebileceğimiz üzerine konuşalım, atılacak adımların listesini çıkaralım.

Ben hayallerimden birini yukarı yazdım; onun içinde çalışıyorum zaten. Tutkulu İlişkiler Çıkmazı'na devam etmememin sebebi de bu; ilk başta internet için yazıyordum ama karakterleri çok çok sevince bitirip yayınevlerine göndermeye karar verdim. Umarım gerçekleşir. Gerçekleşmezse de asla üzülmem. Çünkü kendi kendime her gün şunu diyorum. Denemeden bilemezsin. Bir deneyip başaramadım demek var, bir de denemeye korkup adım atmayarak hiçbir zaman ne olacağı hakkında bir fikir sahibi olamamak.. Ben ilkini yapmak istiyorum, her gün de bunu kendi kendime diyorum.



Tek hayalim bu değil, başka şeyler  de var. Burada tam olarak yazamıyorum, aslında başlı başına bir yazı halinde size anlatmak isterdim ama maalesef mümkün değil şu an. Pozitif adımlar olursa işte o zaman içimdekileri dökeceğim :) Birazcık izlediğim yoldan bahsedeyim. Ben her zaman attığım adımlarda yakın arkadaşlarımı da düşünen biri oldum. Ben bir şeyden fayda sağlayacaksam, arkadaşlarım da sağlamalı. Bu yüzden yola onlarla beraber çıkmak istiyorum. 


Neler mi yaptım? 


  • Geniş çaplı görsellerle beslenmiş bir sunum hazırladım. 
  • Bu sunum için internetteki Türkçe ve İngilizce kaynaklardan yararlandım. 
  • Okulumun kütüphanesinde hayallerimle ilgili yazılan birkaç tez buldum ve bu tezlerin içinde konuyla ilgili kısımları hatmettim. 
  • Hayallerime ulaşmamı sağlayacak kişilerin isim listesini çıkardım. 
  • Excel dosyası hazırlayarak isimlerini, bulabildiysem telefon numaralarını, e-posta adresleri, Facebook, Twitter, Instagram ve özellikle de LinkedIn hesaplarını yazdım. 
  • LinkedIn de arkadaş oldum. Instagram'da ve Twitter'da takip ettim.
  • Mesleki pozisyonlarını da dosyaya kaydettim.
  • Yapmak istediğim şeyin benzerleri hakkında araştırmalar yaptım, bilgiler edindim.
  • Youtube, UzmanTv gibi yerlerden hayalimle ilgili videoları bulup izledim, notlar aldım.
  • Daha önce yapılmış örneklere ulaşarak nasıl başarılı oldukları hakkında bir yol haritası çıkardım.
  • İçerik hakkında bir özet hazırladım. Bu özet sayesinde ne zaman ne olacağı, nelere yer verileceği ve ne şekilde ilerleneceği kesin bir şekilde belli oldu.
  • Arkadaşlarımı olaya nasıl dahil edebileceğim ile ilgili eklemeler yaptım. Çeşitli pozisyon olayları...
  • İkna kabiliyeti üzerine internette çalışmalar bile buldum aha. Sonuçta ikna benim hayalim için önemli bir unsur.
  • Sosyal medyada araştırmalar yapıp sunumumu ekledim. Benzer araştırmaları da buldum, onları da detaylı inceledim.
  • Karşı tarafa ne şekilde katkı sağlayacağımız üzerine bilgiler yazdım. Karşı tarafın da kazançları hakkında notları sunuma serpiştirdim.
  • Hayalle ilgilenecek şirketler listesi çıkardım.
  • Hayali gerekli yerlere ulaştıracak kişiler üzerine yardım aldım. Burada da arkadaşımın etkisi var. 

Kısaca bunları sayabiirim. Çok gibi gözükse de hayalim için yaptığımdan dolayı hiç sıkılmadım, hiç de uzun sürmedi. Çünkü bunu bir merdiven olarak düşünüyorum yukarıdaki maddeleri yaparak her seferinde bir adım ilerledim. Emin olun size de aynısı olacak. Benim hayalim için adımlar farklıydı, sizin hayaliniz için de farklı olacak. İşte size de bu maddeler gibi şeyler çıkartalım burada, daha emin adımlarla ilerlersiniz. Hatta ilerlemeye cesaretiniz yoksa gaza gelir ve o büyük adımı atarsınız. Hayaller gerçeğe dönüşmeli... Bunu yapabilecek yegane kişi de sizsiniz. Zaten bir şeyi başarma hissinin ne kadar güzel bir duygu olduğunu gördüğünüzde asla geri dönmek istemeyeceksiniz.

O zaman soruyorum. Var mısınız? Eğer cevabınız evetse hayalinizi, ne istediğinizi, neleri arzuladığınızı bekliyorum. Birlikten kuvvet doğar.

Not: İlk fotoğraf Tokyo ve Seul ile beraber bana ilham veren, hayaller kurmamı sağlayan New York... İkinci resmi gördüğüm anda ise "kesinlikle bu yazıda" kullanmalıyım dedim. Hayaller konusuna cuk oturan bir resim. Son olarak üçüncü foto üzerindeyken hayaller kurduğum köprülere güzel bir örnek. Bu blogu okuyanlar köprülere düşkün olduğumu bilirler. Fotoğrafları bu sefer açıklamak istedim. Yazıda da güzel durduğunu düşünüyorum :)



>Lee..

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Acemİlİğİnİ Manİsa'da Yapacak Askerler İçİn Önemlİ Bİlgİler

Herkese yeniden merhaba. Biliyorum eskisi gibi sık yazmıyorum, ama geç de olsa bu konu hakkında bir şeyler yazacağım için mutluyum. Bugünkü konumuz askerlik. Ben 354 KD olarak askerliğimin acemiliğini Manisa'da, ustalığını ise Kıbrıs'ta yaptım. Daha önceden bilgiler toplamıştım ama sağlam ve toplu bir kaynak bulmakta zorlanmıştım maalesef. Ben de sonra buralara gidecek arkadaşlar aynı durumu yaşamasın diye kaynak niteliğinde bu yazıyı yazıyorum. Kasım celbinde gidecek olan arkadaşlara da şans ve sabır diliyorum. Umarım bir an önce biter. Kısa dönem, uzun dönem... Hiç fark etmez. Manisa Batı Kışla'ya ve Kıbrıs'a, özellikle Magosa'ya askerliğin düştüyse bu yazı tam sana göre. Okumadan geçme sakın... Ayrıca Lefkoşa ve Girne hakkında da bilgiler vereceğim ucundan... Bu yazıda Manisa'dan bahsedeceğim, diğer yazıda ise Kıbrıs. Usta birliği olduğu için Kıbrıs daha uzun sürecek.


Acemi Birliği Manisa Batı Kışla 
Başlıyoruz. Arkadaşlar ben askerliğimi öğrendikten sonra int…

Güney Kore'ye Gİtme ve Yerleşme Yöntemlerİ

Uzun bir aradan sonra yeniden karşınızdayım... Özlediniz mi beni? :) Yazmış olduğum "Bigbang'e hediye gönderme"yazısı tam olarak bir geri dönüş değildi. Asıl dönüşü bu yazıyla yapıyorum. Aslında böyle bir yazı yerine taslaklarımda yer alan "askerlik" yazısını bitirip yayınlayacaktım ama askerliği şu sıralar aklıma getirmek istemiyorum. O yazı için biraz daha bekleyeceğiz. Peki neden böyle bir yazı yazmak istedim? Tek cümleyle "ben de bilmiyorum" Akşam akşam eğlenmek istedim, bu konu üzerinden de eğlenceli bir şeyler karalayayım dedim. 

Bu yazıdaki örnek ülkemiz Güney Kore ama siz bunu Japonya, Çin, Tayvan veya başka bir ülke için de ele alabilirsiniz. Zaten belli başlı aynı konular oluyor. Gözümüzün nuru, Türk gençlerinin hayali, ünlü dolu sokaklarıyla Seul, meşhur sahili, sevimli aksanıyla Busan, muhteşem manzarası, lezzetli deniz ürüyleriyle Jeju Adası ve diğerleri... Güney Kore kesinlikle iştahımızın açılmasına sebep oluyor değil mi? Neredeyse 10.00…

Pretty Little Liars: Sırları olan bir kıza asla güvenme.

Türkçe’ye Sevimli Küçük Yalancılar olarak çevrilen Sara Shepard’ın bu güzel serisinde şu anda 11 tane kitap bulunmakta. 12. kitap 1 Haziran 2012’de raflarda olacak. Ama ben 2 sezondur yayında olan dizisi hakkında yazacağım. Pretty Little Liars (Bundan sonra kısaltmaya gidip PLL diye bahsedeceğim) içindeki gizlilikleri çok ustacak kullanan bir gizem/gençlik dizisi.      Aslında dizimizin çok basit bir konusu var. 5 kişilik arkadaş grubunun lideri olan Alison DiLaurentis ani bir şekilde ortadan kaybolur. Bu olaydan bir sene sonra (kitapta bu süre aslında 3 senedir) geride kalan 4 kızımızı, yani bebeğim Spencer, Emily, Hanna ve Aria sms’ler almaya başlarla. Hem de A isimli biri tarafında.      Dizi bunun üzerinden ilerliyor kısaca. Tabi bu arada dağılan grubun yeniden bir araya gelmesi, A’nin kim olduğunu öğrenme çabaları, beyin fırtınaları, aşklar, ihtiraslar ve sorular, sırlar, sorular, sırlar, sorular, sırlar.. A kim? Kızlardan ne istiyor? Alison ölmedi mi? Sadece onun bildiği sı…