Ana içeriğe atla

Music Bank'e Gittim, Gördüm, Yazıyorum...


İstanbul'dan bir Music Bank geçti!!! Hepimizin deli gibi beklediği o gün geldi, çoktan geçti bile hatta... Music Bank in İstanbul tek kelimeyle mü-kem-mel-di!!! Bu sefer anlatımı madde madde yapmak istiyorum, hatta kendi çapımda küçük bir Music Bank "en"leri yapacağım yazıda. Tanıtım yazılarını yazacak bir sürü blogger var, ben farklı bir şey yapmak istedim, eğlenceli olur :)

Sabahın köründe Ataşehir'e giden arkadaşlarımız, bir gün önce de havalimanında grupları karşılamışlardı. Bu yüzden doğru düzgün uyku bile uyuyamadan sıraya girdiler. Biz biraz daha geç gittik, Ülker Sports Arena'ya vardığımız zaman nasıl bir sıra vardı anlatamam. Sonuna göremiyorsunuz, öyle diyeyim. Sırada Twitter'da, Facebook'ta, blogda konuştuğum ama gerçek hayatta görmediğim bir sürü insanı gördüm. Hepsiyle tanışmak bile gecenin en güzel olaylarından biriydi. Hepsi de harika insanlar, çok sevdim. 

Biz Platinum almıştık bileti. Daha önce de dediğim gibi Bigbang veya Sistar gelseydi direkt VIP alırdım, bir gece önceden otururdum o sıraya. Bütün arkadaşlarla beraberdik, 18 kişilik bir gruptuk. Ayrıca Beast Turkey'i temsil ettik. İrem, Beyza ve Merve o kadar uğraşmışlar, ortaya da harika bir sonuç çıkmı. Kızlar çok ama çok çalıştı, bunun karşılığında Dujun ve Yoseob uzunca bakara gülümsedi ve el salladı. Beast Turkey posterini ve pankartları görünce mutlu oldular. 


Platinum'un ön sırasındaydık. Tam catwalk'un ucunu görüyorduk. Daha önceden catwalk'un ön kısmı bize aitti, VIP biletler çok satıldığı için orayı da onlara verdiler (Ayıp, yine bir uyarı konulmamıştı) Yerimiz çok güzeldi, rahat rahat her şeyi görüp izledik. Bedava bronz biletlerimiz vardı 6 tane, konser günü onları bilet alamayan kişilere vermeye çalıştık. Hatta Twitter'da yazdığımda Kyuyo ta Beylikdüzü'nde Ataşehir'e geldi. Biz biletleri güvenliğe vermiştik, ben içerideyken iki kere dışarı çıkıp geri girdim. Arkamdakilere önde olduğumu söyleyip durdum aha. Dışarı çıktığımda bir tane 25 - 26 yaşlarında adam kolundaki VIP bilekliği çıkartıp bana verdi. Yeğenini getirmiş, sıkılmış gidiyormuş. Ben VIP tarafına geçerim derken görevli kız bilekliğin çıkartıldığı zaman bir daha takılmadığını ve geçerli sayılmadığını söyledi. Olsun, sonuçta bu bir şans olayıydı. Yalnız adamın direkt çıkartıp hiçbir şey demeden o bilekliği bana vermesine oha dedim. Bunda yarı yarıya şanslıydım aha. Normalde de hep derim, ben şanslı bir insanım, son yıllarda bayağı bayağı bu şans olayı hayatımda yer alıyor.

Ben pek fazla fotoğraf çekemedim, çünkü zevkin kaçtığını düşünüyorum. Zaten çeken onlarca arkadaşım vardı, fotoları ve videoları onlardan alacağım. Eve geldikten sonra Şili'deki ve Fransa'daki Music Bank'lere baktım. Açık ara bizimki onlardan çok daha iyi ve samimiydi. 

Yorgun argın metrobüse dönerken boş minibüsü yakaladık o kısımda, ona da bir güzel oturup sohbet ede ede metrobüse, oradan da Avrupa Yakası'na geçtik. Dedim ya, şanslıyız diye. Music Bank bizim için unutulmaz bir deneyim oldu. Bir dahakine çok daha profesyonelce hazırlanacağımıza eminim. Aşağıda ödül dağıtımı yapıyorum kendi çapımda, onun altına da madde madde notlar ekleyeceğim. 





Lee'nin Music Bank in İstanbul Ödülleri

Gecenin En İyisi: Kangin (Hiçbir şekilde yapay değildi, baştan sona gülümsedi ve keyif aldı. Adam gerçekten harikaydı. Kangin benim Super Junior'da en sevdiğim iki üyeden biri. Diğeri askerden yeni döndüğü için Music Bank'e gelemeyen Heechul. Canlı izleyeceğim için heyecanlıydım, heyecanımı ve beklentilerimi hiçbir şekilde boşa çıkarmadı. Donghae ile birlikte Super Junior'da izlemesi en keyifli kişi oldu. Ayrıca o konfetileri alıp ağzıyla hayranlara doğru püskürtmesi, bir fanın fotoğraf makinesini alıp Donghae'ye vererek Sungmin ile oturup poz vermesi, sunuculuğunun harika olması, Türk sunucu Ayşe'nin kendisini seçmesi, bunu öğrendiğinde bir centilmen gibi Ayşe'nin elini öpmesi ve sarılması gecenin detaylarından. Kangin, adamımsın. NetizenBuzz'da Kangin ile ilgili haberlerde sürekli Kangin Gusok yazan Koreli netizenlere ise kafam girsin. Bok çukuruna düşün, yıllar geçti hala aynı şeyi yazıp duruyorlar)

En Büyük Hayal Hırıklığı: Siwon'un Gelmemesi (Açıkçası burada bir şekilde hayranlara açıklama yapılmalıydı bence organizatörler tarafından. Sadece Siwon'u görmek amacıyla bile bilet alan kişiler olduğuna eminim. Super Junior sahneye çıkana kadar herkes Siwon'un geldiğini düşünüyordu. Tabi bunda yalan yanlış haberlerin de payı var. Sonuç olarak Siwon maalesef gelmedi, Super Junior sahneye 7 kişi çıktı) 

En Şirin: Min, Min, Min!!! Miss A de baştan aşağı kendisini seyrettim. Fei ve Jia çok güzel kızlar, Allah vergisi güzellikleri var. Suzy ise çok şirin ve doğal bir güzelliğe sahip. Goodbaby Baby performansları çok hoş olsa bile I Don't Need A Man performansları için aynı şeyi diyemeyeceğim. Ama Min baştan aşağı harikaydı. Hele catwalk kısmına geldikleri ve konuştukları sahnedeki o mimiklerine bayıldım. Miss A fotoğraf için çeşitli pozlar verdi, bütün çılgın pozlar Min'e ait. Kız çok rahat ve ben de bu rahatlığına bayıldım.

En İyi Giyinen: Ailee (Zaten pek kız yoktu ama olsun. Ailee giydiği o muhteşem giysiyle hepimizi mest etti. Bunda muhteşem sesinin de payı var.

En Kötü Giysi: Ryeowook'un Mor Ceketi (Super Junior genel olarak güzel giyinmişti ama o mor ceket beni benden aldı haha. Ryeo'yu dinlemeyi çok sevdim ama başka renk ve başka kesim bir ceket mi yoktu yahu? Çocuğa ne giydirmisşiniz)

En Güzel Performans: Ailee - U&I (Ben bu şarkıyı çıktığı zaman dinlemiştim, sonra da nedense unutmuşum. Ailee sahnede yardırarak harika bir şekilde söyleyince dank etti kafama. Şarkı mükemmel, canlı canlı dinlemek daha da mükemmel)

En Samimi: Super Junior (Sahneye hakimiyetlerinden belli oluyordu. Bu işin ustası olmuşlar artık, çok rahatlardı. Sahnede bayağı eğlendirdiler. Bir ara bütün salon deli gibi "hey, hey" diye bağırıyordu. Samimiyetlerini çok iyi şekilde bize ve sahnelerine yansıttılar. Tebrikler)




Sahnede En Çok Coşan: Hong Ki (Biraz cool başladığında umarım böyle devam etmez dedim, dediğim gibi de coştu zaten Hong Ki. İlginç ve kendine çok yakışan saç tipiyle sahnede zıp zıp zıpladı. 

En İyi Fan Servis: Lee Joon (Yeleğini biraz çıkardı, o sırada salon yıkıldı zaten. Ayrıca sahnede genelde seksi hareketleri Lee Joon yaptı. Bonus olarak Eunhyuk frikik verdi, meme ucu göründü. Bu da paparazzi ödülüydü haha)

En Profesyonel: Kesinlikle Yoseob (Bu küçük adamdan böyle profesyonellik görmek beni hem şaşırttı, hem de çok mutlu etti. Ben genelde Dujun ve Junhyung'a bakarım diyordum, Beautiful Night performansında sürekli gözüm Yoseob'taydı. Bu işi çoktan çözmüş, onu izlemek inanılmaz zevkliydi. Beast performansı izlerken bir kere iyice dikkat ederek Yoseob'u izleyin derim. Ben canlı izlerken fark edebildim anca)

En Güzel Jest: Mblaq ve Suju'nun Türkçe Pankartları. (Özellikle Suju'nun ellerindeki pankartlada yazan Türkçe kelimeleri okumalarına bayıldım. O zaman diyen Kyuhuyun'du sanırım, o caman dedi ve ben direkt yerlerdeydim. Korelilerin Z'yi C diye okumalarına bayılıyorum, çok komik oluyor. Kendi alfabelerinde Z harfi olmayınca ne yapsınlar. Bu arada Mblaq'in parkartı şimdi arkadaşımda, odasına asmıştır kesin aha)

En Güzel: Ailee (Kız yakıyor valla. Hele de o sesli birleşince. Ben Ailee'den bu kadar etkilendiysem Hyorin gelse halim nece olurdu düşünün. Herhalde ölürdüm, eritirdi beni. Fei de süperdi bu arada)

En Yakışıklı: Dongwoon (Bu adam hiçbir şekilde Korelilere benzemiyor yahu, neredeyse Türk diyeceğim. Kısa saç çok yakışmıştı. Gecenin en yakışıklısı seçiyorum. Donghae, Kangin ve G.O da diğer gayet iyi bulduğum isimler)

En Şaşırtan Olay: Ailee'den Üsküdar'a Giderken'i Dinlemek (Hatun harika söyledi, ben kesin çok kötü olacak diyordum ama gözümü kapasam Azeri söylüyor filan sanırdım. Sıkı çalıştığı belli, mest etti bizi)

En Güzel Giriş: Super Junior'ın Tarkan - Şımarık İle Sahneye Giriş Yapması (Yakalarsam muck kısmında hepsi tribünlere öpücük yolladı, dans edip durdu. Süper bir giriş oldu)

En Büyük Oha: Donghae'nin Türk Bayrağını Alması, Hatta Öpmesi (Koca bir oha çektim, gurur anıydı resmen. O sırada diğer taraflara baktığımda izleyen ELF'lerin nasıl gurur duyduğunu ve bazılarının gözlerinin nemlendiğini gördüm. Gerçek sevgi diyorum. Donghae zaten sürekli jest yaptı böyle)

En İyi Hayranlar: Tabi ki de Biz (Music Bank'in yapıldığı diğer ülkelerde şova giden hayranlar halt etmiş. Mükemmeldik lan biz. Korece sloganları ve Fanchant'leri tam olarak ezberlediğimizde ise harikulade olacağız aha)



Music Bank hakkında biraz da kısa kısa notlar paylaşayım. Anlatacak bir sürü şey var ama eminim bir sürü de insan yazacaktır. Hatta yazmaya başlanmış, oradaymışsınız gibi hayal etmenizi sağlar umarım bu yazılar.

  • Güvenliğin önüne geldiğimizde yiyecek ve içeceklerin içeri alınmadığını öğrenmek kötüydü. Güvenliğin sağ tarafında resmen çöpten bir dağ oluştu. Ağzına kadar dolu sular içilmeden atıldı, çünkü Music Bank esnasında kimse tuvalete gitmeyi aklından bile geçirmiyordu.
  • Bence Music Bank kalabalıktı. İlk defa yapıldığını göz önünde bulundurursak daha da önemli bir durum. Zaten sadece oldukça kenardaki koltuklar boştu, diğer taraflar gayet doluydu.
  • Organizasyonun altından başarıyla kalkındı. Koreliler ve Türkler cidden iyi iş çıkarmış. Koreafans'ın el atamamasına nasıl sevindim anlatamam. Platinum kısmında takılmıştır onlar da bizim arkamızda.
  • Gelen grupların hepsi ve Ailee memnun ayrıldı sahneden. Paylaştıkları fotolara bakılırsa ülkeden de memnun ayrıldılar. Sürekli gülüyorlardı ve bu gülümseme sahte değildi. İlk kez geldiler, ilk kez karşılaştık. Eminim aynı heyecanı onlar da yaşamıştır.
  • Gruplar sahneye çıkmadan önce klipleri dev ekranda gösterildi. En çok Beast klibi yayınlandı, Beautiful Night'ı iki kere gösterdiler. Bamiyaiyaaa^^
  • Birçok Türkçe kelime, cümle havada uçuştu. Super Junior üyeleri isimlerini Türkçe söyledi. Kangin bir türlü söylemedi, en son kendine gülerek Korece adını söyledi ve eğildi.
  • Türk sunucu Ayşe üyeler arasında Kangin'i seçti. En çok aktöre benzeyen kişi de Kangin seçildi. bir nevi Kangin gecesiydi sanki aha.
  • Dujun bize uzun uzun bakıp el salladı ve güldü. O sırada Beyza, İrem, Merve ve Hilal'in neler hissettiğini düşünemiyorum. Feci mutlu olduklarını biliyorum ama.
  • Ailee Beyonce'nin Crazy In Love'ını söyledi. Zor bir şarkının altından başarıyla kalktı. Hem dans edip hem de canlı söylemek zor iş, bu kız safi yetenek.
  • FT Island'ın birbirleriyle uyumu çok iyiydi. Arkada sol tarafta gitar çalan çocuğun yüzümde hep bir gülümseme vardı.
  • Mblaq'de en çok G.O'yu beğendim. Özel sahnede Suzy ile beraber de şarkı söylediler, o da harikaydı. 
  • Super Junior'ın Bonamaya'yı söylemesini çok istedim, olmadı. En sevdiğim Suju şarkısı yahu, söyleseydiniz keşke. Bonamana dışında grupların söylemelerini istediğim bütün şarkılarını dinledim, o yüzden pek mutluyum.
  • Ayaklarınız deli gibi ağrıdı, sırada saatlerce bekledik. Ik mık yaptık içeri girmeden önce ama Ülker Sports Arena'dan ayrılırken her şeye değimişti. Kesinlikle çok çok iyiydi.
  • Shindong'un saçını sevemedim, ama kendisi çok sempatikti. Bu arada sanırım yine kilo almış, o kiloyla nasıl öyle dans ediyor hayret. Respect!!!
  • Kikwang'ın yeni saçını da görmüş olduk. Sahnenin ön tarafında kendini bir o yana bir bu yana attı, dans edip durdu. Enerjisi hiç azalmadı. 
  • Miss A'in Goodbye Baby'sini dinlerken mest oldum. Azıcık ses sorunu vardı ama o kadar da olsun. Yere yatıp ayaklarına kaldırarak giriş yaptılar şarkıya, herkes feci derecede bağırıyordu. Yanımdaki adam Suzy diye bağırarak desibel rekoru kırmıştır kesin.
  • Bazen çığlıklardan dolayı ne denildiğini duyamadığımız zamanlar ortaya çıktı. Adamlar bizim için konuşuyor ama sürekli çığlık atıldığı için anlaşılmıyor. İngilizce konuştular çığlık, Korece çığlık, Türkçe çığlık. Yeminle kulağım ağrıdı. Ben de bağırdım ama sadece performans esnasında, bir de Dujun bizim tarafa geldiğinde aha. 
  • Sahnede ses sorunu vardı azıcık maalesef. Bazı üyelerin seslerini duymak da zorlandık. Ryeowook'u bir yerde duyamadım, Goodbye Baby'nin girişinde Suzy söylemiyordu sanki, o derece ses çıkmadı. Aşacağız bunları, daha ilk diyor ve geçiyorum. 


Gece yatağa yattığımda iyi ki bilet alıp gitmişim dedim kendi kendime. Bu kadar eğleneceğimi tahmin etmemiştim. Kpop gruplarının enerjilerinin oldukça yüksek olduğunu bir kere de canlı izleyerek kanıtlamış olduk. Eğlenmeyi ve eğlendirmeyi iyi biliyorlar. Şimdi darısı Bigbang ve Sistar'ı başına. Hadi Taeyang, hadi Hyorin.. Siz de gelin ve eğlencenin dibini göreyim bu sefer...

Music Bank süperdi, gruplar süperdi, seyirciler süperdi... Umarım siz de bu yazıyı okurken Music Bank havasını yakalamışsınızdır.
>Lee...

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Acemİlİğİnİ Manİsa'da Yapacak Askerler İçİn Önemlİ Bİlgİler

Herkese yeniden merhaba. Biliyorum eskisi gibi sık yazmıyorum, ama geç de olsa bu konu hakkında bir şeyler yazacağım için mutluyum. Bugünkü konumuz askerlik. Ben 354 KD olarak askerliğimin acemiliğini Manisa'da, ustalığını ise Kıbrıs'ta yaptım. Daha önceden bilgiler toplamıştım ama sağlam ve toplu bir kaynak bulmakta zorlanmıştım maalesef. Ben de sonra buralara gidecek arkadaşlar aynı durumu yaşamasın diye kaynak niteliğinde bu yazıyı yazıyorum. Kasım celbinde gidecek olan arkadaşlara da şans ve sabır diliyorum. Umarım bir an önce biter. Kısa dönem, uzun dönem... Hiç fark etmez. Manisa Batı Kışla'ya ve Kıbrıs'a, özellikle Magosa'ya askerliğin düştüyse bu yazı tam sana göre. Okumadan geçme sakın... Ayrıca Lefkoşa ve Girne hakkında da bilgiler vereceğim ucundan... Bu yazıda Manisa'dan bahsedeceğim, diğer yazıda ise Kıbrıs. Usta birliği olduğu için Kıbrıs daha uzun sürecek.


Acemi Birliği Manisa Batı Kışla 
Başlıyoruz. Arkadaşlar ben askerliğimi öğrendikten sonra int…

Güney Kore'ye Gİtme ve Yerleşme Yöntemlerİ

Uzun bir aradan sonra yeniden karşınızdayım... Özlediniz mi beni? :) Yazmış olduğum "Bigbang'e hediye gönderme"yazısı tam olarak bir geri dönüş değildi. Asıl dönüşü bu yazıyla yapıyorum. Aslında böyle bir yazı yerine taslaklarımda yer alan "askerlik" yazısını bitirip yayınlayacaktım ama askerliği şu sıralar aklıma getirmek istemiyorum. O yazı için biraz daha bekleyeceğiz. Peki neden böyle bir yazı yazmak istedim? Tek cümleyle "ben de bilmiyorum" Akşam akşam eğlenmek istedim, bu konu üzerinden de eğlenceli bir şeyler karalayayım dedim. 

Bu yazıdaki örnek ülkemiz Güney Kore ama siz bunu Japonya, Çin, Tayvan veya başka bir ülke için de ele alabilirsiniz. Zaten belli başlı aynı konular oluyor. Gözümüzün nuru, Türk gençlerinin hayali, ünlü dolu sokaklarıyla Seul, meşhur sahili, sevimli aksanıyla Busan, muhteşem manzarası, lezzetli deniz ürüyleriyle Jeju Adası ve diğerleri... Güney Kore kesinlikle iştahımızın açılmasına sebep oluyor değil mi? Neredeyse 10.00…

Kore ve Japon dizilerini yayınlayan Türk kanalı

Başlık aslında güzel bir isteği sunuyor bize. Bu yazıda biraz daha detaya ineceğim, kendi düşüncelerimi sunacağım size. Şu sıralar Twitter’da devam etmekte olan bir etkinlik var. #TURKEYwantsKBSTURK tag’i Trending Topic’e sokulmaya çalışılıyor. Bu kadar zahmete girmeye gerek olmadığını düşünüyorum ben. Çok çok yakınımızda bulunan bir şeyi değiştirme imkanına sahip olabiliriz belki de. Nasıl mı? Bu yazı işte bunu anlatıyor.Planet kanalları var bilir misiniz?
Planet Sinema
Planet Çocuk
Planet Pembe gibi.
Türk kanalları bunlar, tematik kanallar. İşte bu kanallardan Planet Pembe'de sürekli Latin dizileri yayınlanıyor. 5 6 sene öncesine kadar çok popüler olan Latin dizileri. Onların yerini Asya dizileri aldı, ama bizim ülkede bunu duyuramadık maalesef.
Ben olsam Planet Pembe kanalının Latin dizilerini bırakıp Kore ve Japon dizileri yayınlamasını sağlardım. Adı da Planet Asya olurdu mesela.
Bu kanalların reyting derdi yok, ama reklam …