Ana içeriğe atla

Hürriyet Gazetesi'nin Uydurma K-pop Röportajı


Yukarıda görmüş olduğunuz röportaj 17 Ağustos tarihinde Hürriyet Gazetesi'nde yayınlandı. Ben internetten gördüm, heyecanla hemen tıkladım. Hızlı bir okuma faslından sonra aklıma gelen ilk cümle şu oldu: "Bu ne lan?"

Hakan Gence isimli sözde gazetecimiz Miss A ve Super Junior ile sözde röportaj yapmış. Sözde diyorum, çünkü özde olması için hiçbir pozitif durum yok röportajda. ELF ve Say A değilim, ama iki grubu da biraz olsun yakından tanıyorum. Çevremde ve arkadaşlarım arasında Miss A ve Super Junior'a gönül vermiş insanlar var.

Peki neden mi bu röportajın sahte olduğunu düşünüyorum? Okuyanlar arasında benim gibi düşünen çok insan var. Bir yandan da nasıl olduğunu anlamadığım bir şekilde bu röportajın gerçek olduğuna inanıp oldukça mutlu olan kesim de söz konusu. Yapmayın arkadaşlar, o kadar çok hata var ki şu yukarıdaki rezillikte.

Hakan Gence kendi kendime "Kpop sevenler arasından kendime bir pay çıkartayım" deyip internette bulduğu bilgileri kopyala yapıştır mantığıyla böyle bir rezalet ortaya çıkarmış. Ama yemezler. Kpop fanlarının sevdikleri gruplar hakkında nasıl araştırma yaptığını bilmediği için "Sıçtı Cafer bez getir" durumu ortaya çıktı.

Yayınlayan Hürriyet editörleri ise büyük ihtimalle konu hakkında fikir sahibi olmadıkları için onay vermiştir. Elle tutulur bir şeye sahip olmayan, eksiklikten ölen, can çekişen bir röportajımız var. Twitter'da Hakan Gence'ye yazdığımızda ise hiçbir cevap vermemesi ayrıca trajikomik. Çünkü ne halt yediğinin farkına vardı, ama altta kalmamak için egosunu korumaya devam ediyor.

Madem kendisi cevap vermedi, en azından biz buradan bir şeyleri belirtelim derim. Gazeteciliğin en temel ilkesini hiçe sayan Hakan Gence'ye ise en sevdiğim organlarımla gülüyorum. 

“Koreliler çığlık çığlığa bizi izliyor, siz de izleyin!” 


Korelilerin, hatta Asyalıların yapıları böyle. Nefesleri kesilene kadar kendilerinden geçmiyorlar, onlar çığlık atarak sevdikleri grubu izliyor. Yoksa senin yazdığın anlamda değil.

"Miss A: En büyük avantajımız dünya kalitesinde şarkı sözü yazarlarına rahatlıkla ulaşıp onlarla ve çok ünlü müzisyenlerle çalışmak olabilir. Tabii bunun yanında diğer ülkelere biraz uzağız"


Miss A'in şarkılarının patronları JYP yapmıyor mu? Ben mi yanlış biliyorum? Hangi dünyaca ünlü müzisyenler? Ufak at be Hakan'ım... Diğer ülkelere uzak olmalarının nasıl bir engel olduğunu anlamadım. Biz Avrupa'dayız ama ünlü bir sanatçı bile çıkartamadık. Anca Doğu Bloğu ülkelerinde Tarkan için kendinden geçen ergen Slav kızlar... Bu mudur yani? 


"Gangnam Style fenomeninin yaratıcısı PSY’ın elde ettiği başarının Kore müziğine etkisi oldu mu?"


"Super Junior: Bu konuda bize PSY’nin bir kapı açtığı doğru. Bu müziğin sadece Kore’yle sınırlı olmadığını ve bir potansiyeli olduğunu tüm dünyaya gösterdi."


Resmen burada bir "Bitch please" demek istiyorum. Super Junior bir kere Kpop'un en büyük gruplarından biri ve PSY'ın Gangnam Style'ı çıkmadan önce sayısız başarıya imza atmıştı zaten. Hayır rookie, nugu bir grup deseniz tamam diyeceğim ama Kore'nin en büyük 5 grubundan biri be. Adamlar 2005 yılından beri piyasadalar ve Sorry Sorry sonrası zaten çoktan dünyanın her yerinden hayran kazanmışlardı. Ne kapısı? Sırlar kapısı mı o Hakan? Bildiğin tek Kpop şarkısı Gangnam Style olunca böyle sıçıyor insan işte. Kpop hiçbir zaman Kore ile sınırlı olmadı. Hatta Super Junior'ın uluslararası başarısı Kore'deki başarısının önünde. Kısaca Kore ile sınırlı olma gibi bir durum katiyen yok. O senin hüsnü kuruntun Hakan'cım...

"Türkler ve Korelilerin benzedikleri fikrine katılıyor musunuz?"


"Miss A: Farklı kültürlere sahip olmalarına rağmen beğenilerde benzerliklerimiz var. Her iki ülke insanı da değişik açılardan çekici."


Mesela o benzerliklere bir örnek filan da verseydin keşke. Kendi sorup kendi cevaplıyor ya, "Acaba ne benzeyebilir bilir la.. Aman canım, bana ne. Ben böyle de yedirebilirim" diye düşünüyor tabi.

"Kore müzik sektöründe kadın grubu olmanın zorlukları var mı?" 


"Miss A: Kadın olmak dünyanın her yerinde zor. Dünyanın diğer bir ucundan sesimizi duyurmaya çalışan kadınlar olarak bu zorlukları hep hissediyoruz. Yalnız şöhret olmak artık bizim için bir onur meselesi.Onun için vazgeçemeyiz!"


En çok güldüğüm soru ve cevaplardan biri bu. Kpop röportajları okudum o kadar, hiç bu tarz bir soru ya da buna yakın bir cevap bile görmedim. Kpop grupları neşe saçar, pek etliye sütlüye karışmaz Hakan'cım. Ayrıca onur meselesi derken? Asyalılar en ufak bir şeyi bile onur meselesi haline getiriyor klişesi mi aklına geldi bunu yazarken. Yazık la sana...

"Türkiye hakkında fikriniz var mı?" 


"Miss A: Uzaktasınız ama kalbimize çok yakınsınız. Sizi çok sıcak buluyor ve seviyoruz. Ama çok da fazla bilgimiz yok. Mesela henüz Türk erkekleriyle tanışamadık. Göreceğiz!"


Türk erkekleriyle tanışıp ne yapacaklar, o kısmı anlamadım ben. Erkeklerimizin de gönlü olsun, Miss A üyeleri zarf atıyor gibi gözüksün diye yazdın değil mi? Seni gidi çakal. 

"Sevenleriniz size ‘Elf’ diyor. Nedir bunun anlamı?"


Çüşşşş, sanırım internette bilgileri okurken sarhoştun Hakan. Super Junior hayranlarına ELF deniyor, gruba değil. Zaten isimleri var, niye farklı şekilde çağırsınlar? Biz de aslında Bigbang'e VIP diyoruz, Sistar'a Star1 diyoruz, SNSD'ye Sone diyoruz. Niye isimleri varken bunları diyoruz? Çünkü deliyiz. Düzgün baksaydın Vikipedi'ye doğrusunu görürdün. Hem sen şimdi bu soruyu sordun, Super Junior üyeleri de itiraz etmeden cevapladı. Yav he he deyip geçiyorum.

"10 kişilik bir grupsunuz. Bu kadar kalabalık sahnede zorlanmıyor musunuz?"


Super Junior'ın 10 kişi olduğunu kim götünden uydurdu? Google görsellerde bir fotoğraflarına bakıp saydığında 10 kişi çıktıkları için mi yazdın? Super Junior 15 kişilik bir grup, Hangeng eski üyeleri, Kibum'da bildiğim kadarıyla sadece oyunculuk yapıyor. Aktif olarak grupta 13 kişi var, askere giden üyelere de sahip. Tabi böyle karışık bir durum seni şaşırtmış. Ama Super Junior üyelerinin kendi gruplarının sayısını bilmemelerine şaşırdım ben. Ya da şaşırmadım. Çünkü zaten bu röportaj yalan. Soran da Hakan, Miss A de Hakan, Super Junior da Hakan.

"Altıncı albümünüzün adı ‘Seks, Özgür ve Yalnız’. Seks özgür ve yalnızken mi anlamlıdır?" 


Sadece gülmek, deli gibi gülmek istiyorum. Buna açıklama yazmaya bile gerek yok. Röportaj zaten saçma ama içlerinde en abuk soru da bu. Bu arada seks değil, seksi olacaktı o.


Bilmediği bir konu hakkında röportaj yapmaya çalışan Hakan Gence, Kpop severler üzerinden kaymak yiyeyim derken o kaymak bir yerine kaçtı. Bari bir tane ELF, bir de Say A bulsaydı da onlara sorsaydı, Twitter'da bir dolu insanız. Her fandomdan insan var. Hakan sen röportaj yapma, hatta sen gazetecilik yapma. Git bir tane resim defteri al, ona böyle gazete filan çiz, röportaj yaptığını hayal et. Gördüğüm kadarıyla şimdi de Ozan Doğulu ile röportaj yapmışsın, neyse ki o gerçek. Adam da 40 yıl sonra iki kas yaptı diye hemen soyunmuş, sen de gayet cinsel bir metayı sporsal faaliyet altında saklayarak bunu heyecanlı bir şekilde servis ediyorsun. İşte gazetelerde yazan bu tür insanlar benim midemi bulandırıyor.

7 Eylül'de Music Bank'te görüşelim, hep beraber eğlenelim. En güzel yanı da bu tarz kişilere prim verilmeyişi, Kpop hayranları diğer hayranlardan bu şekilde sıyrılıyor bence.

Siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz?

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Acemİlİğİnİ Manİsa'da Yapacak Askerler İçİn Önemlİ Bİlgİler

Herkese yeniden merhaba. Biliyorum eskisi gibi sık yazmıyorum, ama geç de olsa bu konu hakkında bir şeyler yazacağım için mutluyum. Bugünkü konumuz askerlik. Ben 354 KD olarak askerliğimin acemiliğini Manisa'da, ustalığını ise Kıbrıs'ta yaptım. Daha önceden bilgiler toplamıştım ama sağlam ve toplu bir kaynak bulmakta zorlanmıştım maalesef. Ben de sonra buralara gidecek arkadaşlar aynı durumu yaşamasın diye kaynak niteliğinde bu yazıyı yazıyorum. Kasım celbinde gidecek olan arkadaşlara da şans ve sabır diliyorum. Umarım bir an önce biter. Kısa dönem, uzun dönem... Hiç fark etmez. Manisa Batı Kışla'ya ve Kıbrıs'a, özellikle Magosa'ya askerliğin düştüyse bu yazı tam sana göre. Okumadan geçme sakın... Ayrıca Lefkoşa ve Girne hakkında da bilgiler vereceğim ucundan... Bu yazıda Manisa'dan bahsedeceğim, diğer yazıda ise Kıbrıs. Usta birliği olduğu için Kıbrıs daha uzun sürecek.


Acemi Birliği Manisa Batı Kışla 
Başlıyoruz. Arkadaşlar ben askerliğimi öğrendikten sonra int…

Güney Kore'ye Gİtme ve Yerleşme Yöntemlerİ

Uzun bir aradan sonra yeniden karşınızdayım... Özlediniz mi beni? :) Yazmış olduğum "Bigbang'e hediye gönderme"yazısı tam olarak bir geri dönüş değildi. Asıl dönüşü bu yazıyla yapıyorum. Aslında böyle bir yazı yerine taslaklarımda yer alan "askerlik" yazısını bitirip yayınlayacaktım ama askerliği şu sıralar aklıma getirmek istemiyorum. O yazı için biraz daha bekleyeceğiz. Peki neden böyle bir yazı yazmak istedim? Tek cümleyle "ben de bilmiyorum" Akşam akşam eğlenmek istedim, bu konu üzerinden de eğlenceli bir şeyler karalayayım dedim. 

Bu yazıdaki örnek ülkemiz Güney Kore ama siz bunu Japonya, Çin, Tayvan veya başka bir ülke için de ele alabilirsiniz. Zaten belli başlı aynı konular oluyor. Gözümüzün nuru, Türk gençlerinin hayali, ünlü dolu sokaklarıyla Seul, meşhur sahili, sevimli aksanıyla Busan, muhteşem manzarası, lezzetli deniz ürüyleriyle Jeju Adası ve diğerleri... Güney Kore kesinlikle iştahımızın açılmasına sebep oluyor değil mi? Neredeyse 10.00…

Pretty Little Liars: Sırları olan bir kıza asla güvenme.

Türkçe’ye Sevimli Küçük Yalancılar olarak çevrilen Sara Shepard’ın bu güzel serisinde şu anda 11 tane kitap bulunmakta. 12. kitap 1 Haziran 2012’de raflarda olacak. Ama ben 2 sezondur yayında olan dizisi hakkında yazacağım. Pretty Little Liars (Bundan sonra kısaltmaya gidip PLL diye bahsedeceğim) içindeki gizlilikleri çok ustacak kullanan bir gizem/gençlik dizisi.      Aslında dizimizin çok basit bir konusu var. 5 kişilik arkadaş grubunun lideri olan Alison DiLaurentis ani bir şekilde ortadan kaybolur. Bu olaydan bir sene sonra (kitapta bu süre aslında 3 senedir) geride kalan 4 kızımızı, yani bebeğim Spencer, Emily, Hanna ve Aria sms’ler almaya başlarla. Hem de A isimli biri tarafında.      Dizi bunun üzerinden ilerliyor kısaca. Tabi bu arada dağılan grubun yeniden bir araya gelmesi, A’nin kim olduğunu öğrenme çabaları, beyin fırtınaları, aşklar, ihtiraslar ve sorular, sırlar, sorular, sırlar, sorular, sırlar.. A kim? Kızlardan ne istiyor? Alison ölmedi mi? Sadece onun bildiği sı…