Ana içeriğe atla

Game of Thrones: Dünyanın en iyi dizilerinden biri...

Ülke olarak hem süresi hem de bölüm sayısı bakımında oldukça uzun süren diziler çekmede bir dünya markasıyız. Cılkını çıkarma anlamında Brezilya dizileri ile yarışan televizyon kanallarımız keşke tam anlamıyla Amerika'yı örnek alabilse. Revenge'i alıp İntikam yap, sonra süresini uzat, Tyler karakterinin cinsiyetini değiştir (Yoksa RTÜK amca acı biberi gösteriverir), Victoria gibi muhteşem bir karakteri Şahika isimli eblek kadınla bir tut, koca popolu aldığı dapdar elbiseler giydir filan. 1 bölüm izlediğim İntikam diziden soğumama neden olmuştu. Gelin siz de orijinali izleyin!

Şimdi ise asla ama asla Türk televizyonlanın alıp yerli versiyonunu çekemeyeceği bir diziden bahsedeceğim. Zaten bu diziyi almak hem sağlam para, hem de fazlasıyla göt ister. Buz ve Ateşin Şarkısı kitap serisininden uyarlanan Game of Thrones (Taht Oyunları), George R. R. Martin tarafından yazılan fantastik bir seri. Serinin şimdiye kadar 5 kitabı çıktı, son iki kitap da yolda. George amca mefta olmadan en kısa zamanda kalan iki kitabı da bekliyoruz.

 
Dizinin şu anda üçüncü sezonu yayınlamıyor. 3. kitap iki sezonda işlenecek, yani 4. sezonda 3. kitabın ikinci kısmını izleyeceğiz. Eş meşhur sahnelerden birine en sahipliği yapacal 3x9'u Pazartesi günü izleyeceğiz. Şimdiden feci merak ediyorum. Dizide inanılmaz geniş bir evren var. Westeros kıtasındaki 7 büyük hane ve bir Demir Taht'ı ele geçirme mücadelesini izliyoruz. Baştan söyleyeyim, bu dizi öyle her bölüm savaşın olduğu bir dizi değil. Zaten adında "oyun" yazıyor. Aldatmalar, ihanetler, ölümler, beklenmedik olaylar ve fantastik öğeler var. 


Ana hanemizden bahsedeyim: Stark'lar!

 Sloganları "Kış Geliyor"

Westeros kıtasının kuzeyinde yaşayan Stark'lar, dizinin en ağırlığını verdiği hane. Yukarıdaki resimde soldan sağa sayarsak sırasıyla; Hodor, Bran, Arya, Sansa, Robb, babaları Ned, anneleri Catelyn ve en küçük çocukları Rickon... Ayrıca bu fotoda olmayan önemli biri daha var: Ned Stark'ın başkasından olan çocuğu, Jon Snow. Bu seride piç olarak geçiyor. Westeros kıtasındaki bütün piçlerin soyadı Snow. Bunu bilmenizde yarar var. Şimdi karakterlere geçebiliriz. Valla sadece sevdiğim ve ciddi anlamda sevmediğim karakterlerden bahsedeceğim. O kadar çok karakter var ki; hepsini yazmaya kalksam gün biter.



Ned Stark: Kuzeyin muhafızı ve Stark ailesinin yaşadığı yer olan Winterfell''in lordu. Adil, herkese hakkını veren, iyi bir dövüşçü olan Ned'in hayatı o zamanki kral olan Robert Baratheon'un Winterfell'e gelmesiyle değişiyor. Kral Ned'in sağ kolu olmasını istiyor ve böylece kuzeyin ailesi güneye, King's Landing'e doğru yola çıkıyor. Güneydeki oyunlarla başa çıkabileceğini zannediyor, halbuki ah ah ahhh.. (Anlatmamak için kendini zor tutan Lee...)



Catelyn: Mendebur karı, manda suratlı gudubet... Sevmiyorum bu kadını, hem de hiç. Jon Snow'u bir kere bile sevmemiş, sürekli piç diye dışlamış. Kocana da aynı durumu yapsaydın ya. Sürekli yüzünde "beni eşek arısı soktu" ifadesi var. Zaten üçüncü sezonda yaptığı o salıverme olayıyla iyiden iyiye deli oldum. Neyse ki keyifli bölümler geliyor, içimizin yağları eriyecek.



Robb: Tabi şimdi Starklar önemli ama bir sorun bana "Lee, sen bu Starkları seviyor musun?" diye. Sorun! Jon'u da sayarsam 3 Stark haricinde diğerlerini sevmiyorum. Çünkü Westeros gibi çok çetin bir kıtada, amansız düşmanlara karşı savaşırken bunlar sürekli hata yapıyor. Resmen anneannemin televizyona seslenmesi gibi ben de bilgisayar karşısında bunlara sesimi duyurmaya çalışyorum. Her şey sana müstehak Robb, sen git götü başı ayrı oynayan o suratsız kızlar halvet et, şavaş mavaş kalmasın aklında Göreceksin ebenin hörekesini...


Sansa: Allah, sen bilirsin! Tam bir hoşşik bu Sansa... Cofri adisinin gelip bunu Kralın Şehri'ne götürerek kraliçesi yapacağına filan inandı. Gün yüzü görme, salaklığına doyma. Ulan azıcık kardeşin Arya gibi olsana, o kadar eziyetlere, aşağılanmalara katlanıyorsun hala da "Yok ben Loras'a versem nasıl olur, bu elbisenin korsesi olmamış, piyensessss olacağım" diye takılıyorum. Mal, mal kızı mal! Sana da acımıyorum, doğrasınlar ulan seni. Tyrion reyize yazık oldu. Bir eğilmedin bile, bu kadar angutsun kızım sen, Westeroslu kezo seni.


Arya: İşte bu dizide en sevdiğim karakterlerden biri Arya. Yaşı küçük olmasına rağmen kılıç kullanması, kimseden korkmaması, ataklığı ve intikam hırsıyla ailesinin intikamını bu kız alacak bence. En kısa zamanda büyümesini, daha da güçlenmesini ve kıta değiştirmesini bekliyoruz (Anlayan anlamıştır son kısmı sanırım) Arya diye tezahürat bile yapabilirim, o kadar seviyorum bu bıcırığı. Ayrıca 1x09'da o malum sahneyi ablasıyla birebir gören iki Stark arasında yer alıyor. Hiçbir zaman unutmadı, unutmayacak. Her gece uykuya dalmadan önce öldüreceği, intikamanı alacağı o kişilerin isimlerini kayıyor. Böylece içindeki ateş hiç sönmüyor. 


Bran: Ben bu çocuğa çok üzülüorum. Tırmanma hevesi nelere mal oldu. Hayatı felç olduktan sonra tamamen değişti ve yarım akıllı ama çok saf ve iyi niyetli Hodor'a muhtaç bir şekilde yaşamaya başladı. Ama bu çocuğu abileri ve ablalarından ayıran bir özelliği var: Fantastik bir güce sahip. Biz de daha tam olarak göremedik, o yüzden hep beraber bekliyoruz. 


Jon Snow: Dizideki diğer favori karakterlerimden biri. Piç diye gelen vurdu giden vurdu bu çocuğa, bir gün yüzü göremedi. Zaten bok donduran soğukta yaşıyordu, bir de daha kuzeye gitti, Gece Nöbetçisi oldu garibim. Şimdi efenim, bu Winterfell'in kuzeyinde kocaman bir duvar var. Westeros kıtasının kuzeyle olan bağını tamamen kesiyor. Çünkü duvarın öte tarafında yüzyıllar önce Ak Gezenler adında doğaüstü yaratıklar vardı. Bu ak Gezenler kolay bir şekilde ölmüyor, yakaladıklarını zombi gibi kendilerinden yapıyorlardı. Bu yüzden duvar örüldü, geçmelerini engellemek için. İşte orada da bir muhafız birliği var: Gece Nöbetçileri. Jon da sizi feriştahınızı sikerim diyerek doğumuyla ilgili kafa karışıklığı yaşadığı için bu bilgileri öğrenebileceği bir yer olan Gece Nöbetçileri'nin yanına gitti. Gitti de soğukta kaldı, onun sahnelerinin izlerken ben üşüyorum lan. Hem onu ısıtan Ygritte'i var, benim bir Ygritte'im bile yok, anlıyor musun?


Stark ailesi kısaca bu kadar. Onlardan fazla bile bahsettim, benim asıl sevdiğim karakterler diğerleri. Ben şimdi favori karakterim hakkında methiyeler düzmeliyim. Çünkü yok böyle biri. Kanımın kanı, Khaleesi'm....


Daenerys Targaryen (Danererys Fırtınadadoğan, Queen of the Andals and the Rhoynar and the First Men, Lord of the Seven Kingdoms, Khaleesi of the Great Grass Sea, Breaker of Shackles/Chains,Queen of Meereen, Princess of Dragonstone) Daha da sayayım mı, he? Gördüğünüz gibi güzeller güzeli Khaleesi aslında tahtın gerçek sahiplerinden biri. Savaş çıktığında babası Deli Kral, Jaime Lannister tarafında öldürülüyor ve savaşı kaybeden bütün Targaryenler tek tek kılıçtan geçiriliyor. Bizi Dani ve salak abisi kaçıyor, kıta değiştiriyor. Herkes artık onun güçsüz, hiçbir ise yaramaan biri olarak görüyor. Abisi bunu adamve gemi karşılığında Khal Drogo'ya satıyor, şu yukarıdaki hayvani herif. (Ama içim pammık) Abisi salak olduğu için bedelini ödüyor, çünkü kendisi bir ejderha değil. Gerçek ejderhalara ateş işlemez. Sevgili Khaleesiimiz'le Drogo birbirlerine aşık oluyorlar, ortalığı sikecekken cuk Drogo'ya bir şeyler oluyor. Yalnız kalan güzeller güzeli Khaaleesi ise "ben ejderhaların anasıyım, hepiniz sikecem ulan" deyip Westeros'a doğru yol alıyor. Yanında da aha şunlarvar. Ejderha canını senin.


Bu da bir başka Khaleesi ahaha. Dani'yi bu kadar sevmemin bir diğer neden ise gerçekten adaletli bir lider olması. Kadın köleliği kaldıracağım diye asıl görevini askıya aldı? Asil kraliçem benim, Yunkai senin itin köpeen olsun. 

 
Joffrey Baratheon: Ensest ürünü geberisice velet! "Ben sana kral olamazsın demedim, adam olamazsın dedim" sözünün en belirgin örneği. Tırsağın teki ama kaderin bir oyunu olarak kral çıktı karşımıza la. Amcası Tyrion'un bunu tokat manyağı yapmasına bayılıyorum. Hatta herkesin içine su serpilsin şu sıcak havalarda diye bunu da paylaşayım. En kısa zamanda gebermesini diliyorum. Gerçi olacak olayları bildiğim halde dizide görmek için sabırsızlanıyorum. Bir de burada spoiler yazmayacağım diye şekilden şekile giriyorum. Durumum vahim, anlayın beni.


Jaime & Cersei Lannister: Bunlar karı koca değil, kardeşler! Ama birbirleriyle işte şey yapıyorlar, öff yazmak bile istemiyorum o denli kötü. Bunun sonucunda 3 tane de çocukları oluyor.. Cersei kakalığı o çocukları evli olduğu Robert'a atıyor, "senin bunlar" diyor. İşte o çocuklardan biri olan gerizekalı Cofri şimdi kral. Jaime de üçünsü sezon da bayağı bir düzeldi, neredeyse insanlar yaptıklarını unutacak. Bu arada ilk bölümün sonunda Jaime'ye sğalam küfür edeceksiniz.

Yeminle yazarken içim şişti. Daha Varys'ten, Renly'den, Stannis'de, Melisandre'den, Shireen'den, Soğan Şovalyesin'nde, Clagane'den, Loras'tan, Sam'den, Olenna Tyrell'den, bizim eski Anne Boleyn, yeni Margaery Tyrell'de, Shae'den, Littlefinger'dan, Gendy'den, Sancaksız Kardeşler'den, Qarth'taki zenci abimizden, Second Sons'tan, Theon'dan, en nefret edilesi karakter olan Ramsay Snow'dan, Lekesizler'den filan bahsedecektim. Ama artık onları da siz izlerken keşfedin, sürprisz olsun.

22 Dakika, şurada güzel bir şekilde Westeros haritasını önümüze sunuyor. Sadece Khaleesi karşı kıta olan Essos'ta. İşte o da yardıra yardıra geliyor. 

Dizinin en güzel yanı bir karaktere ağırlık verilmiyor. Eşit bir şekilde dağıtım yapılmış. Ama çok karakter olduğu için bazen sevdiğiniz bir karakteri koca bir bölüm boyunca hiç göremeyebiliyoruz. Khaaleesi'ye göremediğim zaman yaşadığım hüznü Twitter'dan yazıyorum aha. 

Dizinin en kötü yanı ise bir sezonun sadece 10 bölümden oluşması. Yeni sezon gelene kadar 9,5 ay bekliyoruz. Resmen bir kadın hamile kallır, üstüne doğurur. Düşünün o derece uzun bir zaman dilimi. Ne demek lan bu! diye isyan çıkarsak dahi bir boka yaramıyoruz. 2 hafta sonra yine bir o kadar bekleyeceğiz 4. sezon için. Neyse ki kitaplar var.




Dizide şimdiye kadar birçok olay oldu. Aslında hepsini anlatmak istiyorum ama spoilerın alası olacağı için duruyorum. Game of Thrones'a başlamadıysanız 1 saniye bile düşünmeyin ve hemen torrente veya dizimag'e saldırın derim. Pişman olamayacaksınız, çünkü dünyanın en iyi dizilerinden birine başlıyorsunuz. Her bölüm sizi daha da içine çekecek ve fanı yapacak.

Benim favori karakterim Khaleesi, peki ya sizin favori karakteriniz kim?


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Acemİlİğİnİ Manİsa'da Yapacak Askerler İçİn Önemlİ Bİlgİler

Herkese yeniden merhaba. Biliyorum eskisi gibi sık yazmıyorum, ama geç de olsa bu konu hakkında bir şeyler yazacağım için mutluyum. Bugünkü konumuz askerlik. Ben 354 KD olarak askerliğimin acemiliğini Manisa'da, ustalığını ise Kıbrıs'ta yaptım. Daha önceden bilgiler toplamıştım ama sağlam ve toplu bir kaynak bulmakta zorlanmıştım maalesef. Ben de sonra buralara gidecek arkadaşlar aynı durumu yaşamasın diye kaynak niteliğinde bu yazıyı yazıyorum. Kasım celbinde gidecek olan arkadaşlara da şans ve sabır diliyorum. Umarım bir an önce biter. Kısa dönem, uzun dönem... Hiç fark etmez. Manisa Batı Kışla'ya ve Kıbrıs'a, özellikle Magosa'ya askerliğin düştüyse bu yazı tam sana göre. Okumadan geçme sakın... Ayrıca Lefkoşa ve Girne hakkında da bilgiler vereceğim ucundan... Bu yazıda Manisa'dan bahsedeceğim, diğer yazıda ise Kıbrıs. Usta birliği olduğu için Kıbrıs daha uzun sürecek.


Acemi Birliği Manisa Batı Kışla 
Başlıyoruz. Arkadaşlar ben askerliğimi öğrendikten sonra int…

Güney Kore'ye Gİtme ve Yerleşme Yöntemlerİ

Uzun bir aradan sonra yeniden karşınızdayım... Özlediniz mi beni? :) Yazmış olduğum "Bigbang'e hediye gönderme"yazısı tam olarak bir geri dönüş değildi. Asıl dönüşü bu yazıyla yapıyorum. Aslında böyle bir yazı yerine taslaklarımda yer alan "askerlik" yazısını bitirip yayınlayacaktım ama askerliği şu sıralar aklıma getirmek istemiyorum. O yazı için biraz daha bekleyeceğiz. Peki neden böyle bir yazı yazmak istedim? Tek cümleyle "ben de bilmiyorum" Akşam akşam eğlenmek istedim, bu konu üzerinden de eğlenceli bir şeyler karalayayım dedim. 

Bu yazıdaki örnek ülkemiz Güney Kore ama siz bunu Japonya, Çin, Tayvan veya başka bir ülke için de ele alabilirsiniz. Zaten belli başlı aynı konular oluyor. Gözümüzün nuru, Türk gençlerinin hayali, ünlü dolu sokaklarıyla Seul, meşhur sahili, sevimli aksanıyla Busan, muhteşem manzarası, lezzetli deniz ürüyleriyle Jeju Adası ve diğerleri... Güney Kore kesinlikle iştahımızın açılmasına sebep oluyor değil mi? Neredeyse 10.00…

Kore ve Japon dizilerini yayınlayan Türk kanalı

Başlık aslında güzel bir isteği sunuyor bize. Bu yazıda biraz daha detaya ineceğim, kendi düşüncelerimi sunacağım size. Şu sıralar Twitter’da devam etmekte olan bir etkinlik var. #TURKEYwantsKBSTURK tag’i Trending Topic’e sokulmaya çalışılıyor. Bu kadar zahmete girmeye gerek olmadığını düşünüyorum ben. Çok çok yakınımızda bulunan bir şeyi değiştirme imkanına sahip olabiliriz belki de. Nasıl mı? Bu yazı işte bunu anlatıyor.Planet kanalları var bilir misiniz?
Planet Sinema
Planet Çocuk
Planet Pembe gibi.
Türk kanalları bunlar, tematik kanallar. İşte bu kanallardan Planet Pembe'de sürekli Latin dizileri yayınlanıyor. 5 6 sene öncesine kadar çok popüler olan Latin dizileri. Onların yerini Asya dizileri aldı, ama bizim ülkede bunu duyuramadık maalesef.
Ben olsam Planet Pembe kanalının Latin dizilerini bırakıp Kore ve Japon dizileri yayınlamasını sağlardım. Adı da Planet Asya olurdu mesela.
Bu kanalların reyting derdi yok, ama reklam …