Ana içeriğe atla

Bazen bir köprü sadece bir köprü değildir


Küçüklüğümden beri köprüleri oldukça ilgi çekici bulmuşumdur. Bunun en büyük nedeni ilk oturduğumuz evin farklı bir köprü ile yan yana olmasıydı sanırım. Zonguldak dik bir şehir, bu yüzden halk arasında "merdivenli şehir" olarak da anılıyor. Her yere basamak çıkarak gidiyorsunuz. İnsanlarının fit olmasının en büyük nedeni de budur hatta. Bizim oturduğum yer olan 202 Evleri'nin farklı bir girişi vardır. Biz birinci katta oturmamıza rağmen sitenin giriş kapısından girip 2 kat inerek evimize ulaşıyorduk. Yanlış okumadınız! Orada evlere 3. kattan giriş yapıyordunuz. Yol bittiğinde sizi bir köprü karşılıyor, üzerinden yürüdüğünüz o uzun köprü belli aralıklarla sağa doğru da uzuyor. Evlerle köprü bu şekilde birleştirilmiş, bu yüzden bütün giriş kapıları üçüncü katta. Bizim oturduğumuz evin köprüsü bayağı genişti. Biz üzerinde top bile oynardık. İşin tek kötü aşağı düşerse biz de almak için sürekli inip çıkardık. Zamanla alışıyor tabi insan. O köprü üzerinde yaz ayları kocaman şemsiyeler açılır, masalar kurulur ve yemekle yenirdi. İftarı kocaman bir masanın etrafında beklerdi site sakinleri. Diğer sitelerde yaşayan kişiler de aynı şeyi yapardı. Zonguldak dışında başka bir yerde böyle bir köprü görmediğim için ufacık yaşadığım o zaman idliminde ben de derin ve güzel hisler bırakmıştı.

İstanbul'da taşındığımız yerlerin hepsinde de köprü vardı. Küçükken köprünün ortasında durur ve geçen arabalara el sallardık. En çok da otobüs şöförleri küçük ellerimize karşılık verirdi. Ayaklarımı korkuluktan sallandırıp orada oturmak hoşuma giderdi. İlk kez Boğaz Köprüsü'nü gördüğüm zaman nefesim kesilmişti. Muhteşem bir güzelliğe tam ortadan bakıyorsunuz, manzara olağanüstü! Hala Boğaz Köprüsü'nden geçerken heyecanlandırın, etrafa iyice bakmaya çalışırım. O manzara paha biçilemez değerlikte. O manzarayı hiç görmeyen bilemez.



Dünyadaki değişik ve ilginç köprüleri merakla araştırmayı seviyorum. Paris'teki zıplayan köprü, Japonya'daki tarihi köprüler, Çin'in saydam yüzeye sahip köprüsü, Güney Kore'deki gökkuşağı köprüsü, yine Japonya'da bulunan dünyanın en yüksek konumunda yer alan o muhteşem köprü, Çin'de bulunan dünyanın en uzun köprüsü, Yunanistan'ın küçük adalarını birbirine bağlayan zincirleme köprüler hep beni heyecanlandırıyor. Farklı olmayı seven insanları daha bir seviyorum. Sıradan bir şeyler yapmak yerine düşünüp özgün eserler ortaya çıkartıyorlar. Bunu sadece köprü olarak söylemiyorum, mimari anlamda her daim farklılığı daha çok seviyorum. Bizim Unkapanı'nda yer alan su kemerine bile bayılıyorum, altında geçiyoruz arabayla. Sonuçta bu da farklı bir şey.

Bazı insanlar gemileri sever, bazıları ise uçaklara hastadır. Ben ise bir tren ve köprü tutkunuyum. Tren sevgim daha önde, hatta o da çocukluğumda gelen bir şey. Hala küçükken ailemin aldığı tren setini saklıyorum mesela. Böyle küçük şeylere ilgi duymak bence güzel. Aslında her insanın kendine sakladığı ve mutlu olduğum küçük eğlenceler, ilgi alanları vardır. Köprü sevgisi daha bir azınlığa hitap ediyor, tren ise daha fazla. Uzakdoğu ise daha daha fazla... Ama en önemlisi paylaşabilecek en azından bir ikişi bulabilmek. O zaman daha da güzel oluyor.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Acemİlİğİnİ Manİsa'da Yapacak Askerler İçİn Önemlİ Bİlgİler

Herkese yeniden merhaba. Biliyorum eskisi gibi sık yazmıyorum, ama geç de olsa bu konu hakkında bir şeyler yazacağım için mutluyum. Bugünkü konumuz askerlik. Ben 354 KD olarak askerliğimin acemiliğini Manisa'da, ustalığını ise Kıbrıs'ta yaptım. Daha önceden bilgiler toplamıştım ama sağlam ve toplu bir kaynak bulmakta zorlanmıştım maalesef. Ben de sonra buralara gidecek arkadaşlar aynı durumu yaşamasın diye kaynak niteliğinde bu yazıyı yazıyorum. Kasım celbinde gidecek olan arkadaşlara da şans ve sabır diliyorum. Umarım bir an önce biter. Kısa dönem, uzun dönem... Hiç fark etmez. Manisa Batı Kışla'ya ve Kıbrıs'a, özellikle Magosa'ya askerliğin düştüyse bu yazı tam sana göre. Okumadan geçme sakın... Ayrıca Lefkoşa ve Girne hakkında da bilgiler vereceğim ucundan... Bu yazıda Manisa'dan bahsedeceğim, diğer yazıda ise Kıbrıs. Usta birliği olduğu için Kıbrıs daha uzun sürecek.


Acemi Birliği Manisa Batı Kışla 
Başlıyoruz. Arkadaşlar ben askerliğimi öğrendikten sonra int…

Güney Kore'ye Gİtme ve Yerleşme Yöntemlerİ

Uzun bir aradan sonra yeniden karşınızdayım... Özlediniz mi beni? :) Yazmış olduğum "Bigbang'e hediye gönderme"yazısı tam olarak bir geri dönüş değildi. Asıl dönüşü bu yazıyla yapıyorum. Aslında böyle bir yazı yerine taslaklarımda yer alan "askerlik" yazısını bitirip yayınlayacaktım ama askerliği şu sıralar aklıma getirmek istemiyorum. O yazı için biraz daha bekleyeceğiz. Peki neden böyle bir yazı yazmak istedim? Tek cümleyle "ben de bilmiyorum" Akşam akşam eğlenmek istedim, bu konu üzerinden de eğlenceli bir şeyler karalayayım dedim. 

Bu yazıdaki örnek ülkemiz Güney Kore ama siz bunu Japonya, Çin, Tayvan veya başka bir ülke için de ele alabilirsiniz. Zaten belli başlı aynı konular oluyor. Gözümüzün nuru, Türk gençlerinin hayali, ünlü dolu sokaklarıyla Seul, meşhur sahili, sevimli aksanıyla Busan, muhteşem manzarası, lezzetli deniz ürüyleriyle Jeju Adası ve diğerleri... Güney Kore kesinlikle iştahımızın açılmasına sebep oluyor değil mi? Neredeyse 10.00…

Pretty Little Liars: Sırları olan bir kıza asla güvenme.

Türkçe’ye Sevimli Küçük Yalancılar olarak çevrilen Sara Shepard’ın bu güzel serisinde şu anda 11 tane kitap bulunmakta. 12. kitap 1 Haziran 2012’de raflarda olacak. Ama ben 2 sezondur yayında olan dizisi hakkında yazacağım. Pretty Little Liars (Bundan sonra kısaltmaya gidip PLL diye bahsedeceğim) içindeki gizlilikleri çok ustacak kullanan bir gizem/gençlik dizisi.      Aslında dizimizin çok basit bir konusu var. 5 kişilik arkadaş grubunun lideri olan Alison DiLaurentis ani bir şekilde ortadan kaybolur. Bu olaydan bir sene sonra (kitapta bu süre aslında 3 senedir) geride kalan 4 kızımızı, yani bebeğim Spencer, Emily, Hanna ve Aria sms’ler almaya başlarla. Hem de A isimli biri tarafında.      Dizi bunun üzerinden ilerliyor kısaca. Tabi bu arada dağılan grubun yeniden bir araya gelmesi, A’nin kim olduğunu öğrenme çabaları, beyin fırtınaları, aşklar, ihtiraslar ve sorular, sırlar, sorular, sırlar, sorular, sırlar.. A kim? Kızlardan ne istiyor? Alison ölmedi mi? Sadece onun bildiği sı…