Ana içeriğe atla

Kore dizilerinin Türk versiyonları

Kore filmlerinin alınmasından sonra yapımcılar doymamış olacak ki gözlerini Kore dizilerine çekmiş. Daha önce East of Eden’ın Samanyolu TV tarafından alınıp uyarlanmasından sonra asıl bomba bugün patladı. Kore dizilerinin takip edenler arasında ayrı bir öneme sahip, dramın kralı olarak olarak adlandırılan I’m Sorry I Love You dizisinin Türk versiyonu geliyormuş.Secret Garden için de böyle söylemler var ama onun yalan olduğuna eminim. Bir kere Çağatay Ulusoy uyuşturucu olayı yüzünden zor günler yaşıyor, ayrıca onun dizisi bitti mi bilmiyorum. Başka dizilerde oynayan oyuncular da var kadroda. ayrıca yazan yer bir blog ve arkadaşı duymuş. Asılsız iddialar, bu gerçek olmayacaktır bence. Ama Fatih Aksoy ve Show TV iş başındaysa Misa geliyor demektir. Madde madde devam edelim.

Mantıklı sebepler

1. Şimdi bizim Türk dizileri ortalama olarak 100 dakika sürüyor. 8’de başlayan dizi 11’de bitebiliyor. E çüş yani. Her hafta bir film kadar uzun olan senaryonun mantık yolundan çıkması da kısa sürüyor. İnsanlar da en çok bu yüzden istemiyor.

2. İstememelerinin en büyük ikinci nedeni ise bölüm sayısı. Yine bizim gibiler sakız gibi uzamalarıyla meşhur. Kore dizileri 16 – 20 bölüm arasındadır (En popülerleri böyledir) Sen şimdi gelip 150 bölüm sürecek ve her bölümü 100 dakika olacak bir diziyi nasıl canlı ve dinamik tutacaksın. Karakterler kanser olacak, 5 kere kaçırılacak, 10 kere evlenmeye kalkıp evlenemeyecek, diziye 5 kere mafya konuk olacak, 25 kere ayrılacaklar, 25 kere barışacaklar, 1250 kere olayları kapı arkasından dinlerken öğrenecekler, ortalama olarak 10 litre gözyaşı akacak ve biz bunu oturup “Ah ah ne güzel dizi, iyi ki uyarlamışlar” mı diyeceğiz? Koca bir HAYIR!!!

3. Misa’daki ve Secret Garden’daki oyuncular karakterlerin haklarını en iyi şekilde vermişlerdi. Biz de esas mesleği oyuncu olmayan kişiler canlandırırsa hakkını veremez. Popülerlik maskesi altında oyuncu olmayan kişilere roller verildiğinde abes duracaktır.

4. Orijinali zaten var. Son zamanlarda Türk dizi sektörü sırtını iyice yabancı dizilere dayadı. Seyirciler orijinal yapımlar görmek istiyor. Sonun kadar da haklılar.

5. Show TV şu anda batık bir durumda. Çok çok kötü günler geçiriyorlar. Misa eğer bu kanalda yayınlanırsa sonsuza kadar bile sürebilir. Ayrıca Doktorlar ve Cennet Mahallesi’nde her gün kaç saat yayınlandığını düşündüğümüz zaman ekranlarımıza tecavüz edeceği de bir gerçek. Öğleden akşama kadar 7 saat Üzgünüm, Seni Seviyorum serüveni çekeceklere şimdiden Allah sabır versin.

6. Dizideki bazı durumlar oldukça Türkleştirilecek. So Ji Sub’u canlandıracak olan kişi “Ya benimsin ya kara toprağın” bile diyebilir. Bu kadar yerelleştirme iyi durmuyor pek, geçmişteki örnekler kanıt olarak önümüzde.

Saçma sebepler

1. Bu dizi sayesinde “oppalarımıza göz dikecekler” diye zihniyet. Bu ne yahu? Böyle saçmalık olur mu? Bunu düşünen insanları ciddiye almak da saçma bir durum. Mantıklı sebepler yukarıda ama onlar yerine böyle diyorsanız üzgünüm ama fazla uçmuşsunuz.

2. Kore’nin hiçbir yerden bir şey almadığını, bizim de onu örnek almamız gerektiğini söyleyenler. Üzgünüm ama kazın ayağı öyle değil. Kore’de bayağı bayağı Japonya’dan beslenen bir ülke. Özellikle mangaları pek sever Koreli yapımcılar. Gerçi bunu diyen BOF’un da Kore yapımı olduğunu zannediyor.

3. Olayı Kpop’a bağlayanlar. Birisi bu akşam Twitter’da “Misa yayınlanmasın” diye yazmış, sonra da 10 taneye yakın Kpop grubunun adını ekleyerek “onlar sadece bizim, tamam mı?” demiş. Olayın Kpop ile nasıl bir bağı anlamadım. Sanırım daldan dala, daldan dala atlayarak Kpop’a kadar ulaşacaklarını zannediyorlar. Evinde fasulye kırarken televizyonda diziyi izleyen Fatma teyzeler, Ayşe ablalar o kadar ileriye gitmez, bunu unutmayalım. Küçükler ise en fazla “Çağatay, duy sesimi seni seviyorum. Nezarette üşümüşsündür, sana battaniye yollayayım” der.

***

Bakalım ilerleyen günlerde neler göreceğiz? Eğer bu Kore dizileri için gerçek bir milat olursa asıl cümbüş o zaman başlayacak. 16 – 20 bölüm süren Kore dizileri sayı bakımından oldukça fazla. Türk dizi yapımcıları altın yumurtlayan kaz, gömü madeni filan bulduklarını düşünebilirler. İşte asıl kabus o zaman başlar. Siz bir de Fox’un keşfettiğini düşünün. Bu kanalın referansları Beni Unutma, Lale Devri, Deniz yıldızı filan… Ne yapıyoruz? Tahtalara vurmayı unutmuyoruz.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Acemİlİğİnİ Manİsa'da Yapacak Askerler İçİn Önemlİ Bİlgİler

Herkese yeniden merhaba. Biliyorum eskisi gibi sık yazmıyorum, ama geç de olsa bu konu hakkında bir şeyler yazacağım için mutluyum. Bugünkü konumuz askerlik. Ben 354 KD olarak askerliğimin acemiliğini Manisa'da, ustalığını ise Kıbrıs'ta yaptım. Daha önceden bilgiler toplamıştım ama sağlam ve toplu bir kaynak bulmakta zorlanmıştım maalesef. Ben de sonra buralara gidecek arkadaşlar aynı durumu yaşamasın diye kaynak niteliğinde bu yazıyı yazıyorum. Kasım celbinde gidecek olan arkadaşlara da şans ve sabır diliyorum. Umarım bir an önce biter. Kısa dönem, uzun dönem... Hiç fark etmez. Manisa Batı Kışla'ya ve Kıbrıs'a, özellikle Magosa'ya askerliğin düştüyse bu yazı tam sana göre. Okumadan geçme sakın... Ayrıca Lefkoşa ve Girne hakkında da bilgiler vereceğim ucundan... Bu yazıda Manisa'dan bahsedeceğim, diğer yazıda ise Kıbrıs. Usta birliği olduğu için Kıbrıs daha uzun sürecek.


Acemi Birliği Manisa Batı Kışla 
Başlıyoruz. Arkadaşlar ben askerliğimi öğrendikten sonra int…

Güney Kore'ye Gİtme ve Yerleşme Yöntemlerİ

Uzun bir aradan sonra yeniden karşınızdayım... Özlediniz mi beni? :) Yazmış olduğum "Bigbang'e hediye gönderme"yazısı tam olarak bir geri dönüş değildi. Asıl dönüşü bu yazıyla yapıyorum. Aslında böyle bir yazı yerine taslaklarımda yer alan "askerlik" yazısını bitirip yayınlayacaktım ama askerliği şu sıralar aklıma getirmek istemiyorum. O yazı için biraz daha bekleyeceğiz. Peki neden böyle bir yazı yazmak istedim? Tek cümleyle "ben de bilmiyorum" Akşam akşam eğlenmek istedim, bu konu üzerinden de eğlenceli bir şeyler karalayayım dedim. 

Bu yazıdaki örnek ülkemiz Güney Kore ama siz bunu Japonya, Çin, Tayvan veya başka bir ülke için de ele alabilirsiniz. Zaten belli başlı aynı konular oluyor. Gözümüzün nuru, Türk gençlerinin hayali, ünlü dolu sokaklarıyla Seul, meşhur sahili, sevimli aksanıyla Busan, muhteşem manzarası, lezzetli deniz ürüyleriyle Jeju Adası ve diğerleri... Güney Kore kesinlikle iştahımızın açılmasına sebep oluyor değil mi? Neredeyse 10.00…

Kore ve Japon dizilerini yayınlayan Türk kanalı

Başlık aslında güzel bir isteği sunuyor bize. Bu yazıda biraz daha detaya ineceğim, kendi düşüncelerimi sunacağım size. Şu sıralar Twitter’da devam etmekte olan bir etkinlik var. #TURKEYwantsKBSTURK tag’i Trending Topic’e sokulmaya çalışılıyor. Bu kadar zahmete girmeye gerek olmadığını düşünüyorum ben. Çok çok yakınımızda bulunan bir şeyi değiştirme imkanına sahip olabiliriz belki de. Nasıl mı? Bu yazı işte bunu anlatıyor.Planet kanalları var bilir misiniz?
Planet Sinema
Planet Çocuk
Planet Pembe gibi.
Türk kanalları bunlar, tematik kanallar. İşte bu kanallardan Planet Pembe'de sürekli Latin dizileri yayınlanıyor. 5 6 sene öncesine kadar çok popüler olan Latin dizileri. Onların yerini Asya dizileri aldı, ama bizim ülkede bunu duyuramadık maalesef.
Ben olsam Planet Pembe kanalının Latin dizilerini bırakıp Kore ve Japon dizileri yayınlamasını sağlardım. Adı da Planet Asya olurdu mesela.
Bu kanalların reyting derdi yok, ama reklam …