Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Ağustos, 2012 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Bırak inceldiği yerden kopsun

Bugünlerde kafamı kurcalayan bir durum var. Fazlaca düşünüp durduğum için kötü bir özelliğim yeniden gün yüzüne çıktı. Ben hiçbir şeyi kolay bir şekilde kopartıp atamıyorum!!!Hayatımdan kolay bir şekilde insan çıkartmıyorum. Yanlış olduğunu düşündüğüm durumları karşı tarafa iletirim. Hatta arkadaşlarımla uzun uzun konuşurum da. Ama iş tamamen silmeye gelince bir durup düşünüyorum. Acaba nasıl bir tepki verecek? Üzülür mü? Kızar mı? Ne hisseder? Bu tarz sorular kafamı kurcalıyor. Facebook ve Twitter’dan insanları arkadaşlıktan çıkartıp takip etmeyi bırakmadan önce soluklanıp kafa yormuşluğum var yahu. Oldukça gereksiz bir durum, zaten çıkarmak isterken neden karşı tarafı düşünüyorum ki? Fazla mı optimistim? Fazla mı salağım? Fazla mı safım? Tek bildiğim fazla düşünüyor olmam. Neyse ki bu konuda gelişme kaydedebildim. Artık düşünceler denizinde boğulma tehlikesi geçirmeden elim fareye rahatlıkla gidebiliyor.Yukarıdaki konuda gelişme gösterdim ama diğerleri için hala iyimser bir adım ata…

Hayatımı baştan aşağı yenilemek istiyorum

Hellooooooooooooooooooooooooooo2012. Once again. LEE is coming back. Hellooo..Bu kişisel bir yazıdır. Bu sefer hemen girişte söylemek istedim. Hayat akışımla ilgili gelişmelerden, neler yaptığımdan, neler yapmak istediğimden ve son zamanlardaki düşüncelerimden, beğenilerimden, yermelerimden bahsetmek istiyorum. Gün içerisinde yeterince uyuyamazsam doğru düzgün bir iş yapamadığımı tam anlamıyla anlamış bulunmaktayım. 5 sayfalık bir proje hazırlamam gerekiyor ama bugün tek harf bile girmedim. Ama eminim Cuma’ya kadar çoktan bitmiş olacaktır. Size de oluyor mu böyle? Yalnız ben bütün gün iş yapamıyorum. Gördüğünüz gibi anca kendime geldim ve buraya yazıyorum. Bu huyumdan vazgeçmem lazım. Arkadaşım bir vitaminden bahsetti ama ilaçlarla aramda soğuk bir mesafe tutmayı sevdiğim için yakın bulmadım bu durumu. Bu bloga okuyanlar 24 saatten şikayet ettiğimi iyi bilirler. Yine şikayet etmek istiyorum. Ama bu sefer saat saat gidelim. 7.30 Uyanma. 8.00 Evden çıkma.9.30 İş başı yapma.12’ye kadar h…

Tatile gidiyorum

Şarkımız bu olsun”Aslında bu yazıyı bu kadar geç yazmayacaktım. Nedense elim bir türlü klavyeye gitmedi, sanırım tatil modunda biraz erken girdim.Başlık aslında her şeyi anlatıyor ama iki satır karalayayım dedim. İşimde daha 6 aydır çalışmama rağmen izin kullanıp tatile gidebildiğim için çok şanslıyım. Kuzenimin Türkiye’ye gelmesiyle tatil zamanının denk gelmesi ise ayrı bir mutluluk. Oldum olası denizi, güneşi sevmişimdir. Kültür turları da güzel ama dinlenmek, deli gibi gezmek, denize girmek üçlüsünün yerini tutamaz diye düşünüyorum. İnsan o kadar çalıştıktan sonra iyi bir tatili hak ettiğini düşünüyor.Balıkesir – Akçay’a gidiyorum. Huzurlu, eğlenceli ve dinlendirici bir yer. Eskiden Ayvalık’a giderdik, orası daha hareketliydi. Bu sene ise oraya –ve Cunda Adası’na- günü birlik gideceğiz. Bayram tatili haftayla birleşseydi Bodrum’a geçme planlarım vardı ama olmadı. Onun yerine İstanbul’a geri dönüp Cuma akşamı Zonguldak’a geçiş yapacağım. Biraz hareketli bir ay olacak benim için. Ta…

Her şeyi okumak istiyorum

Her şey ben küçükken annemin bana “kelime” öğreten çocuk kitapları almasıyla başlamış. Annem oldukça idealist bir kadındır. Kafasına bir şeyi koyarsa kesinlikle yerine getirir. Şu hayatta eğitime de inanılmaz derecede önem verir. O yüzden daha ben küçücükken eğitime başlamış. Okula başladığımda okuma yazmayı biliyordum. Hatta ilk gün hoca çizgiler çizdiriyor diye sıkılmış ve okuldan kaçmıştım. Bir an önce okumaya geçmek istiyordu sanırım canım. Okula başladığım günden sonra da elime ne geçerse okudum. Hem de deli gibi…Etrafımı gözlemlemeyi oldukça seven biriyim. Özellikle bilmediğim bir güzergahta ilerliyorsam sürekli etrafıma bakarım. Otobüste, tramvayda, trende giderken sürekli yollardaki tabelaları okurum. Hatta bir ara abartıp gördüğüm internet sitelerini not alıyordum. Sonra da eve gelip giriyordum. Merak işte…Kapının önüne bırakılan broşürleri, yemekhanede her gün oturduğumuz masanın üzerine bırakılmış olan ilanları filan hep okurum. 3 harf yan yana geldiğinde sanki ben de onlar…