Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Haziran, 2012 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Emin olduğum tek şey masum güzelliğiydi

Metrobüs durağında beklerken bile sıkılabilen bir yapıya sahip olduğum için, o süre esnasında bile gözlerim keşif için farklı yönlere bakabiliyor. Hani böyle bir anda şapşal bir şekilde durup bön bön bakarsınız ya? Aynı durumun alasını yaşadığımı belirtmek istiyorum. O “masumluğu” hiç unutmayacağım.Bazı insanlar giydikleriyle, bazıları hal ve hareketleriyle dikkat çeker. Ama bazı insanlar vardır; onların ekstra bir çaba sarf etmesine gerek kalmıyor. İşte bu kişi de aynen böyleydi. Metrobüs durağında mal gibi 34A’nın gelmesinin beklerken gözlerim onu süzüyordu. Saçları bir harikaydı. Hayattaki ender zaaflarımdan biri olan saç bandı çok güzel duruyordu. Uzun, kestane rengindeki saçları şampuan reklamında çıkmış gibiydi. Eminim enfes kokuyordu. Saçları kulaklarını kapatmıştı. Kulaklık takıyordu. Kabloları boynundaki kolyeyle karışmış bir şekilde aşağı doğru süzülmüştü. Hafif ritimli bir şarkı dinlediği belliydi. Bir yandan sözleri mırıldanırken, bir yandan da yavaş yavaş ritim tutuyordu.…

Hangi K-pop klibinin hikayesini yazayım?

Değişik şeylere devam edelim dedim ve böyle eğlenceli bir yazı(hikaye) dizisi yapmak istedim. Başlık aslında her şeyi anlatıyor ama biraz detaylandırmak lazım tabi.Trouble Maker’ın klibini izliyordum bu akşam ve kendi kendime “bunun hakkında ne güzel one-shot (tek bölümlük hikaye) yazılır” dedim. Sonra demekle kalmak istemedim. Kafama da yatınca hikaye sözü verdim kendi kendime. Ama sadece Trouble Maker’la kalmamalıydı bu durum. Çünkü gerçekten birbirinden harika K-pop klipleri var piyasada. Hatta bazıları muazzam ve benim gibi bir sürü insan bunları ayıla bayıla izliyor. O yüzden hem bana, hem de size burada iş düşecek. Ne mi yapmalısınız? Hemen anlatıyorum.1. Öncelikle anketi cevaplamanız lazım. 10 tane Kpop grubu ve klibi arasından bir tane seçim yapmalısınız. Neden o grubu ve klibi seçtiğinizi yorumlarınızda belirtirseniz çok faydalı olur. Bunu es geçmeyelim lütfen.2. Bu anketi paylaşabilirseniz güzel olur. Ne kadar çok oy ve fikir olursa çıkacak sonuç ve oluşacak ortam o kadar le…

2NE1 albümü …………’ye gidiyor

Naega jeil jal naga!!!Ve geldik sonucun açıklanacağı zamanı. Şu yazımda 2NE1 albümü hediye edeceğimde bahsetmiştim. Yazıyı yazdığım zamandan bu yana oldukça güzel yorumlar geldi. Gerçekten her birini zevkle okudum/okuduk. Ellerinize sağlık diyorum, harikasınız. Ama maalesef bir tane birincimiz olabiliyor. Gönlüm tabi ki yorum yapan herkese albüm hediye etmekten yana bu maalesef imkansız şu an için. İleride çok zengin olursam Kore’den getirtirim bol bol hediye etmek için : ) Şaka bir yana şimdi esas konuya geçip sonucu açıklayalım. Okurken gerçekten arada kaldığımız yazılar oldu. Aslında hepsini çok beğendik ama en azından 4’e indirmek zorundaydık. Mailleşmeler ve konuşmalarla geçen süre sonucunda şöyle bir 4 oluşturduk:1. Suna Zeren2. Melisa Boybeyi3. Ayşe4. SunchaemeleonDörde indirdikten sonra işimiz daha da zorlaştı. Ben daha önce hiç hediye vermedim blogumdan. İşin bu kadar zor olduğunu bilmiyordum. Bundan sonra hediye olayı olursa random.org’a başvurmayı düşünüyorum. Çünkü böyle j…

Seni paramla döverim bakışı..

Hayat bazen çok boktan olabiliyor.Şimdi dün ben haber için Maçka'daki MAC spor salonuna gittim. Bina süper, içindeki eşyalar harika, eğlenmek, spor yapmak ve rahatlamak için enfes bir yer. Ama bir tek eksiği var: İçindeki insanlar!
Ben bu kadar suratsız bir ortamın anca sabah trafiğinde ilerlemeye çalışan kırmızı körüklü otobüsünün içindeki zavallı insanlarda olduğunu düşünürdüm. Ama yanılmışım. Gayet lüks bir tesisin içinde "siktir olup gitsem şu yerden" suratlarını bolca gördüm. Bir de sahte gülümsemeler var tabi. Önce adam gülümsüyor, aradan 5 saniye geçtiğinde bu sefer somurtmaya başlıyor. Bir tutarsızlık var ama sanki makine gibi bu olay devam ediyor.
Ayrıca bu tarz yerlerde bir süzme, bir hava atma olayı da var ki evlere şenlik. Tablet (artık laptop yok, demode oldu onlar tabi) bilgisayarında morhipo, trendyol, markafoni gibi sitelere girip elbiseler bakan kızlar sizin gördüğünde anında kibirlerini ortaya çıkartıyorlar. Sanki New York Times'ın sitesinde girip ma…

Atlasam arabaya, gitsem huzura…

Sabahın köründe kalkmak hiç bana göre bir durum değil ama el mahkum. İzmir’den geleli 10 gün olmuştu ve ben bir tatili daha hak ediyordum.Saçımı başımı düzeltiyorum. Sonunda yaz geldi ve kısa kollu giysileri dolabıma yerleştirebildim. Ayna karşısında debelenmenin hiçbir anlamı yok. Hoca sakalına benzeyen kıllarım ile mutluyum ama biraz kısaltmam lazım. Bıyıklar ise tek kelimeyle yakışıyor. Kendimi sakalsız düşünemiyorum. Sinek kaydı olduğum ender zamanlarda da hep çıplak gibi hissetmiştim zaten. Listedeki her maddeyi yerine getirdim. Gözlükler, fotoğraf makinesi, cep telefonu, yedek batarya, mp3 çalar, gezi kitapları, okunacak romanlar, bir sürü giysi, parmak arası terlikler, şortlar… Her şey tamam. Şimdi sadece dışarıdan gelecek eski model korna sesini bekliyorum. Ve sonunda mutlu bir şekilde ötüyor araba. Cama çıkıp “geliyorum” diye bağırıyorum. Hemen Converse’lerimi ayağıma geçirip aşağı iniyorum. Bizim grup ile sarılıyorum. Toplam 5 kişiyiz, beşimiz de birbirinde deli ve coşkuluyu…