Ana içeriğe atla

[Blog Tur] Obsidiyen - Jennifer L. Armentrout + Yazar Biyografisi

Kitap Obsidiyen
Yazar Jennifer L. Armentrout
Yayıncı DEX
Yayın Tarihi Aralık 2012
Tür Fantastik, Romantizm, Genç-Yetişkin

TANITIM

obsidiyenonkapak[4]Her şeye yeniden başlamak çok berbat.

Annemle birlikte Batı Virginia'ya taşındığımızda, kendimi sıkıcı işlere adamıştım, ta ki tüyler ürpertici yeşil gözleri ve kaslı vücuduyla yan komşumuz karşımda dikilene kadar.

Ama işler tahmin ettiğiniz gibi gitmedi. O, ağzını açtı.

Daemon hem kabaydı hem de kendini beğenmiş bir pislikti.

Birbirimizden hoşlanmamıştık. Tam hikâye burada bitiyordu ki bir kazaya uğradım ve Daemon zamanı dondurarak beni kurtardı.

Yakışıklı uzaylı komşum üzerimde bir iz bırakmıştı.

Yanlış okumadınız. O, bir uzaylı. Daemon ve kız kardeşinin yeteneklerini çalmak isteyen düşmanları vardı ve Daemon'ın bıraktığı iz bütün düşmanları başıma toplamıştı.

Bu korkunç durumdan canlı kurtulmak içinse tek yapmam gereken üzerimdeki uzaylı izi etkisini yitirene kadar

Daemon'ın yanından ayrılmamaktı.

***

Bu tanıtım bile insanların oldukça ilgisini çekebiliyor değil mi? Vampirler, kurt adamlar, büyücüler derken sanki uzaylıları son zamanlarda biraz geri plana itmiştik. Bu duruma "dur" diyen kişi Jennifer L. Armentrout oldu.

Obsidiyen young adult diye tabir ettiğimiz türün diğer örneklerine nazaran daha iyi bir örneği. Bunda esas kız olan Katy'nin rolü büyük. Sözünü esirgemeyen, dediğim dedik, salak olmayan biri Katy. Ayrıca tam bir kitap kurdu ve kitap blogu var. Zaten bu kadar çok kitaplara düşkün olan bir karakterin aptal olmasını beklemek abes olurdu. Ama sonuçta Katy de bir kız, hem de kanının en çok kaynadığı yaşlarda. Bütün bunların üzerinde bir de Florida gibi egzotik bir yerden Virgiana'ya taşındığında içinde büyük değişimler oluyor. Yan komşularının amiyane tabirle "taş ötesi" olması da tuz biber ekiyor.

“Dünyadaki tüm paraları verseler bile ona dokunmayacak olsam da, onun normal arzulamasını istediğimi itiraf edecek kadar olgundum”

Katy komşusu Daemon'ı gördüğünde içi gider, ona aval aval bakmaya başlar. Yarı çıplak karşısına çıkan Daemon, kızımızın kanının fokurdamasına neden olur. Klişe diye tabir edebileceğimiz bu tanışma sonrasında ikilimiz bir daha ayrılamayacaktır. Peki neden mi? Bunun nedenini ve çok daha fazlasını öğrenmek istiyorsanız Obsidiyen'i okumalısınız.

Daemon'ın öküz, hödük, fazlasıyla açık sözlü ve ukala yorumlarına Katy anında cevap verse de çocuğun peşinden ayrılmıyor, ayrılamıyor. Yazar burada ikiliyi olabildiğince beraber anlatmaya özen göstermiş. Daemon'ın düşünceleri ve sözlerine anında hem Katy, hem de biz okuyucular cevap verebiliyoruz. Bu bakımdan kitabın sıkıcı olmadığını söylemek istiyorum.

Serinin ilk kitabı olduğu için tanıtım kısımları biraz fazla olabilir, ama bunun gayet normal bir durum olduğunu siz de iyi biliyorsunuz. Kitapta betimlemeden çok konuşmaların fazlalığı dikkatimi çekti. Konuşmaların fazla olduğu kitapları ben daha çok seviyorum, bazı yazarlar betimleme yapacağım diye insanların kemik yapılarını bile anlatıyor neredeyse. Zaten kitabın tamamında betimlemeler çoğunluklu Daemon ve onun "mükemmelliği" üzerinden gidiyor. Grinin Elli Tonu'nda Christian Grey'in özellikle gözleri çok plandaydı, burada da Daemon'un vücudu "ben buradayım" diye bağırıyor. Yazar belli kalıplara bağlı kalmadan fiziksel tasvirlerin altından başarıyla kalkmış, tebrik etmek gerek.

Kafa boşaltmak, rahatlamak istiyorsanız bu kitabı okuyun. Gizemi, duyguları, young adult tarzını seviyorsanız kesin okuyun. Yazarın kendini tekrar etmemesi, serinin devamında daha büyük olayların gelecek olması ve klişe başlayıp ama özgün bir şekilde devam eden ilişki temalı konuşmalar ve betimlemeler benim artı verdiğim kısımlar oldu.

Obsidiyen için puanım 5 üzerinden 3.75 Normalde küsuratlı sayıları sevmem ama nedense elim 4'e gitmedi. Çünkü kitabın sonuna doğru şaşırmak istiyorsunuz. Ama yazar burada sürpriz bir son, serinin devamı için bir "bomba" hazırlamamış. Kitabı okuyan arkadaşıma sorduğumda ise tam tersi bir yanıt aldım. Kısacası kitabın sonu kişiye göre değişebilen nitelikte, ama her halükarda kötü olmadığını rahatlıkla söyleyebilirim.

Bir young adult kitabına göre ciddi yazmış olabilirim, bunu kabul ediyorum. Ama kitabın içeriği kadar yazarın ve karakterlerin ruh hallerine de değinmek istedim. Bu kitabın türdaşlarına göre oldukça fazla artısı var. Bu da almak ve okumak için en iyi nedendir diye düşünüyorum. "Obsidiyen'i alın, siz de Daemon'a tutulanlar olun" derim.

Yazar Hakkında  

Jennifer ArmentroutJennifer Batı Virgina’da, Martindburg şehrinde yaşıyor.

Onun hakkında duyduğunuz her söylenti doğru değildir. Yazım işiyle yoğun olarak ilgilenmediği zamanlarda kitap okuyarak, egzersiz yaparak, berbat zombi filmleri izleyerek, yazıyormuş gibi yaparak, kocası ve Jack Russel köpeği Loki ile vakit geçiriyor.

Yazar olma hayali, vaktinin büyük bir kısmını kısa hikayeler yazarak geçirdiği matematik derslerinde başladı. Bu, matematikten kötü notlar almasının da en büyük sebebidir. Jennifer genç okurlar için paranormal, bilim-kurgu, fantezi ve modern aşk hikayeleri yazıyor.

Ayrıca J. Lynn takma adıyla yetişkinler için aşk romanları da yazıyor.

"Ben bu yazıyı sevdim, kitap da ilgimi çekti" diyorsanız sizin için bir sürprizimiz var. Obsidiyen'e çok kolay bir şekilde sahip olabilirsiniz. Bu kitaptan 2 tane hediye ediyoruz. Detayları okumak için buraya tıklamanız yeterli.

17-21 Aralık Tur Programı

mirielenda.blogspot.com: Kitap Yorumu-Çekiliş

raflarinarasindan.blogspot.com: Kitap Yorumu-Ön Okuma

sssuigenerisss.blogspot.com: Kitap Yorumu- Tanıtım Videosu

metropolgunluğu.blogspot.com: Kitap Yorumu- Yazar Biyografisi

thcodex.blogspot.com: Kitap Yorumu-Yarışma- Yazarla Röportaj

Bu blogdaki popüler yayınlar

Acemİlİğİnİ Manİsa'da Yapacak Askerler İçİn Önemlİ Bİlgİler

Herkese yeniden merhaba. Biliyorum eskisi gibi sık yazmıyorum, ama geç de olsa bu konu hakkında bir şeyler yazacağım için mutluyum. Bugünkü konumuz askerlik. Ben 354 KD olarak askerliğimin acemiliğini Manisa'da, ustalığını ise Kıbrıs'ta yaptım. Daha önceden bilgiler toplamıştım ama sağlam ve toplu bir kaynak bulmakta zorlanmıştım maalesef. Ben de sonra buralara gidecek arkadaşlar aynı durumu yaşamasın diye kaynak niteliğinde bu yazıyı yazıyorum. Kasım celbinde gidecek olan arkadaşlara da şans ve sabır diliyorum. Umarım bir an önce biter. Kısa dönem, uzun dönem... Hiç fark etmez. Manisa Batı Kışla'ya ve Kıbrıs'a, özellikle Magosa'ya askerliğin düştüyse bu yazı tam sana göre. Okumadan geçme sakın... Ayrıca Lefkoşa ve Girne hakkında da bilgiler vereceğim ucundan... Bu yazıda Manisa'dan bahsedeceğim, diğer yazıda ise Kıbrıs. Usta birliği olduğu için Kıbrıs daha uzun sürecek.


Acemi Birliği Manisa Batı Kışla 
Başlıyoruz. Arkadaşlar ben askerliğimi öğrendikten sonra int…

Güney Kore'ye Gİtme ve Yerleşme Yöntemlerİ

Uzun bir aradan sonra yeniden karşınızdayım... Özlediniz mi beni? :) Yazmış olduğum "Bigbang'e hediye gönderme"yazısı tam olarak bir geri dönüş değildi. Asıl dönüşü bu yazıyla yapıyorum. Aslında böyle bir yazı yerine taslaklarımda yer alan "askerlik" yazısını bitirip yayınlayacaktım ama askerliği şu sıralar aklıma getirmek istemiyorum. O yazı için biraz daha bekleyeceğiz. Peki neden böyle bir yazı yazmak istedim? Tek cümleyle "ben de bilmiyorum" Akşam akşam eğlenmek istedim, bu konu üzerinden de eğlenceli bir şeyler karalayayım dedim. 

Bu yazıdaki örnek ülkemiz Güney Kore ama siz bunu Japonya, Çin, Tayvan veya başka bir ülke için de ele alabilirsiniz. Zaten belli başlı aynı konular oluyor. Gözümüzün nuru, Türk gençlerinin hayali, ünlü dolu sokaklarıyla Seul, meşhur sahili, sevimli aksanıyla Busan, muhteşem manzarası, lezzetli deniz ürüyleriyle Jeju Adası ve diğerleri... Güney Kore kesinlikle iştahımızın açılmasına sebep oluyor değil mi? Neredeyse 10.00…

Kore ve Japon dizilerini yayınlayan Türk kanalı

Başlık aslında güzel bir isteği sunuyor bize. Bu yazıda biraz daha detaya ineceğim, kendi düşüncelerimi sunacağım size. Şu sıralar Twitter’da devam etmekte olan bir etkinlik var. #TURKEYwantsKBSTURK tag’i Trending Topic’e sokulmaya çalışılıyor. Bu kadar zahmete girmeye gerek olmadığını düşünüyorum ben. Çok çok yakınımızda bulunan bir şeyi değiştirme imkanına sahip olabiliriz belki de. Nasıl mı? Bu yazı işte bunu anlatıyor.Planet kanalları var bilir misiniz?
Planet Sinema
Planet Çocuk
Planet Pembe gibi.
Türk kanalları bunlar, tematik kanallar. İşte bu kanallardan Planet Pembe'de sürekli Latin dizileri yayınlanıyor. 5 6 sene öncesine kadar çok popüler olan Latin dizileri. Onların yerini Asya dizileri aldı, ama bizim ülkede bunu duyuramadık maalesef.
Ben olsam Planet Pembe kanalının Latin dizilerini bırakıp Kore ve Japon dizileri yayınlamasını sağlardım. Adı da Planet Asya olurdu mesela.
Bu kanalların reyting derdi yok, ama reklam …