Ana içeriğe atla

Hayat gerçekten çok güzel

alt

Okuyanların ağzı sulansın diye böyle “leziz” bir foto koydum.

Sonbaharı hiçbir şekilde hissetmediğimiz bu sonbahar günlerinde siz de kışın gelmesini eminim benim gibi istemiyorsunuzdur. Keyifli günlerin sonlarına doğru emin adımlarla yaklaşırken İstanbul’un canlılığından hiçbir şey kaybetmemesine ne kadar sevindiğimi anlatamam.

1.5 aydır evden çalışan bir insan olarak öncelikle bu konu hakkında birkaç şey yazmalıyım. Sabahın köründe kalkıp meşhur mu meşhur İstanbul trafiğinde işe gittiğim zaman diliminde evden çalışmayı nasıl mumla aradığımı anlatamam. Kader yüzüme  güldü ve evden çalışma şansını yakaladım. İlk 3 hafta filan gayet mutluydum ama sonraları yavaş yavaş sıkılmaya başladım. Tamam, gayet geç uyanıyorum, işlerimi üzerimde en rahat pijamalarım varken yapıyorum ama aynı zamanda da bir grup sosyalleşme olanağım bile olmuyor. Zaten iletişim okuyan biri olarak adı üzerimde ben bir iletişim insanıyım. Toplantılara ve röportajlara gitsem bile vaktimin çoğu evde geçtiği içtin sıkılıyorum. Kısaca ne umdum ne buldum. Evden çalışmak o kadar da bana göre değilmiş. Bunu bizzat yaşayınca daha iyi anlamış oldum.

İstanbul gibi bir şehirde keşfedeceğiniz binlerce güzellik vardır. Bu şehri doya doya yaşamak lazım, sonuçta Türkiye’de çeşitlilik bakımından en fazla oran burada. Her zaman derim, ben bu şehre aşığım (trafiği hariç) İstanbul’dan başka bir yerde yaşayamam, yapamam.

Bu yüzden son zamanlarda şehrin altını üstünü getirmeye başladık bir arkadaşımla. Cumartesi günü kendimizi Bakırköy’e attık, Yenimahalle, meydan, sahil, Kartaltepe, Osmaniye ve Zuhuratbaba’nın altını üstünü getirdik. Hatta bir ara kaybolduk, akıllı telefonlarımız sağ olsun, onlarla doğru yolu bulduk aha. Bakırköy’de gezmeyi çok seviyorum, çünkü neredeyse her evin bir bahçesi var ve yollardaki yeşillik oranı gayet fazla. Ayrıca insanları da çok kibar ve güler yüzlü. Bir de eski oturduğum yer olduğu için benim ayrıca orada anılarım var.

Önümüzde Avrasya Maratonu var. Gitmeyi çok istiyordum ama o gün şehir dışında olacağım için maalesef katılamayacağım. 17’sinde TÜYAP Kitap Fuarı başlıyor. Biz ilk gün gideceğiz, geçen sene son gün gittiğimiz için istediğim bazı kitapların kalmadığını görmüştüm. Gerçi Tess Gerritsen’ı görmek bana her şeyi unutturmuştu. Bu sene bayağı bir kitap almayı düşünüyorum. Ayrıca Şubat ayınca başlayacağımız yeni proje içinde 5 tane kaynak kitap araştırmasına dalacağız. Kitap fuarlarına bayılıyorum, o kadar çok çeşit oluyor ki. Ayrıca çeşitli etkinlikler, imza günleri ve görmeyi biline inanılmaz indirimler de cabası… Kesinlikle Tüyap’a gitmelisiniz, bu kocaman kitap şölenini kaçırmayın.

Bu blogun, Twitter ve Facebook hesaplarımın bana katkısı oldukça büyük oldu. Mükemmel insanlar tanıdım, kocaman bir aile gibi olduk. İstanbul buluşmalarını oldukça sık yapıyoruz son zamanlarda, nasıl eğlendiğimizi ise kelimelere dökemem. Gelip bizle yaşamalısınız, o derece süper geçiyor. Hepimiz farklılıkları sevdiğimiz için şimdi de bir tren yolculuğu yapacağız bu ay. Sirkeci’den kalkan trene atlayıp Edirne’ye gidiyoruz!!! Başka şehirlerde oldukları için buluşamayan arkadaşlar varken biz İstanbul buluşmalarımızı Edirne’ye taşıyoruz. Music Bank gibiyiz aha. Tren aşığı bir insan olarak bu fikir beni çok heyecanlandırıyor. Buluşmaların ortak amacı muhabbet olduğu için trende bunu oldukça iyi bir şekilde gerçekleştireceğiz. Ayrıca Uzakdoğu yemekleri ise yolculuğumuzu taçlandırmayı düşünüyoruz. Kısaca ben buluşmalarımıza bayılıyorum, ben bizim gruba bayılıyorum aha. Ayrıca Dicle ve Berna ile bir projeye imza attık, o da onay aldığı zaman burada açıklayacağız. Eğer onay alırsa harika olacak, o zaman bizi kimse durduramaz sanırım :)

Mutluyum, huzurluyum, rahatım. Kendime daha çok vakit ayırabiliyorum evden çalıştığım için. Ama bu ayın sonunda tekrardan ofis ortamına dönüyorum. Uyku düzeni, düzenli beslenme, sosyalleşme ve yeni insanlarla tanışma olayını daha çok sevdiğimi anladım. Sonuçta büyüyorum, düşüncelerim, karakterim ve kişiliğim de benimle beraber büyüyor. Bu durum da bunların bir etkisi…

Bu yazı bloguma eskisi gibi daha çok yazacağımın habercisi olsun. Size animeler, diziler, hayatımdaki önemli olaylar, geçmiş, gelecek ve daha birçok şey hakkında yazmak istiyorum. Yeni hikaye yayınlamamı isteyen arkadaşlar vardı, onlar için hemen cevap yazayım. Hikaye olayını Blogger’da ben başlattım, o zamanlar çok az insan yazıyordu.Bu kadar tutulacağını tahmin etmemiştim. Ama şimdi yazanların sayısı gayet fazla. Onları okuyabilirsiniz, içlerinde çok güzel yazanlar var. Ben yeni bir hikayeye başlamayacağım, çünkü ayrıca bir şey zaten yazıyorum. Ama onu yayınlayamam, nedenlerim var. İleride diyorum sadece, ileride… :)

Son olarak tam 10 tane radyo yayını yapmışız, eğer hoşunuza gittiyse ne mutlu bize… Daha önce burada radyo yayını yapmak istediğimi yazmıştım, bunu gerçekleştirdiğimiz için mutluyuz. Sonuçta bizim çekinmemiz yok, utanmıyoruz da hiç aha. O kadar Gangnam Style dansı yapıp yayınladık bile. Sadece eğleniyoruz, eğlendirmeye çalışıyoruz.

Yeni günler, yeni olaylara gebe… Hayat her şeye rağmen oldukça güzel… Her günü dolu dolu değerlendirmeniz, eğlenmeniz ve bol bol gülmeniz dileğiyle…

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Acemİlİğİnİ Manİsa'da Yapacak Askerler İçİn Önemlİ Bİlgİler

Herkese yeniden merhaba. Biliyorum eskisi gibi sık yazmıyorum, ama geç de olsa bu konu hakkında bir şeyler yazacağım için mutluyum. Bugünkü konumuz askerlik. Ben 354 KD olarak askerliğimin acemiliğini Manisa'da, ustalığını ise Kıbrıs'ta yaptım. Daha önceden bilgiler toplamıştım ama sağlam ve toplu bir kaynak bulmakta zorlanmıştım maalesef. Ben de sonra buralara gidecek arkadaşlar aynı durumu yaşamasın diye kaynak niteliğinde bu yazıyı yazıyorum. Kasım celbinde gidecek olan arkadaşlara da şans ve sabır diliyorum. Umarım bir an önce biter. Kısa dönem, uzun dönem... Hiç fark etmez. Manisa Batı Kışla'ya ve Kıbrıs'a, özellikle Magosa'ya askerliğin düştüyse bu yazı tam sana göre. Okumadan geçme sakın... Ayrıca Lefkoşa ve Girne hakkında da bilgiler vereceğim ucundan... Bu yazıda Manisa'dan bahsedeceğim, diğer yazıda ise Kıbrıs. Usta birliği olduğu için Kıbrıs daha uzun sürecek.


Acemi Birliği Manisa Batı Kışla 
Başlıyoruz. Arkadaşlar ben askerliğimi öğrendikten sonra int…

Güney Kore'ye Gİtme ve Yerleşme Yöntemlerİ

Uzun bir aradan sonra yeniden karşınızdayım... Özlediniz mi beni? :) Yazmış olduğum "Bigbang'e hediye gönderme"yazısı tam olarak bir geri dönüş değildi. Asıl dönüşü bu yazıyla yapıyorum. Aslında böyle bir yazı yerine taslaklarımda yer alan "askerlik" yazısını bitirip yayınlayacaktım ama askerliği şu sıralar aklıma getirmek istemiyorum. O yazı için biraz daha bekleyeceğiz. Peki neden böyle bir yazı yazmak istedim? Tek cümleyle "ben de bilmiyorum" Akşam akşam eğlenmek istedim, bu konu üzerinden de eğlenceli bir şeyler karalayayım dedim. 

Bu yazıdaki örnek ülkemiz Güney Kore ama siz bunu Japonya, Çin, Tayvan veya başka bir ülke için de ele alabilirsiniz. Zaten belli başlı aynı konular oluyor. Gözümüzün nuru, Türk gençlerinin hayali, ünlü dolu sokaklarıyla Seul, meşhur sahili, sevimli aksanıyla Busan, muhteşem manzarası, lezzetli deniz ürüyleriyle Jeju Adası ve diğerleri... Güney Kore kesinlikle iştahımızın açılmasına sebep oluyor değil mi? Neredeyse 10.00…

Kore ve Japon dizilerini yayınlayan Türk kanalı

Başlık aslında güzel bir isteği sunuyor bize. Bu yazıda biraz daha detaya ineceğim, kendi düşüncelerimi sunacağım size. Şu sıralar Twitter’da devam etmekte olan bir etkinlik var. #TURKEYwantsKBSTURK tag’i Trending Topic’e sokulmaya çalışılıyor. Bu kadar zahmete girmeye gerek olmadığını düşünüyorum ben. Çok çok yakınımızda bulunan bir şeyi değiştirme imkanına sahip olabiliriz belki de. Nasıl mı? Bu yazı işte bunu anlatıyor.Planet kanalları var bilir misiniz?
Planet Sinema
Planet Çocuk
Planet Pembe gibi.
Türk kanalları bunlar, tematik kanallar. İşte bu kanallardan Planet Pembe'de sürekli Latin dizileri yayınlanıyor. 5 6 sene öncesine kadar çok popüler olan Latin dizileri. Onların yerini Asya dizileri aldı, ama bizim ülkede bunu duyuramadık maalesef.
Ben olsam Planet Pembe kanalının Latin dizilerini bırakıp Kore ve Japon dizileri yayınlamasını sağlardım. Adı da Planet Asya olurdu mesela.
Bu kanalların reyting derdi yok, ama reklam …