Ana içeriğe atla

Dolu dolu gülmek isteyenler için: ATM Er Rak Error



Bazı filmler vardır ya; izlerken hiçbir saniyesinde sıkılmaz ve inanılmaz bir keyif alırsınız. Ama bu filmler nadir bulunur, bazen rastgele karşımıza çıkar. İşte geçenlerde ben de aynı durumu yaşadım. Karşıma mükemmel bir film çıktı, hem de yine Tayland yapımı. Tayland filmlerini hep sevmişimdir. Daha önce favori filmim olan Bangkok Traffic Love Story ve First Love hakkında burada yazmış, Hello Stranger hakkında da görüşlerimi belirtmiştim. Tayland romantik-komedilerine bayılıyorum, adamlar cidden işin altında layıkıyla kalkabiliyorlar. Ve şimdi yine bir öneri ile karşınızdayım. 2011 yapımı ATM Er Rak Error, katıla katıla gülmek isteyenler için ilaç niteliğinden bir film. Şiddetle tavsiye ettiğimi yazının hemen başında belirtmek istiyorum.

Konuya gelirsek; Sua ve Jib aynı bankada çalışan iki sevgilidir. Ama bankanın kurallarından olan “ilişki yasağını” deldikleri için aralarında tartışma yaşanmaktadır. Bankanın bu sıkı kuralı onları evliliğe zorlar. Evlenmeye karar veren çift, evlendikten sonra kimin istifa edip evinin insanı olacağı konusunda bir türlü anlaşamaz. Tam bu sırada taşrada bir ATM’nin hata yüzünden iki misli para vermesi olayı Jib’in başına kalır. Jib ise Sua’ya bu işi hallederse kendisinin istifa edeceğini söyler. Eğer beceremezse ise Sua istifa edecektir. Aralarında iddiaya giren bu iki kişiden hangisi günü kurtarıp iddiayı kazanacaktır?


Filmimizin konusu kısaca böyle. Kısıtlı bir konudan bu kadar yaratıcı ve komik durumlar ortaya çıkardığı için senaristin önünde saygıyla eğiliyorum. Evde resmen bağıra bağıra güldüm, deli gibi kahkaha attığım sahneler oldu. Hiçbir şekilde film sizi sıkmıyor, suyunu çıkarmıyor, yüzünüzde komik gülümsemelere neden oluyor. Uzun süredir böyle bir filme hasrettim.

Filmimizin çifti Sua ve Jib gerçekten de çok şeker bir ikili. Vıcık vıcık bir ilişkileri yok, tam tersine ikisi de oldukça renkli ve “inatçı” kişiliklere sahip. Hiç öyle dram sahneleriyle ağlak mod yaratmamışlar, olabildiğinde gülümsüyor, eğleniyor ve hafif romantizmin içinde sürüklenip duruyoruz.

Pued’in arkadaşı şişman Paed’in stadyumun ortasında “ATM fazla para mı veriyor?” diye bağırmasına yarıldım. Daha sonra futbolcuların 2. yarı başladığında sahaya çıkıp tribünlerde kimseyi görememesi durumunda yaşadıkları şokta gözlerimden yaş geliyordu. Mükemmel olmuş bu sahne, feci komik.

Bankanın genel müdürünün sapık oğlu ve Justin Bieber saçı ise ayrı bir komedi. Adam stajyer olarak girdi, babasından izin aldı ve hemen sulanmaya başladı. Ayrıca şarkıları muazzam, kendisin ayaklı komedi…

Polis üniformasıyla yaşanan her sahne ayrı komikti.

“Kalbimi yerinden söküp sana fırlatıyorum” sahnesini ise anlatamam. İzleyip kendiniz görmelisiniz, o derece.



Sua polis üniforması aldıktan sonra silah almak için kırtasiyeye gidiyor. Kırtasiyedeki şişman çocukla olan sahne komedinin tavan yaptığı yerlerden biriydi bana göre. Filmi durdurup güle güle ölmüştüm. Camı açıp temiz hava aldım daha sonrasında, o derece hoş. Çocuğun sürekli soru sorup seçenekler sunmasına bayıldım. Siz de o sahneye dikkat edin kesinlikle.

Timsahın hastaneye götürüldüğü yerde bende filmler koptu. Gülmekten kilo vereceğimi hissettim. Filmin kendini tekrar etmemesi en büyük avantaj.

Filmin dram modu son 10 dakikada devreye giriyor. 1 saat 55 dakikalık uzun bir film olmasının yanı sıra komedi bölümü de filmin %95’ini içeriyor. Bu da biz seyirciler için oldukça güzel bir avantaj diye düşünüyorum. Normalde çok beğendiğim yapımlar hariç izlediklerini silen biriyimdir. Ama bu film bittiğinde silmeyi aklımdan dahi geçirmedim. Bu kadar hoşuma gitti.

Film hakkında daha çok yazmak isterdim ama hepsi dana gibi spoilera gireceği için kendimi tutmak zorundayım. Artık izleyenlerle beraber yorum kısmında yaparız onu da.

tumblr_m9up2pqtNl1qzqu3co4_250tumblr_m9up2pqtNl1qzqu3co3_250tumblr_m9up2pqtNl1qzqu3co2_250

Tayland filmlerine kesinlikle şans vermelisiniz. Özellikle bu filmi ve Bangkok Traffic Love Story’i kesinlikle izlemelisiniz. Açıkçası drama çabucak bağlayan ve bunu da çok seven Kore romantik-komedilerinden sonra Tayland filmlerini keşfettiğim için nasıl mutlu olduğumu anlatamam. Şu anki halimden inanılmaz mutluyum. siz de mutlu olun diye bu film hakkında yazdım.

Eğer izlerseniz lütfen siz de bloglarınızda/twitterda ya da herhangi bir yerde bu film hakkında bir şeyler yazın. Hem daha fazla izleyeni olsun, hem de ben diğer insanların ATM Er Ra Error hakkındaki düşüncelerini feci merak ediyorum. Filmi beğeneceğinize eminim. He kim gülmeyi sevmez ki? :)

Ben bu sefer Seven Something filmini izleyeceğim. Hem bunda 2PM üyesi Nickhun da oynuyormuş. Ayrıca çok güzel bir konusu var, hoşuma gitti.


ATM ER Rak Error’u online izlemek istiyorsanız tıklayın. Türkçe altyazılı bir şekilde hemen izlemeye başlayabilirsiniz.
Şimdiden iyi seyirler..

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Acemİlİğİnİ Manİsa'da Yapacak Askerler İçİn Önemlİ Bİlgİler

Herkese yeniden merhaba. Biliyorum eskisi gibi sık yazmıyorum, ama geç de olsa bu konu hakkında bir şeyler yazacağım için mutluyum. Bugünkü konumuz askerlik. Ben 354 KD olarak askerliğimin acemiliğini Manisa'da, ustalığını ise Kıbrıs'ta yaptım. Daha önceden bilgiler toplamıştım ama sağlam ve toplu bir kaynak bulmakta zorlanmıştım maalesef. Ben de sonra buralara gidecek arkadaşlar aynı durumu yaşamasın diye kaynak niteliğinde bu yazıyı yazıyorum. Kasım celbinde gidecek olan arkadaşlara da şans ve sabır diliyorum. Umarım bir an önce biter. Kısa dönem, uzun dönem... Hiç fark etmez. Manisa Batı Kışla'ya ve Kıbrıs'a, özellikle Magosa'ya askerliğin düştüyse bu yazı tam sana göre. Okumadan geçme sakın... Ayrıca Lefkoşa ve Girne hakkında da bilgiler vereceğim ucundan... Bu yazıda Manisa'dan bahsedeceğim, diğer yazıda ise Kıbrıs. Usta birliği olduğu için Kıbrıs daha uzun sürecek.


Acemi Birliği Manisa Batı Kışla 
Başlıyoruz. Arkadaşlar ben askerliğimi öğrendikten sonra int…

Güney Kore'ye Gİtme ve Yerleşme Yöntemlerİ

Uzun bir aradan sonra yeniden karşınızdayım... Özlediniz mi beni? :) Yazmış olduğum "Bigbang'e hediye gönderme"yazısı tam olarak bir geri dönüş değildi. Asıl dönüşü bu yazıyla yapıyorum. Aslında böyle bir yazı yerine taslaklarımda yer alan "askerlik" yazısını bitirip yayınlayacaktım ama askerliği şu sıralar aklıma getirmek istemiyorum. O yazı için biraz daha bekleyeceğiz. Peki neden böyle bir yazı yazmak istedim? Tek cümleyle "ben de bilmiyorum" Akşam akşam eğlenmek istedim, bu konu üzerinden de eğlenceli bir şeyler karalayayım dedim. 

Bu yazıdaki örnek ülkemiz Güney Kore ama siz bunu Japonya, Çin, Tayvan veya başka bir ülke için de ele alabilirsiniz. Zaten belli başlı aynı konular oluyor. Gözümüzün nuru, Türk gençlerinin hayali, ünlü dolu sokaklarıyla Seul, meşhur sahili, sevimli aksanıyla Busan, muhteşem manzarası, lezzetli deniz ürüyleriyle Jeju Adası ve diğerleri... Güney Kore kesinlikle iştahımızın açılmasına sebep oluyor değil mi? Neredeyse 10.00…

Pretty Little Liars: Sırları olan bir kıza asla güvenme.

Türkçe’ye Sevimli Küçük Yalancılar olarak çevrilen Sara Shepard’ın bu güzel serisinde şu anda 11 tane kitap bulunmakta. 12. kitap 1 Haziran 2012’de raflarda olacak. Ama ben 2 sezondur yayında olan dizisi hakkında yazacağım. Pretty Little Liars (Bundan sonra kısaltmaya gidip PLL diye bahsedeceğim) içindeki gizlilikleri çok ustacak kullanan bir gizem/gençlik dizisi.      Aslında dizimizin çok basit bir konusu var. 5 kişilik arkadaş grubunun lideri olan Alison DiLaurentis ani bir şekilde ortadan kaybolur. Bu olaydan bir sene sonra (kitapta bu süre aslında 3 senedir) geride kalan 4 kızımızı, yani bebeğim Spencer, Emily, Hanna ve Aria sms’ler almaya başlarla. Hem de A isimli biri tarafında.      Dizi bunun üzerinden ilerliyor kısaca. Tabi bu arada dağılan grubun yeniden bir araya gelmesi, A’nin kim olduğunu öğrenme çabaları, beyin fırtınaları, aşklar, ihtiraslar ve sorular, sırlar, sorular, sırlar, sorular, sırlar.. A kim? Kızlardan ne istiyor? Alison ölmedi mi? Sadece onun bildiği sı…