Ana içeriğe atla

Bazıları…

Hepimizin aslında birilerinin “bazıları” dediği kategoriye bir kerelik olsa bile girmedik mi şu hayatta? Genellemelerde kaybolup yara aldık, derin izler oluşturduk. En sonunda durulmaya ihtiyacımız olduğunu düşündüğümüzde ise geç kaldığımızın farkına vardık. İnsanlar ise hala “bazıları” demeye devam ediyordu.

Bazıları sevmek, sadece sevmek ister.

Bazıları önüne çıkan her şeyi yıkmak ister. Onlardan kurtulup, yeni bir soluk almak ister.

Bazıları geçmişe mazi çeker, yeni bir defter açar.

Bazıları tabularını yıkmak ister, yenilere açık olmayı arzular.

Bazıları ipin ucunu kaçırdığını düşünür, düzelmek ister.

Bazıları kötülükle beslenir, bunun sonuçlarını hiçbir şekilde düşünmez.

Bazıları acı sever, mazoşistliğin ruhunda gezdiğini iddia eder.

Bazıları aldatır, buna da uygun bir bahane bulmaya ihtiyaç bile duymaz.

Bazıları başkalarına uyar, düşünmeden onların peşine takılıp gider.

Bazıları sevgiye açtır, sokak sokak dolaşıp birinin onu bulmasını ister.

Bazıları kıskançtır, hayatı hem kendisine hem de karşısındakine dar eder.

Bazıları sarılmak, birine dayanmak ister.

Bazıları geçmişiyle yaşar, ondan bir türlü kopamaz.

Bazıları düşünmeden hareket eder, sonrasında pişman olacak şeyler yapar.

Bazıları konuşur ama boş konuşur.

Bazıları hep mutlu gözükür, içi kan ağlasa bile bunu dışarıya yansıtmaz.

Bazıları çok güzeldir ama aynı zamanda da oldukça yüzeysellerdir.

Bazıları çirkindir, insanlar onlara bakma ihtiyacı bile duymadan yürüyüp geçer.

Bazıları yeteneklidir, bunlar arasında daha kendi potansiyelini keşfetmemiş olanlar da vardır.

Bazıları ailesine düşkündür, onlar olmadan yaşayamaz.

Bazıları hasret çeker, yol gözler.

Bazıları yalnızdır, çevresindekiler kendisini anlamıyor olabilir.

Bazılarının harika dostları vardır, dünya onlara güzeldir.

Bazıları müziğe aşıktır, hayatlarından en önemli olgulardan biri müziktir.

Bazıları platonik aşk yaşar, karşısındaki kişiye bir türlü açılamaz.

Bazıları ukaladır, başkalarını canından bezdirir.

Bazılar çizmeyi sever, onlar için hayat kocaman bir portredir.

Bazıları seks yapmayı çok sever ama iş bittikten sonra her seferinde pişman olur.

Bazıları kitap okumaya bayılır, bütün yolculuklarında sayfalar arasında kaybolup gider.

Bazıları masumdur, onu ezmek isteyen pisliklere göğüs germeye çalışır ama başarılı olamaz.

Bazıları için hayatın bir anlamı yoktur, tek anlam bir uçurumun kenarı ya da boğazına dolanan kalır bir iptir.

Bazıları uzaktan uzaktan bakar, yoluna tek başına devam eder.

Bazıları dünyayı gezmek ister, bunun için taşın altına elini koymak yerine ertelemeyi seçer.

Bazıları çok eğlencelidir, hep onun yanında olmak istersiniz.

Bazılarının sohbeti baldan tatlıdır, hep konuşmasını arzularsınız.

Bazıları şanssızdır, işleri bir türlü rayına oturtamazlar.

Daha çok gider ama burada durmak istiyorum. Ama hepimiz doğrularımızla yanlışlarımızla insanız. Bazıları ise bizi birbirimizden azıcık da olsa ayıran kelimelerden biri…

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Acemİlİğİnİ Manİsa'da Yapacak Askerler İçİn Önemlİ Bİlgİler

Herkese yeniden merhaba. Biliyorum eskisi gibi sık yazmıyorum, ama geç de olsa bu konu hakkında bir şeyler yazacağım için mutluyum. Bugünkü konumuz askerlik. Ben 354 KD olarak askerliğimin acemiliğini Manisa'da, ustalığını ise Kıbrıs'ta yaptım. Daha önceden bilgiler toplamıştım ama sağlam ve toplu bir kaynak bulmakta zorlanmıştım maalesef. Ben de sonra buralara gidecek arkadaşlar aynı durumu yaşamasın diye kaynak niteliğinde bu yazıyı yazıyorum. Kasım celbinde gidecek olan arkadaşlara da şans ve sabır diliyorum. Umarım bir an önce biter. Kısa dönem, uzun dönem... Hiç fark etmez. Manisa Batı Kışla'ya ve Kıbrıs'a, özellikle Magosa'ya askerliğin düştüyse bu yazı tam sana göre. Okumadan geçme sakın... Ayrıca Lefkoşa ve Girne hakkında da bilgiler vereceğim ucundan... Bu yazıda Manisa'dan bahsedeceğim, diğer yazıda ise Kıbrıs. Usta birliği olduğu için Kıbrıs daha uzun sürecek.


Acemi Birliği Manisa Batı Kışla 
Başlıyoruz. Arkadaşlar ben askerliğimi öğrendikten sonra int…

Güney Kore'ye Gİtme ve Yerleşme Yöntemlerİ

Uzun bir aradan sonra yeniden karşınızdayım... Özlediniz mi beni? :) Yazmış olduğum "Bigbang'e hediye gönderme"yazısı tam olarak bir geri dönüş değildi. Asıl dönüşü bu yazıyla yapıyorum. Aslında böyle bir yazı yerine taslaklarımda yer alan "askerlik" yazısını bitirip yayınlayacaktım ama askerliği şu sıralar aklıma getirmek istemiyorum. O yazı için biraz daha bekleyeceğiz. Peki neden böyle bir yazı yazmak istedim? Tek cümleyle "ben de bilmiyorum" Akşam akşam eğlenmek istedim, bu konu üzerinden de eğlenceli bir şeyler karalayayım dedim. 

Bu yazıdaki örnek ülkemiz Güney Kore ama siz bunu Japonya, Çin, Tayvan veya başka bir ülke için de ele alabilirsiniz. Zaten belli başlı aynı konular oluyor. Gözümüzün nuru, Türk gençlerinin hayali, ünlü dolu sokaklarıyla Seul, meşhur sahili, sevimli aksanıyla Busan, muhteşem manzarası, lezzetli deniz ürüyleriyle Jeju Adası ve diğerleri... Güney Kore kesinlikle iştahımızın açılmasına sebep oluyor değil mi? Neredeyse 10.00…

Pretty Little Liars: Sırları olan bir kıza asla güvenme.

Türkçe’ye Sevimli Küçük Yalancılar olarak çevrilen Sara Shepard’ın bu güzel serisinde şu anda 11 tane kitap bulunmakta. 12. kitap 1 Haziran 2012’de raflarda olacak. Ama ben 2 sezondur yayında olan dizisi hakkında yazacağım. Pretty Little Liars (Bundan sonra kısaltmaya gidip PLL diye bahsedeceğim) içindeki gizlilikleri çok ustacak kullanan bir gizem/gençlik dizisi.      Aslında dizimizin çok basit bir konusu var. 5 kişilik arkadaş grubunun lideri olan Alison DiLaurentis ani bir şekilde ortadan kaybolur. Bu olaydan bir sene sonra (kitapta bu süre aslında 3 senedir) geride kalan 4 kızımızı, yani bebeğim Spencer, Emily, Hanna ve Aria sms’ler almaya başlarla. Hem de A isimli biri tarafında.      Dizi bunun üzerinden ilerliyor kısaca. Tabi bu arada dağılan grubun yeniden bir araya gelmesi, A’nin kim olduğunu öğrenme çabaları, beyin fırtınaları, aşklar, ihtiraslar ve sorular, sırlar, sorular, sırlar, sorular, sırlar.. A kim? Kızlardan ne istiyor? Alison ölmedi mi? Sadece onun bildiği sı…