Ana içeriğe atla

Mutlu olmak aslında çok kolay..

Hayatımın en mutlu dönemlerinden birini yaşadığımı söylemek istiyorum.

Her geçen gün Allah’a şükrediyorum.

İnsan kendi çalışmaya başladığında bazı şeylerin “daha bir” farkına varıyor.

Ben daha sabırlı olmayı öğrendim.

Bir kapının kapanıp, başka –ve daha iyi- bir kapının açılabileceğini öğrendim.

Kendi alın terimle kazandığım paranın daha güzel ve değerli olduğunu öğrendim.

İş hayatının zorluklarını, güzelliklerini şu kısa sürede gözlemleyebildim.

Çalıştığım ve bir işin peşini kovaladığın sürece tuttuğumu koparabileceğimi öğrendim.

İyi bir işe, iyi patronlara sahibim.

Sürekli çalışmıyorum, dinlenecek zamanım bol bol oluyor.

Ayrıca sürekli farklı insanlarla iletişim halinde oluyorum.

Ekstra olarak bir sürü de hediye geliyor hani : )

Bunun yanı sıra proje olayına alıştığımı ve bunu çok sevdiğimi söylemeliyim.

2 farklı yere 2 adet proje sattım ve bunlardan güzel paralar kazanıyorum.

Proje olayına gücüm yettiğinde devam edeceğim.

Hem yaratıcı tarafım gelişiyor, hem CV’m doluyor, hem de cebim. Bu durumdan son derece mutluyum hani.

Bunun dışında 1 yılım dolmadığı halde Ağustos ayında süper bir tatil yapacağım.

Balıkesir – Akçay, Zonguldak ve Bodrum beni bekliyor.

Uzun süre sonra bütün aile kuzenimin düğünü sayesinde Zonguldak’ta buluşacak. Herkesi o kadar özledim ki. Ben aile kavramına oldukça önem veren ve ailesine feci düşkün bir insanım. Onları çok seviyorum.

Moralimi bozan hiçbir şey yok. Şu sıcak havaları belki sayabilirim aha.

Kendini mutsuz etmek için sürekli bahaneler bulan ve ufacık durumları Hulk’a dönüştüren insanlardan olmadım hiç.

Kolay kolay üzülmem, kolay kolay sinirlenmem. Rahat insanım tekiyimdir. Pek bir şeyi siklediğim söylenemez hani.

Bu yüzden mutsuzluk bana uğramıyor. Ayrıca ben “küçücük şeylerden inanılmaz mutlu olan insanlardan biriyim”

Son zamanlarda yine Hindistan’a sardım ve her seferinde vurulduğum gibi bir şarkıya vuruldum.

Ama bu sefer durum farklı… Bu şarkının ben de birden ayrı bir yeri oldu ve deli gibi dinlemeye başladım.

Bir şeylerden şikayet ettiğim zaman hemen mp3’üme veya telefonuma sarılıp bu şarkıyı açıyorum. Melodisini duyduğum anda ufak ufak rahatlamaya başladığımı hissediyorum.

Kısaca oldukça mutlu oluyorum, hayatın ne kadar keyifli olduğunu hatırlıyorum.

Odamın odak noktasına astığım “hedef merdiveni” isimli dosyamda yazanlar için yeni adım attığım zaman mutluluğum katmerleniyor. Geniş bir hayal – hedef listem var. Ve adım adım neler yapmam gerektiğini yazdım ben. Tam 6 sayfalık liste. Ve sırasıyla onları yerine getirmeye çalışıyorum. Bir madde olumsuz sonuçlandığında hemen alternatif bir plan düşünüyorum. Bu sayede başarılı olacağıma “inanıyorum” Zaten inanmak başarmanın yarısıdır, değil mi?

Mutlu olmamak için aslında sebep yok. İnsan kendi mutsuzluğunu kendi yaratır. Başına çorabı yine kendisi örer. Düşünmeden atılan adımların sonu hüsrandır.

Ben mi ne yapıyorum?

İşte bunu dinleyip deli gibi oynuyorum, mutluluğumun tadını çıkartıp hayata, aileme ve çevreme karşı doyasıya gülüyorum.

Eğleniyorum, keyifleniyorum, neşeleniyorum…

Takmıyorum, bakmıyorum, yoluma devam ediyorum…

Bol bol kendime vakit ayırıp hayatın keyfini çıkartıyorum.

Delicesine…

Siz de dinleyin ve mutlu olun.

Don’t touch me…

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Acemİlİğİnİ Manİsa'da Yapacak Askerler İçİn Önemlİ Bİlgİler

Herkese yeniden merhaba. Biliyorum eskisi gibi sık yazmıyorum, ama geç de olsa bu konu hakkında bir şeyler yazacağım için mutluyum. Bugünkü konumuz askerlik. Ben 354 KD olarak askerliğimin acemiliğini Manisa'da, ustalığını ise Kıbrıs'ta yaptım. Daha önceden bilgiler toplamıştım ama sağlam ve toplu bir kaynak bulmakta zorlanmıştım maalesef. Ben de sonra buralara gidecek arkadaşlar aynı durumu yaşamasın diye kaynak niteliğinde bu yazıyı yazıyorum. Kasım celbinde gidecek olan arkadaşlara da şans ve sabır diliyorum. Umarım bir an önce biter. Kısa dönem, uzun dönem... Hiç fark etmez. Manisa Batı Kışla'ya ve Kıbrıs'a, özellikle Magosa'ya askerliğin düştüyse bu yazı tam sana göre. Okumadan geçme sakın... Ayrıca Lefkoşa ve Girne hakkında da bilgiler vereceğim ucundan... Bu yazıda Manisa'dan bahsedeceğim, diğer yazıda ise Kıbrıs. Usta birliği olduğu için Kıbrıs daha uzun sürecek.


Acemi Birliği Manisa Batı Kışla 
Başlıyoruz. Arkadaşlar ben askerliğimi öğrendikten sonra int…

Güney Kore'ye Gİtme ve Yerleşme Yöntemlerİ

Uzun bir aradan sonra yeniden karşınızdayım... Özlediniz mi beni? :) Yazmış olduğum "Bigbang'e hediye gönderme"yazısı tam olarak bir geri dönüş değildi. Asıl dönüşü bu yazıyla yapıyorum. Aslında böyle bir yazı yerine taslaklarımda yer alan "askerlik" yazısını bitirip yayınlayacaktım ama askerliği şu sıralar aklıma getirmek istemiyorum. O yazı için biraz daha bekleyeceğiz. Peki neden böyle bir yazı yazmak istedim? Tek cümleyle "ben de bilmiyorum" Akşam akşam eğlenmek istedim, bu konu üzerinden de eğlenceli bir şeyler karalayayım dedim. 

Bu yazıdaki örnek ülkemiz Güney Kore ama siz bunu Japonya, Çin, Tayvan veya başka bir ülke için de ele alabilirsiniz. Zaten belli başlı aynı konular oluyor. Gözümüzün nuru, Türk gençlerinin hayali, ünlü dolu sokaklarıyla Seul, meşhur sahili, sevimli aksanıyla Busan, muhteşem manzarası, lezzetli deniz ürüyleriyle Jeju Adası ve diğerleri... Güney Kore kesinlikle iştahımızın açılmasına sebep oluyor değil mi? Neredeyse 10.00…

Kore ve Japon dizilerini yayınlayan Türk kanalı

Başlık aslında güzel bir isteği sunuyor bize. Bu yazıda biraz daha detaya ineceğim, kendi düşüncelerimi sunacağım size. Şu sıralar Twitter’da devam etmekte olan bir etkinlik var. #TURKEYwantsKBSTURK tag’i Trending Topic’e sokulmaya çalışılıyor. Bu kadar zahmete girmeye gerek olmadığını düşünüyorum ben. Çok çok yakınımızda bulunan bir şeyi değiştirme imkanına sahip olabiliriz belki de. Nasıl mı? Bu yazı işte bunu anlatıyor.Planet kanalları var bilir misiniz?
Planet Sinema
Planet Çocuk
Planet Pembe gibi.
Türk kanalları bunlar, tematik kanallar. İşte bu kanallardan Planet Pembe'de sürekli Latin dizileri yayınlanıyor. 5 6 sene öncesine kadar çok popüler olan Latin dizileri. Onların yerini Asya dizileri aldı, ama bizim ülkede bunu duyuramadık maalesef.
Ben olsam Planet Pembe kanalının Latin dizilerini bırakıp Kore ve Japon dizileri yayınlamasını sağlardım. Adı da Planet Asya olurdu mesela.
Bu kanalların reyting derdi yok, ama reklam …