Ana içeriğe atla

Emin olduğum tek şey masum güzelliğiydi

Metrobüs durağında beklerken bile sıkılabilen bir yapıya sahip olduğum için, o süre esnasında bile gözlerim keşif için farklı yönlere bakabiliyor.

Hani böyle bir anda şapşal bir şekilde durup bön bön bakarsınız ya? Aynı durumun alasını yaşadığımı belirtmek istiyorum. O “masumluğu” hiç unutmayacağım.

Bazı insanlar giydikleriyle, bazıları hal ve hareketleriyle dikkat çeker. Ama bazı insanlar vardır; onların ekstra bir çaba sarf etmesine gerek kalmıyor. İşte bu kişi de aynen böyleydi.

Metrobüs durağında mal gibi 34A’nın gelmesinin beklerken gözlerim onu süzüyordu. Saçları bir harikaydı. Hayattaki ender zaaflarımdan biri olan saç bandı çok güzel duruyordu. Uzun, kestane rengindeki saçları şampuan reklamında çıkmış gibiydi. Eminim enfes kokuyordu.

Saçları kulaklarını kapatmıştı. Kulaklık takıyordu. Kabloları boynundaki kolyeyle karışmış bir şekilde aşağı doğru süzülmüştü. Hafif ritimli bir şarkı dinlediği belliydi. Bir yandan sözleri mırıldanırken, bir yandan da yavaş yavaş ritim tutuyordu. Eğleniyordu, hem de çok. O an ne kadar olumsuz olay bir araya gelse keyfini bozamayacak gibi duruyordu. Sıra kalabalıklaşıyordu, gelen 34Z’ye insanlar vızır vızır biniyordu. O ise olduğu yerde duruyordu, aynı benim gibi..

Gözleri çok güzeldi. Hiçbir zaman renkli göz haftası olmamıştım ama bu açık mavi gözlerin içinde kaybolma hissi gözeneklerimin ortaya çıkmasına neden oluyordu. Hafif melankolik bir bakışı vardı. Sanki yıllar önce yediği bir darbenin izleri gözlerinde yaşıyordu. Unutamamıştı, belki de unutmak istememişti. Acıyı biriktirmeyi seviyor olabilirdi.

Kafası hafif yana yatmıştı. Eliyle ara sıra saçlarını düzeltiyordu. Bir insanı en doğal haline böyle doyasıya tanık olmak, hem de bunu saf güzelliğe sahip bir insanda yaşamak çok güzel bir duyguydu. Tek başına, kafası hafif yana yatmış bir şekilde müziği yaşayarak ayakta durması yalnızlığının simgesiydi belki de. “Yalnızlığın insanıyım” diyordu etrafa. “Yaklaşmayın, çünkü ben bunu istiyorum” mottosu muydu acaba?

Burnu yok denecek kadar ufaktı. Fındık burunluydu resmen. Gidip bir çocuk gibi pıt yapmak istiyordum. Isırsam hiçbir şey hissetmem diye düşünüyordum. Alnı genişti, saçlarıyla biraz kapatmıştı. Bir vadi, bir ova, çorak bir arazi gibiydi. Alından öpülecek insanlardan biriydi o. Sıkı sıkı sarılacak, hiç bırakılmayacaktı.

Saçlarını tel tel toplamak istiyordum. Hafif yana yatmış kafasını kaldıracak, sonra da kulaklıkları kulağından çıkaracaktım. Burnuna pıt yapacak, gözlerinde kaybolacak ve en sonunda “gül” diyecek. Cevap vermezse bir daha tekrarlayacaktım “İşte aynen böyle gül” diyerek iki işaret parmağımı dudaklarıma götürüp gülümsetecektim kendimi. O da bu halimi görüp gülmeye başlayacaktı, hem de en içten bir şekilde..

Bir insanı mutlu etmek için çalıştınız mı bilmiyorum ama ben onun melankolik havasını yok etmeyi gerçekten istemiştim. Dikkatini ben değil ama metrobüsün gelmesi çekti. Durduğunda hafif bir itiş kakıştan sonra içeri geçtik. Ben yanına oturmayı göze almıştım ama tekli koltuğa geçmişti bile. Ben demin metrobüsü beklerken zaten kendi kendime “o yalnızlığın insanı” dememiş miydim?

Mecidiyeköy’e doğru giderken ona bakmamaya çalıştım.

Çünkü güzel bir 30 dakikaydı bu. Devamı, fazlası yoktu.

Ama daha az bir sürede unutmak istiyorsam bakmamalıydım.

Şimdi diyorum ki keşke baksaymışım.

Çünkü üzüntülü, düşünceli bir şekilde değil; mutlu ve huzurlu bir şekilde aklıma geliyor.

-Bu da böyle bir not olsun, kendine burada yer edinsin.

Lee..

 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Acemİlİğİnİ Manİsa'da Yapacak Askerler İçİn Önemlİ Bİlgİler

Herkese yeniden merhaba. Biliyorum eskisi gibi sık yazmıyorum, ama geç de olsa bu konu hakkında bir şeyler yazacağım için mutluyum. Bugünkü konumuz askerlik. Ben 354 KD olarak askerliğimin acemiliğini Manisa'da, ustalığını ise Kıbrıs'ta yaptım. Daha önceden bilgiler toplamıştım ama sağlam ve toplu bir kaynak bulmakta zorlanmıştım maalesef. Ben de sonra buralara gidecek arkadaşlar aynı durumu yaşamasın diye kaynak niteliğinde bu yazıyı yazıyorum. Kasım celbinde gidecek olan arkadaşlara da şans ve sabır diliyorum. Umarım bir an önce biter. Kısa dönem, uzun dönem... Hiç fark etmez. Manisa Batı Kışla'ya ve Kıbrıs'a, özellikle Magosa'ya askerliğin düştüyse bu yazı tam sana göre. Okumadan geçme sakın... Ayrıca Lefkoşa ve Girne hakkında da bilgiler vereceğim ucundan... Bu yazıda Manisa'dan bahsedeceğim, diğer yazıda ise Kıbrıs. Usta birliği olduğu için Kıbrıs daha uzun sürecek.


Acemi Birliği Manisa Batı Kışla 
Başlıyoruz. Arkadaşlar ben askerliğimi öğrendikten sonra int…

Güney Kore'ye Gİtme ve Yerleşme Yöntemlerİ

Uzun bir aradan sonra yeniden karşınızdayım... Özlediniz mi beni? :) Yazmış olduğum "Bigbang'e hediye gönderme"yazısı tam olarak bir geri dönüş değildi. Asıl dönüşü bu yazıyla yapıyorum. Aslında böyle bir yazı yerine taslaklarımda yer alan "askerlik" yazısını bitirip yayınlayacaktım ama askerliği şu sıralar aklıma getirmek istemiyorum. O yazı için biraz daha bekleyeceğiz. Peki neden böyle bir yazı yazmak istedim? Tek cümleyle "ben de bilmiyorum" Akşam akşam eğlenmek istedim, bu konu üzerinden de eğlenceli bir şeyler karalayayım dedim. 

Bu yazıdaki örnek ülkemiz Güney Kore ama siz bunu Japonya, Çin, Tayvan veya başka bir ülke için de ele alabilirsiniz. Zaten belli başlı aynı konular oluyor. Gözümüzün nuru, Türk gençlerinin hayali, ünlü dolu sokaklarıyla Seul, meşhur sahili, sevimli aksanıyla Busan, muhteşem manzarası, lezzetli deniz ürüyleriyle Jeju Adası ve diğerleri... Güney Kore kesinlikle iştahımızın açılmasına sebep oluyor değil mi? Neredeyse 10.00…

Kore ve Japon dizilerini yayınlayan Türk kanalı

Başlık aslında güzel bir isteği sunuyor bize. Bu yazıda biraz daha detaya ineceğim, kendi düşüncelerimi sunacağım size. Şu sıralar Twitter’da devam etmekte olan bir etkinlik var. #TURKEYwantsKBSTURK tag’i Trending Topic’e sokulmaya çalışılıyor. Bu kadar zahmete girmeye gerek olmadığını düşünüyorum ben. Çok çok yakınımızda bulunan bir şeyi değiştirme imkanına sahip olabiliriz belki de. Nasıl mı? Bu yazı işte bunu anlatıyor.Planet kanalları var bilir misiniz?
Planet Sinema
Planet Çocuk
Planet Pembe gibi.
Türk kanalları bunlar, tematik kanallar. İşte bu kanallardan Planet Pembe'de sürekli Latin dizileri yayınlanıyor. 5 6 sene öncesine kadar çok popüler olan Latin dizileri. Onların yerini Asya dizileri aldı, ama bizim ülkede bunu duyuramadık maalesef.
Ben olsam Planet Pembe kanalının Latin dizilerini bırakıp Kore ve Japon dizileri yayınlamasını sağlardım. Adı da Planet Asya olurdu mesela.
Bu kanalların reyting derdi yok, ama reklam …