Ana içeriğe atla

Son Görüşte Aşk (Bir hikaye daha)

 

Hemen konuya giriyorum. Ufak bilgilendirmeler yapayım sizin için. Mis gibi bir hikayemiz daha var. Aslında bu benim 2010’un başında yazmaya başladığım bir hikayeydi. Bir arkadaşım ile beraber başlamıştık ama sonra onun işleri çıkmıştı. Ben de yeniden beraber yazmaya karar verene kadar devam etmedim. Ama bir türlü olmadı, bugün de bilgisayarda tesadüfen gördüm hikayeyi, aklımdan çıkmış tamamen. O yüzden bunu bitirmeye karar verdim. Hali hazırda 4 bölüm var zaten, ben artık kaç bölüm daha eklerim bilmiyorum. Ama eğleneceğinizi ve beğeneceğinizi düşünüyorum.

Adı: Son Görüşte Aşk

Türü: Romantik, komedi

Bölüm: Belirsiz..

***

Karakterler

Kim Jin Hae (G-Dragon)

20 yaşında.

Yonsei Üniversite'si Psikoloji Bölümü 3. sınıf öğrencisi.

Ev Arkadaşı Lee ile beraber Seul merkezde kalıyor.

En sevdiğim şey grissini yemek.

Kore yemeklerine düşkün. İçmeyi seven bir yapısı var.

Her gün elmalı soda ve İngiliz keki (ve tabi grissini) yemeden duramıyor.

Atak bir insan. İnsan ilişkileri ve insan psikolojisi konusunda uzman.

Nerede nasıl davranılması gerektiğini iyi biliyor.

Yılanlardan feci derecede çekiniyor. Bu korkusunu yenmek için Gwacheon'daki Seul Hayvanat Bahçesi'nde her ayın son Pazarı yılanları ziyaret ediyor. (Takviminde o günler lanetli günler diye işaretli)

Yılan korkusunu yenmesinin altında küçüklüğünde birine verdiği bir söz var.

Lee Han Do (Lee Min Ho)

Jin’in ev arkadaşı.

Boy 182 Kilo 71

Seul National Üniversitesi'nde Fizik bölümü 3. sınıf öğrencisi.

20 yaşında.

Zevk aldığı en büyük şey başkalarını üstün bilgisiyle ezmek.

Jin’e sürekli laf sokan bir yapısı var. Ama bunu sevdiğinden yapıyor.

Aşka ve aşık olmaya inanmıyor.

Aşkla ilgili cümlelerinin sonu gelmez. Gerçekten aşık olan bir insanı bile aşktan soğutabilir.

Zeki olmasının getirdiği kötü özelliklerinden birisi kibirli olması. Ama Lee bunun farkında ve sadece sevmediği kişilere kibirli davranıyor.

Jin’i ise deli etmeyi sevdiği için ona öyle davranıyor.

Kötü özelliği kafasına estiğini yapması. Canı sıkıldığında bir de bakmışsınız ki Lee Busan'da sörf yapıyor; Jeju'da balık avlıyor.

Cha Jen Ma (Shin Min Ah)

Hikayede esas kızımız.

Boy 1.72 Kilo 56

Seul National Üniversitesi Tarih Bölümü 2. sınıf öğrencisi

20 yaşında

Part-time olarak Seul merkezde Felta Bakery & Grissinini'de çalışmakta.

Çok atak ve konuşkan bir kız.

Doğru bulduğu bir şeyi saatlerce savunabilir.

Hayallerini gerçekleştirmek en büyük dileği. Bu yolda karşısına çıkanları ezmekten geri kalmaz.

Grissini dükkanında çalışmasının bir nedeni var. Orada çalışmaktan nefret ediyor. Ama kendini alıkoyamıyor bir türlü.

Güçlü karakterli bir kişiliğe sahip. Ama hikayede tek bir zayıf yönü var ve bu zayıf yönünden dolayı evdeki boy aynasında sürekli kendisiyle konuşup kendisine hakaret etmekte.

Cha Ewon Yong (Kim Soo Hyun)

Jen Ma'nın kardeşi.

18 yaşında.

Yonsei Üniversitesi Beden Eğitimi 1. sınıf öğrencisi.

Kendisi biseksüel.

Uçuk kaçık bir karaktere sahip.

Boy 184 Kilo 74

Kendisine ve vücuduna çok güvendiği için gittiği her yerde ilgi odağı olmayı seviyor.

Kızları da, erkekleri de baştan çıkarmak en büyük zevki.

Uzun süredir hoşlandığı biri var. Ama hoşlandığı kişi kendisinin farkında değil. Bu yüzden de bu tür davranışlar sergiliyor.

Ablasıyla arası gayet iyi. Ablasına takılmaktan hoşlanıyor.

***

Karakterlerimiz de kısaca böyle.

Hikayeyi ufaktan da olsa bir giriş yapmış bulunmaktayız. Şimdi aklınızdaki sorulara cevap verebilirim. Yazdıklarıma bakın ve varsa sorularınız lütfen sorun.

---

TANITIMLAR

1. Tanıtım: Jin

12 Temmuz 2010
Üniversite bambaşka bir dünya.
Gerçekleştirilecek hayallere bir adım daha yaklaşma. Son radde.
Yeni bir çevre, yeni bir çehre.
Liseden sonra inanılmaz bir level atlama gibi.
İnsanın büyüdüğünü hissetmesi, olgunluğa erişmesi.
İçindeki çocuğun yanında yeni yeni filizlenen bir yetişkinin yer alması.
Gunsan'dan sonra Seul'ün büyüleyici havası.
18 yaşındaki Jin’in Yonsei Üniversitesi ana kapısındaki banklarda günlüğüne yazdığı satırlardı bunlar.
Bu üniversite ve bu üniversitenin çevresi hayatını tamamiyle değişecekti.
Gunsan'dan gelen Yoo'nun hayatındaki değişim 5 km ile mi sınırlı kalacaktı?
Yoksa küçükken söz verdiği gibi ucu bucağı olmayan bir hayata mı kucak açacaktı?

2. Tanıtım: Lee

Fizyolojik olarak kan basıncını artırması ve adrenalin salgılaması aşkın belki bir belirtisi olabilir. Ama bunları bir insana hissettirecek kişi bence başka bir insan olamaz. İnsan gibi hem en akıllı, hem de en salak olan varlığın bu tarz ulvi hisleri başka birine hissettirmesi olağan dışı bir durum.

Aşka bakış açılarımdan sadece biri bu.

 

3. Tanıtım: Jen Ma

Kendi çıkarım için her şeyi ezmeye hazırım. İnsanların bana neler yapacağımı söylemesine asla izin vermem. Benim dediklerimin insanlar tarafından yapılmasıdır beni mutlu eden. Aşk gibi insanı zayıflatan bir duyguyu besliyor olamam. Bu dünyada güçlü kalmak için insanların bütün duygulardan kendilerini arındırmaları gerek.

Egoist olabilirim ama bu benim hayatım ve bir kez yaşayacağım. Dolayısıyla elimden gelenin en iyisini yapıp, yaşamaya çalışıyorum.

Ama o.. Ah o.. Onu her gördüğümde kendimi aptal aşık kızlar gibi hissediyorum. Benliğimin elimden alındığını düşünüyorum. Bu dükkana gelmemesini, bana güler yüzüyle günaydın dememesini istiyorum. Ama gece yatağa yatarken de, sabah uyandığımda da ilk olarak aklıma hep "o" geliyor.

"O" benim hayatımın tamamen değişmesine değer mi?

4. Tanıtım: Ewon

Bir anda karşıma çıktı. Beni 2 kız ve 1 erkekle gördü. Kızlardan birine elimle içki içiriyordum, diğer kız ellerini ipek gömleğimin içerisinde gezdiriyordu. Erkeğe ise şehvet dolu gözlerle bakıyordum.Hayatı boyunca aşka - hele hele yıldırım aşkına - hiç inanmayan ben, gördüğümün saniyesinde vurulduğum insanı böyle bir sahne içerisinde hayatıma soktum. Kaçınız yıldırım aşkını böyle bir ortamda gördü? Daha doğrusu kaçınız yıldırım aşkı dediğiniz kişiyi görme şansına sahip oldu? Şanslı insanlardan mıyım? Yarı yarıya diyelim.
O sahneyi hiç bir zaman bana "unutturmadı." Ben de onu hiç bir zaman "unutamadım."
Bu benim hayatımda yediğim tek "tokattı". Ve beni oldukça derinden, en hassas yerimden vurmuştu.

 

Yakında, burada..

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Acemİlİğİnİ Manİsa'da Yapacak Askerler İçİn Önemlİ Bİlgİler

Herkese yeniden merhaba. Biliyorum eskisi gibi sık yazmıyorum, ama geç de olsa bu konu hakkında bir şeyler yazacağım için mutluyum. Bugünkü konumuz askerlik. Ben 354 KD olarak askerliğimin acemiliğini Manisa'da, ustalığını ise Kıbrıs'ta yaptım. Daha önceden bilgiler toplamıştım ama sağlam ve toplu bir kaynak bulmakta zorlanmıştım maalesef. Ben de sonra buralara gidecek arkadaşlar aynı durumu yaşamasın diye kaynak niteliğinde bu yazıyı yazıyorum. Kasım celbinde gidecek olan arkadaşlara da şans ve sabır diliyorum. Umarım bir an önce biter. Kısa dönem, uzun dönem... Hiç fark etmez. Manisa Batı Kışla'ya ve Kıbrıs'a, özellikle Magosa'ya askerliğin düştüyse bu yazı tam sana göre. Okumadan geçme sakın... Ayrıca Lefkoşa ve Girne hakkında da bilgiler vereceğim ucundan... Bu yazıda Manisa'dan bahsedeceğim, diğer yazıda ise Kıbrıs. Usta birliği olduğu için Kıbrıs daha uzun sürecek.


Acemi Birliği Manisa Batı Kışla 
Başlıyoruz. Arkadaşlar ben askerliğimi öğrendikten sonra int…

Güney Kore'ye Gİtme ve Yerleşme Yöntemlerİ

Uzun bir aradan sonra yeniden karşınızdayım... Özlediniz mi beni? :) Yazmış olduğum "Bigbang'e hediye gönderme"yazısı tam olarak bir geri dönüş değildi. Asıl dönüşü bu yazıyla yapıyorum. Aslında böyle bir yazı yerine taslaklarımda yer alan "askerlik" yazısını bitirip yayınlayacaktım ama askerliği şu sıralar aklıma getirmek istemiyorum. O yazı için biraz daha bekleyeceğiz. Peki neden böyle bir yazı yazmak istedim? Tek cümleyle "ben de bilmiyorum" Akşam akşam eğlenmek istedim, bu konu üzerinden de eğlenceli bir şeyler karalayayım dedim. 

Bu yazıdaki örnek ülkemiz Güney Kore ama siz bunu Japonya, Çin, Tayvan veya başka bir ülke için de ele alabilirsiniz. Zaten belli başlı aynı konular oluyor. Gözümüzün nuru, Türk gençlerinin hayali, ünlü dolu sokaklarıyla Seul, meşhur sahili, sevimli aksanıyla Busan, muhteşem manzarası, lezzetli deniz ürüyleriyle Jeju Adası ve diğerleri... Güney Kore kesinlikle iştahımızın açılmasına sebep oluyor değil mi? Neredeyse 10.00…

Kore ve Japon dizilerini yayınlayan Türk kanalı

Başlık aslında güzel bir isteği sunuyor bize. Bu yazıda biraz daha detaya ineceğim, kendi düşüncelerimi sunacağım size. Şu sıralar Twitter’da devam etmekte olan bir etkinlik var. #TURKEYwantsKBSTURK tag’i Trending Topic’e sokulmaya çalışılıyor. Bu kadar zahmete girmeye gerek olmadığını düşünüyorum ben. Çok çok yakınımızda bulunan bir şeyi değiştirme imkanına sahip olabiliriz belki de. Nasıl mı? Bu yazı işte bunu anlatıyor.Planet kanalları var bilir misiniz?
Planet Sinema
Planet Çocuk
Planet Pembe gibi.
Türk kanalları bunlar, tematik kanallar. İşte bu kanallardan Planet Pembe'de sürekli Latin dizileri yayınlanıyor. 5 6 sene öncesine kadar çok popüler olan Latin dizileri. Onların yerini Asya dizileri aldı, ama bizim ülkede bunu duyuramadık maalesef.
Ben olsam Planet Pembe kanalının Latin dizilerini bırakıp Kore ve Japon dizileri yayınlamasını sağlardım. Adı da Planet Asya olurdu mesela.
Bu kanalların reyting derdi yok, ama reklam …