Ana içeriğe atla

Keşke hayatımın kontrolü elimde olsa

Elimin altında kupanın içinde midemi gitmeyi bekleyen limonlu çayım var. Boğazıma geldiğinde verdiği sıcak his beni her seferinde rahatlatıyor. Çay içerek sakinleşiyorum, çay içerek daha düzgün düşünebiliyorum. Halbuki eskiden hiç çay sevmezdim ben. İnsanlar değişiyor, alışkanlıkları da…

Hayatım boyunca bir şeyi beklemekten hep nefret etmişimdir. Arkadaşlarımla buluşacağım zaman belirlenen saatte önce varmışsam, o kalan süre benim için çok acayip geçebiliyor. Türlü türlü saçmalıklarla uğraşıyorum, kafamda bin bir tilki dört dönüyor. Sıcak sonuçlarını beklediğimde deli oluyorum. Hafta sonu tatilini beklemek bazen işkence gibi geliyor. Kargo paketleri, gönderdiğim mailler, istediğim şeyler… Bu liste böyle uzar gider. Kısaca insan hayatı beklemekle geçiyor. Ve bu hiç hoş bir durum değil.

Ama ben birçok durumu aşmayı başardım sanırım. Çünkü sadece bir tanesinde takılı kaldım. Geleceğimi beklemek. İleride hayatım ne olacak, nerede olacağım, özel hayatım, özellikle iş hayatım ne olacak gibi konuları gece yatağa girdiğimde daha sık düşünür oldum. Öğrenciyken hiç böyle problemleri yoktu. Anı yaşardım, önüme bakmadan gelen yeni günleri selamlardım.

Hedefleri olan diğer arkadaşlarımın benim gibi bir sorunu yok ama. Ben sabırsız bir insanım. Her şeyi çabucak halledilmesinden yanayım. Eğer sadece bana bağlı bir durumla karşı karşıya kaldığımda onu hemen halledebiliyorum. Ama söz konusu durum başkalarının elinde olunca bana en çok beklemek düşüyor. Bu da boktan bir durum. Polyanna tarzı hayaller kurduktan sonra bir geri dönüş ya da olumsuz bir cevap geldiğinde benim gibi morali her daim yüksek olan bir insan bile anlığına çökebiliyor. 22 yaşında bir genç olarak bu durumlara alışık değilim! Çabaladığım halde bir şeyler olmuyorsa suçlu olarak aynaya bakmamalıyım. Bu duruma neden olan kişilerin suratlarına bakmalıyım.

Hayalleri olan bir insanım. O hayaller beni güçlü kılıyor, beni olduğum kişi yapıyor. En az 30 yaşıma kadar neler yapmak istediğini, neleri gerçekleştirmek istediğimi biliyorum. Ama daha 8 yılım olmasına rağmen bunun için şimdiden bir sürü hazırlık yaptım. Bu hazırlıkları hayallerimi gerçekleştirecek kişilerle yavaş yavaş paylaşmaya da başladım. Ama şimdilik bir sonuç yok, çünkü ben onlara göre daha “kimseyim” Sesim belki şu anda cılız çıkıyor olabilir, ama ileride oldukça gür çıkacağına dair inancım hala oldukça kuvvetli.

Bazen “keşke hayatımın kontrolü elimde olsa” diyorum. O zaman kendim için, başkaları için en iyi kararları vermeye çalışırdım. İnsanlar büyüdükçe olumsuzluklar, kötü gidişatlar, hayal kırıklıkları ve hüzünler yeni arkadaşları oluyor. Daha mutlu olacağını düşünüyor insan, ama daha mutlu olmak için önce burnunun oldukça sürtmesi gerektiğini bilmiyor. Her şey iyiye gidecek zannediyor, pozitif düşünmeye odaklanıyor. Yaşadığımız mutluluğun akabinde darbe yiyebiliyoruz büyüdüğümüzde. Bir yarış başlıyor çünkü, senin de türlü pislikler yapmaya zorlandığın bir yarış. Birileri sırtına basıp seni geçmek için türlü çakallıkların arkasına saklanabiliyor. Bazıları senin içindeki cevheri görmeden sana yüzlerini dönüp kapılarını kapabiliyor. Ummadığın yerlerden ummadığın darbeler üst üste gelebiliyor.

Bunun için güçlü olmalıyız. Her karanlığın sonunda elbet bir ışık vardır. Dibe vurduğumuz anda bilmeliyiz ki artık yükselme zamanımız gelmiş. Bunun için tekrar, tekrar denemeliyiz. Güç, azim, kudret bizim içimizde. Her türlü adil yola başvurmalıyız. Israrcı olmalıyız, gerekirse karşımızdakileri bıktırmalıyız. Çünkü dünya artık bir yarış pisti. İstanbul gibi bir metropolde daha büyük görünüp hayatta öne geçmek için birilerinin topuklarını kırıp yola devam etmeliyiz.

O yüzden ben her türlü duruma rağmen denemelerime devam edeceğim.

Çünkü istediklerimi sadece “ben” hayata geçirebilirim.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Acemİlİğİnİ Manİsa'da Yapacak Askerler İçİn Önemlİ Bİlgİler

Herkese yeniden merhaba. Biliyorum eskisi gibi sık yazmıyorum, ama geç de olsa bu konu hakkında bir şeyler yazacağım için mutluyum. Bugünkü konumuz askerlik. Ben 354 KD olarak askerliğimin acemiliğini Manisa'da, ustalığını ise Kıbrıs'ta yaptım. Daha önceden bilgiler toplamıştım ama sağlam ve toplu bir kaynak bulmakta zorlanmıştım maalesef. Ben de sonra buralara gidecek arkadaşlar aynı durumu yaşamasın diye kaynak niteliğinde bu yazıyı yazıyorum. Kasım celbinde gidecek olan arkadaşlara da şans ve sabır diliyorum. Umarım bir an önce biter. Kısa dönem, uzun dönem... Hiç fark etmez. Manisa Batı Kışla'ya ve Kıbrıs'a, özellikle Magosa'ya askerliğin düştüyse bu yazı tam sana göre. Okumadan geçme sakın... Ayrıca Lefkoşa ve Girne hakkında da bilgiler vereceğim ucundan... Bu yazıda Manisa'dan bahsedeceğim, diğer yazıda ise Kıbrıs. Usta birliği olduğu için Kıbrıs daha uzun sürecek.


Acemi Birliği Manisa Batı Kışla 
Başlıyoruz. Arkadaşlar ben askerliğimi öğrendikten sonra int…

Güney Kore'ye Gİtme ve Yerleşme Yöntemlerİ

Uzun bir aradan sonra yeniden karşınızdayım... Özlediniz mi beni? :) Yazmış olduğum "Bigbang'e hediye gönderme"yazısı tam olarak bir geri dönüş değildi. Asıl dönüşü bu yazıyla yapıyorum. Aslında böyle bir yazı yerine taslaklarımda yer alan "askerlik" yazısını bitirip yayınlayacaktım ama askerliği şu sıralar aklıma getirmek istemiyorum. O yazı için biraz daha bekleyeceğiz. Peki neden böyle bir yazı yazmak istedim? Tek cümleyle "ben de bilmiyorum" Akşam akşam eğlenmek istedim, bu konu üzerinden de eğlenceli bir şeyler karalayayım dedim. 

Bu yazıdaki örnek ülkemiz Güney Kore ama siz bunu Japonya, Çin, Tayvan veya başka bir ülke için de ele alabilirsiniz. Zaten belli başlı aynı konular oluyor. Gözümüzün nuru, Türk gençlerinin hayali, ünlü dolu sokaklarıyla Seul, meşhur sahili, sevimli aksanıyla Busan, muhteşem manzarası, lezzetli deniz ürüyleriyle Jeju Adası ve diğerleri... Güney Kore kesinlikle iştahımızın açılmasına sebep oluyor değil mi? Neredeyse 10.00…

Kore ve Japon dizilerini yayınlayan Türk kanalı

Başlık aslında güzel bir isteği sunuyor bize. Bu yazıda biraz daha detaya ineceğim, kendi düşüncelerimi sunacağım size. Şu sıralar Twitter’da devam etmekte olan bir etkinlik var. #TURKEYwantsKBSTURK tag’i Trending Topic’e sokulmaya çalışılıyor. Bu kadar zahmete girmeye gerek olmadığını düşünüyorum ben. Çok çok yakınımızda bulunan bir şeyi değiştirme imkanına sahip olabiliriz belki de. Nasıl mı? Bu yazı işte bunu anlatıyor.Planet kanalları var bilir misiniz?
Planet Sinema
Planet Çocuk
Planet Pembe gibi.
Türk kanalları bunlar, tematik kanallar. İşte bu kanallardan Planet Pembe'de sürekli Latin dizileri yayınlanıyor. 5 6 sene öncesine kadar çok popüler olan Latin dizileri. Onların yerini Asya dizileri aldı, ama bizim ülkede bunu duyuramadık maalesef.
Ben olsam Planet Pembe kanalının Latin dizilerini bırakıp Kore ve Japon dizileri yayınlamasını sağlardım. Adı da Planet Asya olurdu mesela.
Bu kanalların reyting derdi yok, ama reklam …