Ana içeriğe atla

Bırak geçip gitsinler, geriye son bir tanesi kalacak

İlk öpüşmemi hatırlamıyorum ben. Gerçekten de öyle ama. Lisede olduğunu hatırlıyorum sadece, kiminle öpüştüğüm yok. Sanki beynimde uçup gitmiş. Hani “ilkler unutulmaz” olayı var ya, o bende bazı şeyler için geçerli değil sanırım. Ya da gerçekten kötü bir öpüşmeymiş ki beynim unutuvermiş.

Unutacak olaylar var, unutulmayacak olaylar var. Gidince hiçbir tepki vermeyeceğim kişiler var, bir de gidince geri dönmesi için her şeyi yapabileceğin kişiler. İlk öpüşme bir erkek için o kadar önemli değil, genelde bu ilklere kızlar önem veriyor bence. İlk öpücüğüm, ilk sevgilim, ilk ilişkim gibi detaylar onları mutlu ediyor sanırım.

Bazen en olmadık yerlerde geçmişten bir şeyleri hatırlayıveriyorum. Dün de böyle oldu. İşten çıkmış yolda yürürken bir ilan gördüm ve aklıma geçmişte yaşadığım bir olay geldi hemen. Çağrışım yapmıştı o ilan. Yıllardır hiç düşünmediğim bir olayı hatırladım aniden. “Ha siktir, hayatımda böyle biri vardı lan benim” dedim durduğum yerde. Sonra beynin aslında isteyince nasıl da iyi unutabildiğini düşündüm. Gerçekten de böyle oluyor, hayatıma giren ama unutmuş olduğum o kadar insan var ki. (Sevgili olayları hariç ama, onları unutmam)

Ama bir yandan da bu güzel bir durum bence. Beynim o kadar hatırayı tutmasın, zaten önemli olanlar güvenli bir şekilde kilit altında duruyor. Çok büyük bir olay olmadığı sürece onları ölene kadar hatırlayacağım. O zaman geri kalanlara ne gerek var değil mi? Ama bazı hatıralar da var ki oldukça mutlu anılar olmasına rağmen unutulmuş. İşte onları hatırlamak gerçekten de keyifli oluyor.

Bu durum tabi insanların ne şekilde hayatımıza dahil olduklarıyla alakalı. Bomba gibi bir giriş ve aynı şekilde çıkıp yapmış insanları istesek bile beynimizden atamıyoruz. Silik bir şekilde yer alan kişiler ise anında rüzgar olup uçabiliyor. Ben insanların anılarında yer almayı hak edecek bir insan olmak istiyorum. Arkadaşlarım için böyleyim, çünkü iyi-kötü-enfes-berbat bir sürü olay yaşadık. Sığındığımız limanlar hep aynıydı, kendimizi yatağa attığımızda paylaşacağımız kişiler kafamızda netti. Birbirimizin dayanağıydık biz. Bütün arkadaşlıklar için geçerli tabi bu durum.

İşte bu işin bir de sevgililer boyutu var. Bir ilişki yaşadığın insan nasıl unutulur bunu bilmiyorum. Ben iyisiyle, kötüsüyle ilişkilerimin hepsini hatırlıyorum, küçük detaylara kadar hem de. Belki çıktığı insan sayısı oldukça fazladır bu unutanların aha. Ya da sevgili olduğu halde aslında hiç önem vermemiştir. Benim unuttuğum hiçbir insan olmadı bu konuda, beni de unutan olmamıştır diye düşünüyorum. Ama ayrıldıktan sonra aradan 3 ay geçtiğinde arıyorsun ve “Hangi Ahmet?” diye soru soruyor karşındaki sana. (Arkadaşımın başına gelmiş bir olay) Ben şahsen orada bir şey demezdim sanırım. “İyi günler” deyip telefonu kapatırdım. Aslında kimse unutulmayı sevmez, hele de böyle zamanında önemli bir konumda yer almışsa. Ama işte elden bir şey gelmiyor, karşı taraf senin gibi düşünmüyor bazen.

Zaz – Les Passants

O yüzden ben artık bırakınız geçsinler, bırakınız gitsinler modunda takılmak istiyorum. Bir ortamda karşılaştığım zaman göz göze geldiğimizde bakışlarını kaçırıyorsa o insan, yaşadığımız onca şey koca bir yalandan ibaretmiş derim. Elimde bir şey gelmez ki, neden çabalayayım ayrıca değil mi?

İster sevgili, ister arkadaş, isterseniz diğerleri.. Hiç fark etmez. Bırakın onlar geçip gitsinler, ne de olsa yanınızda bir tanesi kalacak. Yetinmeyi bilmek şu dünyadaki en güzel olaylardan biri aslında. Geçip gidenler hayatımızda gölgeler, kalanlar ise.. O kalanlar var ya, işte onlar “can”

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Acemİlİğİnİ Manİsa'da Yapacak Askerler İçİn Önemlİ Bİlgİler

Herkese yeniden merhaba. Biliyorum eskisi gibi sık yazmıyorum, ama geç de olsa bu konu hakkında bir şeyler yazacağım için mutluyum. Bugünkü konumuz askerlik. Ben 354 KD olarak askerliğimin acemiliğini Manisa'da, ustalığını ise Kıbrıs'ta yaptım. Daha önceden bilgiler toplamıştım ama sağlam ve toplu bir kaynak bulmakta zorlanmıştım maalesef. Ben de sonra buralara gidecek arkadaşlar aynı durumu yaşamasın diye kaynak niteliğinde bu yazıyı yazıyorum. Kasım celbinde gidecek olan arkadaşlara da şans ve sabır diliyorum. Umarım bir an önce biter. Kısa dönem, uzun dönem... Hiç fark etmez. Manisa Batı Kışla'ya ve Kıbrıs'a, özellikle Magosa'ya askerliğin düştüyse bu yazı tam sana göre. Okumadan geçme sakın... Ayrıca Lefkoşa ve Girne hakkında da bilgiler vereceğim ucundan... Bu yazıda Manisa'dan bahsedeceğim, diğer yazıda ise Kıbrıs. Usta birliği olduğu için Kıbrıs daha uzun sürecek.


Acemi Birliği Manisa Batı Kışla 
Başlıyoruz. Arkadaşlar ben askerliğimi öğrendikten sonra int…

Güney Kore'ye Gİtme ve Yerleşme Yöntemlerİ

Uzun bir aradan sonra yeniden karşınızdayım... Özlediniz mi beni? :) Yazmış olduğum "Bigbang'e hediye gönderme"yazısı tam olarak bir geri dönüş değildi. Asıl dönüşü bu yazıyla yapıyorum. Aslında böyle bir yazı yerine taslaklarımda yer alan "askerlik" yazısını bitirip yayınlayacaktım ama askerliği şu sıralar aklıma getirmek istemiyorum. O yazı için biraz daha bekleyeceğiz. Peki neden böyle bir yazı yazmak istedim? Tek cümleyle "ben de bilmiyorum" Akşam akşam eğlenmek istedim, bu konu üzerinden de eğlenceli bir şeyler karalayayım dedim. 

Bu yazıdaki örnek ülkemiz Güney Kore ama siz bunu Japonya, Çin, Tayvan veya başka bir ülke için de ele alabilirsiniz. Zaten belli başlı aynı konular oluyor. Gözümüzün nuru, Türk gençlerinin hayali, ünlü dolu sokaklarıyla Seul, meşhur sahili, sevimli aksanıyla Busan, muhteşem manzarası, lezzetli deniz ürüyleriyle Jeju Adası ve diğerleri... Güney Kore kesinlikle iştahımızın açılmasına sebep oluyor değil mi? Neredeyse 10.00…

Kore ve Japon dizilerini yayınlayan Türk kanalı

Başlık aslında güzel bir isteği sunuyor bize. Bu yazıda biraz daha detaya ineceğim, kendi düşüncelerimi sunacağım size. Şu sıralar Twitter’da devam etmekte olan bir etkinlik var. #TURKEYwantsKBSTURK tag’i Trending Topic’e sokulmaya çalışılıyor. Bu kadar zahmete girmeye gerek olmadığını düşünüyorum ben. Çok çok yakınımızda bulunan bir şeyi değiştirme imkanına sahip olabiliriz belki de. Nasıl mı? Bu yazı işte bunu anlatıyor.Planet kanalları var bilir misiniz?
Planet Sinema
Planet Çocuk
Planet Pembe gibi.
Türk kanalları bunlar, tematik kanallar. İşte bu kanallardan Planet Pembe'de sürekli Latin dizileri yayınlanıyor. 5 6 sene öncesine kadar çok popüler olan Latin dizileri. Onların yerini Asya dizileri aldı, ama bizim ülkede bunu duyuramadık maalesef.
Ben olsam Planet Pembe kanalının Latin dizilerini bırakıp Kore ve Japon dizileri yayınlamasını sağlardım. Adı da Planet Asya olurdu mesela.
Bu kanalların reyting derdi yok, ama reklam …