Ana içeriğe atla

Kendinize ait hissettiğiniz kişiler

     Ben eskiden beri Göksel’in, Bendeniz’in ve bir de nereden sevdiğimi hatırlamadığım Songül Karlı’nın bana özel şarkılar olduğunu hissederdim hep. Göksel sonra patladı, biraz büyüyünce “Songül Karlı ne lan” moduna girdim, geriye de Bendeniz kaldı. Ha bir de Şahsenem vardır ondan tamamen ayrı bir hikaye çıkar.

     Dünyada da böyle “benim o, sadece benim” dediğim kişiler var. ama bu cümle daha çok İngilizce müzik yapmayan kişiler için geçerli desem yanlış olmaz. Çünkü onlar fazla tanınmaz, kaliteli müziklerini belirli bir azınlığa sunup yollarına devam ederler. İşte Aneela Mirza da benim için öyle. Bu güzel kadın yarı İran, yarın Pakistanlı. 74 doğumlu olan Aneela dünyaya gözlerini Danimarka’da açıyor, hala orada yaşamaktadır ayrıca.

     Doğu müziğini icra eden insanların başka bir aurası, görünüşü, sesi ve duruşu olduğunu hepimiz biliyoruz. Aneela çok sevimli bir kadın, ben ve birçok kişi onu Arash ile beraber seslendirdikleri Chori Chori ile keşfettik. Sesinin inceliği Pakistanlı olmasından geliyor diyebiliriz aha. Çok zevkli bir şarkıdır, ama daha sonra çıkardığı Hintçe albüm ise tek kelimeyle lezizdir.

     Şimdi Hindistan sevgimi yeniden anlatmayacağım tabi, artık doruk noktasını şu yazımda yazmıştım zaten. Bu ülkenin özellikle müziği enfes, tek kelimeyle harikulade bana göre. Ve ben ciddi anlamda insanlara Hint müziğini sevdirmek istiyorum. Siz de dinlerken benim gibi mutlu hissedin, bütün her şeyi unutup oynamaya kalkın istiyorum. Bu şekilde size Aneela’nın 4 tane şarkısından bahsedeceğim. Eminim bu yazı bittikten ve şarkılar da dinlendikten sonra siz de benim gibi bir Aneela sever olacaksınız.

     İlk size en sevdiğim parçadan bahsedeyim. Ben Money Money’in ilk dinlediğimde “Oha, ha siktir. Nasıl güzel lan!” filan gibi abartı tepkiler vermiştim. Hala da aynı tepkileri verebilirim ama, çünkü şarkı bir harika O giriş müziği, nakaratının güzelliği… Tam anlamıyla eğlendiren bir şarkı bu ve dinlemeye doyamıyorum. Üzüntülü olduğum zamanlarda açıyorum, hiçbir şey anlamasam da sözlerinden mutlu oluyorum. Benim terapi şarkılarımdan bir tanesi. Favori kısmım ise 27. saniyedeki harika yerdir.

     Bu şarkıyı ilk dinlediğimde kendimi bir Anadolu düğününe konuk olmuş gibi hissetmiştim. Çünkü müziği bize oldukça yakın, kendini hemen çekiyor. Böyle dinlerken bir anda ayağa kalkıp şişman teyzelerin düğünlerdeki oynayışından yapmak istiyorum aha. Bu şarkıda ise favorim kısmın 23. saniyede başlayan yerdir. Aneela beni bu tek Hintçe albümüyle o kadar çok mutlu etti ki. Ve bir yandan da şunu düşünüyorum. Daha benim keşfedeceğim ne güzellikler var Hindistan’da. Keşke hepsini bulup hemen dinleyebilsem, ben yeni bir şarkı keşfettiğinde inanılmaz mutlu olanlar insanlardanım.

    Ve geldik Mahi’ye. 2006 yılında çıkardığı bu solo da en az diğerleri kadar güzel. Özellikle nakarat kısmı ayrı bir güzeldir, diğer şarkılarla beraber dinleyince kombo etkisi yaratıyor. Bu sıralar Hindistan klasörümün içerisinde 3 silahşor edasıyla yeniden parladı bu şarkılar. Eski arşivim olsaydı kesinlikle onların arasından bulamazdım, o kadar çok Hintçe, Korece ve Japonca şarkı var ki. Neredeyse İngilizce’yi geçmişlerdi. Bu şarkı diğerlerine göre daha az hareketli, ama kendini sevdirmemesi için hiçbir neden yok.

Aneela – Say Na Say Na

     Bu güzel şarkıyı ise 2005 yapımı Bollywood filmi olan Bluffmaster! için seslendirdi Aneela. Filmin başrollerinde Abhishek Bachchan ve en sevdiğim Bollywood aktrislerinden Priyanka Chopra varmış. Filmi izlememiştim, hemen izleme listeme aldım. En yakın zamanda patlamış mısırın ile beraber seyredeceğim. Şarkı hakkında bir şey yazmaya pek gerek yok aslında, zaten dinleyince kendini de nasıl güzel anlattığını görmüş olacaksınız.

***

     Aneela’ya bir şans verim, hatta Hindistan’a bir şans verin derim. Tek amacı sizi mutlu etmek ve keyifli müzikler dinletmek olan bu şarkıların önündeki kapıyı açın ve içeri girin. Bir daha çıkmak istemeyeceksiniz.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Acemİlİğİnİ Manİsa'da Yapacak Askerler İçİn Önemlİ Bİlgİler

Herkese yeniden merhaba. Biliyorum eskisi gibi sık yazmıyorum, ama geç de olsa bu konu hakkında bir şeyler yazacağım için mutluyum. Bugünkü konumuz askerlik. Ben 354 KD olarak askerliğimin acemiliğini Manisa'da, ustalığını ise Kıbrıs'ta yaptım. Daha önceden bilgiler toplamıştım ama sağlam ve toplu bir kaynak bulmakta zorlanmıştım maalesef. Ben de sonra buralara gidecek arkadaşlar aynı durumu yaşamasın diye kaynak niteliğinde bu yazıyı yazıyorum. Kasım celbinde gidecek olan arkadaşlara da şans ve sabır diliyorum. Umarım bir an önce biter. Kısa dönem, uzun dönem... Hiç fark etmez. Manisa Batı Kışla'ya ve Kıbrıs'a, özellikle Magosa'ya askerliğin düştüyse bu yazı tam sana göre. Okumadan geçme sakın... Ayrıca Lefkoşa ve Girne hakkında da bilgiler vereceğim ucundan... Bu yazıda Manisa'dan bahsedeceğim, diğer yazıda ise Kıbrıs. Usta birliği olduğu için Kıbrıs daha uzun sürecek.


Acemi Birliği Manisa Batı Kışla 
Başlıyoruz. Arkadaşlar ben askerliğimi öğrendikten sonra int…

Güney Kore'ye Gİtme ve Yerleşme Yöntemlerİ

Uzun bir aradan sonra yeniden karşınızdayım... Özlediniz mi beni? :) Yazmış olduğum "Bigbang'e hediye gönderme"yazısı tam olarak bir geri dönüş değildi. Asıl dönüşü bu yazıyla yapıyorum. Aslında böyle bir yazı yerine taslaklarımda yer alan "askerlik" yazısını bitirip yayınlayacaktım ama askerliği şu sıralar aklıma getirmek istemiyorum. O yazı için biraz daha bekleyeceğiz. Peki neden böyle bir yazı yazmak istedim? Tek cümleyle "ben de bilmiyorum" Akşam akşam eğlenmek istedim, bu konu üzerinden de eğlenceli bir şeyler karalayayım dedim. 

Bu yazıdaki örnek ülkemiz Güney Kore ama siz bunu Japonya, Çin, Tayvan veya başka bir ülke için de ele alabilirsiniz. Zaten belli başlı aynı konular oluyor. Gözümüzün nuru, Türk gençlerinin hayali, ünlü dolu sokaklarıyla Seul, meşhur sahili, sevimli aksanıyla Busan, muhteşem manzarası, lezzetli deniz ürüyleriyle Jeju Adası ve diğerleri... Güney Kore kesinlikle iştahımızın açılmasına sebep oluyor değil mi? Neredeyse 10.00…

Kore ve Japon dizilerini yayınlayan Türk kanalı

Başlık aslında güzel bir isteği sunuyor bize. Bu yazıda biraz daha detaya ineceğim, kendi düşüncelerimi sunacağım size. Şu sıralar Twitter’da devam etmekte olan bir etkinlik var. #TURKEYwantsKBSTURK tag’i Trending Topic’e sokulmaya çalışılıyor. Bu kadar zahmete girmeye gerek olmadığını düşünüyorum ben. Çok çok yakınımızda bulunan bir şeyi değiştirme imkanına sahip olabiliriz belki de. Nasıl mı? Bu yazı işte bunu anlatıyor.Planet kanalları var bilir misiniz?
Planet Sinema
Planet Çocuk
Planet Pembe gibi.
Türk kanalları bunlar, tematik kanallar. İşte bu kanallardan Planet Pembe'de sürekli Latin dizileri yayınlanıyor. 5 6 sene öncesine kadar çok popüler olan Latin dizileri. Onların yerini Asya dizileri aldı, ama bizim ülkede bunu duyuramadık maalesef.
Ben olsam Planet Pembe kanalının Latin dizilerini bırakıp Kore ve Japon dizileri yayınlamasını sağlardım. Adı da Planet Asya olurdu mesela.
Bu kanalların reyting derdi yok, ama reklam …