Güney Kore’den bol moda içerikli dergi dizisi: Style

     Hani bazı diziler vardır ya böyle kıymeti tam olarak anlaşılamamış, işte Style da o dizilerden biri bence. Yayınlandığı zaman oldukça ilgi çekmişti halbuki, bu ilgi rüzgarı bizim buraya biraz geç ulaştı ama olsun. Gerçi oraya koysaydık iki tane sanatçı-oyuncu(!), gör bakalım o zaman nasıl uçuyordu bu güzel dizi Türkiye’de.

     Birazcık konusundan bahsedeyim. Lee Seo-Jung moda – magazin dergisi olan Style’da çalışmaktadır. Moda dünyasının, medya sektörünün gerçekte göründüğü gibi olmadığını fark ettiği zamanlarda işler onun için biraz ters gider. Seo Jung karakterine son zamanlarda adı olaylara karışmış olan Lee Ji Ah hayat veriyor. Ben bu kızı seviyorum valla, hem de çok. Editör Park Ki Ja ise çalışanları tarafından sevilmez, biraz gaddar bir kadın. İşte dizi de herkesin favorisi olacak isim diyorum. Ciddi duruşu, harika moda anlayışı, işini çok iyi yapmasıyla Ki Ja benim favorim olmuştu. Zaten Kim Hye Soo’yu da çok severim, çok iyi bir oyuncu. Seo Woo Jin ise becerikli bir şeftir, birtakım olayların sonucunda kendisini dergide bulacak. Ryu Si-Won severler bu dizide tam anlamıyla tatmin olacaktır. Ve son olarak derginin fotoğraf işlerine bakan Kim Min Joon var. Artık bu kişi de genç kızları ekrana çeker sanırım. Lee Yong Woo aslen manken, hem de ödüllü bir manken. Style onun ilk dizisi, daha sonra da işte Birdie Buddy de oynadı. Ben oyunculuğunu sevmiştim, ama canlandırdığı karakterine baştaki bölümlerde iki tokat atmak istemiştim aha. İşte bu yalan ve rekabet dolu moda ve dergi dünyası Seo Jung’u oldukça etkileyecektir.

     Şimdi işin içinde dergi varsa zaten benim gibi gazeteci olan bir insan ona balıklama atlayacaktır. Ben de atladım, bir güzel Style’ın içinde yüzden ve memnun bir şekilde karaya çıktım. Bu dizi beni oldukça tatmin etmişti. Ama uzun zaman önce izlediğim için olayları tam hatırlamıyorum maalesef. Bu yazı da hatırlayabildiklerimi içeriyor zaten, haberiniz olsun istedim.

     Dizinin ilk bölümünde gerçekten bir sürü olay olmuştu. Ben feci gülmüştüm. Özellikle şu sağdaki karede Ki Ja, sinirlendiği Jeo Sung’un sırtına basıyordu bilmem kaç cm’lik topuklularıyla. Zavallımın sırtı gitmişti, hatırladıkça gülüyorum.

     Dizideki elbiseler gerçekten çok iyi, hani Gossip Girl’ü sırf elbiseler için takip edenler var ya, eğer Uzakdoğu alternatifini arıyorsanız işte Style karşınızda. Özellikle Ki Ja her bölümde enfes elbiseler giydi, ben bile mest oldum izlerken resmen.

     Çamur savaşının olduğu bölümde yerlere yatmıştım, öyle böyle değil. Ki Ja ve şefin çamur savaşı gerçekten çok feciydi. Bir de havuza itilme sahnesi, aman aman diyorum sadece hani. Oyuncu olsam bile böyle eziyetlere katlanmazdım, kaprisli olurdum ben aha.

     Seo Jung’un eski sevgilisi dünyanın en aptal insanlarından biriydi sanırım. Dizinin başlarında gözüküyor ama ne saydırdım embesile. Zaten bizim kız da kovalayıp durdu.

     Bu dizinin en güzel yanlarından biri şaşırtmaca yapması. Başrollerde bile bu durum var, hani bir anda her şey dönüyor ve bunu oldukça mantıklı bir şekilde ekrana getiriyorlar. Özellikle bir 10. bölüm var, hala unutmadım o bölümü. Benim favorimdir, neler neler olmuştu öyle. Ayrıca o bölümün son sahnesinde insan “Heyt be, işte bu!” diye bağırmak istiyor resmen.

     Şimdi bunların rakibi olan bir dergi var. İşte o derginin editörü böyle şişko, saçının önünde bir tutamı farklı olan cadaloz kadının teki. Yukarıda soldaki fotoda kendisinin görebilirsiniz. Şefe dönüp böyle “Şefunnnimmm” diye acayip bir ses tonuyla sesleniyor. İşi sadece sinir bozmak, şişmanlar sevimlidir klişesini yıkıyor bu kadın resmen. Beni hem çok güldürdü ultra gıcıklık ve salaklıklarıyla, hem de sinir etti. Bu kadına dikkat edin diyorum kısaca.

 

     Bu dizide Min Joon bayağı darbe yemişti. Teselliyi başkasında aramasına rağmen bir türlü tam olarak ayağa kalkamamıştı bir süre. Onun bu süreç içerisinde neler yaşadığına tanık oluyoruz. Zaten sonrasında da toparlayacak mı, yoksa daha da mı dibe batacak göreceksiniz.

     Style’ın yan karakterleri de en az ana karakterler kadar renkli. O rakip editörün yanı sıra derginin baş editörü olan kadın, Style’ın hissedarı, ileriki bölümlerde ortaya çıkan yaşlı zengin kadın, bu karakterlerin hepsi bir harika. Yan karakter konusunda oldukça zengin bir dizi. Ayrıca diğer Style çalışanlarına değinmiyorum bile.

     Ayrıca altıncı bölümdeki partiye birçok ünlü katıldı. 2NE1, 2PM, F.T. Island, Kang Ji Hwan, Bada gibi ünlülerin katıldığı parti harika geçmişti. Hani sonra nerede bu konuk oyuncular demeyin, partiye geldiler işte.

     Dizide bungee jumping bile yaptılar hani. Sadece derginin içinde geçen bir dizi değil yani, daha dolu. Hatta dergi konusu çoğu bölümde arka planda kalıp işliyor bile diyebilirim hani.

     Style’ın izlerken kendinizi bir süre sonra dergide çalışıyor gibi hissediyorsunuz. Hiçbir şekilde sıkmıyor, sizi resmen sarıp sarmalıyor. Bu dizi gerçekten farklı, bir kere harika bir karakter gelişimi var dizide. Belki şefte bunu az görebilirsiniz ama diğer üç karakter resmen evrim geçirdi, özellikle Seo Jung. Sırf bunun için bile izlenebilir. Farklı bir tadı var Style’ın, bence ya severseniz, ya da sevmezsiniz. Keskin çizgilerle ayrılmış bir dizi.

     Bu dizide modacı bir kız vardı, ileriki bölümlerde giriyordu diziye. Böyle eline makası aldığı gibi herkesin eteğini kesiyordu, tam bir çatlaktı. Onu izlerken ne gülmüştüm, şimdi hatırladım yine deli gibi gülüyorum. Kısaca bu manyak kız da harika yan karakterlerden biridir.

     Ki Ja çamur savaşı yapar, havuza düşer, başında aşağı bir kova buz dökülür. Valla kadın despot, dediğim dedik ve sert biri ama rakipleri de en az onun kadar deli. Ama en güzel yanı bu kadar şey olmasına rağmen hala dimdik ayakta ve resmen “ben buradayım ulan” diyor. Bu yönüne bayılmıştım, tek kelimeyle bayılmıştım.

     İlk bölümünden itibaren sanki ben de Style'da çalışan bir elemandım. Dizinin sonunda ise yetişmiş, kendini geliştirmiş, güven dolu ve işini en iyi şekilde yapan biri olarak mezun oldum gibi bir şey oldu.

 

 

 

 

   

     Size Lee Yong Woo’nun Yoon Eun Hye ile olan fotoğraf çekimini göstereyim. Hem bizim Coffee Prince’in hanım hanımcık kızı, hem de Yong Woo oldukça cesur davranmış değil mi? İlk çıktığında bayağı konuşulmuştu bu fotoğraflar, haklarında yazılıp çizilmişti.

     Bu diziyi izleyin, izletin derim. Gerçekten güzel zaman geçirirsiniz, sizi hemen içine çekebilecek potansiyele sahip. 16 bölümlük bu zevkten mahrum kalmanızı istemediğim için bu yazıyı yazdım, umarım diziye başlarsanız ve biz de hakkında konuşuruz.

     Birazcık fan servisle yazıyı bitireyim :)

     Böyle etkilemezse başka türlü yazıya eklerim ben de. Dizinin izlenmesi için her şeyi yapıyorum gördüğünüz gibi. Gerekirse çıplak fotolarını bile eklerim aha.

     Son olarak diziyi en sevdiğim kareyle bitireyim. Bu sahneyi çok ama çok seviyorum ben.

Style iyi bir dizi, resmen hadi gelin beni izleyin diyor. Siz de kırmayın onu :)


0 Yorum :

Yorum Gönder