Ana içeriğe atla

80 şarkıda devr-i alem: 3. nota

     Hız kesmeden müzikle olan dansımıza devam edelim istedim. Önceki iki notaya bakmak isterseniz buna ve şuna tıklayın. Dünyanın çeşitli yerlerinden sevdiğim müzikleri bu blog sayesinde sizle buluşturuyorum. Bu yüzden 8 nota olacak bu yazı dizisi benim hoşuma gidiyor. Umarım diğerleri gibi bu da hoşunuza gider diyor ve çalmaya başlıyorum.

 

1. Türkiye

Sertab Erener – Aslolan Aşktır

     Sertab Erener bana göre harika bir şarkıcı. Sesini nasıl kullanacağını gerçekten çok iyi biliyor. Son şarkıları da çok iyi olmasına rağmen ben eski parçalarını daha bir ayrı severim. İşte bu şarkı da onlardan biri. Giriş müziği ne kadar güzel değil mi? Sözleriyle, müziğiyle, her şeyiyle bir bütün olarak kendini bize sevdiriyor. Nakarata geldiğinizde aslolan aşktır diye bağırmak istiyorsunuz. Çok ama çok güzel.

 

2. Ermenistan

Gohar Shahbazyan – Sazov Thga

     Daha önce bu şarkıyı aradığımı ama bulamadığımı yazmıştım. Sonunda elime geçti ve nasıl mutlu olduğumu size anlatamam. Böyle bizim türkülere benzeyen bu şarkı gerçekten keyifli. Ermeni müziği aslında bize yakın olmasıa rağmen benim o kadar hoşuma gitmez ama bu şarkı istisnalardan biri. Gerçi klibini dikkatlice izleyin derim, feci komik. Bizim 90’larda çektiğimiz kliplere benziyor. O kadar modern görünen kızların bağlama kursunda ne işi var yahu aha. Ondan sonra hocayı küçümsemeleri, sonra birinin hocadan hoşlanması, kıpkırmızı araba, hocanın donla gözükmesi filan. Her izlediğimde koparım, ders olarak gösterilmesi gerekiyor bu klibin.

 

3. Güney Kore

Bigbang – Lies

     3. notaya kadar Bigbang paylaşmadım, düşünün yani. Yine de tüm ülkeye bu grubu tanıtma görevini üstlendiğim içim kendi kendime karşınıza şimdi Lies ile çıktım. Haru Haru artık kült olmuş en sağlam şarkılardan biri olduğu için farklılık yapmak istedim. Lies benim en sevdiğim BB parçalarından biri. G-dragon’un nasıl bir dahi olduğunun kanıtlarından sadece bir tanesi daha. Özellikle Taeyang’ın nakaratta girmesine bayılıyorum, çok iyiler gerçekten. Biliyorum objektif olamıyorum bu konuda ama objektif olmaya da gerek yok zaten. Onlar kendilerini birçok sefer kanıtladılar. Bu 5 kişi Asya’da fırtına gibi esmeye devam ediyor ve ben inanıyorum ki rüzgarları kısa bir süre sonra bizim sınırların da içine girecek.

 

4. İngiltere

The Wanted – Glad You Came

     Mp3’te şarkı dinlemekten sıkıldığım bir anda telefonun radyosunu açmış ve bu şarkıyla karşılaşmıştım. Ufak bir aramadan sonra İngiliz grup The Wanted’ın söylediğini bulmuştum. Çok eğlenceli bir şarkı, insan ne zaman bitti diyor şarkı sona erdiğinde ve tekrar baştan dinlemeye başlıyor. Ayrıca nakarata gelmeden önceki sözlerde var olan uyum çok hoşuma gitti benim. Bu arada nakarattaki sözlerden dolayı ayıp yerlere çekilebiliyor şarkı aha. Youtube’da bir yorum görmüştüm ve feci güldürmüştü beni. Hep doğudaki gruplara bakmayalım, alın size batıdan bir grup.

 

5. Bulgaristan

Azis – Mrazish

    Şimdi sizi hemen uyarıyorum. Azis’i tanıyanlar nasıl bir klibin karşılarına geleceğini iyi bilirler ama bu uyarım tanımayanlara. Azis çok çok farklı bir kişilik, hani gördüğünüzde oha bu ne lan demeniz cidden çok yüksek. Azis’in bu şekilde tarz oluşturmasının nedeni yaptığı müzikmiş. İcra ettiği chalga müziği Bulgaristan’da süper fizikli hatunlar tarafından söylendiği için Azis ilk başlarda tutunamamış. O da çareyi bu şekilde ortaya çıkmakta bulmuş. Hatta okuduğum yazılardan birinde evli ve çocuk sahibi olduğu da yazıyordu. Velhasıl Azis karşınızda aha. Ayrıca geçen yıl İstanbul ve Bursa’da konser verdi kendisi. Bunu nereden mi biliyorsun diye sorarsanız Bursa konserinde bir tartışma, kavga çıkmıştı ve haber bültenlerinde yer almıştı. Tamam kabul, şarkıdan çok Azis’in görün diye ekledim bu parçayı haha :)

 

6. Macaristan

Crystal – Repülj Tovabb

    Geldik görmeyi en çok istediğim ülkelerden biri olan Macaristan’a. Bu güzel ülkenin müzikleriyle pek alakadar değilim aslında. Daha çok Macar çingene müziğini sevsem de bugün bir pop şarkısını koymak istedim buraya. Macarca çok değişik bir dil, sanki sadece sesli harflerle anlaşıyorlarmış gibi hissediyorum ben aha. Bu şarkının nakarattan önceki kısımlarına bayılıyorum. Hem kadın, hem de erkek çok güzel okumuş. Basit ama oldukça etkili bir şarkı. Belki de hayatınızda ilk defa Macarca şarkı dinleyeceksiniz, hadi durmayın tıklayın ve dinleyin.

 

7. Hollanda

Kinderen voor Kinderen song – Two Fathers

     Bu şarkıyı koymamın iki sebebi var. İlki gerçekten güzel bir parça olması. İkincisi ise çok farklı bir olay, ondan bahsedeyim biraz. Şimdi şarkının adını gördünüz zaten. Sözler de iki babası olmasından ve yaptıklarından bahsediyor. Ve o sahnedeki bütün çocukların iki babası varmış. Yani bu çocuklar gay ailelerin çocukları. Bazıları taşıyıcı anne yoluyla dünyaya gelmiş, bazıları da evlatlık edinmiş. Ve adamlar böyle bir şarkı yapıyor, çocuklar söylüyor, ulusal kanalda da bütün ülke izliyor. Şimdi aynısını Türkiye için düşünün derim, aman aman ne kıyametler kopardı. Ayrıca şarkıyı söyleyen Terrence’ın sesi gerçekten çok iyi. Zamanında okulunda dışlandığını ama babalarının sayesinde cesaretini toplayarak müzik grubuna girip popüler olduğunu filan söylemiş bir röportajında. Çok ilginç bulduğum için zamanında araştırmıştım. Lütfen yargılamadan, kötü şeyler düşünmeden bu güzel şarkıyı dinleyin derim. Hollanda birçok konuda dünyaya hem iyi, hem de kötü örnek olabiliyor. Bu iyi yönlerinden biri bana göre. Dünyaya düşmanca, insanlara düşmanca bakmadan önce izlenmesi gereken bir klip bana göre.

8. Türkiye

Sema – Fikrimin İnce Gülü

    Kapanışı yine güzel ve yalnız ülkemle yapmak istedim. Türkçe şarkıların en güzel yanı sözlerinin gerçekten farklı ve değerli anlamlar taşıyor olması. Fikrimin ince gülü ne güzel bir tabirdir öyle, ne zaman aklıma gelse gülümserim. Bu şarkı benim “en sevdiğim Türkçe şarkıdır” Dinlemeyi o kadar çok seviyorum ki anlatamam size. Ayrıca benim hayatımda farklı anlam taşıyan nadir parçalardan biridir. *Gördüğüm günden beri / olmuşum inan deli* Diyemediklerimin notalarla can bulmuş hali diyebilirim bu şarkı için. Giriş müziği beni alıp uzaklara götürür, saatlerce kendini dinletebilir. Ayrıca bu şarkı içimde içme isteği uyandırır. Öyle çok içen bir insan değilim ama efkar dediğimiz o kelimenin can bulmuş hali bu şarkının müziğinde gizli bence. Seni yazan, seni besteleyen, seni söyleyen kişiye helal olsun.

***

     Ben kapanışı hayatımın en güzel anılarından biri olan Fikrimin İnce Gülü’yle yaptım, üstüne başka bir şey yazmaya hiç mi hiç gerek yok.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Acemİlİğİnİ Manİsa'da Yapacak Askerler İçİn Önemlİ Bİlgİler

Herkese yeniden merhaba. Biliyorum eskisi gibi sık yazmıyorum, ama geç de olsa bu konu hakkında bir şeyler yazacağım için mutluyum. Bugünkü konumuz askerlik. Ben 354 KD olarak askerliğimin acemiliğini Manisa'da, ustalığını ise Kıbrıs'ta yaptım. Daha önceden bilgiler toplamıştım ama sağlam ve toplu bir kaynak bulmakta zorlanmıştım maalesef. Ben de sonra buralara gidecek arkadaşlar aynı durumu yaşamasın diye kaynak niteliğinde bu yazıyı yazıyorum. Kasım celbinde gidecek olan arkadaşlara da şans ve sabır diliyorum. Umarım bir an önce biter. Kısa dönem, uzun dönem... Hiç fark etmez. Manisa Batı Kışla'ya ve Kıbrıs'a, özellikle Magosa'ya askerliğin düştüyse bu yazı tam sana göre. Okumadan geçme sakın... Ayrıca Lefkoşa ve Girne hakkında da bilgiler vereceğim ucundan... Bu yazıda Manisa'dan bahsedeceğim, diğer yazıda ise Kıbrıs. Usta birliği olduğu için Kıbrıs daha uzun sürecek.


Acemi Birliği Manisa Batı Kışla 
Başlıyoruz. Arkadaşlar ben askerliğimi öğrendikten sonra int…

Güney Kore'ye Gİtme ve Yerleşme Yöntemlerİ

Uzun bir aradan sonra yeniden karşınızdayım... Özlediniz mi beni? :) Yazmış olduğum "Bigbang'e hediye gönderme"yazısı tam olarak bir geri dönüş değildi. Asıl dönüşü bu yazıyla yapıyorum. Aslında böyle bir yazı yerine taslaklarımda yer alan "askerlik" yazısını bitirip yayınlayacaktım ama askerliği şu sıralar aklıma getirmek istemiyorum. O yazı için biraz daha bekleyeceğiz. Peki neden böyle bir yazı yazmak istedim? Tek cümleyle "ben de bilmiyorum" Akşam akşam eğlenmek istedim, bu konu üzerinden de eğlenceli bir şeyler karalayayım dedim. 

Bu yazıdaki örnek ülkemiz Güney Kore ama siz bunu Japonya, Çin, Tayvan veya başka bir ülke için de ele alabilirsiniz. Zaten belli başlı aynı konular oluyor. Gözümüzün nuru, Türk gençlerinin hayali, ünlü dolu sokaklarıyla Seul, meşhur sahili, sevimli aksanıyla Busan, muhteşem manzarası, lezzetli deniz ürüyleriyle Jeju Adası ve diğerleri... Güney Kore kesinlikle iştahımızın açılmasına sebep oluyor değil mi? Neredeyse 10.00…

Pretty Little Liars: Sırları olan bir kıza asla güvenme.

Türkçe’ye Sevimli Küçük Yalancılar olarak çevrilen Sara Shepard’ın bu güzel serisinde şu anda 11 tane kitap bulunmakta. 12. kitap 1 Haziran 2012’de raflarda olacak. Ama ben 2 sezondur yayında olan dizisi hakkında yazacağım. Pretty Little Liars (Bundan sonra kısaltmaya gidip PLL diye bahsedeceğim) içindeki gizlilikleri çok ustacak kullanan bir gizem/gençlik dizisi.      Aslında dizimizin çok basit bir konusu var. 5 kişilik arkadaş grubunun lideri olan Alison DiLaurentis ani bir şekilde ortadan kaybolur. Bu olaydan bir sene sonra (kitapta bu süre aslında 3 senedir) geride kalan 4 kızımızı, yani bebeğim Spencer, Emily, Hanna ve Aria sms’ler almaya başlarla. Hem de A isimli biri tarafında.      Dizi bunun üzerinden ilerliyor kısaca. Tabi bu arada dağılan grubun yeniden bir araya gelmesi, A’nin kim olduğunu öğrenme çabaları, beyin fırtınaları, aşklar, ihtiraslar ve sorular, sırlar, sorular, sırlar, sorular, sırlar.. A kim? Kızlardan ne istiyor? Alison ölmedi mi? Sadece onun bildiği sı…