Ana içeriğe atla

Junjou Romantica: Shounen ai türünün en iyisi

     Öncelikle bu yazının 200. yazım olduğunu söylemek istiyorum. Bir an olsun sıkılmadım, aynı hızda yazmaya devam edeceğim. İlk yazdığım yazıyı hatırlıyorum, hem de daha dün gibi. Şimdi ise 200’üncüyü deviriyorum, vay be.

     Junjou Romantica diye yazdım yukarıda, o yüzden önce şöyle bir duralım ve hmm yapalım. Soldaki çiftimiz gördüğünüz gibi el ele tutuşmuş. Şimdi eğer panik olduysanız hemen bu yazıyı terk edin, acele edin lütfen. Yok eğer sizi etkilemediyse devam edebilirsiniz. Burada shounen ai (iki erkeğin duygusal ilişkisi) türünden bahsedilecek bu yazıda, hazmedemeyip laga luga yapacak insanları cidden istemiyorum. Kendi çapımdaki uyarımı da yaptıktan sonra anime hakkındaki düşüncelerimi dile getirebilirim.

Junjou Romantica’nin 1 sezon açılışı: Tıkla bakalım..

Şimdi de kapanışı için tıklama zamanı.

Ama 2. sezonun açılışına da tıklamalısın.

Son olarak benim favorim olan 2. sezonun kapanışına tıkla

     Bu animemiz 2 sezon sürmüş harika bir yapım. 3 çiftin etrafında dönen hikayemiz oldukça inişli çıkışlı. İlk çiftimiz Romantica, sonra Egoist, sonra da Terrorist. Ufak tefek rastlaşmalar dışında çiftlerimiz birbirinden bağımsız takılıyor. Bir bölümde bir çifti izliyoruz tamamen, ama dağılımın adaletli olduğunu söyleyemeyiz. Baskın olan çiftimiz var, benim de favorim onlar zaten. Madem dedim, hemen favorilerimi yazayım:

     En sevdiğim çift kesinlikle Romantica çifti.  Misaki ile Usagi-san’ın hikayesine bayılıyorum. Usami Akihiko 28 yaşında en büyük yazarlık ödüllerinden birini kazanmış oldukça karizmatik bir adam. Uzun yıllardır yakın arkadaşına platonik bir şekilde aşık. Arkadaşı evlenince onların evine gidiyor ve arkadaşının kardeşiyle tanışıyor bu sırada: Bizim manyak Misaki ile aha. Daha sonra Misaki’nin abisinin Osaka’ya tayini çıkınca bizim çocuk üniversite sınavlarına hazırlanmak için Usagi-san’ın evine yerleşiyor. Her şey işte bundan sonra başlıyor. (Bu arada gerçek adı Usami Akihiko ama animede Usagi-san olarak geçiyor)

 

     İkinci çiftimiz Egoist. Bu çift aşkı en dengeli yaşayan çift bence. Diğerlerinde hep bir baskın karakter varken, burada aslında böyle bir durum yok. Bazıları Nowaki’nin daha baskın olduğunu söyleyebilir, bence öyle değil. Öyküleri ise şöyle başlıyor: Hiroki parkta tek başına “Neden dünya bu kadar boktan? Neden yalnız ve mutsuzum?” diye dertlenirken ve gözünden birkaç damla yaş akarken, oyuncak roket fırlatan Nowaki birden karşısına çıkar. Sonrasında tanışan bir iki kişi çetrefilli bir hikayenin içine girecektir. Böyle üstünkörü anlattım ama detayları notlarda vereceğim.

     Üçüncü çiftimiz ise Terrorist. Burada ise eski eniştesine aşık olan Shinobu isimli bir veledin hikayesine konuk oluyoruz. Eski eniştesiyle yeniden karşılaşan Shinobu bir şekilde bu adamı kendine özel öğretmen yapar. Bundan sonra da terörist gözleriyle onu kendine aşık edecektir. Ama burada da eski eniştemizin unutamadığı eski (ne çok eski dedim lan!) öğretmeni vardır. Ama sadece anılarda...

***

     Şimdi çiftlerimiz işte böyle. Notlara geçmeden önce birkaç şey yazmak istiyorum. Ben Junjou Romantica’yı neden seviyorum biliyor musunuz? Gerçek bir hikayeyi alıp karşımıza koymuşlar. Aşklarının kuvveti, ilişkilerinin geleceği ya da duygularının yoğunluğu dengeli ve gerçeğe yakın bir şekilde verilmiş. J. K. Rowling bir röportajında “Aşkın cinsiyetinin olduğuna inanmıyorum. Aşkın cinsiyeti yoktur” demişti. Ben de bu görüşe katılıyorum. İnsana insan olarak bakıyorum ve bu görüşümle de gurur duyuyorum. O yüzden rahat bir şekilde shounen ai, shoujo ai, yaoi ya da yuri izleyebiliyorum. Bundan sonrasında ise yine kalite devreye giriyor. Junjou Romantica belli bir kalitenin üzerinde olan animelerden. O yüzden sıkmıyor, o yüzden akıp gidiyor, size kendini izlettiriyor. Junjou da, Junjou. Romantica da, Romantica deyip duruyorum aha.

     

     Misaki ve Usagi’nin her sahnesi ayrı güzel. Aşırı istekli Usagi ve kendini koruyan Misaki birbirlerini harika bir şekilde tamamlıyorlar. Misaki’nin her seferinde önce savunmaya geçip sonra da kendini salmasını görmek komik. Tabi iş bitince yine sinirlenip kızıyor aha.

     2. sezonda Nowaki’nin Hiroki’ya Yadaa-yadaaa Hriko-san dediğin gibi kısım enfesti. “Seninle havai fişekleri izlemek istiyorum” demişti ve bölüm sonunda da yukatalarını giyip izlemişlerdi.

     Usagi’den Misaki’ye geliyor: “Sen Usami Akihiko’nun birine aşık olmasının ne demek olduğunu bilmiyorsun”

     Shinobu’nun allam edip kallem edip Miyagi’yi kendine bağlaması harikaydı. Gerçi bu çifte çok az yer verildi animede. İlk sezonda bir bölüm, ikinci sezonda da sadece iki bölüm vardı sanırım. Eğer teröristi severseniz mangayı da kesinlikle okuyun derim.

     Hazır mangadan bahsetmişken hemen yazalım. Birçok hayranı animenin 3. sezonunun gelmesini bekliyor ve istiyor. Bunlardan biri de doğal olarak benim. Ama gelmeyecek gibi, çünkü yayınlanalı bayağı oluyor. O yüzden siz mangadan devam etmeyi sakın unutmayın derim. Ben öyle yapıyorum şahsen, hem daha neler neler oluyor, vay anam vay diyorum sadece. Belki bir gün mangası Türkçe’ye çevrilir. İşte o zaman bir de ana dilimde okurum.

     Nowaki ve Hiroki’nin kütüphane sahnesi. Hiçbir şey anlatmıyorum, sadece izleyin ve görün diyorum. Çok ama çok etkili.

     Misaki’nin kıskançlık krizleri süper. Her seferinde “Usami-san’ı sevmiyorum” diyor ama onu kıskanmaktan da hiç geri kalmıyor.

     2. sezonda Usami’nin abisi ve babası da olaya dahil oluyor, bir de kuzeni. Gerçi kuzeni animede az gözüktü, asıl olayı mangada onun. Babasını da es geçiyorum, burada önemli olan abisi. Misaki, Usami ve Usami’nin abisi arasında geçen olaylara “oha, oha” demiştim. Eminim siz de öyle diyeceksiniz. Ayrıca şu “Sana tropikal ada alırım” lafına saatlerce gülmüştüm aha.

     Usami ve Misaki’nin beraber tatile gittikleri bölüm. Orada balık avlayan ayı heykeli almaları ve onun hakkındaki yorumları çok şekerdi. Ayrıca ayıcıklara da bayılıyorum.

     Bu güzel animenin bir de PS 2 için oyunu var. Ama Japonca bilmeyenler nanay alır, ben orta düzey bilen bir arkadaşımla oynamıştım ve civciv yakaladığımız sahnenin ilerisine geçememiştik aha.

     Nowaki’nin asla vazgeçmemesi, Hiroki’nin ise duygularını tam olarak kabullenmemesi hem hüzünlü, hem cesaret verici, hem de duygusaldı. Dediğim gibi, bu çiftin iniş çıkışları çok gerçekçi. Ayrıca onların bölümünde karakterlerin iç sesleri resmen döktürüyor. Edebi sözler, duygusal cümleler havada uçuşuyor.

     Avustralya’ya geri dönmek isteyen Shinobu’yu havalimanında yakalayan Miyagi, onu elinden tuttuğu gibi eve geri götürür. Bu sırada Shinobu oldukça duygulanır ve ağlamaya başlar. Bence o sahnelerde içinden “mutluyum, çok mutluyum” diyordu bizim velet.

     Usami’nin Misaki için her şeyi, ama her şeyi yapması gerçekten acayip. Bizim Misaki öyle bir aşık etti ki adamı, Usagi sürekli adını sayıklıyor, her daim yanında istiyor ve “Misaki benim” diyor. Gerçi şu adını hatırlayamadığım erkek editör ile ilgili olan bölümde Misaki demişti “Usagi-san benim” diye.

      Aşağıda yazacağım şeyi sakın okumayın derim. Büyük spoiler… Yazmazsam duramazdım, ama okursanız olmaz. Gerçi bazılarına büyük bir spoiler gibi gelmez ama ne olur ne olmaz diyorum.

      Babanın bizimkilere onay verdiği sahne tam on ikiden vurmuş bir şekildeydi. Artık Misaki ve Usagi uzun zamandır birliktedirler. Bu ilişkide hep baskın olan taraf Usagi olmuştu. Ama son bölümde yolda yürürlerken ışıklar değiştiğinde Usagi adım atar ve bir tehlike yaşar. Araba ona çarpmamıştır, kurtulmuştu. Misaki bu duruma oldukça sinirlenir ve Usagi’nin kafasına yapıştırır bir tane. “Aptal, dikkat etsene” gibi bir cümle çıkar ağzından. Biz de burada Misaki’nin duygularının tamamen kabullendiğini ve hatta baskın tarafa geçiş yaptığını görürüz. Mangaka cuk diye oturtmuş son bölüme, bitiş bu kadar uygun olurdu anca.

***

     Spoiler bitti… Şimdi son çizgileri atabiliriz buraya. Kısaca animemiz işte böyle. Ama burada bir soru karşımıza çıkıyor, nasıl izleyeceğiz. Hemen bir güzellik yapayım, animenin iki sezonu da Türkçe’ye çevrildi. Ben ta ilk çevrildiği zaman izlemiştim ilk kez, her hafta beklemek kötü oluyordu. Ama şimdi ilk kez izleyecek olanlar gerçekten şanslı. İzlemek istiyorsanız sizi şöyle alayım. Ayrıca özel bölüm bile var hani.

     

     Bunlar gerçekten güzel değil mi? Özellikle mouse pad oldukça iyi. Ebay gibi sitelerde bunları bulabilirsiniz, bir arkadaşım defter almıştı bu şekilde. Çevremdeki insanlara Junjou Romantica’yı tavsiye ediyorum. Tabusu olan varsa kırar belki diyorum, ayrıca seveceğini düşündüklerime veriyorum. Böyle bir anime klasörüm var benim özel. İçinde işte Junjou, Baka to Test to Shokanjuu, Kimi ni Todoke, Toradora gibi animeler var. Onlara hemen yazıp veriyorum ki animeleri alışsınlar, animeleri sevsinler. Böyle de ulvi bir görevi var aha.

     Junjou Romantica gerçekten izlemesi son derece keyifli bir anime. İzlerken sıkılacağını hiçbir şekilde düşünmüyorum. Dexter’daki gibi olan o iç sesin düşünceleri hakkında siz de kendi kendinizi yorum yaparken bulacaksınız, bakın işte buna eminim.

-Ben Misaki Takahashi, 19 yaşındayım ve bu ilişkinin nereye gittiğini bilmiyorum.

Kesinlikle izlerken zamanın nasıl geçtiğini kestiremiyor insan”

The Daily Lee..

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Acemİlİğİnİ Manİsa'da Yapacak Askerler İçİn Önemlİ Bİlgİler

Herkese yeniden merhaba. Biliyorum eskisi gibi sık yazmıyorum, ama geç de olsa bu konu hakkında bir şeyler yazacağım için mutluyum. Bugünkü konumuz askerlik. Ben 354 KD olarak askerliğimin acemiliğini Manisa'da, ustalığını ise Kıbrıs'ta yaptım. Daha önceden bilgiler toplamıştım ama sağlam ve toplu bir kaynak bulmakta zorlanmıştım maalesef. Ben de sonra buralara gidecek arkadaşlar aynı durumu yaşamasın diye kaynak niteliğinde bu yazıyı yazıyorum. Kasım celbinde gidecek olan arkadaşlara da şans ve sabır diliyorum. Umarım bir an önce biter. Kısa dönem, uzun dönem... Hiç fark etmez. Manisa Batı Kışla'ya ve Kıbrıs'a, özellikle Magosa'ya askerliğin düştüyse bu yazı tam sana göre. Okumadan geçme sakın... Ayrıca Lefkoşa ve Girne hakkında da bilgiler vereceğim ucundan... Bu yazıda Manisa'dan bahsedeceğim, diğer yazıda ise Kıbrıs. Usta birliği olduğu için Kıbrıs daha uzun sürecek.


Acemi Birliği Manisa Batı Kışla 
Başlıyoruz. Arkadaşlar ben askerliğimi öğrendikten sonra int…

Güney Kore'ye Gİtme ve Yerleşme Yöntemlerİ

Uzun bir aradan sonra yeniden karşınızdayım... Özlediniz mi beni? :) Yazmış olduğum "Bigbang'e hediye gönderme"yazısı tam olarak bir geri dönüş değildi. Asıl dönüşü bu yazıyla yapıyorum. Aslında böyle bir yazı yerine taslaklarımda yer alan "askerlik" yazısını bitirip yayınlayacaktım ama askerliği şu sıralar aklıma getirmek istemiyorum. O yazı için biraz daha bekleyeceğiz. Peki neden böyle bir yazı yazmak istedim? Tek cümleyle "ben de bilmiyorum" Akşam akşam eğlenmek istedim, bu konu üzerinden de eğlenceli bir şeyler karalayayım dedim. 

Bu yazıdaki örnek ülkemiz Güney Kore ama siz bunu Japonya, Çin, Tayvan veya başka bir ülke için de ele alabilirsiniz. Zaten belli başlı aynı konular oluyor. Gözümüzün nuru, Türk gençlerinin hayali, ünlü dolu sokaklarıyla Seul, meşhur sahili, sevimli aksanıyla Busan, muhteşem manzarası, lezzetli deniz ürüyleriyle Jeju Adası ve diğerleri... Güney Kore kesinlikle iştahımızın açılmasına sebep oluyor değil mi? Neredeyse 10.00…

Kore ve Japon dizilerini yayınlayan Türk kanalı

Başlık aslında güzel bir isteği sunuyor bize. Bu yazıda biraz daha detaya ineceğim, kendi düşüncelerimi sunacağım size. Şu sıralar Twitter’da devam etmekte olan bir etkinlik var. #TURKEYwantsKBSTURK tag’i Trending Topic’e sokulmaya çalışılıyor. Bu kadar zahmete girmeye gerek olmadığını düşünüyorum ben. Çok çok yakınımızda bulunan bir şeyi değiştirme imkanına sahip olabiliriz belki de. Nasıl mı? Bu yazı işte bunu anlatıyor.Planet kanalları var bilir misiniz?
Planet Sinema
Planet Çocuk
Planet Pembe gibi.
Türk kanalları bunlar, tematik kanallar. İşte bu kanallardan Planet Pembe'de sürekli Latin dizileri yayınlanıyor. 5 6 sene öncesine kadar çok popüler olan Latin dizileri. Onların yerini Asya dizileri aldı, ama bizim ülkede bunu duyuramadık maalesef.
Ben olsam Planet Pembe kanalının Latin dizilerini bırakıp Kore ve Japon dizileri yayınlamasını sağlardım. Adı da Planet Asya olurdu mesela.
Bu kanalların reyting derdi yok, ama reklam …