Ana içeriğe atla

Çok yönlü blogger ödüllerinden biri benim.

     Blog aleminde şu sıralar “Çok Yönlü Blogger Ödülleri” diye bir hede dolaşmakta arkadaşlar. Sevgili Seymsomething de beni taçlandırdığı için bu yazıyı yazmaktayım. Kendisine bir kez de burada teşekkür ediyorum, hem çok yönlü demek kulağa filan güzel geliyor hani.

     Bu ödül-mim mevzusuna göre ben de 10 kişiyi ödüllendirmeliyim. O yüzden listemi hazırlarken yanına da bir iki satır şey yazmak istiyorum. Maksat pek boş bitmesin yazı, gelemiyorum öyle.

     Şimdi öncelikle size kurallardan bahsedeyim ben. 2 tanecik kuralımız var, her şer oldukça yalın aslında.

    1. Bu ödülü bize layık gören kişiye teşekkür edip bloğunun linkini paylaşıyoruz. Beni bu ödüle Seymsomething layık gördüğü için paylaşıyorum hemen. Blogunu severek okuyorum, aslında aşağıda adını yazacaktım ama burada, yukarıda olmanı istedim ben. Odamın en güzel köşesine koydum ödülü ve ona bakıp duruyorum ehe :)

    2. Hakkımızda 7 şey yazıyoruz. Haydi ellerin çalışsın Lee.

a) Ben oldukça rahat, hatta koala bir insanımdır. Evden tatil günlerinde çıkmak için bile ekstra çaba sarf eder arkadaşlarım. Bu yüzden ki beni dışarı çıkartmak için yemekle kandıran dostlarım var. Oburluğum da buradan geliyor işte.

b) Blog yazmayı, aslında yazmayı çok seviyorum ben. Bu işi ciddiye alarak yapıyorum. Blogumun estetik görünmesini, her şeyin yerli yerinde olmasını istiyorum. Yaptığım işlerde genelde mükemmeli ararım, isterim.

c) Telefonda mesaj yazmayı hiç sevmem, genelde kısa cevaplar vermem bundandır. O yüzden ararım, beni aramalarını isterim. Telefondaki o minnacık tuşlara basmak sinirime dokunuyor aha.

d) Otobüslerde kitap okuyamam, otobüs yolculuklarını deli gibi sevsem de televizyon izleyemem, hareket halinde cep telefonuma bakıp oyun filan oynayamam, belediye otobüslerinde, metrolarda filan ters gidemem. Bunlar ufak şeyler gibi görünse de aslında çok büyük sorunlar. Ben ki o yolculukta kulaklığı takıp kitap okumayı o kadar çok istiyorum ki. Anca müzik dinlemekle yetiniyorum. Benim gibi olan bir sürü insan var aslında. O yüzden haydi birleşiyoruz ve ilaç firmalarının önünde eylem yapacağız.

e) Kimsenin belki de dinlemeye tenezzül etmeyeceği, kafasını bile çevirip bakmayacağı, eline alıp incelemeyeceği şeylerin karşısında zaman geçirmeyi çok seviyorum: En son iş yerinin oradaki D&R’da Sonic Colors oyununda yer alan uzaylı şirin yaratıkların figürünü gördüm ve 10 dakika oha bu ne kadar süper diye inceledim. 80 lira değil de şöyle 40 filan olsaydı alacaktım hatta.

f) Feci derecede kola ve limonlu soda bağımlısıyım. Şirkette bir yanımda bu iki içecekten biri bulunur genelde. Çok seviyorum, pek seviyorum, deli oluyorum. Şu an bu yazıyı yazarken bile kola içiyorum mesela. Aynı şekilde kola bağımlıları olarak da toplanmamız gerektiğini düşünüyorum.

g) Seyahat etmeyi, gezmeyi dolaşmayı çok seviyorum. Hiç bilmediğim otobüslere binip daha gitmediğim yerlere gitmek beni mutlu ediyor. Ayaklarıma kara sular inene kadar dolaşıp sonra eve gelip yatağa girdiğimde kendime küfrediyorum her seferinde, bok vardı bu kadar gezecek diye. Ama her seferinde hiç sanki o pişmanlığı yaşamamışı gibi iliğim çıkana kadar dolaşmaya devam ediyorum yanımda beni durduran biri olmadığı sürece…

***

     Kendim hakkında bazı şeyleri de yazdıktan sonra sıra geldi ödüllerimi dağıtmaya. İşin en keyifli yanı bu olsa gerek, çok eğlenceli olacak. Bu arada aşağıda ödüllendireceğim 10 kişiye doğal olarak bu mim gidiyor. Onlar da kendilerinden bahsedip 10 kişi seçecekler, ne olur ne olmaz diye yazayım dedim. Şimdi başlıyoruz.. (Sıralama karışıktır, duyurulur..)

     1. Mydestiny: Photoshop üstadı bu sevgili blogger dostumu ödüllendirmesem çok ayıp etmiş olurdum. Kendini en koyusundan VIP, ayrıca benim gibi bir Taeyang fanı. Kitap yazılarını okusun, günlük yazılarını olsun veya PS çalışmaları olsun. Okumayı, uygulamayı ve onun hakkında yazdığı kitapları kitapevlerinde gördüğümde gülümsemeyi seviyorum. Şöyle en güzelinden bir ödül senin dostum, hem de Tae takdim ediyor.

     2. Hikaruivy: Tabi ki Hikaru da burada olmalıydı. Te Amerikalarda okuduğu halde blogunu ve süper hikayelerini güncel tutmayı başarabilen kaç blogger var? Hikaru bu zor görevi başarıyla yerine getiriyor ve en önemlisi ben onun yazılarını okurken bildiğiniz kopuyorum. Doğallık ve espritüellik birleşince ortaya tadından yenmeyen yazılar ve bir blog çıkıyor. Buyur dostum, Joong Ki elleriyle uzatıyor ödülünü.

     3. Masalevi: Benzer özelliklerimiziz çok olduğu Masal ve kardeşini unutamam tabi ki de. Blog alemi dışında dışarıdaki dünyada da inanılmaz derecede güzel anlaşıyor ve eğleniyoruz. O ve onun samimi yazıları blogosferi daha da çok sevmemi sağlıyor (Bir de KHJ hakkında yazmasa aha) Ödülü FT Island’ın elinde alıyor tabi.

     4. Selocann: İşte diğer, hatta en büyük VIP’lerden. Blogu bile bizim enfes grubumuz Bigbang üzerine. En güncel, en dolu, en doğru haberleri onun elinden almak bana oldukça zevk veriyor. Ödülü sonuna kadar hak ediyorsun çingu, G-dragon sahnede seni bekliyor ödülünü vermek için.

     5. Egee Lee: Uzun süredir yazmadığı için yeni yazılarından ne kadar mahrum kalacağız diyordum. Çok şükür dün yazdı ve ben de hemen okudum. Umarım istediğin, dilediğin her şey gerçek olur diyorum çünkü. Hemen bu güzel ödülü Rachel ve Finn’in elinde…. Öhöm öhöm, şaka tabi. Leeteuk varken onlara ne oluyor değil mi? SJ lideri sahnede ödülü vermek için.

     6. Makinosev: En az benim kadar konuşkan olan olan Makino ile gerçekleşen terminatör sohbetimizin tadı hala damağımda. Blogunun adını SJSturkey olarak değiştirmeli bence aha. Her şey bir yana, dolu dolu içeriği ile sizi sarıp pamuklara sarmalayan bu blogun sahibesi Makino’ya ödülünü So Jib sub veriyor doğal olarak.

     7. Be-Pu: Uzakdoğu ile ilgili iki güzel dostun sahibi olduğu bu keyifli blogun analizlerini okuyor olmak bana çok keyif veriyor. Osaman ve Demet’in yorumları ile daha da keyiflenen Be-Pu’ya bütün Uzakdoğu severlere tavsiye ediyorum. Osaman’a ödülünü Shin Min Ah veriyor. Demet sahi sen kimi seviyordun, şu anda aklıma gelmedi valla, (üzgün surat) Seninkini baklavaları ile Kıvanç verse olur mu? :D

     8. Sevgili Günlük: 4 kişiden oluşan süper bir çetenin dayayıp döşediği bu dolu dolu blog giyim zevkinizde ödül törenlerine kadar çok geniş bir içerik ve yelpaze sunuyor bir okuyucularına. Doymadım doyamadım sevmeye sevilmeye türküsü ile JYJ grubunu ve de tekrardan Bigbang’i sahneye ödüllerini vermeleri için çağırıyorum.

    9. Kore Delisi: Blogu kapatılmadan önce gümbür gümbür ilerleyen Kore Delisi, kapandıktan sonra yılmadı ve sevecen Blogspot'a geçerek keyifli yazılarını yazmaya devam etti. Sadece bu azminden dolayı bile ona ödül verebilirdim, ama aynı zamanda bu güzel kalemini bizimle paylaştığı için de bu ödülü hak ediyor bence. Ödülü vermek için sahneye en çatlak patron Cha Ji Heon (Ji Sung) geliyor.

     10. Madam Patapuff: Yeni blog açmış olmasına rağmen benim onun yazılarıyla tanışma sürem daha öncelere gidiyor. Yazılarını ve tek bölümlük hikayelerine bayılıyorum. Tek kelimeyle özetlersem Patapuff’u, kesinlikle “farklı”yı seçerdim. Gerçekten de farklı içerik ve anlatımıyla kendine özgün bir yer edinen Madam’a ödülünü 2Ne1 kızları versin (Umarım seviyorsundur diyorum aha)

***

     Benim ödül dağıtımım işte böyle. Şimdi iş yukarıdaki güzel insanlara düşüyor. Odanızda size bakan bu ödüller ile çabucak mimi cevaplayacağınıza eminim. Haydi rastgele..

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Acemİlİğİnİ Manİsa'da Yapacak Askerler İçİn Önemlİ Bİlgİler

Herkese yeniden merhaba. Biliyorum eskisi gibi sık yazmıyorum, ama geç de olsa bu konu hakkında bir şeyler yazacağım için mutluyum. Bugünkü konumuz askerlik. Ben 354 KD olarak askerliğimin acemiliğini Manisa'da, ustalığını ise Kıbrıs'ta yaptım. Daha önceden bilgiler toplamıştım ama sağlam ve toplu bir kaynak bulmakta zorlanmıştım maalesef. Ben de sonra buralara gidecek arkadaşlar aynı durumu yaşamasın diye kaynak niteliğinde bu yazıyı yazıyorum. Kasım celbinde gidecek olan arkadaşlara da şans ve sabır diliyorum. Umarım bir an önce biter. Kısa dönem, uzun dönem... Hiç fark etmez. Manisa Batı Kışla'ya ve Kıbrıs'a, özellikle Magosa'ya askerliğin düştüyse bu yazı tam sana göre. Okumadan geçme sakın... Ayrıca Lefkoşa ve Girne hakkında da bilgiler vereceğim ucundan... Bu yazıda Manisa'dan bahsedeceğim, diğer yazıda ise Kıbrıs. Usta birliği olduğu için Kıbrıs daha uzun sürecek.


Acemi Birliği Manisa Batı Kışla 
Başlıyoruz. Arkadaşlar ben askerliğimi öğrendikten sonra int…

Güney Kore'ye Gİtme ve Yerleşme Yöntemlerİ

Uzun bir aradan sonra yeniden karşınızdayım... Özlediniz mi beni? :) Yazmış olduğum "Bigbang'e hediye gönderme"yazısı tam olarak bir geri dönüş değildi. Asıl dönüşü bu yazıyla yapıyorum. Aslında böyle bir yazı yerine taslaklarımda yer alan "askerlik" yazısını bitirip yayınlayacaktım ama askerliği şu sıralar aklıma getirmek istemiyorum. O yazı için biraz daha bekleyeceğiz. Peki neden böyle bir yazı yazmak istedim? Tek cümleyle "ben de bilmiyorum" Akşam akşam eğlenmek istedim, bu konu üzerinden de eğlenceli bir şeyler karalayayım dedim. 

Bu yazıdaki örnek ülkemiz Güney Kore ama siz bunu Japonya, Çin, Tayvan veya başka bir ülke için de ele alabilirsiniz. Zaten belli başlı aynı konular oluyor. Gözümüzün nuru, Türk gençlerinin hayali, ünlü dolu sokaklarıyla Seul, meşhur sahili, sevimli aksanıyla Busan, muhteşem manzarası, lezzetli deniz ürüyleriyle Jeju Adası ve diğerleri... Güney Kore kesinlikle iştahımızın açılmasına sebep oluyor değil mi? Neredeyse 10.00…

Kore ve Japon dizilerini yayınlayan Türk kanalı

Başlık aslında güzel bir isteği sunuyor bize. Bu yazıda biraz daha detaya ineceğim, kendi düşüncelerimi sunacağım size. Şu sıralar Twitter’da devam etmekte olan bir etkinlik var. #TURKEYwantsKBSTURK tag’i Trending Topic’e sokulmaya çalışılıyor. Bu kadar zahmete girmeye gerek olmadığını düşünüyorum ben. Çok çok yakınımızda bulunan bir şeyi değiştirme imkanına sahip olabiliriz belki de. Nasıl mı? Bu yazı işte bunu anlatıyor.Planet kanalları var bilir misiniz?
Planet Sinema
Planet Çocuk
Planet Pembe gibi.
Türk kanalları bunlar, tematik kanallar. İşte bu kanallardan Planet Pembe'de sürekli Latin dizileri yayınlanıyor. 5 6 sene öncesine kadar çok popüler olan Latin dizileri. Onların yerini Asya dizileri aldı, ama bizim ülkede bunu duyuramadık maalesef.
Ben olsam Planet Pembe kanalının Latin dizilerini bırakıp Kore ve Japon dizileri yayınlamasını sağlardım. Adı da Planet Asya olurdu mesela.
Bu kanalların reyting derdi yok, ama reklam …