Ana içeriğe atla

Bigbang’in konserine gittik!

     Başlık her şeyi anlatıyor sanırım. Yerinde duramayan Vip’ler bunu da yaptı. Gittik Bigbang konserini izledik millet, şimdi ise bana sıcak sıcak anlatması kaldı. Hazır mısınız? Haydi elleri göreyim, eller havaya (Havaya giren Lee)

     Özge ile geçen gün konuşurken neden Bigbang konserine gitmiyoruz, bizi tutan nedir diye sorduk ve hazırlıklarımızı tamamladık. İşte bu süreçte başımıza gelenleri okuyacaksınız bu yazıda. Her şey en açık şekilde anlatılacak. Bir kere büyük gün geldiğinde oldukça heyecanlıydım. Sabah Seul’e uçağımız olduğu halde gece hiçbir şekidle uyuyamıştım heyecandan. Bigbang’i canlı izleme olayı adrenalin seviyemi hep tavanda tutmuştu. Sonunda onları görecektim, hatta onları en sevdiğim vip’lerle görecektim. Bizi kimse tutamaz, sen bile tutamazsın, yıldızlar tutamaz diye sahneye atlayacağımızı bile konuşmuştuk daha önceden. Sabah olduğunda havalimanının yolunu tuttum. bindiğim takside taksiciyi bile vip yaptığıma kaç puan peki?

     Havalimanına vardığımda herkesin gelmiş olduğunu gördüm. THY’nin kısmında buluşarak içimizdeki heyecanı orada herkesin önünde yüksek desibellerle gülüp konuşarak bir güzel konuştuk. Kızlar birbirlerine kalp masajı vardı, heyecanlarını ancak bu şekilde yenebiliyorlardı. Kimler mi vardı bu yolculukta peki? Öncelikle ben, sonra Mydestiny, Selocann, Yuki, Özge(Cinnet), Seda(nomuyeppuda) ve Mine(Td)

     Uçağı beklerken küçük oyunlar oynayalım dedi Destiny. Böylece ilk oyunumuz olan “En sevdiğiniz Bigbang şarkısı hangisi?” oyununu oynadık. Bu güzel oyunun sahibi “Haru Haru” oldu. Bir anda gür sesiyle Özge GD’nin başlangıç kısmını söylemeye başladı. Daha sonra Yuki “yo, yo” yakarak T.O.P gibi giriş yaptı. Atatürk Havalimanın’da karşılıklı şarkılar söylerken biz de tempo tutuyorduk. Tabi ki Türklerin ve turistlerin bize nasıl baktığını yazmama gerek yoktur sanırım. Yuki tok sesiyle adeta dişi bir T.o.P idi. Daha sonra nakaratta birden dans etmeye başladık, işte bu kadar gaza gelmiştik. Nakaratı Tae gibi asla söyleyemem tabi ama Destiny ile beraber elimizden gelenin en iyisini yaptık diyebilirim.

tumblr_lwd5nnv25x1qilthuo1_500

     Aslında keşke kameraya alsaydık, çünkü ben gerçekten kayda değer bir performans olduğuna inanıyorum aha. Valizlerimizin ağırlığından bahsetmiyorum bile. Üstüne bir de Kore’deki bütün Bigbang “güzelliklerini” satın alacağımız için eminim meteliksiz bir şekilde geri döneceğiz memlekete. Bu arada Seda daha fazla heyecana dayanamadı ve ufak bir hiperaktiflik yaşadı. GD diye attığı çığlık sanırım Seul’den bile duyulmuştur, biz gitmeden çığlık gitti. Yanımızdaki tonton teyzenin çantasından çıkartıp “Al kızım sana çiklet demesi” ise on puanlık bir dumur durumuydu.

    Selo ile beraber ayaklarımızı yere vurup duruyordul. Özge ve Yuki tırnaklarını yiyordu. Mine ise komplo teorileri üretmekle meşguldü. “Ya 15 saat rötar yaparsa uçak, konser de yarın, ayvayı yeriz biz” gibi düşünceleri sesli söylediği için Seda’nın ikinci çığlığı basmasına saliseler kalmış bile olabilirdi. Bizimkilere sakin olmalarını söyledim. Çünkü bu duygu patlaması ile bizi uçağa bile almayabilirlerdi.

     Sonunda uçağında kapısının açıldığı anonsu gelince bizdeki yardırmayı görmeliydiniz. Bütün diğer yolcuları eze eze geçtik. Hatta aramızda yarış bile düzenledik. Erkek olmanın avantajı burada ortaya çıktı. Herkesten hızlı koşarak uçağa ilk ulaşan bendim, şimdi Bigbang’e en yakın insandım aha. Koltuklarımıza oturduğumuzda Selo Xanax almayı düşündü ama Destiny onun iki gün uyutabileceğini söyleyince hemen vazgeçti. 3. Dünya Savaşı çıksa bile bu konseri kaçıramazdık.

     Seda ile beyin fırtınası yaparken herkes ortak oldu konuya. Vip’lerin bu bütünlüğüne bayılıyorum işte. Ben konserden sonrak ulise girmeliyiz kesinlikle deyince herkes başıyla tabi tabi yaparak onayladı doğal olarak. Gazeteci kimliğimi her türlü yalanla süsleyerek kullanacaktım. Ama tek sorun kızları nasıl kulise sokacağımızdı. Bu sırada aklıma süper fikir geldi. “Sizi, ne bileyim Amerikalı kız grubu olarak tanıtalım” deyince herkes önce bir bastı kahkahayı. Ama biraz düşününce kafaya yatıyordu bu durum. İsteyenin bir gözü, vermeyen kör olsun misali kızlar olumlu ışık yaktı duruma. Yuki “isim ne olacak peki?” diye sorulduğuneda kafaları birleştirip bir fırtına daha yarattık. Mine “Orange Caramel” nasıl diye sordu ama öyle bir grup vardı zaten. “Orange Caramel biziz desek” deyince bir kahkaha daha attık. Uçağın kalkmasına çok az kalmıştı, biz ise hala isim düşünüyorduk. İşte o anda Özge ismi buldu. “İsmimiz Twinkle Girls olsun mu?” dedi. “Hem Koreliler bu tarz manyak isimlere bayılıyor” diye ekledi. Özge dahil herkes dilini dışarı çıkardıktan sonra bu ismin koreliler için mükemmel olduğuna karar verdik. Böyle çocuksu şeylere tapıyorlardı ne de olsa. Ve karşımda 6 kişilik ABD pop grubu Twinkle Girls duruyordu. Bana kalsa yılbaşı moduna da girdiğim için isimlerini “Jingle Bells” olarak koyardım ya neyse aha.

     Kemerlerimizi bağladık, uçağımız sonunda havalanmıştı. 1256045 kes Bigbang dediğimiz vakitte “iner inmez sarı taçlardan alacağımızdan” bahsediyorduk. “İlk olarak kimle konuşmak istersiniz?” diye bir soru attı Selo. Ve hemen ekledi “Ben tabi ki G-dragon ile” Ben cevap verdim, “Hepiniz biliyorsunuz, tabi ki de Tae” dedim. Destiny bana katılarak “Ben de” dedi. Yuki hemen, “T.o.p” olacak ilk dedi. Özge de “Tae ve GD” diye cevap verdikten sonra Seda yine “GD!!!!!” diye bastı çığlığı. Hostesin gelip “bir şey mi oldu?” diye sorması süperdi. Son olarak Mine de “Hepsi” diye hümanist bir cevap verdi ve biz yine hayal alemine daldık.

     Tabi Bigbang’i görmenin yanı sıra Güney Kore’yi de görecektik. Bu da kalbimizin hızlı atmasına neden oluyordu. Gerçi ben Japonya’yı görsem daha çok heyecanlanırdım aslında. Belki Kore’den oraya bile geçebilirdik. Yolculuğun yarısını tamamladığımız Destiny ve Selo ağızları açık biçiminde uyuyolardı. Yuki kafasını Bigbang’in kitabına gömmüştü. Ben, Özge, Seda ve Mine ise pişbirik oynuyorduk aha. Ama, ama bigbang kartları ile, naber? Oyuna bile Bigbang’i dahil edebilğiyoruz, Vip’lerin yaratıcılığı işte. Bu arada Kore’yi gittiğimiz için bizden bir şeyler isteyen arkadaşların istek listesi Çin Seddi kadar olduğundan konserden sonraki günü onlaarı almak için ayıracaktık.

     İşin aslında en mükemmel yanı kulise girebildiğimizde gerçekleşecekti. O zaman onlarla birebir konuşma fırsatına sahip olacaktık. Seda hemen GD’nin numarasını alacak ve günde 12 sefer arayacaktı. Ben Tae’den beni Twitter’da takip etmesini isteyip orada onla enseye şaplak, göte parmak muhabbetleri çevirecektim. Özge her an GD ile Seung Ri’yi kaçırabilirdi. Dae’nin dizisinin yayınlandığı şu günlerde Mine konuk oyuncu olmak için kendisine özel baskı yapacak. Seda ise GD ile evlenme hayali kuruyordu. Bundan sonra da 10 kitalık bir seri olacak olan “Bir Vip’nin Gizli Defteri”ni yazacaktı.

     50.000 Vip’inin içinde kendimizi nasıl ayırt ettireceğimizi ise yine beyin fırtınasında bulmuştuk. Buna göre ben, sevgili Arya’nın özel bir şekilde benim için hazırlamış olduğu Pastırmadan tişört ve kapriyi giyinerek Seul’ü bir Kayseri haline getirecektim. Seda GD yastığını getirecek, içine soktuğu muştalar, bıçaklar ve 38’lik silah ile GD hayranı olan diğer Vip’lerin işine tek tek bakacaktı. Yuki ise T.o.P’yi sadece opera dürbünüyle izleyip, gizemli yabancı kız moduna girecekti. Sıra Destiny’e gelmişti. Yapmış olduğunu Fotoşop çalışmalarından hazırlamış olduğu giysiler ve satın aldığı spot ışıklarlar 562 Watt parlayacaktı konser alanında. Selo ise GD' için yazmış olduğu şiirleri satın aldığı oyuncak büyük helikoplerle ile alanda bir o yandan bir bu yana uçuracaktı. Son olarak da Özge de ayakkabı fırlatıp medyatik olmayı düşünüyordu ama her an yeni bir fikir de bulabilir aha.

     Uçak Seul’e inmek üzereydi, sonunda Güney Kore topraklarına ayak basacaktık. Vize olayı bizim için olmadığından 90 gün boyunca istediğimiz gibi gezebilecektik. Hemen otele gidip bavulları koymalı ve iyi bir uyku çekmeliydik. Yarın büyük gündü, yarın Bigbang’in konseri vardı ve biz ilk defa seyredecektik. Bizler Vip idik ve istediğimizi başarıyorduk. Bütün Vip’lerin gücü, sevinçleri ve destekleri arkamızdaydı. En az 49423 foto çekmeliydik, o kadar kişi arasında en çok biz parlamalıydık. Ve mükemmel planlarımız ile bunları yapacaktık.

Devam edecek…

     Bu harika gezi ve konser yazısını bu kısma kadar benden okudunuz. Devamını ise çok sevdiğim arkadaşlarım yazacak, onların blogundan okuyacaksınız. İlk olarak sevgili MyDestiny yazacak, Kore’ye ayak bastığımızdan sonra neler oldu. Sonra sazı eline Seda alacak ve bize detayları aktaracak. Pas ondan sonra Selocann’a gitmiş olacak ve olayların en heyecanlı yerlerinde yaşadığımız bombalar kelimelere dökülecek.  Son darbe ise Özge’den gelecek, kapanışı onunla yapıp size bu harika geziyi ve konseri ve yaşadıklarımızı tam olarak anlatmış olacağız. Ayrıca sevgili Yuki ve Mine de güzel yorumları ile yazılarda anlatılmayan ufak, komik ve heyecanlı noktaları yazacak bize.

Ben şimdilik size veda ediyorum.

Ama sanmayın ki burada bitiyor her şey.

Aslında daha yeni başlıyor…

Not: Gidersek yapacaklarımız, bir konuşmadan çıktı bu yazı dizisi.

Kurgusaldır arkadaşlar..

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Acemİlİğİnİ Manİsa'da Yapacak Askerler İçİn Önemlİ Bİlgİler

Herkese yeniden merhaba. Biliyorum eskisi gibi sık yazmıyorum, ama geç de olsa bu konu hakkında bir şeyler yazacağım için mutluyum. Bugünkü konumuz askerlik. Ben 354 KD olarak askerliğimin acemiliğini Manisa'da, ustalığını ise Kıbrıs'ta yaptım. Daha önceden bilgiler toplamıştım ama sağlam ve toplu bir kaynak bulmakta zorlanmıştım maalesef. Ben de sonra buralara gidecek arkadaşlar aynı durumu yaşamasın diye kaynak niteliğinde bu yazıyı yazıyorum. Kasım celbinde gidecek olan arkadaşlara da şans ve sabır diliyorum. Umarım bir an önce biter. Kısa dönem, uzun dönem... Hiç fark etmez. Manisa Batı Kışla'ya ve Kıbrıs'a, özellikle Magosa'ya askerliğin düştüyse bu yazı tam sana göre. Okumadan geçme sakın... Ayrıca Lefkoşa ve Girne hakkında da bilgiler vereceğim ucundan... Bu yazıda Manisa'dan bahsedeceğim, diğer yazıda ise Kıbrıs. Usta birliği olduğu için Kıbrıs daha uzun sürecek.


Acemi Birliği Manisa Batı Kışla 
Başlıyoruz. Arkadaşlar ben askerliğimi öğrendikten sonra int…

Güney Kore'ye Gİtme ve Yerleşme Yöntemlerİ

Uzun bir aradan sonra yeniden karşınızdayım... Özlediniz mi beni? :) Yazmış olduğum "Bigbang'e hediye gönderme"yazısı tam olarak bir geri dönüş değildi. Asıl dönüşü bu yazıyla yapıyorum. Aslında böyle bir yazı yerine taslaklarımda yer alan "askerlik" yazısını bitirip yayınlayacaktım ama askerliği şu sıralar aklıma getirmek istemiyorum. O yazı için biraz daha bekleyeceğiz. Peki neden böyle bir yazı yazmak istedim? Tek cümleyle "ben de bilmiyorum" Akşam akşam eğlenmek istedim, bu konu üzerinden de eğlenceli bir şeyler karalayayım dedim. 

Bu yazıdaki örnek ülkemiz Güney Kore ama siz bunu Japonya, Çin, Tayvan veya başka bir ülke için de ele alabilirsiniz. Zaten belli başlı aynı konular oluyor. Gözümüzün nuru, Türk gençlerinin hayali, ünlü dolu sokaklarıyla Seul, meşhur sahili, sevimli aksanıyla Busan, muhteşem manzarası, lezzetli deniz ürüyleriyle Jeju Adası ve diğerleri... Güney Kore kesinlikle iştahımızın açılmasına sebep oluyor değil mi? Neredeyse 10.00…

Kore ve Japon dizilerini yayınlayan Türk kanalı

Başlık aslında güzel bir isteği sunuyor bize. Bu yazıda biraz daha detaya ineceğim, kendi düşüncelerimi sunacağım size. Şu sıralar Twitter’da devam etmekte olan bir etkinlik var. #TURKEYwantsKBSTURK tag’i Trending Topic’e sokulmaya çalışılıyor. Bu kadar zahmete girmeye gerek olmadığını düşünüyorum ben. Çok çok yakınımızda bulunan bir şeyi değiştirme imkanına sahip olabiliriz belki de. Nasıl mı? Bu yazı işte bunu anlatıyor.Planet kanalları var bilir misiniz?
Planet Sinema
Planet Çocuk
Planet Pembe gibi.
Türk kanalları bunlar, tematik kanallar. İşte bu kanallardan Planet Pembe'de sürekli Latin dizileri yayınlanıyor. 5 6 sene öncesine kadar çok popüler olan Latin dizileri. Onların yerini Asya dizileri aldı, ama bizim ülkede bunu duyuramadık maalesef.
Ben olsam Planet Pembe kanalının Latin dizilerini bırakıp Kore ve Japon dizileri yayınlamasını sağlardım. Adı da Planet Asya olurdu mesela.
Bu kanalların reyting derdi yok, ama reklam …