Ana içeriğe atla

Muhteşem bir geri dönüş bu!

      Biz VIP’ler olarak belki biraz sıkıntılı bir dönemdeyiz şu anda ama yüzümüzü güldüren haberler de gelmiyor değil hani. Daesung’un geri dönecek olması, GD olayının o kadar da büyütülmemesi derken sular durulduğunda ortalığa hareket katan üye Taeyang oldu. Peki nasıl mı?

     Epik High’tan Tablo YG’e geçti ve bir albüm çıkardı. Bu albümde çeşitli düetler var, bunlardan biri de Tomorrow. İşte bu şarkıda Tablo Taeyang ile düet yaptı ortaya kulağımı doyuran harika bir eser çıktı. Türkiye saatiyle bu sabah Inkigayo’da sahne alan ikilinin performansını biz şahsen beğendik. Biz kim miyiz? Ben, Selocan ve MyDestiny. Üç Bigbang ve doğal olarak üç Taeyang fanı birleştik ve bu güzel performans ile ilgili sizlere ayrı ayrı yazılar hazırladık.

     Mydestiny’nin yazısı için buraya;

     Selocan’ın yazısı için ise şuraya..

     Ben ise bu yazıda genel olarak Tae üzerinde konuşup performans hakkında da iki kelam edeceğim. Ama önce tabi bu performansı bir izleyelim değil mi? Oynat Uğur’cum.

     Performansın başında sanki Tae’yı ıssız Amerikan yollarında görüyoruz. Kenarlarda lastik izlerini ben küçük ama güzel bir detay olarak nitelendirdim. Mohawk saçlarıyla altın rengi tonlarına uyum sağlayarak etrafında dönüp en iyi yaptığı şeyi yapıyor: Dans ediyor. Bu çocuk inanılmaz estetik dans ediyor, karşı çıkan olursa da onun zevki deriz tabi.

     Üzerindeki giysiler de ayrı hoş olmuş hani. Kolyesi, ceketi filan uyum içinde ve sanki “ben buradayım, bunu kesinlikle bilin!” diyor.

     Taeyang’ın sesi bu tarz slow ve hüzünlü şarkılara cuk diye oturuyor. O yüzden ben dinlemekten sanki daha fazla zevk alıyorum. Dım tıs, dım tıs şarkılar da güzel ama asıl gizli cevherler bunlar hani.

     Daha sonra Tablo mikrofonu ele alıyor ve başlıyor söylemeye. Daha önce dinlememiştim açıkçası ama güzel rap yapıyormuş, bu kanıya verdim. Dinlerken Tae ile gayet uyum içinde olduklarını düşündüm ve doğru şarkıda karar kıldıklarını anladım. Ayrıca şalı mı, fuları mı, artık ne ise o da iyiymiş hani aha.

     Sonra tekrar zıp zıp Tae’ye dönüyoruz. Ben bu nakaratı keser ve cep telefonuma atarım arkadaş! Biraz daha dans ederek yürüse bizim eve de gelirdi hani aha.

    

     Performansı izlemeye devam ederken bir an Taeyang hep “uzun ince bir yoldayım, gidiyorum gündüz gece” modunda oradan mı katılacak diye düşünürken tam da istediğim şey oldu ve sahneye çıktı. Onun sahneye çıkmalıysa beraber eminim benim gibi birçok Vip’de keyfine keyif katmıştır.

     Şu yukarıda gife ayrı bittiğimi belirtmek istiyorum. İkisi de güçlerinin farkında ve bunu güzel bir el hareketi ile pekiştiriyor. Daha beraber çok şey yapacağız cümlesinin vücut dilindeki karşılığı olmalı bu!

     Performansın bitişi ise sade ama etkili olmuş. Gayet iyi söyledik, zaten şarkı da kaliteli ama şimdi gitme vakti der gibiydi. Bu bakımdan onu da beğendim.

     Tomorrow’un düet olacağı söylendiğinde alevlenen heyecanımız bugün tepe noktasına ulaştı ve biz 3 VIP’i oldukça tatmin etti, bunu diyebiliriz. Şarkı olsun, Tablo olsun, Taeyang olsun, hepsi çok çok iyiydi. Neden onu sevdiğimizi her yeni şarkıda bize gösteriyor, “çıtayı sürekli yükselttiğini” görmek bizi mutlu ediyor.

     Benim yazım buraya kadar, ama sanmayın ki Tae ve Bigbang hakkında yazacaklarım bitti. Bu blogun kadrolu elemanlarından onlar, asla vazgeçmem. Dostlarımın yazılarını okuyun ama, bu final yazısıydı çünkü. Tablo’yu tanıyım, Tae ve Tablo hakkında düşünceleri okuyun ve finali yapın. İleride yine böyle güzel ortaklıklara imza atarız bence, çünkü ben oldukça eğlendim.

Tae’nin ceketine bayıldığımı söylemiş miydim?

Bu blogdaki popüler yayınlar

Acemİlİğİnİ Manİsa'da Yapacak Askerler İçİn Önemlİ Bİlgİler

Herkese yeniden merhaba. Biliyorum eskisi gibi sık yazmıyorum, ama geç de olsa bu konu hakkında bir şeyler yazacağım için mutluyum. Bugünkü konumuz askerlik. Ben 354 KD olarak askerliğimin acemiliğini Manisa'da, ustalığını ise Kıbrıs'ta yaptım. Daha önceden bilgiler toplamıştım ama sağlam ve toplu bir kaynak bulmakta zorlanmıştım maalesef. Ben de sonra buralara gidecek arkadaşlar aynı durumu yaşamasın diye kaynak niteliğinde bu yazıyı yazıyorum. Kasım celbinde gidecek olan arkadaşlara da şans ve sabır diliyorum. Umarım bir an önce biter. Kısa dönem, uzun dönem... Hiç fark etmez. Manisa Batı Kışla'ya ve Kıbrıs'a, özellikle Magosa'ya askerliğin düştüyse bu yazı tam sana göre. Okumadan geçme sakın... Ayrıca Lefkoşa ve Girne hakkında da bilgiler vereceğim ucundan... Bu yazıda Manisa'dan bahsedeceğim, diğer yazıda ise Kıbrıs. Usta birliği olduğu için Kıbrıs daha uzun sürecek.


Acemi Birliği Manisa Batı Kışla 
Başlıyoruz. Arkadaşlar ben askerliğimi öğrendikten sonra int…

Güney Kore'ye Gİtme ve Yerleşme Yöntemlerİ

Uzun bir aradan sonra yeniden karşınızdayım... Özlediniz mi beni? :) Yazmış olduğum "Bigbang'e hediye gönderme"yazısı tam olarak bir geri dönüş değildi. Asıl dönüşü bu yazıyla yapıyorum. Aslında böyle bir yazı yerine taslaklarımda yer alan "askerlik" yazısını bitirip yayınlayacaktım ama askerliği şu sıralar aklıma getirmek istemiyorum. O yazı için biraz daha bekleyeceğiz. Peki neden böyle bir yazı yazmak istedim? Tek cümleyle "ben de bilmiyorum" Akşam akşam eğlenmek istedim, bu konu üzerinden de eğlenceli bir şeyler karalayayım dedim. 

Bu yazıdaki örnek ülkemiz Güney Kore ama siz bunu Japonya, Çin, Tayvan veya başka bir ülke için de ele alabilirsiniz. Zaten belli başlı aynı konular oluyor. Gözümüzün nuru, Türk gençlerinin hayali, ünlü dolu sokaklarıyla Seul, meşhur sahili, sevimli aksanıyla Busan, muhteşem manzarası, lezzetli deniz ürüyleriyle Jeju Adası ve diğerleri... Güney Kore kesinlikle iştahımızın açılmasına sebep oluyor değil mi? Neredeyse 10.00…

Pretty Little Liars: Sırları olan bir kıza asla güvenme.

Türkçe’ye Sevimli Küçük Yalancılar olarak çevrilen Sara Shepard’ın bu güzel serisinde şu anda 11 tane kitap bulunmakta. 12. kitap 1 Haziran 2012’de raflarda olacak. Ama ben 2 sezondur yayında olan dizisi hakkında yazacağım. Pretty Little Liars (Bundan sonra kısaltmaya gidip PLL diye bahsedeceğim) içindeki gizlilikleri çok ustacak kullanan bir gizem/gençlik dizisi.      Aslında dizimizin çok basit bir konusu var. 5 kişilik arkadaş grubunun lideri olan Alison DiLaurentis ani bir şekilde ortadan kaybolur. Bu olaydan bir sene sonra (kitapta bu süre aslında 3 senedir) geride kalan 4 kızımızı, yani bebeğim Spencer, Emily, Hanna ve Aria sms’ler almaya başlarla. Hem de A isimli biri tarafında.      Dizi bunun üzerinden ilerliyor kısaca. Tabi bu arada dağılan grubun yeniden bir araya gelmesi, A’nin kim olduğunu öğrenme çabaları, beyin fırtınaları, aşklar, ihtiraslar ve sorular, sırlar, sorular, sırlar, sorular, sırlar.. A kim? Kızlardan ne istiyor? Alison ölmedi mi? Sadece onun bildiği sı…