Ana içeriğe atla

The Good Wife: Alicia Florrick ile tanışın!

     Bence dünya üzerinde ismi bu kadar cuk diye oturan başka bir dizi yoktur. The Good Wife (İyi Eş), ismini sonuna kadar hak eden i-na-nıl-maz bir yapım. Bir kadının nasıl değiştiğini izliyoruz bu dizide, aynı zamanda avukatlığın ince detaylarına harika bir şekilde konuk oluyoruz. The Good Wife mükemmel bir avukatlık dizisi, aynı zamanda da aldatılan bir kadının nasıl ayakta durduğu, neler yaptığı üzerine odaklanan mükemmel bir dizi.

     Sizi Alicia Florrick ile tanıştırayım. Julianna Margulies’ın enfes oyunculuğuyla can bulan Alicia bölge savcısının karısı. Ama eşinin (Chris Noth, Sex and the City’deki Mr. Big) kendisini aldattığı ortaya çıkınca zor durumda kalıyor. Hem de bir kere de değil, bir sürü aldatma. Fahişelerle para karşılığında birlikte olmalar, yatak maceralarının kameraya çekilmesi, hatta daha sonra internette yayılması filan derken Alicia neye uğradığını şaşırıyor. Eşiyle evlenip iki çocuk doğurduktan sonra mesleği olan avukatlığı bırakarak kendisini evine adamış. İşte bu aldığı darbeler sonucunda verdiği kararları, yaptığı şeyleri izliyoruz. Eşinin skandallarından sonra bölge savcılığından ayrılması ve hapse girmesi ise son nokta oluyor. Bundan sonra Alicia bırakmış olduğu mesleğe geri dönecek, çünkü artık evin geçim kaynağı kendisinden soruluyor.

 

     Daha az maliyeti olan bir eve taşınıyorlar, hatta eski komşularının kendisine yüz çevirdiğini fark ediyor Alicia. Üniversitede aynı zamanda okuduğun Will Gardner’ın Diane Lockhart ile ortak olduğu avukatlık firmasında kendisine iş bularak hayata yeniden atılıyor. Will’in içinde yıllardır Alicia’ya karşı duygular var, ama zamanlaması hiç olmamış. Peter ile tanışıp evlendikten sonra da kendi yoluna gitmiş. Alicia aldatıldığına göre artık iyi bir eş mi olacak, yoksa başka sulara doğru yelken mi açacak? Bunu da siz izlerken öğrenin istiyorum.

     Dizimizin konusu kısaca böyle. Ayrıca her bölümde değişik davalarımız oluyor ve inanın bana bu davaların konuları feci etkili. Hele ki bir tanesinin sonunda benim ağzım açık kalmış ve “ha siktir” demiştim. O sanıkların, şüphelilerin yerine kendinizi koymanızı sağlıyor bu dizi, o derece başarılı. Bazen boğazına bir yumrunun oturmasına sebep oluyor, bazen de hıçkırmanızı sağlıyor, çok başarılı çok.

     The Good Wife’ın en güzel yanlarından biri de oyuncu kadrosu. Bir tane sırıtan karakter yok, hepsi oldukça iyi işlenmiş derinlemesine karakterler. Kalinda Sharma firmada çalışan bir araştırmacı. Her davanın altında yer alan bilinmeyen şeyler ondan sorulur. Kendisi Hint asıllı gördüğünüz gibi ve dizinin tabiri caize en taşaklı karakteri. Ayrıca kendisinin büyük bir sırrı var, gerçi ikinci sezonda olanlar daha da büyük, insan donup kalıyor resmen. Sakın Kalinda’ya bulaşmayın, yoksa sonunuz videodaki gibi olabilir. İzleyelim:

 

     Ama bence dizinin en harika karakteri Eli Gold. Diziye ileriki bölümlerde katılan Eli, Peter’ın bölge savcısı olması için kampanyasını yürüten kişi. Ve her bölümde coştukça coşuyor. Alicia ile olan sahnelerini o kadar beğeniyorum ki, anlatamam. Yapımcılar da ondaki potansiyelin farkında vardı ve daha sonra kadrolu eleman oldu kendisi. Alicia’nın çocuklarından Zack’in sayko arkadaşı ile uğraştığı yerlerde çok gülmüş ve işte bizim Eli demiştim. Sırf bu adam için bile dizi izlenir, o kadarını söyleyeyim.

     Dizi içinde aynı zamanda dediğim gibi Peter’ın bölge savcılığına aday olması ve kampanya süreci de yer alıyor. Alicia bu konuda çok önemli bir faktör, çünkü hem eski bölge savcısının eşi, hem de medyatik kişiler. Muhabirler ona sürekli soru soruyor, bazı sunucular hatta kızdırmaya çalışıyor. Ülke çapında haber olan bu aldatma olayı ile kadınlar gözlerini Alicia’ya çeviriyor, onun hakkında yorumlar yapıyor. Ayrıca rakipleri bir an olsun boş durmuyor, gerek gerçek gerek yalan bir sürü haber, yazı, video, fotoğraf ortaya çıkıyor.

     Bir an olsun sıkılmıyorsunuz bu diziyi izlerken, tempo gerçekten hiç düşmüyor. Karakterlerin söylediklerinden tutun senaryoya kadar her şey buram buram kalite kokuyor. İki sezonu geride bıraktık, üçüncü sezonun başlamasına çok az zaman kaldı. Kesinlikle bu diziyi herkes izlemeli, keşke 22 sezon olsa da her gün doya doya izleyebilsem diye kaç kez kendi kendime söylenmişimdir.

     Ayrıca dizinin ilk sezonunda Alicia’nın bir rakibi de var: Cary. Şirket sadece bir junior avukatı bünyelerinde tutacağı için belli bir süre veriyor. O sürenin sonunda ya Alicia, ya da Cary firmaya elveda diyecek. Bunun heyecanı da var hani.

     Bu dizinin sevdiğim olaylarından biri de içerisindeki haberler ve videolar. Hiç sırıtmayan ve materyaller çok güzel yedirilmiş. Bazen karakterlerimiz olan olayları televizyondan öğreniyor, bazen de kampanya sürecinde rakibe çamur atmak için ortaya videolara çıkıyor. Wendy Scott-Car’ın fakirlere yardım ediyorum diyerek göğüslerini büyüttüğünü anlatan şarkı videosu gibi. Gerçi bunun sonucunda çok pis oha diyoruz, ama anlatmayayım. Yeniden; izleyin!

     Ben şu dizi alemi içerisinde hayatımda gördüğüm en güzel sahneyi bu dizide gördüm. Açık ara birinci sahnemde, asla önüne geçecek bir durumla da karşılaşacağımı zannetmiyorum. Dünyanın en romantik sahnelerinden biri, çok pis iddia ediyorum. Birçok insan da benim gibi düşünüyor, çünkü o sahne hakkında sayfalarca yazı yazıldı, hatta sadece o sahneye özel bir sürü hikaye ortaya çıktı, insanlar yazdı durdu. Böyle eridim bittim, bu kadar mükemmel kurgulanan bir şey olamaz dedim. O kadar beğendim ki Tutkulu İlişkiler Çıkmazı’nda karakterlerimden biri bu sahneyi hatırlayarak aynısını yapmak isteyecek, şimdiden söyleyeyim istedim. Hikaye yazmıyorum özel ama yazdığım hikayemin içinde bahsetmek istiyorum ben de. İkinci sezonun final bölümünde gerçekleşen bu enfes sahneyi diziye başlamadan izlemeyin derim. Spoiler olma konusu filan değil aslında, sadece o kadar etkileyici gelmez. İki sezon izledikten sonra o sahneyi gördüğünüzde duvara toslamış gibi oluyorsunuz, ya da belki benim gibi tosladıktan sonra çılgınlar gibi sevinebilirsiniz de.

     Dizide Mavi Marmara saldırısıyla ilgili bir sahne bile geçiyor. Peter eve kampanyasına destek vermek için önemli Yahudi kişileri çağırıyor. O sırada Filistin ile ilgili kitaplar okuyan kızlar Grace, adamlara haksız olduklarını ve 9 insanı öldürdüklerini söylüyor. Doğal olarak karşı çıkıyorlar ama Grace susmuyor ve haksızlık yapıldığını savunarak bizi bile şaşırtıyor. Yahudi lobisinin bu derece etkili olduğu, neredeyse her dizisinde Yahudi bir karakterin bulunduğu Amerika’da CBS’te yayınlanan The Good Wife, sanırım bir ilke imza attı. En son bu derece etkili sahneleri Oz’da görmüştüm, Kareem Said karakteri ve Müslüman grubu arasında. Kısaca The Good Wife bu yönüyle bile farklı dizi, muhalif olabiliyor, farklılıklara kendini açabiliyor. Ayrıca isyan eden Zack’in sayko arkadaşının tavsiyesi üzerine ezan dinleyerek büyükannesini şoka uğratması da komik hani. Müslüman olmasından korkan büyükannesi istediğini yapıyor. Ben de o yaşta olsaydım ve istediklerim olmasaydı bu sahneyi gördükten sonra Hallelujah filan dinlerdim sanırım aha.

 

    

 

     Davaları ile, mükemmel karakterleri ile, Peter’ın kendini affettirme çabaları ile, Alicia’nın ve diğer karakterleri mükemmel oyunculuğu ile, mükemmel davaları ile tam 4x4 lük bir dizi. Kaçıran çok üzülür, üçüncü sezonun başlamasına bu kadar az kalmışken kesinlikle el atıp bu diziyi izlemeye başlamalısınız. Eminim pişman olmayacaksınız.

Florrick ailesi ile tanışmaya hazır mısınız?

 

Bu blogdaki popüler yayınlar

Acemİlİğİnİ Manİsa'da Yapacak Askerler İçİn Önemlİ Bİlgİler

Herkese yeniden merhaba. Biliyorum eskisi gibi sık yazmıyorum, ama geç de olsa bu konu hakkında bir şeyler yazacağım için mutluyum. Bugünkü konumuz askerlik. Ben 354 KD olarak askerliğimin acemiliğini Manisa'da, ustalığını ise Kıbrıs'ta yaptım. Daha önceden bilgiler toplamıştım ama sağlam ve toplu bir kaynak bulmakta zorlanmıştım maalesef. Ben de sonra buralara gidecek arkadaşlar aynı durumu yaşamasın diye kaynak niteliğinde bu yazıyı yazıyorum. Kasım celbinde gidecek olan arkadaşlara da şans ve sabır diliyorum. Umarım bir an önce biter. Kısa dönem, uzun dönem... Hiç fark etmez. Manisa Batı Kışla'ya ve Kıbrıs'a, özellikle Magosa'ya askerliğin düştüyse bu yazı tam sana göre. Okumadan geçme sakın... Ayrıca Lefkoşa ve Girne hakkında da bilgiler vereceğim ucundan... Bu yazıda Manisa'dan bahsedeceğim, diğer yazıda ise Kıbrıs. Usta birliği olduğu için Kıbrıs daha uzun sürecek.


Acemi Birliği Manisa Batı Kışla 
Başlıyoruz. Arkadaşlar ben askerliğimi öğrendikten sonra int…

Güney Kore'ye Gİtme ve Yerleşme Yöntemlerİ

Uzun bir aradan sonra yeniden karşınızdayım... Özlediniz mi beni? :) Yazmış olduğum "Bigbang'e hediye gönderme"yazısı tam olarak bir geri dönüş değildi. Asıl dönüşü bu yazıyla yapıyorum. Aslında böyle bir yazı yerine taslaklarımda yer alan "askerlik" yazısını bitirip yayınlayacaktım ama askerliği şu sıralar aklıma getirmek istemiyorum. O yazı için biraz daha bekleyeceğiz. Peki neden böyle bir yazı yazmak istedim? Tek cümleyle "ben de bilmiyorum" Akşam akşam eğlenmek istedim, bu konu üzerinden de eğlenceli bir şeyler karalayayım dedim. 

Bu yazıdaki örnek ülkemiz Güney Kore ama siz bunu Japonya, Çin, Tayvan veya başka bir ülke için de ele alabilirsiniz. Zaten belli başlı aynı konular oluyor. Gözümüzün nuru, Türk gençlerinin hayali, ünlü dolu sokaklarıyla Seul, meşhur sahili, sevimli aksanıyla Busan, muhteşem manzarası, lezzetli deniz ürüyleriyle Jeju Adası ve diğerleri... Güney Kore kesinlikle iştahımızın açılmasına sebep oluyor değil mi? Neredeyse 10.00…

Kore ve Japon dizilerini yayınlayan Türk kanalı

Başlık aslında güzel bir isteği sunuyor bize. Bu yazıda biraz daha detaya ineceğim, kendi düşüncelerimi sunacağım size. Şu sıralar Twitter’da devam etmekte olan bir etkinlik var. #TURKEYwantsKBSTURK tag’i Trending Topic’e sokulmaya çalışılıyor. Bu kadar zahmete girmeye gerek olmadığını düşünüyorum ben. Çok çok yakınımızda bulunan bir şeyi değiştirme imkanına sahip olabiliriz belki de. Nasıl mı? Bu yazı işte bunu anlatıyor.Planet kanalları var bilir misiniz?
Planet Sinema
Planet Çocuk
Planet Pembe gibi.
Türk kanalları bunlar, tematik kanallar. İşte bu kanallardan Planet Pembe'de sürekli Latin dizileri yayınlanıyor. 5 6 sene öncesine kadar çok popüler olan Latin dizileri. Onların yerini Asya dizileri aldı, ama bizim ülkede bunu duyuramadık maalesef.
Ben olsam Planet Pembe kanalının Latin dizilerini bırakıp Kore ve Japon dizileri yayınlamasını sağlardım. Adı da Planet Asya olurdu mesela.
Bu kanalların reyting derdi yok, ama reklam …