Ana içeriğe atla

Awkward: Keşke her gençlik dizisi böyle olsa.

     Buldum, sonunda buldum! İşte benim yeni kafa dağıtıcı dizim: Awkward. Tek kötü yanı ise daha sadece 8 bölümü yayınlandı. Bir gençlik dizisine bu denli bağımlı olacağımı düşünmemiştim. Aynı şekilde bir MTV dizisine de. Evet dizimiz Mtv’de yayınlanıyor, sansasyonel olan Skins’in Amerikan versiyonu yayından kaldırılınca Awkward ile tanıştık. Peki nedir bu tabiri caize “balon köpüğü” dediğimiz türden olan dizinin çekici yanları?

     Bir kere başroldeki Jenna bir harika. İlk defa gençlik dizilerinde bu kadar sevdiğim bir başrol oldu. Jenna liseye giden normal bir kızdır. Biraz dışlanmıştır aslında, hani bu Amerikan liselerinde olan “loser”lardan. Kendisi gibi iki arkadaşı daha var. Tamara ve adı aklımda olmayan, çok da aktif olmayan aha şu yukarıdaki Çinli aha.

     Her şey Jenna için sıradan giderken banyoda yaşamış olduğu büyük, çok büyük bir kaza yüzünden herkes onun intihar ettiğini düşünür. Halbuki durum öyle değildir, yazdığım gibi tam anlamıyla kazadır. Bundan sonra okula şu yukarıdaki haliyle gidiyor Jenna, tek kolu “koydum” anlamında yukarı. Herkes onun intihar ettiği hakkında konuşur, bir anda okuldaki herkesin ilgi odağı olmuştur ama neden olduğu aklına gelince rahatsız olur.

     Tabi aynı zamanda okulun havalı çocuğu vardır elimizde bir adet: Matty. Bilerek bu fotoyu koydum, bari kızları bu şekilde diziye çekerim diye düşündüm aha. Matty biraz garip biri, en azından bana öyle geliyor hani. Jenna ile partide ufak bir kaçamakları olur. İlk ve son mu, yoksa devamı oluyor mu onu diziyi izlerken görürsünüz. Zaten Matty’den hoşlanan bir sürü kızdan biri olan Jenna için bu durum kalbinin daha da hızlı artmasına sebep olur. Ama ertesi gün Matty okulun havalı kızlarının yanında suratına bile bakmayınca acı gerçekler kızımızın suratında bam diye patlar. Sen hormonların yüzünden azıp hemen ver, aha da böyle olur. Dua et iki çocukla sokak ortasında bırakmadı seni aha.

     Yalnız kaldıklarında Matty Jenna’yı arzuladığını söylüyor, ona iyi davranıyor. Ama başkaları etraftayken sanki kızımız görünmezmiş gibi geçip gidiyor. Jenna ve arkadaşları bu duruma anlam veremezken bir akşam bloguna yazı yazdığı sırada odasında mektup buluyor. Çeşitli maddelerin olduğu bu mektubu kendisinden nefret eden Sadie’nin yazdığını düşünüyor.

     Sadie feci bir karakter, hem bayılıyorum hem nefret ediyorum. Kilosunu kafaya takmış ama başkaları ile beraberken kendine güveni çok. Ayrıca kiloya rağmen ponpon kız aha. Aklıma geldikçe gülüyorum. Her seferinde zeytinyağı gibi üste çıkmayı beceriyor, sonra “bir şey değil” diyor. Hem İspanyolca’sını bile söylüyor. Gördüğümüz diğer kötü karakterlerden farklı, bence içten içe Jenna’yı kıskanıyor.

     İşte benim adamım, Jake. Mat’in en yakın arkadaşı olan Jake’inde Jenna’yı karşı içinde hisleri var. Ama en yakın arkadaşıyla gizlice yattıklarını bilmiyor. Ve popüler biri olmasına rağmen Jenna’ya önem veriyor, Sadie laf soktuğunda ya da bir şey yaptığında yanına gidip nasıl olduğunu soruyor. Bu bakımdan ve sürekli gülümsemesi yüzünden Jenna’yı hak ettiğini düşünüyorum. Hem ileriki bölümlerde işler daha da güzelleşiyor.

     Jenna’nın içinde Mat’e karşı duygular var ama o duyguların aynısından Sadie’de besliyor. İşte ufak çaplı partiler, okul sahneleri ve kaliteli komedisi derken Awkward benzerlerinden sıyrılan bir dizi haline geliyor. Ayrıca okulun çatlak rehberlik öğretmeni Valerie insanı koparıyor. Öğrencilere manyak manyak tavsiyeler veriyor, absürt kelime oyunları yapıyor ve daha bir sürü şey. Sırf bu karakter için bile seyredebilirsiniz.

     Alkollü araba kullanmanın sonuçlarının anlatan oyunda Jenna’nın aklına gelen final sahnesinde ise kopmuştum. Daha da popüler olacağının işaretiydi kesinlikle. Ben şimdi 8. bölümü izleyeceğim, zira o final sahnesinden sonra olacakları çok merak ediyorum.

     Awkward kafanızı dağıtan çıtır çerezlik bir dizi. Sadece gülmenize ve mutlu olmanıza neden oluyor. Sadie’nin sahnelerinde bile yarılabilirsiniz. Ben bu diziyi çok sevdim, siz de bir bakın derim. Sadece 8 bölüm, hemen izlersiniz. Eğer başlarsanız, daha sonra sohbet edelim, yorumlaşalım :)

     İşte dizinin yeni bölümlerini aynen böyle bekliyorum. Sevmeyeceğiz bir karakter bile olmayacak, ben buna eminim. Listeme bir dizi daha ekledim, sonum ne olacak bilmiyorum. O kadar şey izlememe rağmen hala rahat bir şekilde ilerleyebiliyorum. Tıkanacağım zaman yakındır ama. Haydi bana iyi seyirler, görüşmek üzere..

Bu blogdaki popüler yayınlar

Acemİlİğİnİ Manİsa'da Yapacak Askerler İçİn Önemlİ Bİlgİler

Herkese yeniden merhaba. Biliyorum eskisi gibi sık yazmıyorum, ama geç de olsa bu konu hakkında bir şeyler yazacağım için mutluyum. Bugünkü konumuz askerlik. Ben 354 KD olarak askerliğimin acemiliğini Manisa'da, ustalığını ise Kıbrıs'ta yaptım. Daha önceden bilgiler toplamıştım ama sağlam ve toplu bir kaynak bulmakta zorlanmıştım maalesef. Ben de sonra buralara gidecek arkadaşlar aynı durumu yaşamasın diye kaynak niteliğinde bu yazıyı yazıyorum. Kasım celbinde gidecek olan arkadaşlara da şans ve sabır diliyorum. Umarım bir an önce biter. Kısa dönem, uzun dönem... Hiç fark etmez. Manisa Batı Kışla'ya ve Kıbrıs'a, özellikle Magosa'ya askerliğin düştüyse bu yazı tam sana göre. Okumadan geçme sakın... Ayrıca Lefkoşa ve Girne hakkında da bilgiler vereceğim ucundan... Bu yazıda Manisa'dan bahsedeceğim, diğer yazıda ise Kıbrıs. Usta birliği olduğu için Kıbrıs daha uzun sürecek.


Acemi Birliği Manisa Batı Kışla 
Başlıyoruz. Arkadaşlar ben askerliğimi öğrendikten sonra int…

Güney Kore'ye Gİtme ve Yerleşme Yöntemlerİ

Uzun bir aradan sonra yeniden karşınızdayım... Özlediniz mi beni? :) Yazmış olduğum "Bigbang'e hediye gönderme"yazısı tam olarak bir geri dönüş değildi. Asıl dönüşü bu yazıyla yapıyorum. Aslında böyle bir yazı yerine taslaklarımda yer alan "askerlik" yazısını bitirip yayınlayacaktım ama askerliği şu sıralar aklıma getirmek istemiyorum. O yazı için biraz daha bekleyeceğiz. Peki neden böyle bir yazı yazmak istedim? Tek cümleyle "ben de bilmiyorum" Akşam akşam eğlenmek istedim, bu konu üzerinden de eğlenceli bir şeyler karalayayım dedim. 

Bu yazıdaki örnek ülkemiz Güney Kore ama siz bunu Japonya, Çin, Tayvan veya başka bir ülke için de ele alabilirsiniz. Zaten belli başlı aynı konular oluyor. Gözümüzün nuru, Türk gençlerinin hayali, ünlü dolu sokaklarıyla Seul, meşhur sahili, sevimli aksanıyla Busan, muhteşem manzarası, lezzetli deniz ürüyleriyle Jeju Adası ve diğerleri... Güney Kore kesinlikle iştahımızın açılmasına sebep oluyor değil mi? Neredeyse 10.00…

Kore ve Japon dizilerini yayınlayan Türk kanalı

Başlık aslında güzel bir isteği sunuyor bize. Bu yazıda biraz daha detaya ineceğim, kendi düşüncelerimi sunacağım size. Şu sıralar Twitter’da devam etmekte olan bir etkinlik var. #TURKEYwantsKBSTURK tag’i Trending Topic’e sokulmaya çalışılıyor. Bu kadar zahmete girmeye gerek olmadığını düşünüyorum ben. Çok çok yakınımızda bulunan bir şeyi değiştirme imkanına sahip olabiliriz belki de. Nasıl mı? Bu yazı işte bunu anlatıyor.Planet kanalları var bilir misiniz?
Planet Sinema
Planet Çocuk
Planet Pembe gibi.
Türk kanalları bunlar, tematik kanallar. İşte bu kanallardan Planet Pembe'de sürekli Latin dizileri yayınlanıyor. 5 6 sene öncesine kadar çok popüler olan Latin dizileri. Onların yerini Asya dizileri aldı, ama bizim ülkede bunu duyuramadık maalesef.
Ben olsam Planet Pembe kanalının Latin dizilerini bırakıp Kore ve Japon dizileri yayınlamasını sağlardım. Adı da Planet Asya olurdu mesela.
Bu kanalların reyting derdi yok, ama reklam …