Ana içeriğe atla

Sıcaklar yüzünden kendimi saldım.

     Bu sıcaklar gerçekten başa bela azizim. Nisan ve Mayıs’ta bir yerlerimi yırtıyordum “artık havalar ısınsın” diye. Sonra Haziran’da bir cozuttu sıcaklar, götümden bile ter akmaya başladı. Tabi bunun üzerine benim gibi oldukça mayışık ve panda olan biri çareyi bol bol uyumak ve dinlenmekte buldu. İşte sonucunda blogum yersiz, yurtsuz, sahipsiz, bir başına kaldı.

      Ama artık bu kadar yeter! Kontrolü yeniden elime alıyorum ve bloguma bomba bir şekilde dönüyorum. Neler mi olacak önümüzdeki günlerde? Hemen bilgiler gözlerinizin önüne geliyor. Beautiful Spy hakkında güzel bir inceleme yazısı. Daha detaylı olanı ise hayatımın kadını Kim Sun Ah’ın başrolünde olduğu Scent of a Woman hakkında olacak. Ayrıca mükemmel bir manhwa olan Zippy Ziggy’i tanıtacağım size. Anime dünyasından ise çok sevineceğiniz bir haber geliyor. Junjou Romantica incelemesi yakında sizlerle olacak. Bonus olarak ise Fairy Tail’i huzurlarınıza sunacağım.

     Gelecek postasını da açıkladıktan sonra bahsedeceğim ıvır zıvırlara gelebiliriz. Önce Super Junior ile başlıyorum. Biliyorsunuz son albümleri daha yeni fırından çıktı. Fanları gibi ben de hemen saldırdım ve baştan son dinledim. Daha bugün Mr. Simple’ın klibi de çıktığı için ilk olarak hemen onu sizlerle paylaşmak istiyorum. Hasan, hemen klibi gösterelim dostum.

   - Görmüş olduğunuz gibi şarkı tabiri caizce “yakıyor” Ama ben klip için aynı şeyi söyleyemeyeceğim. Bana feci derecede Bonamana’yı hatırlattı. Ayrıca parçanın en gaz yerindeki hareketleri neden hiç beğenmedim. Klibi bir daha izlemem olur biter. Ama şarkıyı iki gündür deli gibi dinliyorum. Çok pis sardı. Ayrıca albümden dinlemenizi tavsiye ettiğim diğer şarkılar: Opera & Be My Girl..

    - Bu lanet sıcaklar yüzünden kendimi eve kapattığım gibi dizilerin kollarına attım ayrıca. 32 kısım tekmili birden dizilerle haşır neşir oldum iyice. Ayrıca animeleri de unutmuyoruz tabi.

  - Ouran High School Club’ın dizisinin yayınlanmaya başladığını belki biliyorsunuzdur. Sadece 22 dakikadan bölümden oluşan bu harika live actionı çıktığı gibi izlemeye başladı. 2 bölümü de hemen bitirdim. Özetliyorum, olmuş bir dizi. Sadece Honey senpai ile ilgili ufak sorunum var, o kadar. Onun dışındaki bütün karakterleri çok sevdim. Tavsiye ediyorum, zaten animesini izleyen herkes dizisini de izleyecektir.

  -  Bugünlerde kendimi Hint sinemasına attım yine. Evde deli gibi debelenip duruyorum filmlerin şarkı kısımlarından. Kendimi oradan oraya atmakla yetindiğim dans maceram rüyalarda ise bambaşka bir hal oluyor. Gördüğüm düşlerde dünyanın en iyi dansçısıyım hep, ben den daha iyisi yok ve herkesi hareketlerimle mest ediyorum. Her uyandığımdan küfür etmeme neden olan bu rüyalarım acep bir anlamı var mıdır? Rüya tabirlerinden bakayım, oradan oraya ceylan gibi sekmek ne anlama geliyormuş acaba aha.

   - Ali Taran ile Ayşe Özyılmazel’in evliliği hakkında hiçbir yorumda bulunmadım burada, biliyorum. O yüzden çok kısa da olsa bir şeyler yazmam gerekiyor, yoksa asla içim rahat etmez. Efenim ikisine mutluluklar diliyorum, tencere yuvarlanmış kapağını bulmuş. Hele Ali Taran’ın o düğündeki damatlığına diyecek bir şey bulamadım ilk. “Ben aslında yaşlı değilim, genç görünmek için elimdeki tüm imkanları kullanıyorum. Lanet olsun, ışıktan dolayı o kırışıklar” misali damatlığı ile Ayşe’nin Ariel sonrası beyazlığı gelinliği müthiş uyum içindeydi. Sonra tabi nispet yaparcasına havuza atlamalar filan, fevkalade. Ne de olsa geride bırakılmış kanserli eşi kim takar değil mi? Ayşe’ye sadece şunu demek istiyorum. “Keser döner sap döner, gün gelir hesap döner”

   - Bu aralar Twitter’da tanıdığım bazı kişilerin o parti bu parti dolaştığına şahit oluyorum. Bir de magazin sayfası kıvamında cümlelerle süslüyorlar bu durumu. İnanılmaz komik geliyor bana var ya, anladık bir sürü içki içtin, nasıl sabah olduğunu hatırlamıyorsun ama bunu dünyanın en güzel şeyiymiş gibi neden anlatır ki bir insan? Ayrıca yersiz PR çalışmaları da görüyorum. Sorsan nerede okuyorsun diye, tamamen alakasız bölümleri söyleyecek kişilerin reklam elçileri olmaları bir garip? Adama demezler miydi o reklamcılık ya da halkla ilişkiler okusaydın diye. Ama hayır, o alaylı olarak sektöre girmeyi kafasına koymuş. Platin sarısı saçlara sahip ikoncanlar ile dost olarak kısa yolu da bulmuş. Bu kişilere “gidin kendinizi becerin” diyorum. Ben avukat oluyor muyum, doktor oluyor muyum. Bir zahmet siz de siktirin gidin hangi mesleği okuduysanız onu yapın. O bölüm aklınızda hiç yokken kendini amfinin önünde bulduysanız da, cevabım bu sefer “bana ne” olur. Okumasaydınız derim. Bu konuda doluyum, yol geçen hanı mı ulan medya sektörü?

   - Şimdilik bahsedeceğim şeylere son veriyorum. Aslında daha çok şey var ama onları başka yazılara saklıyorum. Son olarak lütfen kapınızın önüne bir kap su koymayı unutmayın. Biz bu sıcaklara o kadar küfredip kavrulurken, hayvan dostlarımız kim bilir ne durumda? Es geçmeyelim bunu. Ayrıca Ramazan ayındayız. Afrika’da inanılmaz bir kuralık baş göstermekte. Onlar için de düzenlenen yardım kampanyalarına katılabilirsiniz. Yapacağınız tek şey “Afrika yazarak 5601’e göndermek”

Sıcaklar sizi yıldırmasın :)

 

Bu blogdaki popüler yayınlar

Acemİlİğİnİ Manİsa'da Yapacak Askerler İçİn Önemlİ Bİlgİler

Herkese yeniden merhaba. Biliyorum eskisi gibi sık yazmıyorum, ama geç de olsa bu konu hakkında bir şeyler yazacağım için mutluyum. Bugünkü konumuz askerlik. Ben 354 KD olarak askerliğimin acemiliğini Manisa'da, ustalığını ise Kıbrıs'ta yaptım. Daha önceden bilgiler toplamıştım ama sağlam ve toplu bir kaynak bulmakta zorlanmıştım maalesef. Ben de sonra buralara gidecek arkadaşlar aynı durumu yaşamasın diye kaynak niteliğinde bu yazıyı yazıyorum. Kasım celbinde gidecek olan arkadaşlara da şans ve sabır diliyorum. Umarım bir an önce biter. Kısa dönem, uzun dönem... Hiç fark etmez. Manisa Batı Kışla'ya ve Kıbrıs'a, özellikle Magosa'ya askerliğin düştüyse bu yazı tam sana göre. Okumadan geçme sakın... Ayrıca Lefkoşa ve Girne hakkında da bilgiler vereceğim ucundan... Bu yazıda Manisa'dan bahsedeceğim, diğer yazıda ise Kıbrıs. Usta birliği olduğu için Kıbrıs daha uzun sürecek.


Acemi Birliği Manisa Batı Kışla 
Başlıyoruz. Arkadaşlar ben askerliğimi öğrendikten sonra int…

Güney Kore'ye Gİtme ve Yerleşme Yöntemlerİ

Uzun bir aradan sonra yeniden karşınızdayım... Özlediniz mi beni? :) Yazmış olduğum "Bigbang'e hediye gönderme"yazısı tam olarak bir geri dönüş değildi. Asıl dönüşü bu yazıyla yapıyorum. Aslında böyle bir yazı yerine taslaklarımda yer alan "askerlik" yazısını bitirip yayınlayacaktım ama askerliği şu sıralar aklıma getirmek istemiyorum. O yazı için biraz daha bekleyeceğiz. Peki neden böyle bir yazı yazmak istedim? Tek cümleyle "ben de bilmiyorum" Akşam akşam eğlenmek istedim, bu konu üzerinden de eğlenceli bir şeyler karalayayım dedim. 

Bu yazıdaki örnek ülkemiz Güney Kore ama siz bunu Japonya, Çin, Tayvan veya başka bir ülke için de ele alabilirsiniz. Zaten belli başlı aynı konular oluyor. Gözümüzün nuru, Türk gençlerinin hayali, ünlü dolu sokaklarıyla Seul, meşhur sahili, sevimli aksanıyla Busan, muhteşem manzarası, lezzetli deniz ürüyleriyle Jeju Adası ve diğerleri... Güney Kore kesinlikle iştahımızın açılmasına sebep oluyor değil mi? Neredeyse 10.00…

Pretty Little Liars: Sırları olan bir kıza asla güvenme.

Türkçe’ye Sevimli Küçük Yalancılar olarak çevrilen Sara Shepard’ın bu güzel serisinde şu anda 11 tane kitap bulunmakta. 12. kitap 1 Haziran 2012’de raflarda olacak. Ama ben 2 sezondur yayında olan dizisi hakkında yazacağım. Pretty Little Liars (Bundan sonra kısaltmaya gidip PLL diye bahsedeceğim) içindeki gizlilikleri çok ustacak kullanan bir gizem/gençlik dizisi.      Aslında dizimizin çok basit bir konusu var. 5 kişilik arkadaş grubunun lideri olan Alison DiLaurentis ani bir şekilde ortadan kaybolur. Bu olaydan bir sene sonra (kitapta bu süre aslında 3 senedir) geride kalan 4 kızımızı, yani bebeğim Spencer, Emily, Hanna ve Aria sms’ler almaya başlarla. Hem de A isimli biri tarafında.      Dizi bunun üzerinden ilerliyor kısaca. Tabi bu arada dağılan grubun yeniden bir araya gelmesi, A’nin kim olduğunu öğrenme çabaları, beyin fırtınaları, aşklar, ihtiraslar ve sorular, sırlar, sorular, sırlar, sorular, sırlar.. A kim? Kızlardan ne istiyor? Alison ölmedi mi? Sadece onun bildiği sı…