Ana içeriğe atla

En sevdiğim 5 Koreli aktör..

     Temmuz’la beraber havalar iyice ısındığı ben daha çok mayışma moduna geçmiştim. Bir de üstüne İzmir tatili gelince bloga yazı yazamaz oldum. Ne kadar özlediğimi tahmin edemezsiniz, burası resmen burnumda tüttü. O yüzden uzun zamandır yazmak istediğim bu yazıya el atmaya karar verdim. Ta fi tarihinde aktrisleri yazmıştım, sıra geldi en sevdiğim Koreli oyunculara. Tamamen yetenekleri sayesinde benim listemde yer aldılar, hemen belirteyim. İşte başlıyoruz, Lee’nin 5 favorisi, kızlar için ise adeta bir harikalar diyarı aha.

1. Gong Yoo

     Birçok insan gibi benim de favori Koreli aktörüm Gong Yoo. Coffee Prince ile başlayan yolculuğumuz onu zirveye yerleştirmeye yetti. Aslında ikinci ile birinci arasında çok düşündüm, ikisi de birbirinden sevdiğim oyuncular. Ama CP hatırına Gong ilk sıraya yerleşti. O mükemmel dizideki doğallığı çok az oyuncuda bulunur, rol yapmıyordu, sanki yaşıyordu Gong. Bu gerçekten çok önemli bir kıstas, bizim izlediğimiz şeyi bir dizi olmaktan çıkartıp gerçek hayatın bir kesitiymiş gibi önümüze sunmuştu. Hala da sunmaya devam ediyor. Merakla “ilk” dram türündeki filmini bekliyoruz. Hak ettiğin yerde mutlu olduğunu görüyorum Gong, değişik bir fotonu eklemek istedim bu sefer hem. Keyfini çıkar yerini, bileğinin hakkıyla oradasın aha.

2. Won Bin

      Ya da nam-ı diğer Ahjussi. The Man From Nowhere’da harikalar yaratan, Mother’da ağzımızı açık bırakan performansları ile benim hayran olduğum aktörlerden biri Won Bin. Onu birinci sıraya koymak için çok düşündüm, ama böylesi de iyi. Zaten son yıllarca bir sürü ödül kazandı, ona yeter de artar bile. Müthiş rollerin insanı, oynadığı role tamamen bürünen kişi, rolünün hakkını en iyi şekilde veren bir aktör. Ben Won Bin’i izlemeye doyamıyorum, Mother’dan önce uzun bir ara vermişti, umarım bu sefer öyle bir durum olmaz da, art arda yeni ve güzel filmlerde görürüz kendisini. En sevdiğim ikinci Koreli aktör oluyor kendisi.

3. Song Joong Ki

     Sungkyunkwan Scandal’ın Yeorim’i benim listemde üçüncü sırada. O dizideki favori karakterimdi, oyunculuğuna doyum olmuyordu. Çılgın at ile harika bir çift olmuşlardı hatta. Mimiklerini kullanmasını gerçekten iyi biliyor, yüzü şekilden şekile girerken ifade kaybı olmuyor ayrıca, bu gerçekten büyük bir artı. Ayrıca kendisine verilen rolleri büyük bir ustalıkla canlandırdığını düşünüyorum, çünkü hiçbir şekilde sırıtmıyor. Sanki kameralar etrafta yokmuş gibi doğal duruyor hep. Bu yüzden ben bu çocuğu izlemeyi gerçekten çok seviyorum. Han Ye Seul’le beraber oynadığını I Was Born, But’ı merakla beklemekteyiz. Ayrıca yazarlarımızın hikayelerinde yer vermeyi de sevdiği bir oyuncu hani.

4. Cha Seung Won

    Ding Dong!

     En sevimli kibir küpü olan meşhur Dokgo Jin’imiz dördüncü sırada. Seung Won’u daha önce Kim Sun Ah ile beraber oynadığı City Hall’de de izlemiştim. Orada da süper bir iş çıkarmıştı ama The Greatest Love’da bir başkaydı hani. Bu adamı ilk kez izleyenler bile bayılmıştır, buna eminim. Bazı ergenlerimiz hariç tabi, onların sevdikleri Koreli yüz hatlarına hiç mi hiç sahip değil bizim Dokgo, aslında bu çok güzel bir durum. Salak salak paylaşımlarını görmemiş oluruz, bari Seung Won kirletilmemiş olur aha. Neyse, ne diyorduk. İşte Hallyu yıldızımızın oyunculuğu pek iyidir, 41 yaşında olmasına rağmen hiç göstermez, her rolün altından da kalkabilir. İnanmıyor musunuz bana? O zaman hemen Athena: Goddess of War’u izlemelisiniz. O zaman tam anlamıyla tatmin olabilirsiniz.

5. Lee Jin Wook

     Ve geldik listemdeki son favori aktöre. Belki siz yeni yeni tanıyor olabilirsiniz Lee Jin Wook’u ama ben kendisini 2008 yapımı Formidable Rivals isimli diziyle tanımıştım. Orada çok beğendikten sonra Before & After’ı seyretmiştim. Favori listeme alacağım onu dememe de son dizisi sebep oldu. Beautiful Spy’da Kuzey Koreli uzman bir ajanı canlandıran Jin Wook beni yine hayal kırıklığına uğratmadı. Diziye başlama sebebim onun oynamasıydı ve onun sahnelerinde oldukça eğlendim, mutlu oldum. İşinin ehli bir oyuncu, izlerken bana keyif veren ender kişilerden. Son dizisi daha yeni başladı, tavsiye ediyorum ayrıca.

***

     Favori Koreli aktörlerim böyle. Acaba bu yazıyı okuyan kişilerin aklındaki isimler listemde var mı diye kendi kendime soruyorum şimdi. O yüzden sizde nedenleriyle kimlerin favorileriniz olduğunu yazabilirsiniz. Kore’de iyi aktör olduğu kadar kötü olan da fazla, her ülkede olduğu gibi. Belki başka bir yazıda da o kötüleri ele alırım ya da belki üstümüzden bir kuş geçer aha.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Acemİlİğİnİ Manİsa'da Yapacak Askerler İçİn Önemlİ Bİlgİler

Herkese yeniden merhaba. Biliyorum eskisi gibi sık yazmıyorum, ama geç de olsa bu konu hakkında bir şeyler yazacağım için mutluyum. Bugünkü konumuz askerlik. Ben 354 KD olarak askerliğimin acemiliğini Manisa'da, ustalığını ise Kıbrıs'ta yaptım. Daha önceden bilgiler toplamıştım ama sağlam ve toplu bir kaynak bulmakta zorlanmıştım maalesef. Ben de sonra buralara gidecek arkadaşlar aynı durumu yaşamasın diye kaynak niteliğinde bu yazıyı yazıyorum. Kasım celbinde gidecek olan arkadaşlara da şans ve sabır diliyorum. Umarım bir an önce biter. Kısa dönem, uzun dönem... Hiç fark etmez. Manisa Batı Kışla'ya ve Kıbrıs'a, özellikle Magosa'ya askerliğin düştüyse bu yazı tam sana göre. Okumadan geçme sakın... Ayrıca Lefkoşa ve Girne hakkında da bilgiler vereceğim ucundan... Bu yazıda Manisa'dan bahsedeceğim, diğer yazıda ise Kıbrıs. Usta birliği olduğu için Kıbrıs daha uzun sürecek.


Acemi Birliği Manisa Batı Kışla 
Başlıyoruz. Arkadaşlar ben askerliğimi öğrendikten sonra int…

Güney Kore'ye Gİtme ve Yerleşme Yöntemlerİ

Uzun bir aradan sonra yeniden karşınızdayım... Özlediniz mi beni? :) Yazmış olduğum "Bigbang'e hediye gönderme"yazısı tam olarak bir geri dönüş değildi. Asıl dönüşü bu yazıyla yapıyorum. Aslında böyle bir yazı yerine taslaklarımda yer alan "askerlik" yazısını bitirip yayınlayacaktım ama askerliği şu sıralar aklıma getirmek istemiyorum. O yazı için biraz daha bekleyeceğiz. Peki neden böyle bir yazı yazmak istedim? Tek cümleyle "ben de bilmiyorum" Akşam akşam eğlenmek istedim, bu konu üzerinden de eğlenceli bir şeyler karalayayım dedim. 

Bu yazıdaki örnek ülkemiz Güney Kore ama siz bunu Japonya, Çin, Tayvan veya başka bir ülke için de ele alabilirsiniz. Zaten belli başlı aynı konular oluyor. Gözümüzün nuru, Türk gençlerinin hayali, ünlü dolu sokaklarıyla Seul, meşhur sahili, sevimli aksanıyla Busan, muhteşem manzarası, lezzetli deniz ürüyleriyle Jeju Adası ve diğerleri... Güney Kore kesinlikle iştahımızın açılmasına sebep oluyor değil mi? Neredeyse 10.00…

Pretty Little Liars: Sırları olan bir kıza asla güvenme.

Türkçe’ye Sevimli Küçük Yalancılar olarak çevrilen Sara Shepard’ın bu güzel serisinde şu anda 11 tane kitap bulunmakta. 12. kitap 1 Haziran 2012’de raflarda olacak. Ama ben 2 sezondur yayında olan dizisi hakkında yazacağım. Pretty Little Liars (Bundan sonra kısaltmaya gidip PLL diye bahsedeceğim) içindeki gizlilikleri çok ustacak kullanan bir gizem/gençlik dizisi.      Aslında dizimizin çok basit bir konusu var. 5 kişilik arkadaş grubunun lideri olan Alison DiLaurentis ani bir şekilde ortadan kaybolur. Bu olaydan bir sene sonra (kitapta bu süre aslında 3 senedir) geride kalan 4 kızımızı, yani bebeğim Spencer, Emily, Hanna ve Aria sms’ler almaya başlarla. Hem de A isimli biri tarafında.      Dizi bunun üzerinden ilerliyor kısaca. Tabi bu arada dağılan grubun yeniden bir araya gelmesi, A’nin kim olduğunu öğrenme çabaları, beyin fırtınaları, aşklar, ihtiraslar ve sorular, sırlar, sorular, sırlar, sorular, sırlar.. A kim? Kızlardan ne istiyor? Alison ölmedi mi? Sadece onun bildiği sı…