Ana içeriğe atla

Sorular, sorular, şimdi gözümde canlandılar..

     Şu saatte evde misafirler olmasına rağmen ilk önce Karaokeparty’de deli gibi şarkılar söyleyip durdum, sonra da G-Dragon’un Heartbreaker’ını yüksek desibelde seslendirdim. Bu yazıyı yazarken bile fonda bana eşlik ediyor. Üst ve alt komşularım deliliklerime alışmış olabilirler, ama şikayete gelmemeleri bile bir mucize. Ben de bu durumu suiistimal etmeden durmuyorum hiç. Bu ayın sonunda karaokeye gideceğiz, o yüzden şimdiden hazırlanmak istiyorum. Dok Go Jin’den daha kötü bir şekilde Heartbreaker’ı söylememek için sıkı bir çalışma kampına girdim. Bülbül sesimle bütün Taksim beni dinleyecek, yeni bir yetenek doğacak o gün aha.

      Asıl konuya gireyim ben, yine yeni yeniden mimle karşı karşıyayım. Bu sefer taze bloggerlardan Hayalmiyim atmış olduğu pası cevaplayacağım. Geç bir saatte cevapladığım için giriş kısmını burada bitirip hemen sorulara geçiyorum.

***

     Takıntınız var mı? Varsa anlatıverin lütfen.

     Ben yürürken filan hep sağ taraftan gitmeliyim. Eğer sol taraftan gitmeye kalkarsam inanılmaz rahatsız oluyorum. Olmuyor, olmuyor. Arkadaşlarla oyun oynayacağız diyelim, yine sağ tarafa geçiyorum ben. Kolu unuttuğum ve bilgisayarda oynamak zorunda kaldığımızda WASD’yi asla kullanamam, olmaz.

  Evde yangın çıksa kurtarılacaklar listenizin ilk 3 sırasında hangi eşyalarınız var?

    İlk olarak bilgisayarımı kaçırırım sanırım. İçinde yılların birikimi şeyler var. Kasa ve haricileri aldığım gibi koştur Allah koştur yani. İkinci sırada kesinlikle kitaplarım gelir. Kaç sene ben emek verdim onlara, güzel bir arşivim oldu. Yüklendiğim gibi yardırmaya devam ederim. Üçüncü olarak ise sanırım kupalarımı kaçırırdım. Kupa koleksiyonum var ve ben onları gerçekten çok seviyorum, gitmelerine izin veremem.

     Pizzanızı neyli seversiniz?

     İçinde ton balığı olduğu sürece başka ne olduğu hiç önemli değil. Yeter ki ton balığı olsun, kenarında, köşesinde, kıyısında birazcıkta olsa yer alsın. Ba-yı-lı-yo-ru-m.

   En çok hangi tür filmleri seversiniz?

     Korku filmleri seyretmeyi pek sevmem. Ben genelde romantik komedi veya fantastik filmlere yöneliyorum. Romantik komedi sevmeme rağmen oldukça odun bir insan olduğumu daha önce söylemiştim. Hatta hikayemde de böyle romantik sahneler filan yazıyorum ama gerçek hayatta kesinlikle yanaşmam, o derece. Bunun dışında aksiyon ve macera filmlerini de büyük bir beğeni ile seyrederim hani.

    En sevdiğiniz çizgi film kahramanı hangisi?

     Her zaman Bugs Bunny’i tek geçerim. Onun o vurdumduymaz hali, “Naber cınımmm?” demesi, havuç kemirişi filan gerçekten süper. İzlemeye doyamam hala, ne zaman televizyonda görsem mıhlanır kalırım. Bunun yüzünden bir ara sınavımı bile kaçırıyordum neredeyse, o derece bağımlıyım hani.

     Lakabınız var mı? Varsa bunu da söyleyiverin lütfen.

     Bunu da daha önce cevaplamıştım aslında, hemen yeniden yazalım. Bana lise sonda arkadaşım bu Uzakdoğu sevgim yüzünden Lee demişti, ondan sonra da öyle kaldı hani. Ben de oldukça benimsedim, o günden beri her yerde bunu kullanıyorum. Ama Lee’den oldukça fazla olduğu için sonunda bir de gazetede gördüğüm Liwiu’yu ekledim. Böyle de oldukça orijinal oldu hani. Hala çoğu arkadaşım bana Lee der, gazetedeki şefim bile Lee diyordu, varın siz düşünün durumu. Mahkemeye başvurup adımı değiştirmeyi düşünüyorum.

  Yapmayı çok istediğiniz, hep hayal ettiğiniz bir şey var mı?

     Ben seyahat etmeye bayılan biriyim. Hadi şu gün şuraya gidiyoruz diyen birinin peşine hemen takılan “gezgin”lerdenim. O yüzden bir dünya turu, detaya inersek özellikle Uzakdoğu benim için yapmayı çok istediğim hayallerimin başlarında geliyor. Güney Kore ve Japonya başta olmak üzere şöyle olabildiğince karış karış, sokak sokak gezmek istiyorum. Açık konuşmak sikilirse ayaklarım sikilene kadar dolaşmak istiyorum. Buna uygun kişiler de bulduğum için oldukça sevinçliyim, gerçekten en kısa zamanda bunu gerçekleştirmek istiyorum. İçimde bir ukde, gerçekleştiği an dünyanın en mutlu insanlarından biri olacağım.

***

     Ve gördüğünüz gibi soruları cevaplamış bulunmaktayım. Bugünlerde oldukça hızlıyım, keşke hikayemi de aynı hızda yazabilsem. Onu yazmak için başına oturduğumda birden sıcak basıyor, yazamıyorum. Ama böyle yazıları bir çırpıda yazabiliyorum. Sınavları düşünmekten sanırım, hikayeyi yazdığım esnada aklıma hemen son finallerim geliyor. Neyse, işin özü kısaca bu. Ben hala Heartbreaker’ı söylediğim için mimi onunla bitireceğim. Karaokeye gelecek olanların kulaklarına şimdiden geçmiş olsun diyorum.

Annyeong tto Annyeong!!!

     Bir de şarkıyı söylemenin dışında bana elma suyunun eşlik ettiğinden bahsetmiş miydim? Karaokeye bir de sarı saçlı gelirsem anladım delirdim, bir zamanlar Wedding Dress’e nasıl taktıysam şimdi de bu şarkıya taktım. Eski şarkıları ara ara açarak nostalji yapmaya çalışırken kendimi obsesif yapıyorum.

     Hazır mimi yukarıda bitirmişken biraz daha yazayım. Geçen gün tramvayda giderken deli gibi yine bu şarkıyı dinliyorum. Bana bakan bir kızı far ettim, böyle bildiğin bakıyor hani, bariz. Neyse ben önce kafamı çevirdim ama ara ara kontrol ediyorum, devam ediyor mu diye. Bu bakıyor yine. İneceğim durağa geldim, tam inmişken biri sırtıma dokundu, arkamı döndüğümde o kızın geri tramvayın içine bindiğini gördüm. Kapılar kapanırken kulaklarımı çıkardım, kızın “G-dragon” diyerek kalp işareti yaptığını gördüm. Önce bir güldüm, sonra elimle OK işareti yaparak “süper” dedim ben de. Ve böylece ayrılmış olduk. Şimdi bu nedir diye soracak olursanız, inanın ben de bilmiyorum. Tramvayda emin olmak için bakıp durdu sanırım, dinlemeye çalışıyordu herhalde. Ben de sürekli başa alarak tekrardan dinlediğim için en sonunda şansımı deneyeyim demiştir kesin. Keşke daha önce atakta bulunsaydı, konuşurduk. Güzeldi de hem, balık kaçtı aha.

     Heartbreaker benim Love Song’um olsun, hadi gelin bu şarkıyla bulun beni..

Bu blogdaki popüler yayınlar

Acemİlİğİnİ Manİsa'da Yapacak Askerler İçİn Önemlİ Bİlgİler

Herkese yeniden merhaba. Biliyorum eskisi gibi sık yazmıyorum, ama geç de olsa bu konu hakkında bir şeyler yazacağım için mutluyum. Bugünkü konumuz askerlik. Ben 354 KD olarak askerliğimin acemiliğini Manisa'da, ustalığını ise Kıbrıs'ta yaptım. Daha önceden bilgiler toplamıştım ama sağlam ve toplu bir kaynak bulmakta zorlanmıştım maalesef. Ben de sonra buralara gidecek arkadaşlar aynı durumu yaşamasın diye kaynak niteliğinde bu yazıyı yazıyorum. Kasım celbinde gidecek olan arkadaşlara da şans ve sabır diliyorum. Umarım bir an önce biter. Kısa dönem, uzun dönem... Hiç fark etmez. Manisa Batı Kışla'ya ve Kıbrıs'a, özellikle Magosa'ya askerliğin düştüyse bu yazı tam sana göre. Okumadan geçme sakın... Ayrıca Lefkoşa ve Girne hakkında da bilgiler vereceğim ucundan... Bu yazıda Manisa'dan bahsedeceğim, diğer yazıda ise Kıbrıs. Usta birliği olduğu için Kıbrıs daha uzun sürecek.


Acemi Birliği Manisa Batı Kışla 
Başlıyoruz. Arkadaşlar ben askerliğimi öğrendikten sonra int…

Güney Kore'ye Gİtme ve Yerleşme Yöntemlerİ

Uzun bir aradan sonra yeniden karşınızdayım... Özlediniz mi beni? :) Yazmış olduğum "Bigbang'e hediye gönderme"yazısı tam olarak bir geri dönüş değildi. Asıl dönüşü bu yazıyla yapıyorum. Aslında böyle bir yazı yerine taslaklarımda yer alan "askerlik" yazısını bitirip yayınlayacaktım ama askerliği şu sıralar aklıma getirmek istemiyorum. O yazı için biraz daha bekleyeceğiz. Peki neden böyle bir yazı yazmak istedim? Tek cümleyle "ben de bilmiyorum" Akşam akşam eğlenmek istedim, bu konu üzerinden de eğlenceli bir şeyler karalayayım dedim. 

Bu yazıdaki örnek ülkemiz Güney Kore ama siz bunu Japonya, Çin, Tayvan veya başka bir ülke için de ele alabilirsiniz. Zaten belli başlı aynı konular oluyor. Gözümüzün nuru, Türk gençlerinin hayali, ünlü dolu sokaklarıyla Seul, meşhur sahili, sevimli aksanıyla Busan, muhteşem manzarası, lezzetli deniz ürüyleriyle Jeju Adası ve diğerleri... Güney Kore kesinlikle iştahımızın açılmasına sebep oluyor değil mi? Neredeyse 10.00…

Kore ve Japon dizilerini yayınlayan Türk kanalı

Başlık aslında güzel bir isteği sunuyor bize. Bu yazıda biraz daha detaya ineceğim, kendi düşüncelerimi sunacağım size. Şu sıralar Twitter’da devam etmekte olan bir etkinlik var. #TURKEYwantsKBSTURK tag’i Trending Topic’e sokulmaya çalışılıyor. Bu kadar zahmete girmeye gerek olmadığını düşünüyorum ben. Çok çok yakınımızda bulunan bir şeyi değiştirme imkanına sahip olabiliriz belki de. Nasıl mı? Bu yazı işte bunu anlatıyor.Planet kanalları var bilir misiniz?
Planet Sinema
Planet Çocuk
Planet Pembe gibi.
Türk kanalları bunlar, tematik kanallar. İşte bu kanallardan Planet Pembe'de sürekli Latin dizileri yayınlanıyor. 5 6 sene öncesine kadar çok popüler olan Latin dizileri. Onların yerini Asya dizileri aldı, ama bizim ülkede bunu duyuramadık maalesef.
Ben olsam Planet Pembe kanalının Latin dizilerini bırakıp Kore ve Japon dizileri yayınlamasını sağlardım. Adı da Planet Asya olurdu mesela.
Bu kanalların reyting derdi yok, ama reklam …