Ana içeriğe atla

Komik, samimi ve korkutucu isteklerim..

     “Kime kızayım nazım senden başka kime geçer?”

     Ara ara böyle deli dolu istek yazıları yazmayı seviyorum. Önceki yazımda yeni yıldan beklediklerimi yazmıştım, bunda ise daha özgür takılıp aklıma ne geliyorsa yazıya dökeceğim.

  • Arada bir bazı insanları Dexter gibi doğramak istiyorum, bunu oldukça içten söylüyorum hem de. Vereceksin elime testereyi, deşeceğim böyle. Dex gibi temiz de halletmem, ortalığı kan ve et gölüne döndürürüm sanırım. Son zamanlarda birine bunu yapmayı istiyorum resmen, çileden çıkmam için elinden geleni yapan bir embesil var da.
  • Hayatta bir baltaya sap olamamış insanların gelip bana tavsiyeler vermesi ve yol haritası çizmesine de kılım. Cidden son günlerde üzerimde kara bulutlar dolaşıyor sanki, gülen yüzlerin orospuluğunu görüyorum. En son biri “Uzakdoğu üzerine me kariyer yapacaksın? Bence yapacaksan Çin üzerine yap. Hatta benim gittiğim kursta Çince’de öğretiyorlar, dur sana numarasını vereyim bir ara” dedi. Ve bunu diyen samimi olmadığım bir insan. Şimdi ben ne yapayım? Başımdan savmak  en mantıklısı de mi? Siktiri çekmek istiyorum bu kişiye en kısa zamanda.

  • Son günlerde F(x)’in Chu şarkısını dinliyorum, benden beklenmeyecek şekilde bu gruba bağlandım. Sonra aklıma 2 sezonluk Rosario to Vampire geliyor. Bu rüzgar ecchisi dolu animede baş karakterler bölümün sonlarına doğru sürekli birbirlerinin adlarını söylerler, sonra da vampir hanım kızımız çocuğumuza “chuu” yapar. Chu normalde öpücük anlamında ama animede boğazını ısırık karnını doyuruyordu işte. Şarkıyı dinlerken hayal alemim çalışıyor birden. Ben söylüyormuşum, sonra klipte şöyleymiş: Mezarlık tarzı bir yerde ben bu “hareketli” şarkıyı söylerken nakarattaki chu kısmında kızların boğazına saldıran bir vampiri canlandırıyorum. Sonra hep beraber dans ediyoruz filan, işte bu kadar boktan. O yüzden şarkıyı sevdiğim halde dinlerken ekşimiş surat ifadesi oluşuyor bende.
  • Gong Yoo artık dizi çeksin, bunu deli gibi istiyorum işte. Ayrıca Han Hyo Joo’da romantik komedide oynasın, Kim Sun Ah’ı da yeniden bir dizide görelim. Benim muhteşem üçlüm, sinema da ise Won Bin’i tek geçerim.
  • Kim Hyun Joong’un doğum gününün ergen patlaması şeklinde geçmemesine nasıl sevindim anlatamam. Bir İstikbal koltuk takımı kadar oyunculuk yeteneğini olduğunu söylersem (bu örneğe bayılıyorum ben) üzülüp, depresyona girip acaba Han nehrine kendini atar mı? Bunu istiyorum işte.
  • SM’nin ağır topları Paris’te konser verecek, gurbetçi Uzakdoğu severlere gün doğdu resmen. Gerçi ben gitseydim tam olarak Super Junior, Shinee ve F(x)’i izleyerek iyi bir zevk alırdım, öyle ayaklarım önden ki metre gidecek şekilde koşturmazdım konsere. Ama ama, bir Bigbang gelse siz beni görün o zaman. Yardırırım resmen, o yüzden oylamaya devam arkadaşlar. Kendi bölümümüzde fark attık, ama kesinlikle durmamalıyız. Oy kullana herkes süper diyorum ve Bigbang’in Türkiye topraklarına ayak basmasını inanılmaz derecede çok istiyorum.
  • Temmuz ayının artık gelmesini istiyorum. Bu senenin en bomba günlerini o zaman yaşayacağıma eminim. “İzmir yolcusu kalmasın” diyerek başlayacağım seyahatim Astrea, Kimbap ve Sermin ile buluşunca tavan yapacak sanırım. Sabırsızlıkla bekliyorum.
  • Blogumun artık yeni bir logosu var. Benim uğraşan ve bu güzel logoyu ortaya çıkarak sevgili Mydestiny’e çok teşekkür ediyorum. Çingu gerçekten çok güzel, her baktığımda mutlu oluyorum resmen, ellerine sağlık. Metropol Günlüğü artık yoluna bu logo ile devam edecek. Hep böyle güzel logolarımın olmasını istiyorum.
  • Artık daha fazla körü körüne Kore’ye bağlı olmayan insanların olmasını istiyorum. Hiç kimse mükemmel değildir, Korenin’de, Türkiyenin’de, senin de, benim de bir sürü eksiğimiz var, bunu kabullenin lütfen. Anladık seviyorsunuz ama bir kere de bokunu çıkarmadan durun.
  • Yeni etkinliğimizde karaokeye gideceğiz arkadaşlar ve ben cidden İstanbul’da olan Uzakdoğu severlerin aramıza katılmasını istiyorum. Çekingenliği filan dert etmeyin, emin olun 5 dakikada üzerinizden atarsanız. Sonra bir bakmışsınız sanki uzun süredir tanışıyor gibi olmuşuzdur. O yüzden gelin, gelmek isteyen olursa yorumunda belirtir zaten, sonra ben mail olarak dönerim her türlü. Siz bir adım atın, ben iki adım atarım. Çok eğleneceğinize eminim, referans olması açısında bir önceki yazımı okuyun derim. Adada neler yapmışız görün :)

Bu son isteğimi okurken alttaki şarkıyı dinleyin.

  • Fazla uzatmak istemediğim için şimdi assolist isteği yazıyorum. Ben “sanırım” –hala sanırım diyorum yalnız- artık aşık olmak istiyorum. Bazı yerlerimin toz kapladığını düşündüğüm şu zamanlarda birinden elektrik almak isteyeceğim ilk şeylerden biri gibi. Beni birisi etkilesin artık, ne bileyim onu görmek için çeşitli salaklıklar yapayım, aptal bahanelerin arkasına sığınayım, yanındayken boş boş konuşayım, o güldüğünde güleyim filan istiyorum. Birisi bana sen bunları özleyeceksin deseydi “hadi ben oradan!” derdim önceleri. Ama şimdi durum farklı, çünkü artık ben farklıyım. Hadi gelsin biri kabuğumu kırsın, beni rahat koltuğumda kaldırıp mutlu etsin..

Çok şey istiyorum, farkındayım.

Ama en azından bırakın da isteyeyim.

Böyle de mutlu olmayı bilmeli insan..

Basıp gitmek istiyorum ama bazen..

Bu blogdaki popüler yayınlar

Acemİlİğİnİ Manİsa'da Yapacak Askerler İçİn Önemlİ Bİlgİler

Herkese yeniden merhaba. Biliyorum eskisi gibi sık yazmıyorum, ama geç de olsa bu konu hakkında bir şeyler yazacağım için mutluyum. Bugünkü konumuz askerlik. Ben 354 KD olarak askerliğimin acemiliğini Manisa'da, ustalığını ise Kıbrıs'ta yaptım. Daha önceden bilgiler toplamıştım ama sağlam ve toplu bir kaynak bulmakta zorlanmıştım maalesef. Ben de sonra buralara gidecek arkadaşlar aynı durumu yaşamasın diye kaynak niteliğinde bu yazıyı yazıyorum. Kasım celbinde gidecek olan arkadaşlara da şans ve sabır diliyorum. Umarım bir an önce biter. Kısa dönem, uzun dönem... Hiç fark etmez. Manisa Batı Kışla'ya ve Kıbrıs'a, özellikle Magosa'ya askerliğin düştüyse bu yazı tam sana göre. Okumadan geçme sakın... Ayrıca Lefkoşa ve Girne hakkında da bilgiler vereceğim ucundan... Bu yazıda Manisa'dan bahsedeceğim, diğer yazıda ise Kıbrıs. Usta birliği olduğu için Kıbrıs daha uzun sürecek.


Acemi Birliği Manisa Batı Kışla 
Başlıyoruz. Arkadaşlar ben askerliğimi öğrendikten sonra int…

Güney Kore'ye Gİtme ve Yerleşme Yöntemlerİ

Uzun bir aradan sonra yeniden karşınızdayım... Özlediniz mi beni? :) Yazmış olduğum "Bigbang'e hediye gönderme"yazısı tam olarak bir geri dönüş değildi. Asıl dönüşü bu yazıyla yapıyorum. Aslında böyle bir yazı yerine taslaklarımda yer alan "askerlik" yazısını bitirip yayınlayacaktım ama askerliği şu sıralar aklıma getirmek istemiyorum. O yazı için biraz daha bekleyeceğiz. Peki neden böyle bir yazı yazmak istedim? Tek cümleyle "ben de bilmiyorum" Akşam akşam eğlenmek istedim, bu konu üzerinden de eğlenceli bir şeyler karalayayım dedim. 

Bu yazıdaki örnek ülkemiz Güney Kore ama siz bunu Japonya, Çin, Tayvan veya başka bir ülke için de ele alabilirsiniz. Zaten belli başlı aynı konular oluyor. Gözümüzün nuru, Türk gençlerinin hayali, ünlü dolu sokaklarıyla Seul, meşhur sahili, sevimli aksanıyla Busan, muhteşem manzarası, lezzetli deniz ürüyleriyle Jeju Adası ve diğerleri... Güney Kore kesinlikle iştahımızın açılmasına sebep oluyor değil mi? Neredeyse 10.00…

Kore ve Japon dizilerini yayınlayan Türk kanalı

Başlık aslında güzel bir isteği sunuyor bize. Bu yazıda biraz daha detaya ineceğim, kendi düşüncelerimi sunacağım size. Şu sıralar Twitter’da devam etmekte olan bir etkinlik var. #TURKEYwantsKBSTURK tag’i Trending Topic’e sokulmaya çalışılıyor. Bu kadar zahmete girmeye gerek olmadığını düşünüyorum ben. Çok çok yakınımızda bulunan bir şeyi değiştirme imkanına sahip olabiliriz belki de. Nasıl mı? Bu yazı işte bunu anlatıyor.Planet kanalları var bilir misiniz?
Planet Sinema
Planet Çocuk
Planet Pembe gibi.
Türk kanalları bunlar, tematik kanallar. İşte bu kanallardan Planet Pembe'de sürekli Latin dizileri yayınlanıyor. 5 6 sene öncesine kadar çok popüler olan Latin dizileri. Onların yerini Asya dizileri aldı, ama bizim ülkede bunu duyuramadık maalesef.
Ben olsam Planet Pembe kanalının Latin dizilerini bırakıp Kore ve Japon dizileri yayınlamasını sağlardım. Adı da Planet Asya olurdu mesela.
Bu kanalların reyting derdi yok, ama reklam …