Ana içeriğe atla

The Greatest Love: Bir dizi bu kadar eğlenceli olur!

     Bazen uzun bir süre istediğim tarzda bir yapım bulamıyorum. Kore konusunda da böyle bir sıkıntıya düşmüştüm. Kaç zamandır istediğim gibi bir Kore dizisi bulamıyordum; ta ki The Greatest Love’a kadar. Hemen baştan söylüyorum, bu dizi bir harika! Başlamayan varsa çok ama çok şey kaçırıyor. Konusundan filan bahsetmek istemiyorum bu sefer, ama okumak isterseniz şurada dizinin ayrıca çevirmeni de olan sevgili Yukinohana harika bir derleme yapmış.

     Goo Ae Jung (Gong Hyo Jin), eskiden popüler olan bir kız grubunun üyelerinden biri. Dok Go Jin (Cha Seung Won) ise son zamanların en gözde yıldızlarından. Kang Se Ri (Yoo In Na), Ae Jung ile beraber eskiden Treasure Girls grubunun üyelerinden. Şu anda ondan çok daha ünlü. Ve son olarak Doktor Yoon Pil Joo (Yoon Kye Sang), bitkisel ilaçlarla uğraşan bir doktor.

     Bu dörtlünün yolu bir şekilde kesişiyor ve macera başlıyor. Dizinin bence en önemli artısı yıldızların hayatını anlattığı için onların özellikle sahne ve özel yaşamlarına daha yakından bakabiliyoruz. Ayrıca bir ünlünün ne gibi kötü durumlara maruz kalabileceği de gözler önüne seriliyor. Şu anda 6 bölümü yayınlandı, ben ise daha 3 bölümünü seyrettim. Ama bayıldığım için gördüğünüz gibi hemen kolları sıvayarak yazmaya koyuldum. Çok farklı, çok eğlenceli, çok güzel. Bütün iyi sıfatları hak ediyor diyor ve sevdiğim yerleri anlatmaya koyuluyorum.

Gong Hyo Jin zaten çok sevdiğim bir oyuncu. En son onu pastada “Yee şepp!” olarak izlemiştik. Burada ise daha da aşmış, zamanında en sevdiğim Koreli aktrisler listemde 5. sıradaydı kendisi. İki basamak atlayarak üç numaraya yerleşiyor şu anda, mimiklerine hastayım bu kadının.

 Cha Seung Won’u ise en son City Hall’de mükemmel kadın Kim Sun Ah ile beraber izlemiştim. Kendisi bu dizide bütün karakterleri solluyor valla, tepe noktada duruyor. Kibirli, kendinden emin, ukala, ama aynı zamanda da yardımsever, duygularını belli etmeyen bencil yıldız Dok Go Jin rolünde bir döktürüyor ki yazılmaz, anca izlenir.

Yoo In Na’yı birçok kişi Secret Garden’daki yan rolden tanımıştır sanırım. Burada tamamen, ama tamamen klişe bir karaktere hayat veriyor. Grup zamanında Ae Jung’un gölgesinde kalmış minik kız, yıllardır içinde beslediği kin ve nefreti dökmek için sonunda bir şans kazanır ve işe koyulur. Manzara buradan bakılınca böyle duruyor ama bizimki doktora fena abayı yakacak sanırım.

Ve Sermin’in pek sevdiğim Yoon Kye Sang. Zamanında ülkemize de gelen bu güzel insan olaylara dışardan bakan doktor iken, Couple Making programı ile beraber olayların ortasına düşüyor. Ae Jung ile “10 milyon” temalı bir geçmişe sahip. bu yüzden birazcık ilgi duyuyor, daha da büyüyecek bu durum sanki. Burnuma buram buram rakip ve yarışma kokuları geliyor.

Senaristler Dok Go Jin’in kalp rahatsızlığını çok iyi kullanıyor. Ae jung’un yıllar önce söylemiş olduğu şarkıya kalbi kötü bir biçimde cevap veriyor. Acaba gerçekte kalbi şarkı için mi böyle, yoksa Ae Jung’un ta kendisi için mi?

 İkilimizin tanışma sahnesi süperdi. Camlar yüzünden içerisinin görülmediği bir minibüs ve dürtme sahnesi. Yazarken bile gülüyorum, kesinlikle süperdi. Arkasından gelen bardakları çöpe atma mevzusu ve imza olayı ise cabası. Bir de arka planda Dok Go Jin’in posteri vardı o sırada, hoş bir detay olmuş.

 Son dönem Kore dizilerinde esas oğlan ve asistan durumu bana oldukça keyif veriyor. Bu dizide de es geçilmemiş. Dok Go Jin’in menajeri (bu sefer böyle) Kim Jae Sok bana çok keyif veren karakterlerden biri. Ama bu ilişki durumunda benim favorim Queen of Reversals’teki esas oğlan ve asistan. Onlar enfesti.

  Quiz programında yaşanan kısımları ağzım kulaklarımda izledim. Böyle el filan çırpardım herhalde biraz daha devam etseydi. O meyveleri ben de tahmin etmeye çalıştım. Hele en son üzümü anlatışında yerlere yattım. Senaristler bu kısımları çok zekice işlemiş. Zaten Dok Go Jin harika bir karakter, bir de rüşvet olayını bu şekilde ortaya çıkarmaları şapka çıkarılası bir durum. En yakın zamanda bir arkadaşımı arayıp böyle quiz yapacağım. Bakalım 10 meyveyi tahmin edebilecek mi? Ya da ben anlatabilecek miyim? Yandaki tahmin oyununun son sahnesinden. Sevilmeleri görülmeye gerçekten değer, değil mi?

 Dok Go Jin’in evine ölürüm ulan! O nasıl bir ev öyle? Ev demek hakaret, saray yavrusu gibi mübarek. Tam hayalimdeki gibi bir ev. İki katlı olması daha da muhteşem kılıyor, dekoru filan harikulade. Kocaman sarı bir araba bile var haha. Bir de akvaryuma bayıldım, harika duruyor. Ayrıca oyun odası bile var. Kore dizilerindeki evler genel olarak müthiş oluyor ama bu en beğendiğim oldu benim. İstiyorum, istiyorum, istiyorum!

 2. bölümdeki tokat sahnesi fenaydı, Ae Jung’un yüzünde beş kardeşi uzunca bir süre gördük resmen. Neyse ki sonraki bölümde Dok Go Jin’in utandırıcı derecede bir intikam aldı, ama ben hala oh diyebilmiş değilim. Daha beter dibe bak menajer bozuntusu.

 Kore dizilerindeki klasik yanlış anlamalardan birini de bu dizide gördük. Gerçi Ae Jung bu sayede doktor ile tanıştı. 10 milyon dediğim olayda bu, ne olduğunu söylemeyeyim. İzleyin diyorum sadece, komik çünkü.

 Dizide Dok Go Jin’in olduğu sahnelerde çalan bir müzik var. Keman ya da gitar sesi, nasıl rezilim görüyorsunuz, daha ne sesi olduğuna emin değilim aha. Onu bulamadım ben, yardımcı olmak isteyenleri bekliyorum. Dua ederim, sevap işlersiniz valla. Böyle hareketli sayılabilecek düzeyde, çok hoş bir melodi.

 Ae Jung’un yeğeninin Dok Go Jin’i araması ve quiz yapmasına bayıldım. Bizim yıldız da hemen havaya girip tahmin etmeye çalışıyor. Pikaçu dediğinde resmen koptum. Ding Dong oldu küçük yaramazın adı, sevdim bu veledi çok.

      Bu diziye hemen bir şans verin ve izlemeye başlayın. Ben yeni bölümü tırnaklarımı yiyerek bekliyorum, o derece. İngilizce altyazı kötü olmasaydı, onlarla izlerdim valla. Bekleyemiyorum çünkü, ama Türkçe çeviri çok başarılı. Heyecanlı 4. bölümü bekliyorum, çünkü sonunda programımız başladı. Asıl olaylar şimdi gelecek. Bu dizinin Lie to Me’den daha iyi olduğunu düşünüyorum kesinlikle. City Hunter’dan da iyi diyorum şimdiden, bakalım neler olacak? Tam gaz devam ediyor, tek eksisi her zamanki gibi 16 bölüm olması. Lanet!

     Son olarak her sahne için ayrı bir müziğin olmasına, sesi çıkmasına bittim. Gayet yerinde olmuş, bu kararı alan vatandaşın alnında öpüyorum aha. En güzel aşk, en güzel dizi, en güzel konu, en güzel senaryo. Ben de “en” sevdiğim diziler listesine eklemek için şimdiden hazırlık yapmaya başladım.

 

Bu blogdaki popüler yayınlar

Acemİlİğİnİ Manİsa'da Yapacak Askerler İçİn Önemlİ Bİlgİler

Herkese yeniden merhaba. Biliyorum eskisi gibi sık yazmıyorum, ama geç de olsa bu konu hakkında bir şeyler yazacağım için mutluyum. Bugünkü konumuz askerlik. Ben 354 KD olarak askerliğimin acemiliğini Manisa'da, ustalığını ise Kıbrıs'ta yaptım. Daha önceden bilgiler toplamıştım ama sağlam ve toplu bir kaynak bulmakta zorlanmıştım maalesef. Ben de sonra buralara gidecek arkadaşlar aynı durumu yaşamasın diye kaynak niteliğinde bu yazıyı yazıyorum. Kasım celbinde gidecek olan arkadaşlara da şans ve sabır diliyorum. Umarım bir an önce biter. Kısa dönem, uzun dönem... Hiç fark etmez. Manisa Batı Kışla'ya ve Kıbrıs'a, özellikle Magosa'ya askerliğin düştüyse bu yazı tam sana göre. Okumadan geçme sakın... Ayrıca Lefkoşa ve Girne hakkında da bilgiler vereceğim ucundan... Bu yazıda Manisa'dan bahsedeceğim, diğer yazıda ise Kıbrıs. Usta birliği olduğu için Kıbrıs daha uzun sürecek.


Acemi Birliği Manisa Batı Kışla 
Başlıyoruz. Arkadaşlar ben askerliğimi öğrendikten sonra int…

Güney Kore'ye Gİtme ve Yerleşme Yöntemlerİ

Uzun bir aradan sonra yeniden karşınızdayım... Özlediniz mi beni? :) Yazmış olduğum "Bigbang'e hediye gönderme"yazısı tam olarak bir geri dönüş değildi. Asıl dönüşü bu yazıyla yapıyorum. Aslında böyle bir yazı yerine taslaklarımda yer alan "askerlik" yazısını bitirip yayınlayacaktım ama askerliği şu sıralar aklıma getirmek istemiyorum. O yazı için biraz daha bekleyeceğiz. Peki neden böyle bir yazı yazmak istedim? Tek cümleyle "ben de bilmiyorum" Akşam akşam eğlenmek istedim, bu konu üzerinden de eğlenceli bir şeyler karalayayım dedim. 

Bu yazıdaki örnek ülkemiz Güney Kore ama siz bunu Japonya, Çin, Tayvan veya başka bir ülke için de ele alabilirsiniz. Zaten belli başlı aynı konular oluyor. Gözümüzün nuru, Türk gençlerinin hayali, ünlü dolu sokaklarıyla Seul, meşhur sahili, sevimli aksanıyla Busan, muhteşem manzarası, lezzetli deniz ürüyleriyle Jeju Adası ve diğerleri... Güney Kore kesinlikle iştahımızın açılmasına sebep oluyor değil mi? Neredeyse 10.00…

Kore ve Japon dizilerini yayınlayan Türk kanalı

Başlık aslında güzel bir isteği sunuyor bize. Bu yazıda biraz daha detaya ineceğim, kendi düşüncelerimi sunacağım size. Şu sıralar Twitter’da devam etmekte olan bir etkinlik var. #TURKEYwantsKBSTURK tag’i Trending Topic’e sokulmaya çalışılıyor. Bu kadar zahmete girmeye gerek olmadığını düşünüyorum ben. Çok çok yakınımızda bulunan bir şeyi değiştirme imkanına sahip olabiliriz belki de. Nasıl mı? Bu yazı işte bunu anlatıyor.Planet kanalları var bilir misiniz?
Planet Sinema
Planet Çocuk
Planet Pembe gibi.
Türk kanalları bunlar, tematik kanallar. İşte bu kanallardan Planet Pembe'de sürekli Latin dizileri yayınlanıyor. 5 6 sene öncesine kadar çok popüler olan Latin dizileri. Onların yerini Asya dizileri aldı, ama bizim ülkede bunu duyuramadık maalesef.
Ben olsam Planet Pembe kanalının Latin dizilerini bırakıp Kore ve Japon dizileri yayınlamasını sağlardım. Adı da Planet Asya olurdu mesela.
Bu kanalların reyting derdi yok, ama reklam …