Ana içeriğe atla

Sümeyye Erdoğan’ın tiyatro ile tanışması

     Gördüğünüz gibi multi kültürel bir bloga sahibim. Önceki yazımda shounen ai bir mangadan bahsederken, şu anda Recep Tayyip Erdoğan’ın kızı olan Sümeyye Erdoğan hakkında yazıyorum. Bu kozmopolitlik bana oldukça güzel gelse de Sümeyye’nin haberi olsaydı eminim tiksinç olarak nitelendirirdi.

     Peki nedir beni Sümeyye hakkında yazmaya iten güç? Hayatımda 3 saniyeden fazla hakkında düşünmediğim, denize düşsem yardım bile isteyeceğime şüphe duyduğum bir babaya sahipken, ne oldu da Metropol Günlüğü’nde kendine yer bulabildi? Kendisi tiyatro ile tanışmış ama pek hoş olmayan şeyler ortaya çıkmış. Tüh tüh diyerek konuya giriyorum.

     4 yıldır sahnelenen tiyatro oyunu “Genç Osman”ı izlemeye giden hanım kızımız “müstehcenlik” yüzünden salonu terk ediyor. Olayın detaylarını şuradan okuyabilirsiniz. Olmayacak şeyleri üzerine alınan –yarası olan gocunur- tef eşliğinde yapılan danstaki sözlerin de kendisine söylenildiğini düşünen Sümeyye, kendisiyle beraber oyunu izleyen “150 polis koleji öğrencisi” ile oyunu terk ederek “yokum ben” diyor.

     Şimdi insanoğlu burada durup bir düşünüyor tabi, 150 polis ne yahu diye. Ben Sümeyye’nin yerinde olsam “Ama para kazandırdım o kadar oyuna, beni korumak için geldiklerini söylemek bunun yanında bir hiç değil mi?” diye açıklama yapardım valla. Babasından bu sözleri iyi kapmış olması lazım. Ayrıca neden o kadar poliste terk ediyor? Biri bu açıklamayı bana yapabilir mi? Toplu bir yamama şovu mu izliyoruz, nedir olay? Şaka gibi resmen, aklıma hep bu sahnelerde Jack’in çalıştığı yer olan Banana Republic’in adı geliyor.

     Şimdi hem shounen ai bir manga tanıtımının ardından, hem de Will & Grace dizisine ufak bir gönderme yaptığım için Sümeyye bunu da müstehcen olarak nitelendirebilir, neme lazım? Uçan kuştan nem kapıyor çünkü kendisi. “Nasıl o iğrençliklerle beraber aynı yazıda yer alabilirim?” diyebilir. O yüzden fonda Ajda’dan geliyor: Hoşgör sen affet gitsin aldırma abla. Sonra sonum Beyn.org gibi olur, demedi demeyeyim aha.

 

      

    İşin komik devlet tiyatroları açıklama yapıyor ve bu açıklamada soruşturma başlattıklarını belirtiyor. Bu olay benim başıma gelmiş olsaydı ve ben soruşturma talebinde bulunsaydım eminim nanik yaparak “naş naş” derlerdi bana. E tabi ben kim, Sümeyye kim değil mi? Hem kapalı, hem başbakanın kızı aha. Pozitif ayrımcılık yaptım, ayrıca ironik bir mizah var, ciddiye alınmasın bu kısım yani.

     Daha önceki “Sen kadınsın, çalışmak neyine?” başlıklı yazımı yazdıktan sonra bir mail almıştım. Yazımı severek ve katılarak okuduğumu, anca ortalık yerde gözükecek şekilde yorum bırakmak istemediği için böyle bir mail attığını belirtmişti.Yorumu oradaydı, yazdıklarıma katılıyordu. Diyeceğim şu ki, çekinmeyin yorum yazarken, okuyup katılıyorsanız ya da katılmıyorsanız her daim belirtin derim. E bir insan yorum bile yapmaya çekiniyorsa, onu ben yetkili yerlerde ararım. Örnekleri çok olduğu için çekinen insanları hiçbir zaman suçlamam. Biri Çin’mi dedi? “Emekliyoruz ama her adım atabiliriz” diye cevaplıyorum.

     Bir ara milletvekili adaylığı konuşuluyordu Sümeyye Erdoğan’ın. Yani şimdi o mecliste Bülent Arınç, Egemen Bağış gibi isimlerin olduğunu görünce hiç abes durmuyor, farkındayım. Ama duranlarla, bu tarz gelecek olanların arasında zerre fark yok. O yüzden Sümeyye, lütfen meclise girme, sen bir yerlerde başka masterlar, doktoralar filan yap. Eminim o aldığın burstan başka bir sürü giyim firması daha sana burs vermek için heveslidir. Heveslerini kursaklarında bırakma, bir de Yeni Zelanda’da güzel üniversiteler varmış, tavsiye ederim.

     Metin Uca’nın konuyla ilgili Twitter’a yazdıklarına bakalım bir de. Neler yer alıyor, madde madde anlatmış Uca.

Metin Uca     Yandaki resimlerde yazanlara göre bu bağırma olayı tutulan raporda da yer alıyor. Sizi bilmem ama ben Metin Uca’ya güvenirim. Demek ki bu polis olacak öğrenciler işe erkenden başlayarak buldukları fırsatı değerlendirmeye çalışmış. 

     Ayrıca bu olay ile ilgili Twitter’da yazan Ak Parti İstanbul 1. Bölge Milletvekili Aday Adayı Serra Karaçam Özgüç’e “Neden polislerin Sümeyye Erdoğan ile beraber oyunu terk ettiklerini” sordum. Cevap bekliyorum şimdi. Bir de doğruluğundan emin değilim ama –artık eminim- giden polislerden biri oyunculara “artistlik yapmayın” diye bağırmış.

  

Not: Ayşe Özyılmazel’de Beyrut’a gitmiş.

Yine bize yakın ama onun bu ülkede olmadığını bilmek bile sevindirici durum.

Umarım bir Arap bulur –ki bulmuş bile aha- ve benle Türk halkı kurtulmuş olur.

Adaşına özeniyor, biri Dubai’de, biri Beyrut’ta.

Not 2: Serra Karaçam Özgüç’ün bana yazdığı cevap:

 

Bu blogdaki popüler yayınlar

Acemİlİğİnİ Manİsa'da Yapacak Askerler İçİn Önemlİ Bİlgİler

Herkese yeniden merhaba. Biliyorum eskisi gibi sık yazmıyorum, ama geç de olsa bu konu hakkında bir şeyler yazacağım için mutluyum. Bugünkü konumuz askerlik. Ben 354 KD olarak askerliğimin acemiliğini Manisa'da, ustalığını ise Kıbrıs'ta yaptım. Daha önceden bilgiler toplamıştım ama sağlam ve toplu bir kaynak bulmakta zorlanmıştım maalesef. Ben de sonra buralara gidecek arkadaşlar aynı durumu yaşamasın diye kaynak niteliğinde bu yazıyı yazıyorum. Kasım celbinde gidecek olan arkadaşlara da şans ve sabır diliyorum. Umarım bir an önce biter. Kısa dönem, uzun dönem... Hiç fark etmez. Manisa Batı Kışla'ya ve Kıbrıs'a, özellikle Magosa'ya askerliğin düştüyse bu yazı tam sana göre. Okumadan geçme sakın... Ayrıca Lefkoşa ve Girne hakkında da bilgiler vereceğim ucundan... Bu yazıda Manisa'dan bahsedeceğim, diğer yazıda ise Kıbrıs. Usta birliği olduğu için Kıbrıs daha uzun sürecek.


Acemi Birliği Manisa Batı Kışla 
Başlıyoruz. Arkadaşlar ben askerliğimi öğrendikten sonra int…

Güney Kore'ye Gİtme ve Yerleşme Yöntemlerİ

Uzun bir aradan sonra yeniden karşınızdayım... Özlediniz mi beni? :) Yazmış olduğum "Bigbang'e hediye gönderme"yazısı tam olarak bir geri dönüş değildi. Asıl dönüşü bu yazıyla yapıyorum. Aslında böyle bir yazı yerine taslaklarımda yer alan "askerlik" yazısını bitirip yayınlayacaktım ama askerliği şu sıralar aklıma getirmek istemiyorum. O yazı için biraz daha bekleyeceğiz. Peki neden böyle bir yazı yazmak istedim? Tek cümleyle "ben de bilmiyorum" Akşam akşam eğlenmek istedim, bu konu üzerinden de eğlenceli bir şeyler karalayayım dedim. 

Bu yazıdaki örnek ülkemiz Güney Kore ama siz bunu Japonya, Çin, Tayvan veya başka bir ülke için de ele alabilirsiniz. Zaten belli başlı aynı konular oluyor. Gözümüzün nuru, Türk gençlerinin hayali, ünlü dolu sokaklarıyla Seul, meşhur sahili, sevimli aksanıyla Busan, muhteşem manzarası, lezzetli deniz ürüyleriyle Jeju Adası ve diğerleri... Güney Kore kesinlikle iştahımızın açılmasına sebep oluyor değil mi? Neredeyse 10.00…

Kore ve Japon dizilerini yayınlayan Türk kanalı

Başlık aslında güzel bir isteği sunuyor bize. Bu yazıda biraz daha detaya ineceğim, kendi düşüncelerimi sunacağım size. Şu sıralar Twitter’da devam etmekte olan bir etkinlik var. #TURKEYwantsKBSTURK tag’i Trending Topic’e sokulmaya çalışılıyor. Bu kadar zahmete girmeye gerek olmadığını düşünüyorum ben. Çok çok yakınımızda bulunan bir şeyi değiştirme imkanına sahip olabiliriz belki de. Nasıl mı? Bu yazı işte bunu anlatıyor.Planet kanalları var bilir misiniz?
Planet Sinema
Planet Çocuk
Planet Pembe gibi.
Türk kanalları bunlar, tematik kanallar. İşte bu kanallardan Planet Pembe'de sürekli Latin dizileri yayınlanıyor. 5 6 sene öncesine kadar çok popüler olan Latin dizileri. Onların yerini Asya dizileri aldı, ama bizim ülkede bunu duyuramadık maalesef.
Ben olsam Planet Pembe kanalının Latin dizilerini bırakıp Kore ve Japon dizileri yayınlamasını sağlardım. Adı da Planet Asya olurdu mesela.
Bu kanalların reyting derdi yok, ama reklam …