Ana içeriğe atla

Only the Ring Finger Knows: Aykırılığı seviyorum!

    Aşkın en güzel ifadesi onunla aynı yüzükleri takmak ve bir çift olduğumuzu göstermektir.

     Mangamızın konusu zaten yukarıda yazıyor, o yüzden buraya eklemeye gerek. 4 bölümden oluşan, okul ve shounen ai türünün en güzel örneklerinden biri olan bu mangayı bir çırpıda okuyacağınıza eminim. Daha önce animeler hakkında yazmıştım bu blogta ama manga tanıtımları gerçekten az. Sadece Girl Friens’i tanıttım, şimdi ise bambaşka bir eserle karşınızdayım.

     Aslında neden bu mangayı seçtiğimi bilmiyorum. Garip bir çekiciliği var sanki, çünkü içerisinde dolu dolu olaylar yok. Zaten dört bölümden oluşuyor –ama bölümler uzun, o yüzden merak etmeyin- keskin dönüşler ya da her bölüm sevişme yok, hatta hiç sevişme yok. Belki “kissu” vardır, söylemem söylemem.

     Shounen ai olduğu için daha masumane bir tavır içerisinde ilerliyor. Wataru’nun iç sesi bol bol karşımıza çıkarak bir yön veriyor, biz de o yön doğrultusunda düşünüp kararlarımızı sorguluyoruz. Okulun en havalı ama aynı zamanda alçak gönüllü çocuğu olan Kazuki ise neden sadece Wataru’ya soğuk davranıyor acaba? Ve mangaya da ismini veren yüzükler hikaye içerisinde nasıl yedirilmiş? Başarılı, bir katkısı var mı, yoksa odak noktasını mı oluşturuyor? Bu soruların hepsinin tatmin edici bir cevabı olduğunu söyleyebilirim.

    

 

 

    

    

     Olaylar ağırlıklı olarak iki karakterimiz arasında geçiyor. Yan karakterler bazen konuşuyor, o kadar. Onun dışında ikilinin konuşmalarının dışında baskın olan şey dediğim gibi Wataru’nun iç sesi. Kazuki’nin ne yapmaya çalıştığını anlamlandırmak için uğraşan iç sesimiz bizim için adeta aydınlatıcı bir rehber oluyor. Şaşırtıcı olaylar son bölüm olan dördüncü bölümde ortaya çıkıyor zaten. En azından bazı taşların yerine oturduğunu görmek gerçekten güzel bir his.

     Shounen ai ve yaoilerde oldukça sık görülen “Ama ikimiz de erkeğiz” teması burada pek öyle yer almıyor. Hatta sanırım bir yerde geçiyordu tek, onu da iç sesimiz söylüyordu aha. Kısa ama ağızda tat bırakan bir manga Only the Ring Finger Knows. Kısa olmasının biraz kendisine dezavantaj sağladığını düşünüyorum ama ben. Zaten kitaptan mangaya çevrilmiş ve çıkartılan yerler olmuş. Kitaplar İngilizce’ye çevrilmişse bir göz atmayı düşünüyorum açıkçası.

     Wataru’nun yüzüğü için beslediğin duygulardan başka hiçbir çekici özelliğinin bulunmaması bana bilerek yapılmış bir hamle gibi geldi. Hani pek özelliği olmayan insanların bile okulun en havalı erkeğinin dikkatini çekebileceğine işaret etmişler. Satış politikasını da göz önünde bulundurarak gerçekleştirilmiş olabilir. Eğer öylesine yazılmış/çizilmiş bir şey olsaydı Wataru’nun daha farklı bir kişiliğe sahip olacağını düşünüyorum ve okuyanlara soruyorum. Siz de hiç böyle düşündünüz mü? Wataru’nun kişiliğinin oluşmasında bu etkenlerin önemi var mıdır?

     Kazuki’nin en en en insan olması klişe zaten. Ayrıca herkese karşı iyi olması da aynı durum ama sadece tek bir insana soğukluk göstermesi ufak çaplı tatlı bir ironi ortamının oluşmasına neden olmuş. Alaycı tavırları, kibirli bakışları, ani değişen yüzü ile okuyanların keyif dozajının artması sağlanmış. Bunda da oldukça başarılı olmuş bence mangaka, kendisini bu konuda tebrik etmek lazım.

 

 

 

 

 

     Mangakanın yarattığı ortamın sınırlı olması burada sırıtmamış. Zaten konuşma baloncuklarının fazla olması temponun düşmesine fırsat vermiyor. Temponun öyle kavgalarla, tuzaklarla, silahlarla değil de konuşmalarla gerçekleşiyor olması keyif verici.

     Only the Ring Finger Knows’a bir şans verin derim, emin olun pişman olmazsanız. Keyif alacağınıza eminim, hem herkes okuyabilir! Siz kapaktaki o ibareye bakmayın, içinde hiçbir şey yok resmen. Karakterleri ile, iç sesi ile, güzel olmayan çizimleri ile benim sevgimi kazandı bu manga. Evet, çizimleri o kadar iyi değil, ya da benim gözüme pek hoş gözükmedi. Okuyanların bu konuda da fikirlerini isterim hani.

     Peki nasıl mı ulaşacaksınız? Gayet iyi. Pek sevdiğim fansub gruplarından biri olan Aluminia Türkçe’ye kazandırdı. Ulaşmak için sizi şöyle alalım. Alu’ya da buradan teşekkürlerimi sunuyorum, severek çalışmalarını takip ettiğimi belirtirim.

İçinizdeki shounen ai canavarını dışarı salın ve okuyun!

Bu blogdaki popüler yayınlar

Acemİlİğİnİ Manİsa'da Yapacak Askerler İçİn Önemlİ Bİlgİler

Herkese yeniden merhaba. Biliyorum eskisi gibi sık yazmıyorum, ama geç de olsa bu konu hakkında bir şeyler yazacağım için mutluyum. Bugünkü konumuz askerlik. Ben 354 KD olarak askerliğimin acemiliğini Manisa'da, ustalığını ise Kıbrıs'ta yaptım. Daha önceden bilgiler toplamıştım ama sağlam ve toplu bir kaynak bulmakta zorlanmıştım maalesef. Ben de sonra buralara gidecek arkadaşlar aynı durumu yaşamasın diye kaynak niteliğinde bu yazıyı yazıyorum. Kasım celbinde gidecek olan arkadaşlara da şans ve sabır diliyorum. Umarım bir an önce biter. Kısa dönem, uzun dönem... Hiç fark etmez. Manisa Batı Kışla'ya ve Kıbrıs'a, özellikle Magosa'ya askerliğin düştüyse bu yazı tam sana göre. Okumadan geçme sakın... Ayrıca Lefkoşa ve Girne hakkında da bilgiler vereceğim ucundan... Bu yazıda Manisa'dan bahsedeceğim, diğer yazıda ise Kıbrıs. Usta birliği olduğu için Kıbrıs daha uzun sürecek.


Acemi Birliği Manisa Batı Kışla 
Başlıyoruz. Arkadaşlar ben askerliğimi öğrendikten sonra int…

Güney Kore'ye Gİtme ve Yerleşme Yöntemlerİ

Uzun bir aradan sonra yeniden karşınızdayım... Özlediniz mi beni? :) Yazmış olduğum "Bigbang'e hediye gönderme"yazısı tam olarak bir geri dönüş değildi. Asıl dönüşü bu yazıyla yapıyorum. Aslında böyle bir yazı yerine taslaklarımda yer alan "askerlik" yazısını bitirip yayınlayacaktım ama askerliği şu sıralar aklıma getirmek istemiyorum. O yazı için biraz daha bekleyeceğiz. Peki neden böyle bir yazı yazmak istedim? Tek cümleyle "ben de bilmiyorum" Akşam akşam eğlenmek istedim, bu konu üzerinden de eğlenceli bir şeyler karalayayım dedim. 

Bu yazıdaki örnek ülkemiz Güney Kore ama siz bunu Japonya, Çin, Tayvan veya başka bir ülke için de ele alabilirsiniz. Zaten belli başlı aynı konular oluyor. Gözümüzün nuru, Türk gençlerinin hayali, ünlü dolu sokaklarıyla Seul, meşhur sahili, sevimli aksanıyla Busan, muhteşem manzarası, lezzetli deniz ürüyleriyle Jeju Adası ve diğerleri... Güney Kore kesinlikle iştahımızın açılmasına sebep oluyor değil mi? Neredeyse 10.00…

Kore ve Japon dizilerini yayınlayan Türk kanalı

Başlık aslında güzel bir isteği sunuyor bize. Bu yazıda biraz daha detaya ineceğim, kendi düşüncelerimi sunacağım size. Şu sıralar Twitter’da devam etmekte olan bir etkinlik var. #TURKEYwantsKBSTURK tag’i Trending Topic’e sokulmaya çalışılıyor. Bu kadar zahmete girmeye gerek olmadığını düşünüyorum ben. Çok çok yakınımızda bulunan bir şeyi değiştirme imkanına sahip olabiliriz belki de. Nasıl mı? Bu yazı işte bunu anlatıyor.Planet kanalları var bilir misiniz?
Planet Sinema
Planet Çocuk
Planet Pembe gibi.
Türk kanalları bunlar, tematik kanallar. İşte bu kanallardan Planet Pembe'de sürekli Latin dizileri yayınlanıyor. 5 6 sene öncesine kadar çok popüler olan Latin dizileri. Onların yerini Asya dizileri aldı, ama bizim ülkede bunu duyuramadık maalesef.
Ben olsam Planet Pembe kanalının Latin dizilerini bırakıp Kore ve Japon dizileri yayınlamasını sağlardım. Adı da Planet Asya olurdu mesela.
Bu kanalların reyting derdi yok, ama reklam …