Ana içeriğe atla

Hey, hadi buluşmaya gidiyoruz dostum!

     Yukarıdaki masa göze oldukça estetik geliyor olabilir; ama aynı zamanda Türk damak zevkine pek de uyduğu söylenemez. Evet, o gördüğünüz bir makas. Etleri öyle kesip pişirmek için ortadaki tavaya koyuyorlar. Bir nevi Şile usulü kendin pişir kendin ye!Bibimbap

    Kendi adıma konuşmak gerekirse Kore yemekleri ile aram ne çok kötü, ne de sıkı fıkı. Oraya gittiğimde (dualar!) daha güzel geleceğini hissediyorum nedense. Çin ve Japon mutfağını severim, ama iş Kore’ye gelince değişiyor. Bu güzel ülkeyi sevenlere yemekleri sorduğumuzda olumlu cevap almanız zordur. Değişebiliyor ama bu durum, damak meselesi işte, mesela ilk gittiğimde hoşuma gitmeyen bibimbap, sonraki gidişimde oldukça lezzetli gelmişti. 

     Şimdi neden yemeklerden açtım konuyu, çünkü biz bu Cumartesi Kore yemeklerini tatmaya gidiyoruz. Maksat muhabbet aslında, yemekler ve sonrasında yapılacaklar (olursa) işin tadı tuzu. Saat 2’de Sultanahmet’teki Seoul Restorantı’nda buluşuyoruz. İstanbul’da yaşayan ve Uzakdoğu hakkında blog tutanlar olarak orada olacağız.

     4 gün kaldı ve davetimi yapıyorum işte. Sonra fotoları ve yazıları gördüğünüzde “Neden davet etmedin Lee?” demesin bana kimse değil mi? Gelmek isteyen olursa çıtlatsın bana ufaktan, aramızda görmekten mutluluk duyacağız. Çekinme olayı olmasın sakın, gelecek olan herkes deli zaten smile_tongue Ben de ilk defa gideceğim –bundan öncekilerde hep işim çıkmıştı maalesef- uzun zamandır konuştuğum, yorumlaştığım ve severek yazılarını takip ettiğim insanları göreceğim için içimde değişik duygular var.

     Günün oldukça güzel geçeceğine inanıyorum, sen de buluşmanın bir parçası olmak istiyorsan dostum, hadi parmakların çalışsın! Ben de herkes gibi gitmeden önce ne yesem diye bakıyorum internetten aha. İstanbul’da olanlar kaçırmasın bence. Böyle Uzakdoğu muhabbeti az bulunur.

N n n not: Güney Kore temalı şişe çevirmece olayına sokacağım herkesi.

Evet, deliyim!

Patenti bana aittir, alınmasın sakın ha.

Dibine kadar muhabbet olarak görüyorum bu buluşmayı.

 

Bu blogdaki popüler yayınlar

Acemİlİğİnİ Manİsa'da Yapacak Askerler İçİn Önemlİ Bİlgİler

Herkese yeniden merhaba. Biliyorum eskisi gibi sık yazmıyorum, ama geç de olsa bu konu hakkında bir şeyler yazacağım için mutluyum. Bugünkü konumuz askerlik. Ben 354 KD olarak askerliğimin acemiliğini Manisa'da, ustalığını ise Kıbrıs'ta yaptım. Daha önceden bilgiler toplamıştım ama sağlam ve toplu bir kaynak bulmakta zorlanmıştım maalesef. Ben de sonra buralara gidecek arkadaşlar aynı durumu yaşamasın diye kaynak niteliğinde bu yazıyı yazıyorum. Kasım celbinde gidecek olan arkadaşlara da şans ve sabır diliyorum. Umarım bir an önce biter. Kısa dönem, uzun dönem... Hiç fark etmez. Manisa Batı Kışla'ya ve Kıbrıs'a, özellikle Magosa'ya askerliğin düştüyse bu yazı tam sana göre. Okumadan geçme sakın... Ayrıca Lefkoşa ve Girne hakkında da bilgiler vereceğim ucundan... Bu yazıda Manisa'dan bahsedeceğim, diğer yazıda ise Kıbrıs. Usta birliği olduğu için Kıbrıs daha uzun sürecek.


Acemi Birliği Manisa Batı Kışla 
Başlıyoruz. Arkadaşlar ben askerliğimi öğrendikten sonra int…

Güney Kore'ye Gİtme ve Yerleşme Yöntemlerİ

Uzun bir aradan sonra yeniden karşınızdayım... Özlediniz mi beni? :) Yazmış olduğum "Bigbang'e hediye gönderme"yazısı tam olarak bir geri dönüş değildi. Asıl dönüşü bu yazıyla yapıyorum. Aslında böyle bir yazı yerine taslaklarımda yer alan "askerlik" yazısını bitirip yayınlayacaktım ama askerliği şu sıralar aklıma getirmek istemiyorum. O yazı için biraz daha bekleyeceğiz. Peki neden böyle bir yazı yazmak istedim? Tek cümleyle "ben de bilmiyorum" Akşam akşam eğlenmek istedim, bu konu üzerinden de eğlenceli bir şeyler karalayayım dedim. 

Bu yazıdaki örnek ülkemiz Güney Kore ama siz bunu Japonya, Çin, Tayvan veya başka bir ülke için de ele alabilirsiniz. Zaten belli başlı aynı konular oluyor. Gözümüzün nuru, Türk gençlerinin hayali, ünlü dolu sokaklarıyla Seul, meşhur sahili, sevimli aksanıyla Busan, muhteşem manzarası, lezzetli deniz ürüyleriyle Jeju Adası ve diğerleri... Güney Kore kesinlikle iştahımızın açılmasına sebep oluyor değil mi? Neredeyse 10.00…

Pretty Little Liars: Sırları olan bir kıza asla güvenme.

Türkçe’ye Sevimli Küçük Yalancılar olarak çevrilen Sara Shepard’ın bu güzel serisinde şu anda 11 tane kitap bulunmakta. 12. kitap 1 Haziran 2012’de raflarda olacak. Ama ben 2 sezondur yayında olan dizisi hakkında yazacağım. Pretty Little Liars (Bundan sonra kısaltmaya gidip PLL diye bahsedeceğim) içindeki gizlilikleri çok ustacak kullanan bir gizem/gençlik dizisi.      Aslında dizimizin çok basit bir konusu var. 5 kişilik arkadaş grubunun lideri olan Alison DiLaurentis ani bir şekilde ortadan kaybolur. Bu olaydan bir sene sonra (kitapta bu süre aslında 3 senedir) geride kalan 4 kızımızı, yani bebeğim Spencer, Emily, Hanna ve Aria sms’ler almaya başlarla. Hem de A isimli biri tarafında.      Dizi bunun üzerinden ilerliyor kısaca. Tabi bu arada dağılan grubun yeniden bir araya gelmesi, A’nin kim olduğunu öğrenme çabaları, beyin fırtınaları, aşklar, ihtiraslar ve sorular, sırlar, sorular, sırlar, sorular, sırlar.. A kim? Kızlardan ne istiyor? Alison ölmedi mi? Sadece onun bildiği sı…