Ana içeriğe atla

Girl Friends: Aykırı gençlik iş başında.

GF

TÜR: Okul, Shoujo Ai
MANGAKA: Morinaga Miruku (Milk Morinaga)
BÖLÜM: 35

     Aykırı gençlik iş başında! Bu blogta hiç manga tanıtmadığımı fark edip kendime kızdıktan sonra böyle sansasyonel bir türle –Aslında kime göre? Neye göre?- giriş yapmak istedim. Anime izleme sıklığımın yanında pek fazla manga okuyan biri değilim. Bilgisayar başında okumak bazen eziyet gibi oluyor. Ama arada öyle güzel hikayelere rast geliyorum ki göz atmak yetmiyor, hatim etmek istiyor insan.

     Hemen bu manganın konusuna bakalım, çünkü size bir an önce neden tanıtıma Girl Friends ile başladığımı anlatmak istiyorum.

    İlk bakışta Kumakura Mari, sınıfta en iyi notları alan, sade, sıradan görünüşlü bir kızdır. Çok az arkadaşı vardır, içe dönüktür ve tek başına yemek yiyip, zamanını kitap okuyarak geçirmektedir.Bir gün, oldukça havalı, girişken biri olan Oohashi Akiko yanına yaklaşır ve onun gayet tatlı biri olduğunu ve arkadaşı olmak istediğini söyler. Mari önceleri onun asıl niyeti konusunda şüpheyle yaklaşsa da gittikçe Akko'nun hiç de kötü biri olmadığını fark edecektir. Bir saç kesimi, makyaj sırları ve yeni bir gardıropla, Akko kısa süre içinde Mari'nin havalı, modern bir kız olma potansiyelini ortaya çıkarmıştır. Fakat Akko farkında olmasa da, Mari ona karşı arkadaşlıktan öte duygular beslemeye başlamıştır.. (Kaynak: Heterophobia Fansub)

     Kısaca mangamızın konusu böyle. Ve evet, türü shoujo ai, yani burada iki kızın gelişen aşklarına konuk oluyoruz. Daha öncede demiştim, yine bahsetmek istiyorum. Sınırları, tabuları olan bir insan değilim. Bu yüzden oldukça rahat bir şekilde, yuri ya da yaoi okuyabilir, izleyebilirim. Bundan bahsetmekten de utanmam, utanılacak bir şey değil çünkü. Kendine otaku dediği halde yuri ve yaoiye öcü muamelesi yapan insanları da anlamıyorum ve anlamaya da gerek duymuyorum.

     Bundan da bahsettikten sonra neden size Girl Friends’i seçtiğimden bahsedeyim. Genellikle shoujo ai ve yurilerde belli bir konu bütünlüğü yoktur. İçeriğin derin olmasından çok görselliğe önem veren mangakalar içi boş çıplak kız konseptinin arkasına yatmayı çok sever. İşte Girl Friends bu tür mangalardan değil. Bir kere harika bir konumuz var ve en güzel yanı sıra ana karakterimiz olan Mari’nin gelişimi. Bu gelişim oldukça başarılı bir şekilde yansıtılıyor, karakteri, kişiliği, görünüşü ve hissettikleri her geçen bölümde daha da ileriye gidip yoğunlaşarak bizi kendine bağlıyor.

     Öyle hadi hemen aşık olduk, gel sevişelim tarzında bir manga değil. 35 bölüm mangamız, shoujo ailere göre bölüm sayısı fazla ama insanı sıkmıyor. Gerçi ben daha 12 bölüm okudum –Türkçe okumayı tercih ediyorum, eğer çevrilme olasılığı olmasaydı İngilizce okurdum- ve bir an olsun sıkılmadım. Ortada hala karşılıklı bir aşk yok diyebilirim.

     İçeriği dolu, esprileri sağlam. Mari gibi aşkın ne olduğunu bilmeyen sessiz ama çalışkan esas kızımız, havalı Akko ile karşılaştıktan sonra hayatı değişir. Bu değişim önce karakter, kişilik ve görüntü olarak verilir. Geriye kalan ise hissedilen duygulardır, onların da yarısı tamamlandı, şimdi Akko cephesinden gelecek şeylere bakıyoruz.

     Manganın chibi çizimlerine bayıldım. Daha önce Milk Morinaga’ya ait bir manga okumamıştım. Ama bundan sonra diğer eserlerine de bakacağım. Fazla bir açıklık yok içerisinde, tür kısmında bir yerde soft yuri de yazıyordu mesela. Gayet hafif gerçekten, rahatsız olabilecek bünyelere söylüyorum. Kızlar içi boş shoujo ai sıfatını yapıştırıp ya da sadece erkeklere hitap ediyor deyip es geçmeyin derim. Bazı yerleri gayet kızları ilgilendiriyor şahsen. Özellikle de alışverişe gidip kıyafet seçerken konuştukları, zerre ilgimi çekmedi o kısımlar aha.

     Yansıttığı duygu bakımından seviyorum bu mangayı ben. Gerçekten Mari’nin duyguları bir anda belirmiyor öyle, yavaş yavaş oluşuyor. Ve gerçekçi bir şekilde ele alındığı için kurgu olduğunu bir anlığına olsa dahi unutabiliyorsunuz. Ben tavsiye ediyorum, okumanızı isterim.

     İngilizce bilmeyenler, ya da benim gibi ana dilinde okumayı tercih edenler için Heterophobia Fansub Türkçe’ye çeviriyor. Hemen linkini verelim. Ama ben dayanamam bütün bölümlerin çevrilmesine, İngilizce okumak istiyorum diyorsanız, sizin tıklayacağınız yer burası.

     Bundan sonra daha çok manga tanıtacağım bu blogta. Her türden gireceğiz, sınırımız yok. Sevmediğim mechadan bile yazı yazabilirim, o derece. Okursanız burada hakkında konuşuruz, gayette şukela olur.

     [Akko’nun yanındayken Mari’nin elinin ayağının dolanmasına –bazı olaylardan sonra oluyor bu- bayılıyorum]

ガールフレンズ

 

Bu blogdaki popüler yayınlar

Acemİlİğİnİ Manİsa'da Yapacak Askerler İçİn Önemlİ Bİlgİler

Herkese yeniden merhaba. Biliyorum eskisi gibi sık yazmıyorum, ama geç de olsa bu konu hakkında bir şeyler yazacağım için mutluyum. Bugünkü konumuz askerlik. Ben 354 KD olarak askerliğimin acemiliğini Manisa'da, ustalığını ise Kıbrıs'ta yaptım. Daha önceden bilgiler toplamıştım ama sağlam ve toplu bir kaynak bulmakta zorlanmıştım maalesef. Ben de sonra buralara gidecek arkadaşlar aynı durumu yaşamasın diye kaynak niteliğinde bu yazıyı yazıyorum. Kasım celbinde gidecek olan arkadaşlara da şans ve sabır diliyorum. Umarım bir an önce biter. Kısa dönem, uzun dönem... Hiç fark etmez. Manisa Batı Kışla'ya ve Kıbrıs'a, özellikle Magosa'ya askerliğin düştüyse bu yazı tam sana göre. Okumadan geçme sakın... Ayrıca Lefkoşa ve Girne hakkında da bilgiler vereceğim ucundan... Bu yazıda Manisa'dan bahsedeceğim, diğer yazıda ise Kıbrıs. Usta birliği olduğu için Kıbrıs daha uzun sürecek.


Acemi Birliği Manisa Batı Kışla 
Başlıyoruz. Arkadaşlar ben askerliğimi öğrendikten sonra int…

Güney Kore'ye Gİtme ve Yerleşme Yöntemlerİ

Uzun bir aradan sonra yeniden karşınızdayım... Özlediniz mi beni? :) Yazmış olduğum "Bigbang'e hediye gönderme"yazısı tam olarak bir geri dönüş değildi. Asıl dönüşü bu yazıyla yapıyorum. Aslında böyle bir yazı yerine taslaklarımda yer alan "askerlik" yazısını bitirip yayınlayacaktım ama askerliği şu sıralar aklıma getirmek istemiyorum. O yazı için biraz daha bekleyeceğiz. Peki neden böyle bir yazı yazmak istedim? Tek cümleyle "ben de bilmiyorum" Akşam akşam eğlenmek istedim, bu konu üzerinden de eğlenceli bir şeyler karalayayım dedim. 

Bu yazıdaki örnek ülkemiz Güney Kore ama siz bunu Japonya, Çin, Tayvan veya başka bir ülke için de ele alabilirsiniz. Zaten belli başlı aynı konular oluyor. Gözümüzün nuru, Türk gençlerinin hayali, ünlü dolu sokaklarıyla Seul, meşhur sahili, sevimli aksanıyla Busan, muhteşem manzarası, lezzetli deniz ürüyleriyle Jeju Adası ve diğerleri... Güney Kore kesinlikle iştahımızın açılmasına sebep oluyor değil mi? Neredeyse 10.00…

Pretty Little Liars: Sırları olan bir kıza asla güvenme.

Türkçe’ye Sevimli Küçük Yalancılar olarak çevrilen Sara Shepard’ın bu güzel serisinde şu anda 11 tane kitap bulunmakta. 12. kitap 1 Haziran 2012’de raflarda olacak. Ama ben 2 sezondur yayında olan dizisi hakkında yazacağım. Pretty Little Liars (Bundan sonra kısaltmaya gidip PLL diye bahsedeceğim) içindeki gizlilikleri çok ustacak kullanan bir gizem/gençlik dizisi.      Aslında dizimizin çok basit bir konusu var. 5 kişilik arkadaş grubunun lideri olan Alison DiLaurentis ani bir şekilde ortadan kaybolur. Bu olaydan bir sene sonra (kitapta bu süre aslında 3 senedir) geride kalan 4 kızımızı, yani bebeğim Spencer, Emily, Hanna ve Aria sms’ler almaya başlarla. Hem de A isimli biri tarafında.      Dizi bunun üzerinden ilerliyor kısaca. Tabi bu arada dağılan grubun yeniden bir araya gelmesi, A’nin kim olduğunu öğrenme çabaları, beyin fırtınaları, aşklar, ihtiraslar ve sorular, sırlar, sorular, sırlar, sorular, sırlar.. A kim? Kızlardan ne istiyor? Alison ölmedi mi? Sadece onun bildiği sı…