Ana içeriğe atla

First Love: Belirginleşmesi uzun süren bir ilişki

FL

     Uzun süredir size Tayland sinemasından bir film sunmamıştım. Posterlerini ilk gördüğümden beri First Love’ı izleyeceğim, doğal olarak beğenip bloguma da yazacağım demiştim. Demin film bitti ve ben hemen yazmaya koyuldum. Öncelikle belirtiyorum ama. Bu film Bangkok Traffic Love Story’nin yanına yaklaşamıyor. Zaten olayların %90’ı lisede gerçekleşiyor. Ama BTLS gibi samimi bir film. Gelin fragmanı izleyelim önce.

     14 yaşındaki Nam esmer yüzü ve kötü moda anlayışı yüzünden dışlananlar grubunun bir üyesidir. Aslında tam olarak dışlanan diyemeyiz ama işte sevgililer gününde bunların gömleklerine kimse bir şey yazmıyor, hediye vermiyor. Sonra dans kulübüne alınmıyorlar, hor görenler var. Tipik şeyler işte. Nam ve en yakın 3 arkadaşı bu durumdan şikayetçi değiller. Onlar kendi dünyalarında oldukça mutlular. Ta ki bir gün okula yeni gelen üst sınıf öğrencisi Chone’u görene kadar. Gördüğü gibi kendinden geçen küçük kızımız yaptığı şeylerle istediğini elde edebilecek mi acaba?

     Nam’ı canlandıran Pimchanok Leuwisetpaiboon’u ilk defa izledim. Ne çok etkilendim, ne de kötü buldum. Orta şekerli başladı, öyle bitti. Ayrıca bu filmde esas kızımız 92 doğumlu, çocuk ise 88’li. Öyle yaşları kocaman değil, liseli gibi gözüküyorlar rahat.

     Chone’a hayat veren Mario Maurer’i ise tanıyanlar olmuştur. Bazı Türkçe forum sitelerinde hakkında yazılar yazıldığını görmüştüm. Melez olduğu için farklı bir görünüşü var. Ayrıca kardeşini Bangkok Taffic Love Story’de izlemiştir. Bizim çapkın kızın rapçi/kaykaylı sevgilisiydi.

     Sudarat Butrprom bu filmin en iyisiydi kesinlikle. Öğretmen In rolünde bayıldım ona. Hep en başarısız öğrencilere sahip olduğu için zavallı kadın neler çekti. Üstüne beğendiği beden eğitimi öğretmenine yaranmaya çalıştı film boyunca. Kendisinden oldukça uzun ve taş gibi bir de rakibi vardı. Öğretmeni kaptı mı, izleyip görün.

     Şimdi ister istemez diğer filmle karşılaştırıyorum, çünkü BTLS kesinlikle benim izlediğim en güzel Tayland yapımı filmdi. Hatta seyrettiğim zamandan bugüne Uzakdoğu semalarında böyle güzel romantik komediye rastlamadım. O kadar çok hoşuma gitmişti. First Love için beklentim büyük değildi, keyif aldım ama Nam’ın neredeyse çok az uğraşmış olması bana arada fenalık getirdi. Zaten benim beklediğim film başka: Hello Stranger. Altyazı %40’ta, yakın zamanda gelir. Bu filmi takip edin derim, Taylandlı iki genç Kore’de tanışıp geziyorlar. Kore dizilerinin çekildiği mekanlara filan gidiyorlar, umudum büyük. Çok keyif alarak izleyeceğime eminim :)

     Aşkın 9 Metodu isimli kitaptaki maddeleri uyguladılar, ama noldu? Çakılıp kaldılar başlarının üstüne. Siz siz olun, öyle kitaplarda yazan şeyleri uygulamaya kalkmayın. İçinizden ne geliyorsa onu yapın. Kendiniz olun, kitabın sizi çevirdiği kişiye hayır deyin.

     Bu filmde bir ayak burkulma olayları var ki, resmen şaka gibi. Rolün içinde rol kesecekler ama hiç biri doğru düzgün becerememiş. Salak erkeklerin de hepsi ayak burkulma olaylarına kandı. Böyle oyunlara başvurmayan Nam’da aval aval baktı giden motorların ardından.

     Nam’ın üç arkadaşından en çok şişman olan Cheer’i beğendim. Pembe üniforması var diye 4. sınıfta başka meslek okuluna gitmek istiyor. Ayrıca beraber Nam’ı güzelleştirdikleri sahne de çok iyiydi. Anlamadığım olay madem bizim kıza yapıyorsunuz, o sırada kendinizi de güzelleştirseydiniz ya? Filmin sonu hariç hepsi bakımsız kaldı. Sanki şey mesajı var burada, aşık olursanız kendinizi güzelleştirin, yoksa gerek yok!

    

     Ortadaki fotoda öğretmen In’in diğer iki öğretmene doğal güzellik diye gösterdiği drama kulübü öğrencileri var. Makyajdan bu kadar mı anlamazsınız? Neyse ki daha sonra üst sınıflardan hiç Taylandlı’ya benzemeyen bir kız tarafından güzelleştirildiler.

     Chone’un en yakın arkadaşı Top (Allah’ım adı niye böyle bu çocuğun, bir de BIGBANG’te T.O.P var, şaka gibi. Ben Khun diyeceğim çocuğa, elim gitmiyor valla aha) geliyor okula bir süre sonra. Nam’ı gördüğünden beri ondan hoşlanıyor ve en sonunda çıkma teklifi ediyor. Halbuki bizim kızın gönlü Chone’da, ondan beklerken en yakın arkadaşından teklif alıyor. Çocuktan niye bekliyor, onu hiç anlamadım. Bir şey yapmadı ki doğru düzgün. Bak Mei Li’ye (BTLS’den) neler neler yaptı adamı kapmak için. Bir dahakine örnek al Nam.

     Öğretmen In’in beden eğitimi hocasından tuzlanmış yumurta aldığı sahne süperdi. Paketi elini alarak, beden eğitimi öğretmeninin hediyesi, onun hediyesi diye gelen geçer herkese söyledi. Odaya girdiğinde ise diğer hocaların bir değil, tam dört paket hediye aldığını görünce dumura uğradı zavallım.

     Nam, öğretmen In’e cevap kağıdını vermeye gider (Ayrıca bu hocanın İngilizcesi muhteşem. Anlayabilen beri gelsin) O sıradan rakibesine sinir olmuş olan öğretmen In kağıdı alır, buruşturur ve aşağıya atar. Hırslı kadın!

     Filmin en güzel kısmı müzikleriydi. Her bir şarkı özenle seçilmiş gibiydi. Soundtrack albümünü umarım bulurum, çünkü çok beğendiğim şarkılar var. Özellikle de Nam’ı güzelleştirdikleri sırada çalan ve günlerle ilgili olan şarkıyı pek sevdim.

     Baraja gittikleri kısım hoştu. Özellikle de yukarıdaki köprüye bayıldım. Bol bol fotoğraf çekmek isterdim orada ama zaten Chone benim yerine çekip durdu. Kendisi hem futbol oynuyor, aynı zamanda da fotoğrafçılığa özel bir merakı var. Mürekkep balığı hikayesi ise etkileyici değildi. İlla bir kalıba sokmam gerekirse, anca komikti diyebilirim.

     Nam’ın fotoğraflarını en son bir defterde topluyor ve kızımız Amerika’ya gitmeden bir gece önce kapısına bırakıyor. Defterin içindeki fotoğraflar ve yazılmış notlar oldukça hoşuma gitmişti. Önceki filmimizde kutunun içinde kırılan eşyaların üzerinde yazılan notlar vardı, burada ise bir fotoğraf defterimiz mevcut. Taylandlılar böyle şeyleri seviyorlar sanırım.

     Ara vermeseler şaşırırdım zaten. Hem de bu sefer öyle böyle değil. Filmin sonunu iyi bağlayamamışlar bana göre. Hiç etkileyici değildi o sahne, bir de aniden pat diye bitti. Belirginleşmesi uzun sürdü ama ondan da pek bir şey anlamadık. Neyse güzel sahnelerin hatırına pek üzerinde durmadım. Zaten aman aman bir son beklemiyordum.

     ***

     Keyifli bir 117 dakika (Evet, film biraz uzun) geçirmek istiyorsanız size bu filmi tavsiye ederim. Arada sıktığı sahneler de yok değil, ama çoğu kısım güzeldi. Öyle müptelası olunacak derecede hoş bir film değil, özellikle bir romantik komediye göre eksiklikleri var ama küçük detayları çok hoştu bu filmin. En komiğinden Nam motora binmek için kaskı takar ama bineceği yerde ileriye doğru yürümeye başlar. Şapşal kız, böyle şeylere güldüm işte. Çok küçük, minik hatta basit bir şey ama yüzünüzün tebessüm etmesine neden oluyor.

     Filmin torrent linkini vereyim size. Online izlemek için link bulamadım, eklerler yakın zamanda ama. Böyle soğuk bir günde Nam ile Chone’un hikayesi içinizi ısıtsın. Çerezlik filmimizin yazısının sonuna gelmiş bulunmaktayız. Hem Nam bu hallerle o çocuğu kaptıysa, siz bir şeyler yaparak kimleri kapmazsınız ki? :)

     PmS: Formspring’den Rabbjane bana hotfile linkini ve online izleme linkini yolladı. Ona teşekkür ediyorum. Artık seçeneğiniz bol!

 

Bu blogdaki popüler yayınlar

Acemİlİğİnİ Manİsa'da Yapacak Askerler İçİn Önemlİ Bİlgİler

Herkese yeniden merhaba. Biliyorum eskisi gibi sık yazmıyorum, ama geç de olsa bu konu hakkında bir şeyler yazacağım için mutluyum. Bugünkü konumuz askerlik. Ben 354 KD olarak askerliğimin acemiliğini Manisa'da, ustalığını ise Kıbrıs'ta yaptım. Daha önceden bilgiler toplamıştım ama sağlam ve toplu bir kaynak bulmakta zorlanmıştım maalesef. Ben de sonra buralara gidecek arkadaşlar aynı durumu yaşamasın diye kaynak niteliğinde bu yazıyı yazıyorum. Kasım celbinde gidecek olan arkadaşlara da şans ve sabır diliyorum. Umarım bir an önce biter. Kısa dönem, uzun dönem... Hiç fark etmez. Manisa Batı Kışla'ya ve Kıbrıs'a, özellikle Magosa'ya askerliğin düştüyse bu yazı tam sana göre. Okumadan geçme sakın... Ayrıca Lefkoşa ve Girne hakkında da bilgiler vereceğim ucundan... Bu yazıda Manisa'dan bahsedeceğim, diğer yazıda ise Kıbrıs. Usta birliği olduğu için Kıbrıs daha uzun sürecek.


Acemi Birliği Manisa Batı Kışla 
Başlıyoruz. Arkadaşlar ben askerliğimi öğrendikten sonra int…

Güney Kore'ye Gİtme ve Yerleşme Yöntemlerİ

Uzun bir aradan sonra yeniden karşınızdayım... Özlediniz mi beni? :) Yazmış olduğum "Bigbang'e hediye gönderme"yazısı tam olarak bir geri dönüş değildi. Asıl dönüşü bu yazıyla yapıyorum. Aslında böyle bir yazı yerine taslaklarımda yer alan "askerlik" yazısını bitirip yayınlayacaktım ama askerliği şu sıralar aklıma getirmek istemiyorum. O yazı için biraz daha bekleyeceğiz. Peki neden böyle bir yazı yazmak istedim? Tek cümleyle "ben de bilmiyorum" Akşam akşam eğlenmek istedim, bu konu üzerinden de eğlenceli bir şeyler karalayayım dedim. 

Bu yazıdaki örnek ülkemiz Güney Kore ama siz bunu Japonya, Çin, Tayvan veya başka bir ülke için de ele alabilirsiniz. Zaten belli başlı aynı konular oluyor. Gözümüzün nuru, Türk gençlerinin hayali, ünlü dolu sokaklarıyla Seul, meşhur sahili, sevimli aksanıyla Busan, muhteşem manzarası, lezzetli deniz ürüyleriyle Jeju Adası ve diğerleri... Güney Kore kesinlikle iştahımızın açılmasına sebep oluyor değil mi? Neredeyse 10.00…

Kore ve Japon dizilerini yayınlayan Türk kanalı

Başlık aslında güzel bir isteği sunuyor bize. Bu yazıda biraz daha detaya ineceğim, kendi düşüncelerimi sunacağım size. Şu sıralar Twitter’da devam etmekte olan bir etkinlik var. #TURKEYwantsKBSTURK tag’i Trending Topic’e sokulmaya çalışılıyor. Bu kadar zahmete girmeye gerek olmadığını düşünüyorum ben. Çok çok yakınımızda bulunan bir şeyi değiştirme imkanına sahip olabiliriz belki de. Nasıl mı? Bu yazı işte bunu anlatıyor.Planet kanalları var bilir misiniz?
Planet Sinema
Planet Çocuk
Planet Pembe gibi.
Türk kanalları bunlar, tematik kanallar. İşte bu kanallardan Planet Pembe'de sürekli Latin dizileri yayınlanıyor. 5 6 sene öncesine kadar çok popüler olan Latin dizileri. Onların yerini Asya dizileri aldı, ama bizim ülkede bunu duyuramadık maalesef.
Ben olsam Planet Pembe kanalının Latin dizilerini bırakıp Kore ve Japon dizileri yayınlamasını sağlardım. Adı da Planet Asya olurdu mesela.
Bu kanalların reyting derdi yok, ama reklam …