Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Eylül, 2010 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Üniversite, son sınıf ve mezuniyet projesi..

“Olduramadım”Son sınıfa geçmiş bir öğrenci olarak üniversite hayatına duyduğum özlem şimdiden baş gösterdi. Bir yandan hemen mezun olup iş hayatına atılmak istiyorum, diğer yandan ise öğrenciliğin güzelliklerinden mahrum kalmamak. Dün gibi hatırlıyorum Avcılar’a kayıt olmaya gittiğimi. Kampüs yolu git git bitmiyordu. Üniversiteye yeni başlayan, lise rehavetini üzerinden atamayan çaylak çocuk havalarındaydım.      Üniversiteye başladık, dersler, vizeler, finaller derken bir bakmışım yolun sonuna gelmişim. Bu benim 5. senem. Hazırlıkta okudum. Her anını doya doya yaşadığım bu yılları özleyeceğim. Gerçi mezun olduğum zaman bu yazıyı yazmam daha uygun gibi duruyordu ama olsun. Ne kadar erken, o kadar iyi..     Tez konusunda gözüm birazcık korkuyor. En az 60 sayfa olacak, 20 kaynaktan yararlanacağız filan. Daha önce böyle detaylı ve titiz bir çalışma hazırlamadığım için kafama takılıyor. Elimde yazacak bir şeyin olmaması (şimdilik) kaygılanmamın asıl sebebi. Konum “İnternet Gazeteciliğinin…

Coffee Prince: Samimiyet iş başında..

Bu dizi hakkında bir sürü yazı yazıldı. Doğal olarak insanlar doyma noktasına geldi. Ama ben hiç yazdım mı? Hayır. Halbuki Coffee Prince My name is Kim Sam-Soon ile beraber benim en sevdiğim Kore dizisidir. İnsanların doyum noktasına ulaşmasına rağmen okuyacakları bir yazı yazmak istiyorum. Bu yüzden biraz daha nedenleri irdeleyerek, neleri beğendiğimizi detaylandırarak oluşturacağım yazımı. Haydi rastgele.Coffee Prince MBC kanalının 2007 yılında yayınladığı 17 bölümlük bir dizi. Türü romantik-komedi. Cıvığını çıkaranların yanından parlayarak ön tarafa geçen ve bileğinin hakkıyla aldığı reytinglerle başa oynayan bir dizi oldu zamanında. Diğerlerinden farkı neydi peki? Bu zamana kadar bir sürü benzeri dizi/film yapılmasına rağmen biz Coffee Prince’i neden bu denli bağrımıza bastık? İşin sırrı detaylarda gizli.      Başlıkta da yazdığım gibi bu dizinin kimyası tamamen samimiyetle alakalı bence. Baş karakterlerin yaşadığı her şey o denli gerçekçi yansıtıldı ki, insanlar hemen sevdi. Konu…

Olmasa mektubun, yazdıkların olmasa..

“Olmasa Mektubun”“Yokluğundan öldü gönlüm..”Sermin’in beni mimlediğini gördükten sonra umarım mektup konusu değildir demiştim içimden. Çünkü ne yazacağımı bilmiyordum. Ama madem arkadaşım beni mimledi,“gönderilmemiş mektuplar” konulu bu mim hakkında yazmak boynumun borcudur. Ama siz bunu bir mektup olarak değil de, hayatımın çeşitli evrelerini anlatan bir yazı olarak düşünün. 10 sene önceden başlayacağız. Geçmişi ayaklarınıza getiriyorum; hazır olun.. (Bu yazıdaki bazı isimler doğru, bazılarını ise değiştirdim. Belirteyim dedim)
Sonbahar 2000     Hey, küçük Lee nasılsın bakalım? Bu ses nereden geliyor diye endişelendiğini görüyorum. Korkma, çekinme. Ben on yıl sonraki halinim. Sana başına neler geleceğini, nasıl bir on yıl geçireceğini özetlemek için buradayım. Neden mi böyle bir şey yapıyorum? Hiç sorma, uzun hikaye ufaklık. Başlayalım mı? Hadi başlayalım.     İlkokulu bitirip üniformaya kavuştuğun için mutlu olduğunu hissediyorum. Ne de olsa 6.sınıf oldun ve bir yaş daha büyüdün. Oku…

KAT-TUN ve anket sonuçları..

Bir anketimiz daha sonuçlandı ve ben yine istediğimi elde edemedim. Bu gidişle yapacağım bütün anketlerde benim istediğim şey birinci gelemeyecek sanırım. Önce Japonya, şimdi de Koki..      KAT-TUN’u bilmeyenler için ufacık bahsedeyim. 6 kişi olarak başlayan, şu anda ise Akanishi Jin’in ayrılmasıyla yoluna 5 kişi devam Japon müzik grubu KAT-TUN. Ülkelerinde bayağı popülerler, hatta yakın zamanda Güney Kore ve Tayvan’da da konser verip ünlerini iyice arttırdılar. Ben fazla bahsetmiyorum ama bu güzel grup hakkında bir şeyler okumak istersenizDarkangel’ın, Berre’nin ve Janoomma’nın bloglarına bakabilirsiniz. “En sevdiğiniz KAT-TUN üyesi kimdir?” anketinde birinci Kame oldu. Zaten beklenen bir sonuçtu ama ben son ana kadar Koki atak yapar diyordum. Sermin ile beraber lobi kurup oy istediğiniz Koki ise 5 oyla ikinci oldu. Hak reva mı bu, ha?    Zavallı Ueda’ya “dudak” payı kalmış: Bir oy..
Bir sonraki anket için birazcık bekleyeceğiz. Hemen yeni anket yapmak istemiyorum. Sonra vakit çab…