Ana içeriğe atla

Gerçekten “aşmışsın” Japonya..

Uçuk kaçık..

     Şu anda nasıl güldüğümü görmeniz lazım. Gözlerimden yaşlar aka aka bu yazıyı yazıyorum. Ve benim gecenin köründe yarılmamı sağlayan şey ise yine Japonlardan geliyor.

     Bu milleti inanılmaz seviyorum. Ne Güney Kore, ne de başka bir yer. Aşağıda koyacağım videoyu izledikten sonra kimsenin gözümdeki değerinin Japonya gibi olamayacağına karar verdim. Karnıma ağrılar girdi, bizimkiler uyanmasınlar diye ağzımı kapata kapata gülüyorum. Hava aydınlandığında ilk iş anneme izletmek olacak. Siz de izletin, bu harika şeye ortak olun!

    Şimdi bahsettim böyle, tabi merak ettiniz bu çocuk neye bu kadar gülüyor? Yukarıdaki fotoğraf az çok bir bilgi verdi mi? Olayımız Gatsby ile ilgili. Şimdi sevgili Japonların böyle saç ürünleri üreten bir markası var. Saçları filan harika yapıyormuş. Sitesine girip bakın isterseniz. Modelleri açıkçası beğendim. Gel gelelim benim bu markadan ürün satın alma isteğimi kamçılayan şey ise yine aynı video oldu. Almazsan gözüm açık gider, o kadar net konuşuyorum! Paracıklar kazansınlar, böyle reklamlar çekmeye devam etsinler

     Sizi daha fazla merakta bırakmam beni gülmekten öldüren “reklam” videosunu ekleyeyim. Karşınızda meşhur şarkıları, mükemmel makyajları ve olağanüstü saçlarıyla grup Gatsby (Grup adı doğru mu acep? Bilgi de yok ki haklarında. Kim söylüyor, şarkının adı ne? Bilmiyorum maalesef. Bilenler belki çıkar)

 

     Kaç kere izledim bilmiyorum ama bir o kadar da yarın seyredeceğime eminim. Karnımı tutuyorum hala, uzun zamandır bu kadar gülmemiştim. Özellikle 22. saniyede abimizin bize baktığı kısım korkutucu olduğu kadar yarıcı. Saç kesimlerini geçtim, ayrılıp birbirine çarpma durumu olağanüstü!

     Bu reklam bizim ülkemizde yayınlansa linç edilirdi çekenler sanırım. Tabi Japonya için gayet normal bir video. İşte bunu seviyorum! Dalga malzemesi değil benim gözümde, komedi malzemesi bu video. Ve ciddi anlamda yaratıcı, tam “Japonlara” göre olduğunu düşünüyorum.

     Beni bir kez daha yanıltmadın Japonya. Senin bu aşmışlığını seviyorum. Kore’den böyle bir şey çıkana kadar bu ülke ezer diyorum.

     Ne yapıyoruz? Bundan sonra böyle alkış tutuyoruz. Saçlarla olmadı mı, kafanıza bir şeyler geçirin, onla yapın. Ben de gidip biraz daha seyredeyim. Gülerek kilo vereceğim neredeyse.

Bir de bu varmış.

Bildiğin grup bunlar yahu!

Süper, süper~

 Trendy’nin posterlerini vermesini istiyorum aha.

kana-pic

Bu blogdaki popüler yayınlar

Acemİlİğİnİ Manİsa'da Yapacak Askerler İçİn Önemlİ Bİlgİler

Herkese yeniden merhaba. Biliyorum eskisi gibi sık yazmıyorum, ama geç de olsa bu konu hakkında bir şeyler yazacağım için mutluyum. Bugünkü konumuz askerlik. Ben 354 KD olarak askerliğimin acemiliğini Manisa'da, ustalığını ise Kıbrıs'ta yaptım. Daha önceden bilgiler toplamıştım ama sağlam ve toplu bir kaynak bulmakta zorlanmıştım maalesef. Ben de sonra buralara gidecek arkadaşlar aynı durumu yaşamasın diye kaynak niteliğinde bu yazıyı yazıyorum. Kasım celbinde gidecek olan arkadaşlara da şans ve sabır diliyorum. Umarım bir an önce biter. Kısa dönem, uzun dönem... Hiç fark etmez. Manisa Batı Kışla'ya ve Kıbrıs'a, özellikle Magosa'ya askerliğin düştüyse bu yazı tam sana göre. Okumadan geçme sakın... Ayrıca Lefkoşa ve Girne hakkında da bilgiler vereceğim ucundan... Bu yazıda Manisa'dan bahsedeceğim, diğer yazıda ise Kıbrıs. Usta birliği olduğu için Kıbrıs daha uzun sürecek.


Acemi Birliği Manisa Batı Kışla 
Başlıyoruz. Arkadaşlar ben askerliğimi öğrendikten sonra int…

Güney Kore'ye Gİtme ve Yerleşme Yöntemlerİ

Uzun bir aradan sonra yeniden karşınızdayım... Özlediniz mi beni? :) Yazmış olduğum "Bigbang'e hediye gönderme"yazısı tam olarak bir geri dönüş değildi. Asıl dönüşü bu yazıyla yapıyorum. Aslında böyle bir yazı yerine taslaklarımda yer alan "askerlik" yazısını bitirip yayınlayacaktım ama askerliği şu sıralar aklıma getirmek istemiyorum. O yazı için biraz daha bekleyeceğiz. Peki neden böyle bir yazı yazmak istedim? Tek cümleyle "ben de bilmiyorum" Akşam akşam eğlenmek istedim, bu konu üzerinden de eğlenceli bir şeyler karalayayım dedim. 

Bu yazıdaki örnek ülkemiz Güney Kore ama siz bunu Japonya, Çin, Tayvan veya başka bir ülke için de ele alabilirsiniz. Zaten belli başlı aynı konular oluyor. Gözümüzün nuru, Türk gençlerinin hayali, ünlü dolu sokaklarıyla Seul, meşhur sahili, sevimli aksanıyla Busan, muhteşem manzarası, lezzetli deniz ürüyleriyle Jeju Adası ve diğerleri... Güney Kore kesinlikle iştahımızın açılmasına sebep oluyor değil mi? Neredeyse 10.00…

Pretty Little Liars: Sırları olan bir kıza asla güvenme.

Türkçe’ye Sevimli Küçük Yalancılar olarak çevrilen Sara Shepard’ın bu güzel serisinde şu anda 11 tane kitap bulunmakta. 12. kitap 1 Haziran 2012’de raflarda olacak. Ama ben 2 sezondur yayında olan dizisi hakkında yazacağım. Pretty Little Liars (Bundan sonra kısaltmaya gidip PLL diye bahsedeceğim) içindeki gizlilikleri çok ustacak kullanan bir gizem/gençlik dizisi.      Aslında dizimizin çok basit bir konusu var. 5 kişilik arkadaş grubunun lideri olan Alison DiLaurentis ani bir şekilde ortadan kaybolur. Bu olaydan bir sene sonra (kitapta bu süre aslında 3 senedir) geride kalan 4 kızımızı, yani bebeğim Spencer, Emily, Hanna ve Aria sms’ler almaya başlarla. Hem de A isimli biri tarafında.      Dizi bunun üzerinden ilerliyor kısaca. Tabi bu arada dağılan grubun yeniden bir araya gelmesi, A’nin kim olduğunu öğrenme çabaları, beyin fırtınaları, aşklar, ihtiraslar ve sorular, sırlar, sorular, sırlar, sorular, sırlar.. A kim? Kızlardan ne istiyor? Alison ölmedi mi? Sadece onun bildiği sı…