Ana içeriğe atla

Uyku kadar tatlı bir şey var mı?

Ne güzel olurdu.. “Uyanana kadar Cebelitarık’a varır mıyım acaba?”

“Saat bir, uykum yok - Gel bir bardak su içelim
Bulanıklık suyla aksın gitsin - Paniğe lüzum yok..”

     Öncelikle başlığa hitaben cevap veriyorum: Evet var! Ama sadece bir tane. O da yemek! Benim gibi boğazına çok düşkün bir insansanız sizi kandırmak için çeşitli yiyecekleri bile kullanabilirler. Burada benim tek artım, ne kadar çok yesem de kilo almama durumum.

     Yemek olayını bir kenara bırakıp uykuya yoğunlaşalım biz Mayışık bir insan olduğum için olur olmaz yerlerde uyuma huyum vardır. Ama nedense anormal bir şekilde kendi yatağımdan başka bir yerde yatarsam rahat edemiyorum. Nihayetinde uykuya dalıyorum ama rahatlık yok. Arkadaşımda kaldım diyelim. Ertesi gün eve geldiğimde annemden babamdan çok yatağımı özlediğimi fark ediyorum. Tabi bunu bizimkilere söylememe gerek yok. Yatağa tercih edilmek pek hoş bir durum olmasa gerek.

     Otobüsler uyku konusunda bir numaram. Özellikle okuldan eve dönerken eğer oturuyorsam, kesinlikle uykuya dalıyorum. Çantamı sıkıca tutuyorum, hatta bazen elimi cebime sokuyorum. Sağ tarafta oturuyorsam cep telefonumu, cüzdanımı sağ cebime, diğer tarafta oturuyorsam diğer cebime atıyorum. Ne olur ne olmaz, bir kere dolmuşta başıma hırsızlık durumu geldi, daha temkinliyim artık. Merak eden eminim yoktur ama yine de diyeyim, hırsızlık girişimi başarısızlıkla sonuçlanmıştı.

     Otobüste uyumak çok tatlı bir şey. Tıngır mıngır giderken –Allah’tan yollar düzgün- gözler yavaşça kapanır, sonra da hayal alemine doğru olan yolculuk başlar. İstisnasız toplu taşıma araçlarında uyuyorsam eğer, rüya da görüyorum. Size de oluyor mu bunlar? Bir gün çok istediğim bir rüyayı görmek için otobüse binersem, o gün resmi olarak delirdiğimin kanıtıdır.

     Bilmediğim bir yolda yolculuk yapıyorsam bu kez durum tam tersi bir hal alıyor. Uyku beni ne kadar zorlasa da ona karşı yenilmemeye çalışıyorum. Hayatımda ilk kez göreceğim manzaraları kaçırmak istemem asla. Bir keresinde şunu bile yapmıştım: Antalya’ya gidiyorduk, uçaklarda yer yoktu o zaman, otobüse kalmıştık. İlk defa gidiyordum ve güzergahta daha önce görmediğim yerler beni bekliyordu. 12 saat sürecek olan yolculukta uykuya yenilirsem diye kendimce hesap yapmıştım. Buna göre, eğer uyku sinsi sinsi gelirse 6. saatte neredeysek –artık Kütahya mı?, Afyon mu?- uyuma moduna geçecektim, gelirken de aynı olay başıma gelirse yine 6. saatte uyuyacaktım. Bu sayede gidiş yolunda göremediğim yerleri, dönüş yolunda görebilecektim. Tabi bu mükemmel planım, babamın dönüşte uçak bileti bulması ile feci şekilde şarampole yuvarlanmıştı. Hayallerim yıkılmıştı lan :D     

      Gece yatmadan önce kendi kendime yarınki derse ne olursa olsun gideceğim derim, sabah olur; alarm car car ötmeye başlar. Ben de bu sırada küfür etmeye başlarım. O sırada biri bana sana bin lira vereceğim ya da sana Uzakdoğu bileti armağan edeceğim dese bile kalkmam sanırım. Bu konuda uykucu şirinle bile yarışabilirim, iddialıyım çok. Kaç kişi battaniyesine isim koyup, hadi yatmaya gidelim demiştir?* Onu geçtim, kaç kişinin annesi çocuğunun battaniyesine koyduğu ismi beğenmeyip, onun adını değiştirmek istemiştir?

     Uyku ile sevgiliyim ben. Geceleri birbirimize sahip oluyoruz. On altı saat fosur fosur yattığımı bilirim. Tatillerde gecelerimi bilgisayara harcadığım için uyku ile gündüzleri buluşabiliyoruz ancak. Biraz kızgın oluyor bana, “beni ihmal ediyorsun, bu çok kötü” deyip sızlanıyor. Bildiğimi okumaya devam ediyorum ve artık bunun bir sonucu olarak nur topu gibi iki adet göz altı torbasına sahip oldum. Her şeyi geçtim şu yazıyı bile gecenin bir buçuğunda yazıyorum. Biliyorum, birazdan gelecek, tedirginim. Göz altı torbalarım beni korur mu acaba?

*PmS: Özellikle kış aylarında battaniye altına girip,

sıcak çikolata ile beraber film/dizi/anime izlemenin keyfi bambaşkadır.

***

Böyle bir yazı yazmış olmasına rağmen hala uyku moduna giremeyen Lee, rahat koltuğundan bildirdi.

    

    

    

Bu blogdaki popüler yayınlar

Acemİlİğİnİ Manİsa'da Yapacak Askerler İçİn Önemlİ Bİlgİler

Herkese yeniden merhaba. Biliyorum eskisi gibi sık yazmıyorum, ama geç de olsa bu konu hakkında bir şeyler yazacağım için mutluyum. Bugünkü konumuz askerlik. Ben 354 KD olarak askerliğimin acemiliğini Manisa'da, ustalığını ise Kıbrıs'ta yaptım. Daha önceden bilgiler toplamıştım ama sağlam ve toplu bir kaynak bulmakta zorlanmıştım maalesef. Ben de sonra buralara gidecek arkadaşlar aynı durumu yaşamasın diye kaynak niteliğinde bu yazıyı yazıyorum. Kasım celbinde gidecek olan arkadaşlara da şans ve sabır diliyorum. Umarım bir an önce biter. Kısa dönem, uzun dönem... Hiç fark etmez. Manisa Batı Kışla'ya ve Kıbrıs'a, özellikle Magosa'ya askerliğin düştüyse bu yazı tam sana göre. Okumadan geçme sakın... Ayrıca Lefkoşa ve Girne hakkında da bilgiler vereceğim ucundan... Bu yazıda Manisa'dan bahsedeceğim, diğer yazıda ise Kıbrıs. Usta birliği olduğu için Kıbrıs daha uzun sürecek.


Acemi Birliği Manisa Batı Kışla 
Başlıyoruz. Arkadaşlar ben askerliğimi öğrendikten sonra int…

Güney Kore'ye Gİtme ve Yerleşme Yöntemlerİ

Uzun bir aradan sonra yeniden karşınızdayım... Özlediniz mi beni? :) Yazmış olduğum "Bigbang'e hediye gönderme"yazısı tam olarak bir geri dönüş değildi. Asıl dönüşü bu yazıyla yapıyorum. Aslında böyle bir yazı yerine taslaklarımda yer alan "askerlik" yazısını bitirip yayınlayacaktım ama askerliği şu sıralar aklıma getirmek istemiyorum. O yazı için biraz daha bekleyeceğiz. Peki neden böyle bir yazı yazmak istedim? Tek cümleyle "ben de bilmiyorum" Akşam akşam eğlenmek istedim, bu konu üzerinden de eğlenceli bir şeyler karalayayım dedim. 

Bu yazıdaki örnek ülkemiz Güney Kore ama siz bunu Japonya, Çin, Tayvan veya başka bir ülke için de ele alabilirsiniz. Zaten belli başlı aynı konular oluyor. Gözümüzün nuru, Türk gençlerinin hayali, ünlü dolu sokaklarıyla Seul, meşhur sahili, sevimli aksanıyla Busan, muhteşem manzarası, lezzetli deniz ürüyleriyle Jeju Adası ve diğerleri... Güney Kore kesinlikle iştahımızın açılmasına sebep oluyor değil mi? Neredeyse 10.00…

Kore ve Japon dizilerini yayınlayan Türk kanalı

Başlık aslında güzel bir isteği sunuyor bize. Bu yazıda biraz daha detaya ineceğim, kendi düşüncelerimi sunacağım size. Şu sıralar Twitter’da devam etmekte olan bir etkinlik var. #TURKEYwantsKBSTURK tag’i Trending Topic’e sokulmaya çalışılıyor. Bu kadar zahmete girmeye gerek olmadığını düşünüyorum ben. Çok çok yakınımızda bulunan bir şeyi değiştirme imkanına sahip olabiliriz belki de. Nasıl mı? Bu yazı işte bunu anlatıyor.Planet kanalları var bilir misiniz?
Planet Sinema
Planet Çocuk
Planet Pembe gibi.
Türk kanalları bunlar, tematik kanallar. İşte bu kanallardan Planet Pembe'de sürekli Latin dizileri yayınlanıyor. 5 6 sene öncesine kadar çok popüler olan Latin dizileri. Onların yerini Asya dizileri aldı, ama bizim ülkede bunu duyuramadık maalesef.
Ben olsam Planet Pembe kanalının Latin dizilerini bırakıp Kore ve Japon dizileri yayınlamasını sağlardım. Adı da Planet Asya olurdu mesela.
Bu kanalların reyting derdi yok, ama reklam …