Ana içeriğe atla

Highschool of the Dead ve Maon Kurosaki..

Bu geçişler çok hoştu.

  Kanlı fotoğraf albümü demek istiyorum.

     Şimdi bu animeyi bilenler biliyor ama herhangi bir fikri olmayanlar için birazcık bahsedeyim. Highschool of the Dead zombi konusunu ele alan yegane animelerden biridir. Hazır, The Walking Dead’in başlamasına sayılı günler kala bu animeye de bir göz atın derim. Bir grup liseli gencin zombi salgınından kurtulma ve olayları çözme çabalarını anlatıyor. En baştan şunu söyleyeyim, anime 12 bölüm ve tatmin edici bir sonla bitmiyor. Her şey ortada öyle saf saf ekrana bakıyorsunuz yani. Bu yüzden devam etmek isteyenler mangasına yöneliyor. Şekil A: Ben.. İngilizce bilmiyorsanız sorun değil, mangayı Türkçe’ye çeviren gruplar var. Buradan mangasını okuyabilirsiniz. Animeyi izlemek istiyorsanız Animeouya üye olup indirerek, güzel kalitede, Türkçe seyredebilirsiniz. Yok ben online izleyeceğim dostum diyorsanız ise sizi şöyle alalım..

     Animeden birazcık bahsetmek istiyorum. Daha sonra ise bana bu yazıyı yazdıran asıl konuya geleceğim. HOTD’in çizimlerine resmen bayıldım. Tam sevdiğim tarzda çizimlere sahip. Her şey o kadar gerçekçi ve yumuşak ki, insan durdurup çizimlere bakıyor böyle. Bunun yanında çizimleri ne kadar güzelse, ecchiyi abartma durumu da o kadar kötü. Ecchi ne derseniz, erotik sahnelerin ya da konuların olduğu tür diyebilirim. Genelde kızlar üzerinden yaparlar ecchiyi, örnek verirsem banyoya giren karakterimizin ayağı kayar, düşer ve giymiş olduğu bornozu açılır filan. Elfen Lied’ın açılışında çok estetik bulmuştum mesela ama burada olmamış yahu. Hele bir 6. bölüm var ki evlere şenlik. Zaten Shizuka’nın (hemşire) göğüslerini görünce bir oha çekiyorsunuz. Japon otakuları memnun etmek için büyütmüşte büyütmüşler.

     Bunun yanı sıra animede Busujima diye bir karakter var ki favorim oldu. Bayıldım bu kıza. Eline katanasını alıp gelen geçen bütün zombileri yere seriyor. Sert duruşunun içinde duygusal bir kız yatmakta. Bir de harem yapmışlar, hadi hepimiz birleşelim hobaa tek erkeğe aşık olalım. Ülkenin, hatta nerdeyse dünyanın hepsi zombi olmuş umurumuzda değil mevzusu.. Zaten topu topu 2 tane erkek karakterimiz var. Esas kız olan Rei’yi ise dövmek istiyorum. Sarışın kızımız feci sinir bozucu bir karakter, tamam birtakım olaylar yaşadı (spoiler diye bahsetmiyorum) ama çok gıcıksın be kızım. Senden ana karakter filan olmaz. Busujima tek parmağıyla mahveder seni. CcC Busujima Reyiz CcC

     Dediğim gibi, zombileri seviyorsanız bu animeyi izlerin. Aksiyon dozu iyi ayarlanmış, çıplaklık rahatsız etse de o kadar önemli değil, ama en bomba kısmı bütün kapanış şarkıları. İşte geldik benim bu yazıyı yazma sebebime. Ben sırf kapanış şarkılarının harika olmasından dolayı oturdum yazıyorum bu yazıyı. Bütün şarkıları başlıkta adını yazdığım Maon Kurosaki seslendiriyor. Hadi biraz bu albümden bahsedelim.

Maon Kurosaki – H.O.T.D.

HOTDSadako’ya benziyor di mi?

     Bu albüm mükemmel! Açılışı böyle yapmazsam içim rahat etmezdi. Uzun zamandır bu kadar sık dinlediğim bir Japonca albüm yoktu. 12 şarkının (anime de on iki bölüm, demiştim) hepsi ayrı güzel. Daha önce Maon’u hiç dinlememiştim ama bundan sonra kaçırmam. Şimdi ilk işim, Toaru Majutsu no Index II’nin kapanış şarkısı Magic∞world’ü dinlemek. Albümdeki favori şarkılarımdan biraz bahsetmek istiyorum.

     1. Kimi to Taiyou ga Shinda Hi: İlk bölümün kapanışı olan bu şarkıyı pek beğendim ben. Slowlarda sesini daha ince kullanan Maon, burada resmen döktürüyor. Özellikle 49. saniyede başlayan kısım oldukça hoş.

     2. Color me Dark: Albümde vurulduğum slowlardan biri olan bu şarkı ince ince içinize işliyor, size kendini rahatça dinletiyor. :)

     3. Return to Destiny: Nakarat kısmında tavan yapan 3. bölümün kapanış şarkısı resmen “ben bu animenin kapanışı için yapılmışım” diyor. Albümde en sevdiğim ikinci şarkı.

     7. Fuss Fuzz: Bu bölümün son 10 dakikası oldukça heyecanlıydı. Bu heyecanı hareketli, gitarların döktürdüğü bir şarkıyla bitirmek istemişler; ortaya da Fuss Fuzz çıkmış.

  8. The Place of Hope: Geldik albümdeki favorim olan şarkıya. Girişteki sesler sanki sizi çöldeymiş gibi hissettiriyor. 45. saniyede coşma hissi geliyor ve nakaratta enerjinizi dışarı salmak istiyorsanız. Bu şarkının bende yeri ayrı oldu. Çok sevdim. Sekizinci bölümde kaç kez geriye alıp yeniden dinlediğimi hatırlamıyorum. İnce sesli Uzakdoğulu sanatçılardan bıktığım anda Maon Kurosaki imdadıma yetişti. What do you want? / What do you see? dediği kısımlar da çok güzel. Engrishte değil hani.

    10. THE Last Pain: Anime 9. bölümden sonra kötüleşiyor. Size bunu söylemek zorundayım, yoksa sonra benim gibi hayal kırıklığına uğrama olasılığınız oldukça yüksek olur. Zaten filler benzeri bölümlerle bitirdiler. Benim için 10. bölümün en büyük artısı ise bu şarkı olmuştu. Keyfime keyif katanlardan, üç numarada yayıla yayıla oturan THE Last Pain..

     Favori şarkılarım bu kadar. Albümdeki diğer şarkılarda güzel.. Valla animeden daha çok müziklerini beğendim ben. Ve bir kez daha Japonca şarkıları Korece şarkılardan çok daha fazla sevdiğimi fark ettim. Daha güzel, daha etkili.. Bilmem siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?  Son günlerimi keyifli hale getiren bu albümün linklerini sizinle paylaşayım.

2hx831s

Highschool of The Dead Kapanış Şarkıları..

PmS: Engrish sitesine bakın derim.

Feci komik şeyler var. martini

Bu blogdaki popüler yayınlar

Acemİlİğİnİ Manİsa'da Yapacak Askerler İçİn Önemlİ Bİlgİler

Herkese yeniden merhaba. Biliyorum eskisi gibi sık yazmıyorum, ama geç de olsa bu konu hakkında bir şeyler yazacağım için mutluyum. Bugünkü konumuz askerlik. Ben 354 KD olarak askerliğimin acemiliğini Manisa'da, ustalığını ise Kıbrıs'ta yaptım. Daha önceden bilgiler toplamıştım ama sağlam ve toplu bir kaynak bulmakta zorlanmıştım maalesef. Ben de sonra buralara gidecek arkadaşlar aynı durumu yaşamasın diye kaynak niteliğinde bu yazıyı yazıyorum. Kasım celbinde gidecek olan arkadaşlara da şans ve sabır diliyorum. Umarım bir an önce biter. Kısa dönem, uzun dönem... Hiç fark etmez. Manisa Batı Kışla'ya ve Kıbrıs'a, özellikle Magosa'ya askerliğin düştüyse bu yazı tam sana göre. Okumadan geçme sakın... Ayrıca Lefkoşa ve Girne hakkında da bilgiler vereceğim ucundan... Bu yazıda Manisa'dan bahsedeceğim, diğer yazıda ise Kıbrıs. Usta birliği olduğu için Kıbrıs daha uzun sürecek.


Acemi Birliği Manisa Batı Kışla 
Başlıyoruz. Arkadaşlar ben askerliğimi öğrendikten sonra int…

Güney Kore'ye Gİtme ve Yerleşme Yöntemlerİ

Uzun bir aradan sonra yeniden karşınızdayım... Özlediniz mi beni? :) Yazmış olduğum "Bigbang'e hediye gönderme"yazısı tam olarak bir geri dönüş değildi. Asıl dönüşü bu yazıyla yapıyorum. Aslında böyle bir yazı yerine taslaklarımda yer alan "askerlik" yazısını bitirip yayınlayacaktım ama askerliği şu sıralar aklıma getirmek istemiyorum. O yazı için biraz daha bekleyeceğiz. Peki neden böyle bir yazı yazmak istedim? Tek cümleyle "ben de bilmiyorum" Akşam akşam eğlenmek istedim, bu konu üzerinden de eğlenceli bir şeyler karalayayım dedim. 

Bu yazıdaki örnek ülkemiz Güney Kore ama siz bunu Japonya, Çin, Tayvan veya başka bir ülke için de ele alabilirsiniz. Zaten belli başlı aynı konular oluyor. Gözümüzün nuru, Türk gençlerinin hayali, ünlü dolu sokaklarıyla Seul, meşhur sahili, sevimli aksanıyla Busan, muhteşem manzarası, lezzetli deniz ürüyleriyle Jeju Adası ve diğerleri... Güney Kore kesinlikle iştahımızın açılmasına sebep oluyor değil mi? Neredeyse 10.00…

Kore ve Japon dizilerini yayınlayan Türk kanalı

Başlık aslında güzel bir isteği sunuyor bize. Bu yazıda biraz daha detaya ineceğim, kendi düşüncelerimi sunacağım size. Şu sıralar Twitter’da devam etmekte olan bir etkinlik var. #TURKEYwantsKBSTURK tag’i Trending Topic’e sokulmaya çalışılıyor. Bu kadar zahmete girmeye gerek olmadığını düşünüyorum ben. Çok çok yakınımızda bulunan bir şeyi değiştirme imkanına sahip olabiliriz belki de. Nasıl mı? Bu yazı işte bunu anlatıyor.Planet kanalları var bilir misiniz?
Planet Sinema
Planet Çocuk
Planet Pembe gibi.
Türk kanalları bunlar, tematik kanallar. İşte bu kanallardan Planet Pembe'de sürekli Latin dizileri yayınlanıyor. 5 6 sene öncesine kadar çok popüler olan Latin dizileri. Onların yerini Asya dizileri aldı, ama bizim ülkede bunu duyuramadık maalesef.
Ben olsam Planet Pembe kanalının Latin dizilerini bırakıp Kore ve Japon dizileri yayınlamasını sağlardım. Adı da Planet Asya olurdu mesela.
Bu kanalların reyting derdi yok, ama reklam …