Ana içeriğe atla

Hayatımın fon müziklerinden enstantaneler..

 Müzik hayattır..

     Bu aralar bayağı mim dolaşıyor ortalıkta. Ama hani öyle burun kıvırıp “ya bu da konumu olm” tarzında yaklaşabileceğiz konular da değil. İnsanlar yazmak, bahsetmek istiyor. İşte böyle bir ortamda ben de 2 mim aldım. Hikaye hazırlığı içerisindeyken ufak bir boşluk bulup ilkini hemen yazayım dedim. Sevgili dostum Sermin tarafında mimlenmiş bulunmaktayım. Ona bir demet çiçeğini verdikten sonra yazıya başlayabilirim. Çünkü daha ikincisi var. Allah hep bu zenginliği göstersin sübhaneke dinimiz amin.

     Müzik şüphesiz bir çoğumuz için vazgeçilmezler listesinde tepelerde bir yerdedir. Hayatını müzik ile yaşayıp şekillendirenler, şarkılarla gülüp ağlayanların sayısı azımsanamayacak kadar çok. Bunlardan biri de benim. Şu anda yazacağım konu ise bir mimle şekillenmiş: “Hayatının Fon Müzikleri”

     Açıkçası bu zamana kadar hiç düşünmedim. Benim hayatımın fon müziği nelerdir ulan demedim. O yüzden zorlana zorlana anca iki tane çıkarabildim. Bu iki müziği ben inanılmaz seviyorum. Böyle durup durup yeniden dinleyebileceğim cinsten müzikler. Sizi onlarla baş başa bırakayım mı? Bırakayım.

    

Depression of the Director

     İlk şarkımız Personal Taste dizisinin müziklerinden. Daha önce şu yazımda diziden bahsetmiştim. Bu dizinin bana kattığı en güzel şey, yukarıda görmüş olduğunuz müzik oldu. Uzun uğraşlar sonucunda bulup, doyasıya dinlemiştim. Şu anda bu satırları yazarken de kulağımda bana eşlik ediyor bir güzel. Enstrümanların harika uyumu ile ortaya çok hoş bir şey çıkmış. Ayrıca dizinin en sevdiğim karakteri olan müdür Choi’nin hislerini tam anlamıyla ifade ettiği için bu adı almış. Mutlu olmasını en çok istediğim insandı. Neyse müdürden yeterince bahsetmiştim aynı yazıda. Müzik sizi alıp götürüyor, özellikle 1:58’de gitarın geri dönüşü muhteşem! Çok seviyorum..

     Alone in Kyoto

    2. müziğim ise hayatıma değişik bir şekilde girdi. Sanırım Lost’ta çalmış bu şarkı, ben diziyi ikinci sezonda bırakmıştım. Bu müziği de hatırlamıyorum. Ama iyi ki hayatıma girdi, çünkü harika! Tekrar tekrar dinlemek istiyor insan. İsminde de Kyoto’nun adının geçmesi ben ve Uzakdoğu severler açısından ayrı bir güzellik olmuş sanki. Ben bunu hep “yatak müziği” olarak düşünmüşümdür. Benim manyaklığım da olabilir gerçi, mesela sevişme sırasında arka fonda çalan müzikler diye bir şey yapılsa, ben direkt bu müziği eklerim. 3.14 kısmına kadar bu görevini harika bir şekilde yerine getiriyor çünkü.

     ***

     Görmüş olduğunuz gibi fazla fon müziğim yok, olanlar ise bana fazlasıyla yetiyor. Özellikle ilk müzik sayesinde dizide Gae In’e olan kızgınlığım bile geçti. Yaptığı her salaklıkta, her ağladığında bölümü durdurup bu müziği açarak rahatladım :) İzlediğiniz dizide nefretlik bulduğunuz yerler varsa siz de bu taktiği uygulayabilirsiniz. İşe yarıyor; gerçekten..

     Bu mim yeterince kişiye gitti diye düşünüyorum. Ama geçen seferki gibi birine göndermemezlik yapmayacağım bu sefer: Seni seçtim Hikaru.. Bekleniyorsun diyerek noktayı da koyuyorum..

PmS: Takıntım bölümündeki şarkıyı da değiştirdim.

Yeni şarkımız burada birçok kez sevdiğimi söylediğim Sunidhi Chauhan’dan geliyor: Dholki da Gitta..

Son zamanlardaki favori şarkılarımdan! Çok seviyorum..

Klibi de ayrı güzeldir. Ben ki düğünlerden nefret ederim, ama bir Punjabi düğününe katılmak isterdim.

Fazla yazmıyorum, çünkü eminim ki ileride bu şarkı ve klip için de bir yazı hazırlayacağım.

 İzleyin, kararı siz verin.. Bu arada kaşık olayını bilen varsa bana da anlatsın.. :)

Lee Pollandiya’dan bildirdi..

 

Bu blogdaki popüler yayınlar

Acemİlİğİnİ Manİsa'da Yapacak Askerler İçİn Önemlİ Bİlgİler

Herkese yeniden merhaba. Biliyorum eskisi gibi sık yazmıyorum, ama geç de olsa bu konu hakkında bir şeyler yazacağım için mutluyum. Bugünkü konumuz askerlik. Ben 354 KD olarak askerliğimin acemiliğini Manisa'da, ustalığını ise Kıbrıs'ta yaptım. Daha önceden bilgiler toplamıştım ama sağlam ve toplu bir kaynak bulmakta zorlanmıştım maalesef. Ben de sonra buralara gidecek arkadaşlar aynı durumu yaşamasın diye kaynak niteliğinde bu yazıyı yazıyorum. Kasım celbinde gidecek olan arkadaşlara da şans ve sabır diliyorum. Umarım bir an önce biter. Kısa dönem, uzun dönem... Hiç fark etmez. Manisa Batı Kışla'ya ve Kıbrıs'a, özellikle Magosa'ya askerliğin düştüyse bu yazı tam sana göre. Okumadan geçme sakın... Ayrıca Lefkoşa ve Girne hakkında da bilgiler vereceğim ucundan... Bu yazıda Manisa'dan bahsedeceğim, diğer yazıda ise Kıbrıs. Usta birliği olduğu için Kıbrıs daha uzun sürecek.


Acemi Birliği Manisa Batı Kışla 
Başlıyoruz. Arkadaşlar ben askerliğimi öğrendikten sonra int…

Güney Kore'ye Gİtme ve Yerleşme Yöntemlerİ

Uzun bir aradan sonra yeniden karşınızdayım... Özlediniz mi beni? :) Yazmış olduğum "Bigbang'e hediye gönderme"yazısı tam olarak bir geri dönüş değildi. Asıl dönüşü bu yazıyla yapıyorum. Aslında böyle bir yazı yerine taslaklarımda yer alan "askerlik" yazısını bitirip yayınlayacaktım ama askerliği şu sıralar aklıma getirmek istemiyorum. O yazı için biraz daha bekleyeceğiz. Peki neden böyle bir yazı yazmak istedim? Tek cümleyle "ben de bilmiyorum" Akşam akşam eğlenmek istedim, bu konu üzerinden de eğlenceli bir şeyler karalayayım dedim. 

Bu yazıdaki örnek ülkemiz Güney Kore ama siz bunu Japonya, Çin, Tayvan veya başka bir ülke için de ele alabilirsiniz. Zaten belli başlı aynı konular oluyor. Gözümüzün nuru, Türk gençlerinin hayali, ünlü dolu sokaklarıyla Seul, meşhur sahili, sevimli aksanıyla Busan, muhteşem manzarası, lezzetli deniz ürüyleriyle Jeju Adası ve diğerleri... Güney Kore kesinlikle iştahımızın açılmasına sebep oluyor değil mi? Neredeyse 10.00…

Pretty Little Liars: Sırları olan bir kıza asla güvenme.

Türkçe’ye Sevimli Küçük Yalancılar olarak çevrilen Sara Shepard’ın bu güzel serisinde şu anda 11 tane kitap bulunmakta. 12. kitap 1 Haziran 2012’de raflarda olacak. Ama ben 2 sezondur yayında olan dizisi hakkında yazacağım. Pretty Little Liars (Bundan sonra kısaltmaya gidip PLL diye bahsedeceğim) içindeki gizlilikleri çok ustacak kullanan bir gizem/gençlik dizisi.      Aslında dizimizin çok basit bir konusu var. 5 kişilik arkadaş grubunun lideri olan Alison DiLaurentis ani bir şekilde ortadan kaybolur. Bu olaydan bir sene sonra (kitapta bu süre aslında 3 senedir) geride kalan 4 kızımızı, yani bebeğim Spencer, Emily, Hanna ve Aria sms’ler almaya başlarla. Hem de A isimli biri tarafında.      Dizi bunun üzerinden ilerliyor kısaca. Tabi bu arada dağılan grubun yeniden bir araya gelmesi, A’nin kim olduğunu öğrenme çabaları, beyin fırtınaları, aşklar, ihtiraslar ve sorular, sırlar, sorular, sırlar, sorular, sırlar.. A kim? Kızlardan ne istiyor? Alison ölmedi mi? Sadece onun bildiği sı…