Ana içeriğe atla

Dünyanın ilk transeksüeli: Lili Elbe



     David Ebershoff tarafından yazılan Danish Girl adlı roman 2001 yılında tüm dünyada konuşuldu. Şimdi bu romanın beyazperdeye uyarlanması söz konusu. Başrolünü Nicole Kidman'ın oynayacağı film, Danimarkalı bir ressamın hayatını anlatıyor. Elbette kitabın bu kadar ilgi görmesinin sebebi sadece bir ressamın hayatını anlatması değil. Konu edilen Danimarkalı ressam ayrıca dünyanın ilk transeksüeli olan Lili Elbe (gerçek adı: Einar Wegener)'den başkası değil.

     Kitabı okuduğumda gerçekten çok sevmiştim. Konusu, anlatış biçimi, her sayfa için sanki özenle seçilmiş muhteşem cümleler ve olaylar zinciri. Gerçek bir hayat hikayesi olmasının da etkisi büyük tabi. Film olayı duyurulunca çok heyecanlandım. Nicole Kidman sevdiğim bir oyuncu. Eminim bu rolün altından başarıyla kalkacaktır.

     Lili Elbe'nin hayatı olaylı olduğu gibi bir o kadar da trajik. Erken olarak dünyaya gelen Einar, üniversite yıllarında, kendisi gibi ressam olan Gerda Gottlieb’le evlendi. Gerda'ya kadın kıyafetleri içinde pozlar veren, ikinci bir kadın kişiliğine bürünüp eşiyle lezbiyen ilişki yaşayan Wegener, aynı zamanda tarihin ilk transeksüeli. Evlendiklerinde Einar 22, eşi ise 19 yaşındadır. Kopenhag Sanat Okulu'nda tanışmışlardır.

     Gerda'nın resimlerindeki güzel gözlü, boyalı çekici kadın herkes tarafından merak ediledursun, karı koca kimi zaman Wegener'in Lili adlı dişi karaktere bürünüp çekici bayan kıyafetleri giymesiyle cinsel hayatlarına oldukça renk katmaktadır. Kaynaklara göre Gerda eşini bazen Einar bazen de Lili olarak görmek ister.

     Danimarkalı ressam Einar Wegener’in (Lili Elbe) koca bir trajediyi içinde barındıran yaşamı öylesine sıradışı ki, sinemadan edebiyata, popüler kültürün pek çok alanında ilham kaynağı olmasına şaşırmamak gerek.

     1913 yılında ise bu olay açığa çıkar ve o zamanın Danimarka'sından hiç hoş karşılanmaz. Çiftimizde soluğu Paris'te alır. Paris'te yaşadıkları sıradışı hayatı gizlemelerine gerek yoktur; hatta gece dışarı çıkarken rahatça feminen kıyafetler giyebilir Wegener.

     Yakınları tarafından çiftin ilişkileri bilinirken, yabancılar Lili Elbe adındaki kadını Gerda'nın kadın kılığına girmiş eşi olarak değil de kızkardeşi olarak bilmektedir.

     Çift hakkında dedikoduların arkası kesilmez, hatta sonradan cinsiyet değiştirme operasyonları sırasında hayatını kaybeden Wegener'in ölümünden karısı Gerda sorumlu tutulur.

     1930 yılında hissettiği kadınlık duygularını fiziksel olarak da hayata geçirmek için ilk ameliyatını olur Wegener. İlk ameliyat sonrası çiftin evlilikleri de geçerliliğini kaybeder ve sonrasında Gerda başkasıyla evlenerek Fas'a yerleşir. Ameliyatla testisleri alınan ve evliliğini bitiren Lili Elbe ressamlığı bırakır, çünkü ona göre resim yeteneği olan kişi artık bedeninde ve ruhunda yaşamayan Einar Wegener'dir ve o artık Lili Elbe'dir. (İlk ameliyatı yapan doktor: Magnus Hirschfeld)

     Vücuduna yumurtalık yerleştirmek için ikinci bir ameliyat daha olur Lili Elbe. 26 yaşında bir kadından kendisine yumurtalık nakil edilir ve sevgilisine çocuk doğurmayı amaçlayarak ölüm riskine ragmen üçüncü, dördüncü ameliyatı da kabul eder. (İkinci operasyonu yapan doktor: Dr Warnekros)

     Dördüncü ameliyattan sonra şiddetli karın ağrıları çeken Lili Elbe'nin vücudu yumurtalıkları reddeder ve beşinci ameliyattan bir süre sonra hayatını kaybeder, kadın olarak da gömülür. Bazılarına göre ölümünün sahte olduğu, rahat bir hayat yaşamak için böyle bir plan yaptığı bile söylenir. Öldüğünde 49 yaşındadır.

     Lili Elbe, nam-ı diğer Einar Wegener'in ölümünü duyan eski eşi Gerda çok üzülür ve İtalyan olan eşinden ayrılarak Einar ile ilk tanıştıkları, ilk görüşte aşık oldukları ve evlendikleri şehir olan Kopenhag'a yerleşir. Çevredekilerin eski eşinin ölümünden, onu kadın olmaya teşvik ettiği için kendisini suçlamaları Gerda'yı alkole sevkeder. Ressam olarak da kariyeri biten ve eski şöhretini kaybeden Gerda Gottlieb Wegener Porta, 1940 yılında kiralık bir dairede yalnız olarak hayatını kaybeder.

Farklı bir hayata bakış


     Lili Elbe'nin hayatı böyle sıradışı, böyle sansasyonel. Gerçekten de kitaplara, filmlere konu olacak türden. Düşündüğünüz zaman sınırları zorlayan ama aynı anda hayranlıkta uyandıran cinsten.

     Bu trajik hikâye müzik dünyasını da etkiledi. The Stripper Project’in 2008 yılında piyasaya sürdüğü Filthy Wonderful’ın ilham kaynağı da Lili Elbe olmuştur.

     Eşcinsellik son yılların en çok tartışılan mevzularından biri oldu. "Aynı cinsiyetten birine âşık olmak bir hak mıdır? Hemcinslerle evlenmek caiz midir? Aşkın cinsiyeti olur mu?" minvalinde kafa karışıklıkları medyanın da katkılarıyla akıllarda cızırtı yaratırken, Tomas Alfredson’ın rejisör makamına kurulacağı "Danimarkalı Kız" adlı film, konuyla ilgili suni tartışmaları gölgede bırakıp gündemin en güneş alan yerine oturacağa benziyor.

     En azından Danmarkalı Kız kitabını edinip okumanızı tavsiye ederim. "Bir hayat hikayesi ne denli acayip olabilir ki" sorusuna en güzel cevaplardan birini alabilirsiniz. Filmi ise vizyona girer girmez izleyeceğim, girdiği zaman sizin de aklınızın bir köşesinde bulunmasını isterim :)

Bu blogdaki popüler yayınlar

Acemİlİğİnİ Manİsa'da Yapacak Askerler İçİn Önemlİ Bİlgİler

Herkese yeniden merhaba. Biliyorum eskisi gibi sık yazmıyorum, ama geç de olsa bu konu hakkında bir şeyler yazacağım için mutluyum. Bugünkü konumuz askerlik. Ben 354 KD olarak askerliğimin acemiliğini Manisa'da, ustalığını ise Kıbrıs'ta yaptım. Daha önceden bilgiler toplamıştım ama sağlam ve toplu bir kaynak bulmakta zorlanmıştım maalesef. Ben de sonra buralara gidecek arkadaşlar aynı durumu yaşamasın diye kaynak niteliğinde bu yazıyı yazıyorum. Kasım celbinde gidecek olan arkadaşlara da şans ve sabır diliyorum. Umarım bir an önce biter. Kısa dönem, uzun dönem... Hiç fark etmez. Manisa Batı Kışla'ya ve Kıbrıs'a, özellikle Magosa'ya askerliğin düştüyse bu yazı tam sana göre. Okumadan geçme sakın... Ayrıca Lefkoşa ve Girne hakkında da bilgiler vereceğim ucundan... Bu yazıda Manisa'dan bahsedeceğim, diğer yazıda ise Kıbrıs. Usta birliği olduğu için Kıbrıs daha uzun sürecek.


Acemi Birliği Manisa Batı Kışla 
Başlıyoruz. Arkadaşlar ben askerliğimi öğrendikten sonra int…

Güney Kore'ye Gİtme ve Yerleşme Yöntemlerİ

Uzun bir aradan sonra yeniden karşınızdayım... Özlediniz mi beni? :) Yazmış olduğum "Bigbang'e hediye gönderme"yazısı tam olarak bir geri dönüş değildi. Asıl dönüşü bu yazıyla yapıyorum. Aslında böyle bir yazı yerine taslaklarımda yer alan "askerlik" yazısını bitirip yayınlayacaktım ama askerliği şu sıralar aklıma getirmek istemiyorum. O yazı için biraz daha bekleyeceğiz. Peki neden böyle bir yazı yazmak istedim? Tek cümleyle "ben de bilmiyorum" Akşam akşam eğlenmek istedim, bu konu üzerinden de eğlenceli bir şeyler karalayayım dedim. 

Bu yazıdaki örnek ülkemiz Güney Kore ama siz bunu Japonya, Çin, Tayvan veya başka bir ülke için de ele alabilirsiniz. Zaten belli başlı aynı konular oluyor. Gözümüzün nuru, Türk gençlerinin hayali, ünlü dolu sokaklarıyla Seul, meşhur sahili, sevimli aksanıyla Busan, muhteşem manzarası, lezzetli deniz ürüyleriyle Jeju Adası ve diğerleri... Güney Kore kesinlikle iştahımızın açılmasına sebep oluyor değil mi? Neredeyse 10.00…

Kore ve Japon dizilerini yayınlayan Türk kanalı

Başlık aslında güzel bir isteği sunuyor bize. Bu yazıda biraz daha detaya ineceğim, kendi düşüncelerimi sunacağım size. Şu sıralar Twitter’da devam etmekte olan bir etkinlik var. #TURKEYwantsKBSTURK tag’i Trending Topic’e sokulmaya çalışılıyor. Bu kadar zahmete girmeye gerek olmadığını düşünüyorum ben. Çok çok yakınımızda bulunan bir şeyi değiştirme imkanına sahip olabiliriz belki de. Nasıl mı? Bu yazı işte bunu anlatıyor.Planet kanalları var bilir misiniz?
Planet Sinema
Planet Çocuk
Planet Pembe gibi.
Türk kanalları bunlar, tematik kanallar. İşte bu kanallardan Planet Pembe'de sürekli Latin dizileri yayınlanıyor. 5 6 sene öncesine kadar çok popüler olan Latin dizileri. Onların yerini Asya dizileri aldı, ama bizim ülkede bunu duyuramadık maalesef.
Ben olsam Planet Pembe kanalının Latin dizilerini bırakıp Kore ve Japon dizileri yayınlamasını sağlardım. Adı da Planet Asya olurdu mesela.
Bu kanalların reyting derdi yok, ama reklam …