Ana içeriğe atla

Aşk bile bile tutsaklıktır



     Uzun zamandır tanıdığım bir arkadaşım Cuma günü bana aşık olduğunu söyledi. Daha önceki iki ilişkisinde başarısız olan dostumun mottosu "Aşk her şeyi göze almaktır" Arkadaşım önceki ilişkilerinde beraberliği yürüten taraf olduğu için kendinden çok taviz verdi. Fedakarlıkları boldu yani..

     Eskiden yaşadığı şeyleri tekrar yaşamamasını istediğim için "Emin misin?", "Öncekiler gibi olmasın?", "Nasıl bir karaktere sahip olduğunu bile bile yine de onu istiyor musun?" gibisinden sorular sordum. Çünkü hoşlanıyorum dediği kişinin gerçekten berbat bir karakteri var. "Playboy"  derler ya, tam o cinsten bir insan. Ego patlaması yaşamak için yüzünün ve vücudunun güzelliğini kullanan yapıda biri..


     Aşka inanmayan bir insan olarak onu seviyorum, ondan hoşlanıyorum diyen kişileri pek anlamam. Empati de kurmam. Ben yalnızlığın daha güzel olduğuna inananlardanım. Bunda tek çocuk olmamın etkisi de olabilir tabi :) Çevremdeki insanlara aşkı mantıksız bulduğumu, inanmadığımı söylediğimde aldığım tepkiler ayrı bir komik zaten. "İçin kararmış senin"den tutunda, "Hele sen bir aşık ol. Ben seni o zaman göreceğim"e kadar uzanan bir liste..


     Aşık olan insanlar sevdiklerinin sadece iyi özelliklerini mi görür? O kötü özellikler, alışkanlıklar bir anda pufff diye uçarlar mı gözlerinde? Yarı kör mü olunur? Bu konuyu hiçbir zaman anlayamayacağım sanırım.


     Aşk gerçekten var mıdır? Yoksa sadece hayranlıktan ibaret midir? Bir insan kendi hayatını başkasına göre yaşayabilir mi? Bunu yapmasındaki yegane neden nedir? Nasıl bir etkilenmedir bu?  "Aşk için ölmeli aşk o zaman aşk"mı, yoksa "Seversin, kavuşamazsın; aşk olur" mu?


     Çoğu insanı bu konuda anlayamıyorum ben. Çevremde önceki sevgililerini hatırlayıp hüzünlenen kişiler var. Aşk karşındakinde iz bırakmak mıdır?  Bile bile evet demek midir?


     Aşıksanız yazın, değilseniz yazın, kısaca her şekilde yazın :) Hep beraber konuşalım, tartışalım. Birbirimize düşüncelerimizi söyleyelim, birbirimizi aydınlatalım. Ne yazılar çıkar bu konudan düşünün yani. Tarihin en eski dönemlerinden beri süre gelen ve önemliliği her daim koruyan bir olgu aşk. Anlamak için derine inmek gerekiyor.. Yanlışı, doğruyu ayırt edelim..


     Bu yazıyı harika bir şarkı ile bitirmek istiyorum. Hepiniz "Hasretinle Yandı Gönlüm"ü biliyorsunuz. Ama çoğunuz bu enfes şarkıyı Seha Okuş'tan değilde, Edip Akbayram ya da Zara'dan dinlemiştir eminim. Seha Okuş'tan dinlemelisiniz. Türkan Şoray ve Kadir İnanır'ın oynadığı demirbaş Türk filmlerinden biri olan Dönüş'te çalar bu şarkı. İnsanın gözünden bir damla yaş akar, sonra iki olur, üç olur, sen olur.. O derece etkilidir. Kalbine işler, derine derine.. Sonsuza kadar yerleşmek istercesine.. Bu nasıl bir sestir, nasıl bir yorumdur? İnsanı alıp uzaklara götürür. O yüzden, tıklayın ve sadece şarkıya odaklanın. Bayılacaksınız :)


 

Hasretinle yandı gönlüm, Yandı yandı söndü gönlüm
Evvel yükseklerden uçtu, Düze indi şimdi gönlüm~ 
 
 
 
PmS: Aslında dün gece yazmıştım bu konuyu ben. Daha güzel ve daha uzundu. 
Kaydı yayınla dediğimde blogger hata verdi nedense ve yazım gitti.
Evlat acısı gibi koydu varya :) / Ben de yeniden yazdım ama o yazı gibi olmadı doğal olarak.
Size ne yapmak düşüyor? İdare etmek.. :)  
 
 
PmS!!: Hatırlatmalar için Kimbapsushi'ye teşekkürler :)  
 
 


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Acemİlİğİnİ Manİsa'da Yapacak Askerler İçİn Önemlİ Bİlgİler

Herkese yeniden merhaba. Biliyorum eskisi gibi sık yazmıyorum, ama geç de olsa bu konu hakkında bir şeyler yazacağım için mutluyum. Bugünkü konumuz askerlik. Ben 354 KD olarak askerliğimin acemiliğini Manisa'da, ustalığını ise Kıbrıs'ta yaptım. Daha önceden bilgiler toplamıştım ama sağlam ve toplu bir kaynak bulmakta zorlanmıştım maalesef. Ben de sonra buralara gidecek arkadaşlar aynı durumu yaşamasın diye kaynak niteliğinde bu yazıyı yazıyorum. Kasım celbinde gidecek olan arkadaşlara da şans ve sabır diliyorum. Umarım bir an önce biter. Kısa dönem, uzun dönem... Hiç fark etmez. Manisa Batı Kışla'ya ve Kıbrıs'a, özellikle Magosa'ya askerliğin düştüyse bu yazı tam sana göre. Okumadan geçme sakın... Ayrıca Lefkoşa ve Girne hakkında da bilgiler vereceğim ucundan... Bu yazıda Manisa'dan bahsedeceğim, diğer yazıda ise Kıbrıs. Usta birliği olduğu için Kıbrıs daha uzun sürecek.


Acemi Birliği Manisa Batı Kışla 
Başlıyoruz. Arkadaşlar ben askerliğimi öğrendikten sonra int…

Güney Kore'ye Gİtme ve Yerleşme Yöntemlerİ

Uzun bir aradan sonra yeniden karşınızdayım... Özlediniz mi beni? :) Yazmış olduğum "Bigbang'e hediye gönderme"yazısı tam olarak bir geri dönüş değildi. Asıl dönüşü bu yazıyla yapıyorum. Aslında böyle bir yazı yerine taslaklarımda yer alan "askerlik" yazısını bitirip yayınlayacaktım ama askerliği şu sıralar aklıma getirmek istemiyorum. O yazı için biraz daha bekleyeceğiz. Peki neden böyle bir yazı yazmak istedim? Tek cümleyle "ben de bilmiyorum" Akşam akşam eğlenmek istedim, bu konu üzerinden de eğlenceli bir şeyler karalayayım dedim. 

Bu yazıdaki örnek ülkemiz Güney Kore ama siz bunu Japonya, Çin, Tayvan veya başka bir ülke için de ele alabilirsiniz. Zaten belli başlı aynı konular oluyor. Gözümüzün nuru, Türk gençlerinin hayali, ünlü dolu sokaklarıyla Seul, meşhur sahili, sevimli aksanıyla Busan, muhteşem manzarası, lezzetli deniz ürüyleriyle Jeju Adası ve diğerleri... Güney Kore kesinlikle iştahımızın açılmasına sebep oluyor değil mi? Neredeyse 10.00…

Kore ve Japon dizilerini yayınlayan Türk kanalı

Başlık aslında güzel bir isteği sunuyor bize. Bu yazıda biraz daha detaya ineceğim, kendi düşüncelerimi sunacağım size. Şu sıralar Twitter’da devam etmekte olan bir etkinlik var. #TURKEYwantsKBSTURK tag’i Trending Topic’e sokulmaya çalışılıyor. Bu kadar zahmete girmeye gerek olmadığını düşünüyorum ben. Çok çok yakınımızda bulunan bir şeyi değiştirme imkanına sahip olabiliriz belki de. Nasıl mı? Bu yazı işte bunu anlatıyor.Planet kanalları var bilir misiniz?
Planet Sinema
Planet Çocuk
Planet Pembe gibi.
Türk kanalları bunlar, tematik kanallar. İşte bu kanallardan Planet Pembe'de sürekli Latin dizileri yayınlanıyor. 5 6 sene öncesine kadar çok popüler olan Latin dizileri. Onların yerini Asya dizileri aldı, ama bizim ülkede bunu duyuramadık maalesef.
Ben olsam Planet Pembe kanalının Latin dizilerini bırakıp Kore ve Japon dizileri yayınlamasını sağlardım. Adı da Planet Asya olurdu mesela.
Bu kanalların reyting derdi yok, ama reklam …